Hedge fon nedir?
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Ekonomi
Küresel Kriz
Gündem
Dünya
Enerji
Otomotiv
Bankacılık
Tarım
Şirketler
CNBC-e Endeksleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Ekonomi » Küresel Kriz

Hedge fon nedir?

Hedge fonların daha yüksek getiri sağlamalarında daha az denetime tabi olmaları nedeniyle sermaye yeterliliği karşılığı gibi sınırlayıcı etkilerden uzak kalmaları önemli bir etmen.

 DİĞER HABERLER

Prof. Dr. Burak Saltoğlu *
NTV-MSNBC
Güncelleme: 12:10 TSİ 12 Mart 2007 Pazartesi

İSTANBUL - Özünde yatırım fonları gibi çalışmakla birlikte düzenleme ve risk profili açısından ciddi anlamda farklılık gösteren hedge fonlar yatırımcılara ve fon yöneticilerine sağladığı yüksek getiriler nedeni ile son yıllarda büyük yaygınlık kazanmışlardır. Son yıllarda özellikle türev ürünlerinin kullanımına bağlı olarak giderek yaygınlaşan hedge fonları 2006 yılı itibari 1.3 trilyon dolarlık işlem hacmine ulaşmıştır.
Haberin devamı

Yatırım danışmanı Alfred Winston Jones’un 1949 yılında hisse senetleri üzerine uzun ve kısa pozisyonlarla oluşturduğu yatırım fonu ilk hedge fon örneği olarak bilinmektedir. Genellikle uzun ve kısa pozisyonların aynı anda alınması nedeni ile esasen oldukça riskli olan bu fonlar hedge (riskten sakınma) fonları olarak anılmaktadır.

Ancak bu fonlar yüksek karlara ulaşabilmek için oldukça yüksek kaldıraç (borçlanma etkisi) ve riskler taşımaktadır. Yatırımcı kar edebilmek için en az bir yıl beklemek zorunda olduğu gibi fon yöneticisi de fonun genel piyasa getirisinin (örneğin bir yıllık hazine bonosu) üzerinde yapmış olduğu karın yüzde 20’lere yakın kısmını prim olarak alabilmektedir. Bu şartlar geçekleşmediğinde ise ne yatırımcı ne de fon yöneticisi kar edebilmektedir.

HEDGE FON YATIRIM STRATEJİLERİ
Hedge fon yatırım stratejileri, genellikle benzer risk kategorisindeki ülke tahvilleri, hisse senetleri, özel sektör tahvilleri, kredi türev enstrümanları gibi enstrümanlarından oluşturulan portföylerin olası getiri farklarından faydalanmak beklentisi ile oluşturulur. Hedge fonlar kendi içinde çok karmaşık prensiplerle çalımakla birlikte, üç temel yatırım stretejisine dayanmaktadır. Bunlar piyasa trendi, olay tabanlı (event driven) ve arbitraj stratejileridir. Piyasa trendi stratejisi önemli bir makro olayın (Avrupa Para Birliği’nde oluşabilecek olan bir kriz vb) üzerine geliştirilen bir yatırım stratejisi ile oluşturulmaktadır. Olay tabanlı yatırım stratejisi bir firmaya yönelik olan olumsuz bir olay (firm distress) ya da şirket satın almalarına yönelik olabilir. Arbitraj stratejisi ise birbirlerine risk yönünden benzeyen ama getiri yönünden farklı olan enstrümanlar arasında yapılır.

HEDGE FONLARI HER ZAMAN KAZANDIRIR MI?
Dünya finans piyasaları 2006 Eylül’ünde Amaranth adlı cok önemli hedge fonun batış haberiyle çalkalanmıştır. 32 yaşındaki parlak hedge fon yöneticisi Brian Hunter geçmişte çok önemli finansal yatırım başarılarına imza atmış olsa da emtia fiyatlarındaki ani düşüşün yatırım portföyünde oluşturacağı zararları öngörememeştir. Kısa bir sürede Amaranth fonlarındaki varlıkların yüzde 65’i erimiş ve yatırımcılarını 6 milyar dolarlık zarara uğratmıştır. Bu gelişme özellikle son dönemlerdeki en önemli finansal fiyaskolardan biri olarak düşünülen LTCM’in zararından çok daha vahim bir sonuca yol açmıştır. Olayın hemen ardından BIS (Bank for International Settlement) ve İngiliz Merkez Bankası başta olmak üzere bir çok düzenleyici otorite hedge fonlar hakkında önemli düzenlemeler konusunu tekrar gündeme getirmişlerdir.

RİSK KONTROLÜ VE HEDGE FONLAR
LTCM’in kurucuları arasında yer alan 2 Nobel Ödüllü finans profesörünün (Robert Merton ve Myron S. Scholes) fonlarını batışa sürükleyen riskleri öngörememeleri finans piyasasında şaşkınlık yaratmıştır. LTCM ve Amaranth’ın batışının arkasında risk modellerin çalışması sorgulanmış ve iki temel nokta ortaya çıkartılmıştır. Bunlardan ilki, standart risk ölçüm metotlarının (Riske Maruz Değer) hassasiyeti ve kullandıkları varsayımların çok yüksek kaldıraç taşıyan pozisyonlar için yetersiz kaldığıdır. Daha da önemlisi, özellikle piyasa likiditesi beklenmedik bir biçimde azaldığında finansal getirilerin ne kadar düşebileceğini öngörebilmek çok güçtür.

Bunların yanında, ani piyasa değişiminde (örneğin Rusya’nın moratoryum ilan etmesi gibi) tüm fonların risksiz yatırım ürünlerine kaçışı sonucu (flight to quality) normal şartlarda çok iyi çeşitlendirilmiş bir portföy bile son derece riskli bir hale gelebilmektedir. Bütün bu açık noktalar hedge fon risklerinin normal bankacılık risklerinden daha farklı bir biçimde değerlendirilmeleri gereğini göz önüne sermektedir.

HEDGE FONLARA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEMELER
Hedge fonların daha yüksek getiri sağlamalarında daha az denetime tabi olmaları nedeniyle sermaye yeterliliği karşılığı gibi sınırlayıcı etkilerden uzak kalmaları önemli bir etmendir. Ayrıca, yönetici maaş ve primlerinin yatırım fonlarına göre daha esnek olması yüksek getiri kovalamanın arkasındaki bir başka nedendir.

Hedge fonları ABD’de SEC’in, Türkiye’de SPK’nın denetimine tabidir. Düzenlemelerin bankalara göre daha sınırlı olmasının nedeni hedge fon yatırım stratejilerinin gizliliğidir. Ne var ki, önce LTCM sonra da Amaranth’ın batışı gibi olaylar bu fonların denetimini tekrardan mercek altına alınmasına neden olmuştur.

HEDGE FONLARIN FAYDALARI
* Likidite Sağlarlar
* Fiyat belirlenimine ve enformasyonun doğru ve etkin kullanılmasına yararlar
* Global porföylerde çeşitlilik sağlarlar

HEDGE FONLARIN OLASI ZARARLARI
* Finansal stabiliteyi bozabilirler
* Gelişmekte olan ülkenin yerel maliye ya da para politikalarının etkinliğinin azalmasına neden olabilirler

HEDGE FONLARIN TÜRKİYE’DE UYGULANABİLİRLİĞİ
Türk finans piyasaları dünyadaki 1.3 trilyon dolarlık hedge fon pastasından belirli bir pay aldığı kesindir. Finansal liberalizasyon şartları altında Türkiye ekonomisi uluslararası fonların ani giriş ve çıkışlarının yaratacağı sorunları yaşamaktadır. Emtia fiyatlarında düşüşün devamı belki yeni Amaranth’lar da yaratacak ve bu da bizim gibi ülkelere olumsuz yansıyabilecektir.

Finansal stabilite konusunda daha kalıcı makro ve mikro çözümler aramak ve uygulamak şarttır. Ancak, Türkiye’de tamamen Türk sermayeli ve sadece ülke içi enstrümanlarla çalışacak hedge fon oluşturulmasının önünde önemli engel ve sakıncalar vardır. Aslında bu engeller finans piyasasının geneli içinde önemli olumsuzluklar arasında sayılabilir.

* Finans piyasasında açığa satış (short) yapılması pek mümkün değildir. Bu da sadece uzun pozisyon alarak hisse tabanlı bir hedge fon yatırım stratejisi yapılabilmesi sonucuna neden olacaktır.
* Türk finans piyasası Türk hedge fonlarını oluşturacak ve temel hedge fon yatırım stratejilerini gerçekleştirebilmek için yeterli likiditeye sahip değildir.
Türk finans piyasasında fonlama vadesi son derece kısadır. Mevduat vadeleri hem Türk Lirası hem de Döviz için hala çok kısadır. Bu çok uzun vadeli yatırım stratejilerine ulaşmayı önlemektedir.
* Türkiye’de henüz etkin ve derin bir vadeli piyasa oluşturulabilmiş değildir. En temel hedge pozisyonları için likit bir vadeli piyasanın mevcudiyeti şarttır.
* Hedge fonlardaki karmaşık stratejileri denetlemek için çok sayıda kalifiye finans çalışanı gerekmektedir. Devletin insan kaynakları politikası ile bu karmaşık denetimleri yerine elemanları uzun süre bünyesinde tutması mümkün görünmemektedir.

SONUÇ
Finansal stabilite dünyadaki gelişmiş gelişmekte olan birçok ülke için büyük önem taşımaktadır. Sermaye hareketlerinin ani yön dğiştirmesi bu bağlamda önemli bir tehdit unsuru olarak görülmektedir. Türk finans piyasası dünyadaki yeni gelişmelere gerekli şartlar sağlandıktan sonra ayak uydurmak zorundadır. Ancak yeni ürünlerin özü tam olarak anlaşılmadan yapılacak düzenlemeler sonrasında yıllarca çözülemeyen sorunları da beraberinde getirecektir.

Türk finans piyasasının kısa tarihi çok sayıda benzer girişimlere tanık olmuştur. Finans bürokrasisinin hedge fonların kuruluş aşamasında da benzer bir olumsuzlukla karşılaşmaması için geçmişteki hatalardan ders alması gereklidir.


* Riskturk Finansal Risk Danışmanlık ve Yazılım kurucu ortağı, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları