Paris, I Love You - Paris, Je T’Aime
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Oscar
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Filmler

Paris, I Love You - Paris, Je T’Aime

Natalie Portman, Fanny Ardant, Elijah Wood, Nick Nolte, Juliette Binoche ve Steve Buschemi gibi, ünlü uluslararası oyuncularla ‘Paris, seni seviyorum’da Paris’i yeniden keşfedecek; dünyanın bu en romantik şehrine yeniden sevdalanacaksınız.

 DİĞER HABERLER

  KÜLTÜR / SANAT - EN ÇOK OKUNAN HABERLER
Güncelleme: 11:45 TSİ 30 Mart 2007 Cuma

İSTANBUL - Paris, Seni Seviyorum için çok sayıda yönetmenden Paris’te geçen romantik bir hikâye anlatmaları istendi. Projeye katılan tüm yönetmenler, Paris’in zengin sinematografik tarihine rağmen, geriye bakmaktansa, Paris’i bugünkü haliyle, beyazperdeye hiç taşınmamış yönleriyle aktarmayı tercih ettiler.
Haberin devamı

Paris’te aşk her yerdedir. Barlarda, kafelerde, Eyfel Kulesi’nin altında, metroda hep aşk vardır.

Paris, seni seviyorum’u izlemeden önce, kendinizi bu kenti daha önce hiç hayal etmediğiniz bir şekilde görmeye hazırlamalısınız. Çünkü bu filmde dünyanın en çok alkışlanan film yönetmenlerinin gözüyle göreceksiniz Paris’i.

Paris, seni seviyorum için çok sayıda uluslararası yönetmenden Paris’te geçen romantik bir hikaye anlatmaları istendi. Projeye katılan tüm yönetmenler, Paris’in zengin sinematografik tarihine rağmen, geriye bakmaktansa, Paris’i bugünkü haliyle, beyaz perdeye hiç taşınmamış yönleriyle aktarmayı yeğlediler. Bu nedenle “Paris, seni seviyorum” farklı sosyal sınıflar, kuşaklar, kültürler ve atmosferlerin karışımı. Her yönetmenin, kentin çeşitli yerlerinde geçen farklı yaşam kesitleri sunduğu sevinç, ayrılık, beklenmedik garip rastlantılar ve her şeyden çok aşka dair hikayelerden oluşan, çiçek dürbünü (kalediaskop) gibi bir film.

Natalie Portman, Fanny Ardant, Elijah Wood, Nick Nolte, Juliette Binoche ve Steve Buschemi gibi, ünlü uluslararası oyuncularla ‘Paris, seni seviyorum’da Paris’i yeniden keşfedecek; dünyanın bu en romantik şehrine yeniden sevdalanacaksınız.

Claudia Ossard - Emmanuel Benbihy, Olivier Assayas, Frederic Auburtin - Gerard Depardieu, Gurinder Chadha, Sylvain Chomet, Joel - Ethan Coen, Isabel Coixet, Wes Craven, Alfonso Cuaron, Christopher Doyle, Richard La Gravenese, Vincenzo Natali, Alexander Payne, Bruno Podalydes, Walter Salles - Daniela Thomas, Oliver Schmitz, Nobuhiro Suwa, Tom Tykwer - Gus Van Sant’ın yarattıkları gerçekten farklı ve ayrıcalıklı bir film ‘Paris, seni seviyorum’.

“Bu film, Paris’in normalde görmediğimiz, alışılmadık bir yanını gösteriyor. YaniParisli olmayanlar için. Faubourg Saint-Denis turistik bir bölge değil, turistik yapılanmalar yok, sadece insanların yaşadığı bir yer. Ve bir film için enheyecan verici dekorlardan biri… İnsanların kendi gerçek hayatlarını yaşadığı bir yer.” - Natalie Portman



FİLM ÖZETLERİ
Montmartre
(Bruno Podalydes)

Montnartre’ın dar sokaklarında park yeri arayan bir adam kendi kendine sorununun ne olduğunu ve neden gerçek aşkı bulamadığını sorar. Esrarengiz bir kadın, birden arabasının yanında düşüp bayılır. Beklediği aşk bu mudur yoksa?

Quais de Seine / Seine Rıhtımları
(Gurinder Chadha)

François ve iki arkadaşı Seine nehri kıyısında oturmuş gelip geçen kızlara laf atarlarken ayağı taşa takılan güzel bir Müslüman kız sendeleyip, düşer. François, arkadaşlarının alay etmesine rağmen kızın yardıma koşar. Kız camiye gitmek için uzaklaşır. François da arkadaşlarının yanına döner; ama birden kızın hayatından çıkıp gitmesine izin veremeyeceğini fark eder.

Le Marais
(Gus Van Sant)

Genç bir adam olan Gaspard basımcıya girer. Oradaki genç yardımcı Eli’den bir anda müthiş etkilenir. Gaspard’ın bu garip, yeni duygusu sanki Eli’nin kulağına sesli olarak gelir. Eli ancak onun gidişinden sonra çok özel ve ender bir şeye tanık olduğunun bilincine varır.

Tuileries
(Joel ve Ethan Coen)

Amerikalı bir turist, Tuileries metro istasyonunda metroyu beklerken şehir rehberini incelerken, gözü karşı tarafta tutkuyla öpüşen genç Fransız çifte takılır. Ve rehberdeki tavsiyeleri dikkate alması gerektiğini çok geç anlar: Paris metrosunda asla kimsenin gözlerine bakma. Bunu müthiş bir komedi izler.

Loin du 16e / 16. Bölgeden Uzakta
(Walter Salles ve Daniela Thomas)

Şafakta, genç göçmen bir anne bebeğini gönülsüzce yerel bir çocuk yuvasına bırakır ve şehre giden metroya biner. Bu tüketici yolculuktan sonra çalışacağı 16. Bölgeye gelir. Başka bir kadının çocuğuna dadılık yapacaktır.

“Her semtte pek az dikkat ettiğimiz bir alt dünya vardır; biz bunu göstermek istedik” - Walter Salles

Porte de Choisy / Choisy Kapısı
(Christopher Doyle)

Gezgin bir satıcıyla Çin kuaför salonunun güzel sahibesi arasında garip, sıra dışı bir rastlantı.

Bastille
(İsabel Coixet)

Bir adam, tutkulu, genç metresiyle yaşamak için boşanmak istediğini söylemeye hazırlanırken, karısı gözyaşlarına boğulup, kanser olduğunu ve sadece birkaç aylık ömrü kaldığını açıklar. Adam her şeyi bırakıp karısıyla ilgilenmeye karar verir. Ve ona ikinci kez aşık olduğunda hayatı altüst olur.

“Bastille, işçi sınıfı, modayı yakından izleyenler ve burjuvalardan oluşan karma yapısıyla farklı bir toplumsal dokuya sahip. Kartpostalarda resmedilen Paris imajından uzaklaşma fikrime son derece uygun. - Isabel Coixet

Place des Victoires / Zafer Meydanı
(Nobohiro Suwa)

Bir kadının uykusu, ölmüş çocuğunun ağlamasıyla bölünür. Çocuğunun öldüğü meydana döner ve orada garip bir kovboyla karşılaşır. Kovboy bir kez daha ortadan kaybolmadan önce çocuğuyla bir an geçirmesine izin verir.

Tour Eiffel (Eyfel Kulesi

(Sylvain Chomet)

Tek başına bir mim oyuncusu Eyfel Kulesinin altında saçmalıklar yapıp turistlerin canını sıkmakla oyalanır. Sonunda yerel polis onu huzuru bozmakla suçlayıp tutuklar. Polis merkezi, ruh ikizi güzel bir kadın mim oyuncusunu bulduğu yer olur.

Parc Monceau / Monceau Parkı
(Alfonso Cuaron)

Orta yaşlı Amerikalı bir adam güzel, inatçı, genç Fransız kadınla randevusuna geç kalmıştır. Bulvarda yürürlerken hararetli konuşmaları mahrem ve karmaşık bir ilişkiyi açığa vurur.


Quartier des Enfants Rouges / Kızıl Çocuklar Mahallesi
(Olivier Assayas)

Güzel, Amerikalı bir aktris, Paris’te eski bir konakta çekim yapmaktadır. Paris’li, esrarengiz bir uyuşturucu satıcısıyla ilişki kurar. Acaba aradığı tatmini bulabilecek midir?

Places des Fetes / Bayram Meydanı
(Oliver Schmitz)

Meydanın tam ortasında, yerde yatan yaralı genç bir adama yardım etmeye çalışan deneyimsiz bir tıp öğrencisi genç kızın başlamadan biten aşk öyküsü.

Pigalle
(Richard LaGraveuse)

Kırmızı fenerli evlerin bulunduğu Pigalle’in ortasında, seksi bir aşk hikayesi sürerken yaşlıca bir çift ilişkilerini kurtarmaya uğraşır.

Quartier de la Madeleine
(Vincenzo Natali)

Genç bir adam, son avıyla beslenen dişi bir vampire çarparak sendeler. Bir anda cazibesine kapıldığı bu dişi vampire sahip olmak için sonuna kadar gitmeye kararlıdır.

Pere Lachaise
(Wes Craven)

Yeni evli bir çift, kabristanda Oscar Wilde’ın mezarını ararken, farklı yanlarını tartışırlar. Tartışma, Oscar Wilde’ın esrarengiz hayaletinin ortaya çıkmasıyla çözüme ulaşır.

Faubourg Saint-Denis
(Tom Tykwer)

Güzel Amerikalı bir aktris, kör sevgilisini arayarak ilişkilerinin bittiğini söyler. Genç adamın anılarına yapılan yolculukla, ikisi arasındaki ilişkinin başlangıcından itibaren sergilendiği bir anlayış ve bağışlama öyküsü.

Quartier Latin
(Frederic Auburtin - Gerard Depardieu)

Şık, zarif, yaşlı bir Amerikalı, resmen boşanmak istediğini söylemek için eski karısıyla buluşur. Kibarlık kısa sürer. Ben ve Gena birbirlerine hakaretler yağdırırlar. Yaraların yıllar süren ayrılıktan sonra bile kapanmadığını ve aşkın asla ölmediğini açığa vuran çarpıcı bir kara mizah.

14e arrondissement
(Alexander Payne)

Amerikalı Turist bir kadının 14. Bölge de yürürken sonunda kendini anlayıp kabullenmesi. Paris, seni seviyorum için eğlenceli ve dokunaklı bir son.

“20. Bölgenin müsait olduğunu söylediklerinde ilk tepkim ‘Oh,orada büyük bir mezarlık var… mükemmel’di. Gerçekten harika bir yer. Hayatın farklı yönlerini göstermeyi amaçlayan bir film için kusursuz dekor.” - Wes Craven



KATILDIĞI FESTİVALLER:
Cannes Film Festival, Transilvania International Film Festival, Moscow Film Festival, Espoo Film Festival, Iceland International Film Festival, Toronto Film Festival, Film by the Sea Film Festival, Copenhagen Film Festival, Donostia-San Sebastian International Film Festival, Morelia Film Festival, Ciné Premières Festival, Taipei Golden Horse Film Festival, Muestra Internacional de Cine, Festival Internacional de Cinema Negre de Manresa, Istanbul Film Ekimi.


Yapım : 2006, Fransa
Tür : Romantik
Yönetmen : Frédéric Auburtin, Olivier Assayas, Bruno Podalydès, Emmanuel Benbihy
Senaryo : Bruno Podalydès, Tristan Carné, Emmanuel Benbihy
Oyuncular : Florence Muller, Bruno Podalydès, Leïla Bekhti, Cyril Descours, Marianne Faithfull
Yapımcı : Emmanuel Benbihy
Görüntü Yönetmeni : Maxime Alexandre
Müzik : Pierre Adenot
Dağıtım : Umut Sanat Filmcilik
Süre : 2 saat.

 DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ
 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

cemal  - İstanbul
01 Nisan 2007, Pazar 16:19  
Ta bir ara emek sinemasında galasına gitmiştim bu filmin. O zaman çok ama çok hoşuma gitmişti. Tum çiftlerin beraber izlemesini şiddetler tavsiye ederim, hakikaten cok güzel hikayelerden oluşmuş bir film. Ayrıca ayrılacak gibi olanlar varsa kesinlikle kız arkadaşlarını götürsünler kesin aranızı düzeltirsiniz. Tavsiyemdir Herkese iyi seyirler.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları