Çocuklukta madde kullanımının sonu akıl hastalığı!
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Çocuk-Bebek Sağ.
Çocuklukta madde kullanımının sonu akıl hastalığı!
Çocuklukta madde kullanımı, erişkinlikteki kullanıma göre çok daha ağır tahribata neden oluyor. Geri dönülmez bu tahribatın neden olduğu en önemli sorun ise akıl hastalıkları.

TÜLAY SAĞLAM
NTV-MSNBC
Güncelleme: 18:57 TSİ 12 Ocak 2007 Cuma

İSTANBUL - Okul tuvaletinde uyuşturucu kullanan öğrencilerin görüntüleri, okullardaki uyuşturucu sorununu bir kez daha gündeme taşıdı. ‘Baktığım 100 hastadan 5’ini çocuk bağımlılar oluşturuyor’ ifadesini kullanan Psikiyatri Uzmanı Burak Berber, uyuşturucu maddelerin çocukları, yetişkinlerden çok daha fazla etkilediğinin altını çizdi ve “Beynin sürekli geliştiği, sinir ağlarının hızlanarak arttığı bir dönemde alınan uyuşturucu, akıl hastalıkları başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına neden oluyor” dedi.



MADDE BAĞIMLISI ÇOCUKLARIN SAYISI YÜKSEK
Türkiye Kızılay Derneği Psikiyatri Uzmanı Burak Berber küçük yaşlarda, kolay bulunan uçucu maddelerin kullanıldığını, yaş büyüdükçe ulaşılması zor maddelere geçildiğini vurgulayarak, “Genellikle başlangıç yaşı 10 ile 15. Şu anda baktığım 100 hastadan 5’ini çocuk bağımlılar oluşturuyor. Kolay bulunabilen uçucu maddelerin küçük yaşlarda kullanım oranı bir hayli yüksek” dedi.

ŞİZOFRENİYE YOL AÇIYOR
Berber’e göre, çocukluktaki madde kullanımı, erişkinlikteki madde kullanımına göre çok daha ağır hasarlara neden oluyor. Beyinde genellikle geri dönülmez nitelikte tahribat yaratan uyuşturucuların bu etkilerini, araştırmalar da doğruluyor. “Beynin biyolojik olarak sürekli geliştiği, sinir ağlarının hızlanarak arttığı ve çocuğun hem beyin hem de fiziksel olarak büyüdüğü bir dönemde madde kullanımı önemli sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor. Araştırmalar, bu maddelerin şizofreni, paranoid bozukluklar, depresyon, öfke kontrol bozuklukları ile her türlü davranış ve kişilik bozukluğu gibi ciddi akıl hastalıklarına neden olduğunu gösteriyor. Bedensel olarak da çok ciddi sorunlara yol açan bu maddeler, ilerideki çok daha ağır bağımlılıkların da başlangıcıdır.”

EN ÖNEMLİ NEDEN MANEVİ BOŞLUK
Sosyo ekonomik yapının çocuğun uyuşturucuya yönelmesinde etkili olmadığını ve her kesimden çocuğun bu meddelere kolaylıkla ulaşıp bağımlı olabildiğini söyleyen Berber, “Altta yatan en önemli neden ‘manevi boşluk’ diyerek, “Aile, toplum ve eğitim sistemi tarafından verilen bir hedefi yoksa çocuk, büyüme evresini bir anlam boşluğu içinde geçirir. Bu boşluk giderek büyür ve bir süre sonra tüm değerlerde erozyona yol açar. Çocuk bu manevi anlam boşluğunu, maddelerle gidermeye çalışır ve devreye maddeler girer” şeklinde konuştu.

YALANCI DÜNYA GERÇEK DÜNYANIN YERİNİ ALIYOR
Berber, uyuşturucu maddelerin çocuk üzerindeki etki mekanizmasını ise şu sözlerle değerlendirdi. “Çocuk anlam boşluğundan kaçmak için bir maddeye yöneliyor. Maddeyle yakalanan bu yalancı hayat, bir süre sonra gerçek hayat olmaya başlıyor, yakalanmaya çalışılan, yalancı ve vadeden bir dünya giderek gerçek dünyanın yerini alıyor.”

KÖTÜ ÖRNEKLERİ AYIKLAYABİLEN ÇOCUK
Bu tür maddelere yönelen çocukların hayatlarında mutlaka bir anlam boşluğu olduğunu ve böyle bir sorunu olmayan çocukların uyuşturucuya yönelmediğini söyleyen Berber’e göre, ailesi ve çevresiyle barışık olan çocuk, kötü örnekleri kolaylıkla ayıklayabiliyor. “Onu sürekli destekleyen bir aile ve çevresi varsa, hayatı olumlu ise çevresinde kötü örnekler olsa da çocuk bunların hangisinin iyi hangisinin kötü olduğunu ayırt edebilecek yeterlilikte oluyor. Yani özenmiyor ya da bu tür olaylardan çok daha az etkileniyor.”

KARŞISINDA DEĞİL YANINDA OLABİLMEK
“Anne ve babalar ergenlik süresince çocuğun karşısında değil yanında olmalılar” ifadesini kullanan Berber, “Ergenlikteki çocuk karşısında olan her şeyi ezmek ve yok etmek ister, yanında olduğunuz zaman ise düşüncelerini, sıkıntılarını, beklentilerini ve hayallerini yani her şeyini paylaşabilir hale geliyorsunuz. Ergenlik 10 ile 15 yaşlarında başlar ve 20’li yaşlara kadar sürer. Aileler, ergenliği bir yol arkadaşlığı olarak görmeli ve birlikte yürüyerek bu kritik evreyi birlikte bitirmeliler” dedi.

TİKSİNDİRİCİ MADDELER EKLENEBİLİR
Çocukları, bulunması ve kullanılması son derece kolay olan uyuşturuculardan korumak için kullanımının zorlaştırılmasını öneren Berber, “Mide bulandırıcı, tiksindirici ve kusturucu maddelerin eklenmesi için kanun çıkarılıp, uçucu maddenin fonksiyonunu değiştirmeden, burundan ya da ağızdan alınması zorlaştırılabilir. Yani yapıştırıcı, çözücü ya da soğutucu özelliğini yitirmeden kullanım kolaylığını ortadan kaldırıcı bir madde konulabilir, çünkü kullanım kolaylığı da bu kadar yaygın olmasında rol oynuyor” dedi.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

haluk  - İstanbul
08 Şubat 2007, Perşembe 14:24  
Bu maddelere sigara da dahilse ben kesin şizofrenim:P

semahat atay  - Antalya
06 Şubat 2007, Salı 12:42  
bende uyuşturucu kullanıyorum.ama vazgeçemiyorum.bana yardım eder misiniz

Seyfi Aydın  - İstanbul
09 Ocak 2007, Salı 17:53  
Bu konu hakkında milletçe hassas düşüncelere sahibiz.Dr.Burak Berber in açıklayıcı bilgileride bu konunun hassaslığını net bir şekilde açıklamakta.Umarım küçük yaşlardaki kardeşlerimiz bu zehir bataklarına sürüklenmezler.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları