İSTANBUL - Kendi bulduğu yöntemle, gübre ile yetişen buğday kadar iyi buğday yetiştirdiğini söyleyen Saydam, buluşunun Türkiye için önemini şu sözlerle vurguluyor: Ülkemizin küresel anlamda yakaladığı en büyük fırsat. Bulutların fabrika gibi çalıştırıldığı yepyeni bir dünya düzenini yaratmak, istenilen yere kullanılabilinir demiri yağdırmak ve tarımsal gelişimi artırmak.
Hacettepe Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Cemal Saydam, kuraklık sorununun çözümüne karşı geliştirdiği buluş için 5 yıldır çalışıyor.
Buluşunuzdan söz eder misiniz? Bulutları tozlayarak fabrika gibi çalıştırabilir, bereketli yağışlar elde edebilirim. Bunu labarotuvar ortamında başardım. Bulutların içerisine doğru toz atılınca, bulutlar demir üreten fabrikalara dönüşür. Ancak bu uygulamayı gündüz uygulamak gerekir. Çünkü bu deney için belirli bir şiddetin üzerinde güneş enerjisine gereksinim vardır. Her iki yarımkürede de uygun yerlerde uygun zamanda kullanılabilen tozlamayla demir içeren yağışlara ulaşmak mümkündür.  | | 1) Gübre: Gübre ile yetiştirilen buğday.
2) Sahra: Çöl toprağı ile yetiştirilen buğday.
3) Ankara: Bereketli yağışın ürünü.
4) Saf su: Saf suyla yetiştirilen buğday. |
Araştırmanıza destek buldunuz mu? Bir arkadaşıma, Ben yağmurun bereketini buldum dediğim zaman Amerikalılar aptal mı? diye tepki verdi. Buluşumu topluma mal etmek için önce patent almam gerekiyor. En kısa sürede başvuruda bulunacağım.
Dünyaya 30-40 Kyoto daha gerekli!
 Bu ilişkiyi kurmuş olmak kuraklık sorununu çözmemiz anlamına mı geliyor? Evet tabii, doğanın nasıl çalıştığını anlamak ona müdahele etmek sanatını da beraberinde getirmekte aynen buğdayda olduğu gibi ama bunu elbette uluorta söylememiz de beklenemez, ama bulduk ve diyorum ki kuraklık sorununu doğaya en tabii şekilde müdahele ederek giderebiliriz. Bilim, iklim değişikliğini yavaşlatma, durdurma veya olumsuz etkilerini ortadan kaldırma gibi bir güce sahip değil. Giderek ona da sahip olacağımıza inanıyorum. Bizlere çocukluğumuzda atom maddenin en ufak parçasıdır ve bölünemez diye okutuldu. Şimdi atomu kontrollu parçalayarak çıkan enerjisi kullanma sanatını dahi geliştirdik. Neden iklimleri kontrol edemeyelim ki?
| |