Yağmuru laboratuvarda yağdırdı
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Yerel Seçim 2009
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Genel
Yağmuru laboratuvarda yağdırdı
Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cemal Saydam, toz ile bereketli yağış arasındaki ilişkiyi kullanarak dünyada ilk kez bereketli yağışları laboratuvar ortamında geliştirdiğini iddia etti.

YASEMİN ARPA
NTV-MSNBC
Güncelleme: 09:19 TSI 03 Şubat 2007 Cumartesi

İSTANBUL - Kendi bulduğu yöntemle, gübre ile yetişen buğday kadar iyi buğday yetiştirdiğini söyleyen Saydam, buluşunun Türkiye için önemini şu sözlerle vurguluyor: “Ülkemizin küresel anlamda yakaladığı en büyük fırsat. Bulutların fabrika gibi çalıştırıldığı yepyeni bir dünya düzenini yaratmak, istenilen yere kullanılabilinir demiri yağdırmak ve tarımsal gelişimi artırmak.”


Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Cemal Saydam, kuraklık sorununun çözümüne karşı geliştirdiği buluş için 5 yıldır çalışıyor.

Buluşunuzdan söz eder misiniz?
Bulutları tozlayarak fabrika gibi çalıştırabilir, bereketli yağışlar elde edebilirim. Bunu labarotuvar ortamında başardım. Bulutların içerisine doğru toz atılınca, bulutlar demir üreten fabrikalara dönüşür. Ancak bu uygulamayı gündüz uygulamak gerekir. Çünkü bu deney için belirli bir şiddetin üzerinde güneş enerjisine gereksinim vardır. Her iki yarımkürede de uygun yerlerde uygun zamanda kullanılabilen tozlamayla demir içeren yağışlara ulaşmak mümkündür.
1) Gübre: Gübre ile yetiştirilen buğday. 2) Sahra: Çöl toprağı ile yetiştirilen buğday. 3) Ankara: Bereketli yağışın ürünü. 4) Saf su: Saf suyla yetiştirilen buğday.

Araştırmanıza destek buldunuz mu?
Bir arkadaşıma, ‘Ben yağmurun bereketini buldum’ dediğim zaman ‘Amerikalılar aptal mı?’ diye tepki verdi. Buluşumu topluma mal etmek için önce patent almam gerekiyor. En kısa sürede başvuruda bulunacağım.
Dünyaya 30-40 Kyoto daha gerekli!

Bu ilişkiyi kurmuş olmak kuraklık sorununu çözmemiz anlamına mı geliyor?
Evet tabii, doğanın nasıl çalıştığını anlamak ona müdahele etmek sanatını da beraberinde getirmekte aynen buğdayda olduğu gibi ama bunu elbette uluorta söylememiz de beklenemez, ama bulduk ve diyorum ki kuraklık sorununu doğaya en tabii şekilde müdahele ederek giderebiliriz. Bilim, iklim değişikliğini yavaşlatma, durdurma veya olumsuz etkilerini ortadan kaldırma gibi bir güce sahip değil. Giderek ona da sahip olacağımıza inanıyorum. Bizlere çocukluğumuzda ‘atom maddenin en ufak parçasıdır ve bölünemez’ diye okutuldu. Şimdi atomu kontrollu parçalayarak çıkan enerjisi kullanma sanatını dahi geliştirdik. Neden iklimleri kontrol edemeyelim ki?

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

EKİN DARICI  - Ankara
06 Şubat 2007, Salı 14:58  
Bu bulus ulkemiz icin cok onemli.Dilerim en kısa zamanda Cemal hoca patentini alır.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları