Dünya’da yaşamı meteorlar mı başlattı?
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Teknoloji
Küresel Isınma / Ekoloji
Bilişim
Uzay
Bilim
Internet
Dünyadan
Şirketlerden
Kablosuz / GSM
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Teknoloji » Uzay
Dünya’da yaşamı meteorlar mı başlattı?
Bilim insanları, Dünya’daki yaşamın meteorların yeryüzüne getirdiği kimyasallar tarafından tetiklendiği tezi için araştırmalar yapıyor.

BBC
NTV-MSNBC
Güncelleme: 18:26 TSİ 18 Aralık 2006 Pazartesi

LONDRA - NASA uzay aracı Stardust’ın 2004’te 81P/Wild-2 kuyrukluyıldızından topladığı uzay tozları uluslararası bilim ekibi tarafından inceleniyor. Wild-2 kuyrukluyıldızından gelen söz konusu uzay tozlarında, gelişmiş karbon molekülleri bulundu. Bilim insanlarına göre, bu moleküllerin Dünya’nın ilk oluşum evresinde yeryüzünde bulunmuş olmaları halinde, yaşamı başlatan süreçleri tetikleme potansiyeli olacaktı. Bir gezegende yaşamın gelişmesi, karbon zengini moleküllerin varlığıyla ilişkilendiriliyor.

 DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ

Stardust uzay aracı Ocak 2004’te, 5 km çapındaki buz kütlesi 81P/Wild-2 kuyrukluyıldızının çekirdeğinin 240 km yakınından geçerek, numune toplamıştı. Yaklaşık olarak 1 milimetre’nin birkaç 1000’de biri büyüklüğündeki bu tozlar, daha sonra özel bir kapsülün içinde Dünya’ya dönmüştü. NASA uzmanları, Stardust uzay aracının Wild-2 kuyrukluyıldızından topladığı tozlarla ilgili araştırmalarını Science dergisinde yayımladı.

ULUSLARARASI BİLİM EKİBİ 2 YIL İNCELEDİ
Bilim insanlarının astro-tozlar olarak nitelediği kuyrukluyıldız numuneleri, dünya çapında birçok laboratuvara dağıtılarak uluslararası bir çalışma yapıldı.
Stardust uzay aracı kuyrukluyıldızın çekirdeğine yaklaşarak uzay tozlarını toplamıştı.

Dünya çapında 30 ayrı kurumda 55 araştırmacının yürüttüğü organik kimyasal analizlerde, Wild-2 kuyrukluyıldızındaki moleküllerin Dünya’ya daha önce düşmüş meteorların getirdiği moleküllerden farklı olduğu ortaya çıktı. Uluslararası ekibin başkanı NASA Ames Araştırma Merkezi uzmanı Scott Sandford BBC’ye yaptığı açıklamada, yaşamın ilk oluşmaya başladığı yıllarda yeryüzündeki moleküler zenginliğe meteorlardan gelen moleküllerin katkısının olup olmadığını sorguladıklarını belirtti.

KUYRUKLUYILDIZ TOZLARINDA ORGANİK YAPILAR
Wild-2 bileşenlerinin oksijen ve azot açısından zengin olduğu ve Güneş Sistemi’nin en erken evresine ait olabileceği gözlemlendi. Astro-tozlardaki organik moleküllerin, Güneş Sistemi’ni oluşturan gaz ve toz bulutunun morötesi fotonları ve kozmik ışınlar tarafından bozulmasıyla meydana gelmiş olabileceği tahmin ediliyor.
Uzay tozları özel bir kapsülde Dünya'ya getirilmişti.

Laboratuvar deneylerinde Güneş Sistemi’nin oluşumda gerçekleşen söz konusu sürecin simülasyonu yapıldığında, ortaya amino asit gibi organik bileşenlerin çıkması bu tezi doğruluyor. Hatta deneylerde açığa çıkan bazı bileşenlerin suyla karıştırıldığında hücresel yapılar oluşturduğu gözlemlendi.

METEORLAR YAŞAMIN ANAHTARI OLABİLİR Mİ?
Gaz ve toz bulutundan soğuyarak gezegenleşen Dünya’da yaşamın ilk nasıl ortaya çıktığı hala bir soru işareti. Bu bağlamda Dünya’nın meteor yağmuruna uğradığı ve bu şekilde yeryüzünde biriken moleküllerin yaşamı başlatan süreçleri tetiklediği teorisi dile getiriliyor. Wild-2 kuyrukluyıldızından gelen astro-tozlarda yüksek bir mineral zenginliği keşfedildi. Bulgular aynı zamanda Güneş’in erken oluşum evresiyle de yapısal olarak benzeşiyor. Söz konusu mineraller arasında kalsiyum alüminyum ve magnezyum var.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

lıda arz  - Çanakkale
26 Mart 2007, Pazartesi 14:38  
..bilim herzaman için tek doğru ve mantıklı yoldur, teknolojileri zekaları,düşünme güçleri zayıf atalarımız onlar için çok güçlü başedilemez[açıklayamadığı ve anlayamadığı için-ki doğaldır],heryerde olan DOĞAYA tanrı demişse yada allah biz bununla bu dogmalarla ve gericilikle yaşayacak değiliz...birbakıma doğru bizi yaratan ortaya çıkaran rastlaı her neyze,goktaşları,uzay tozları,elementler,yüksek ısıda ki değişimler.....budur tanrı...ve biz bu tanrının engüzel eseriyiz...evrene bir baksanıza...

adnan kara  - Mersin
05 Ocak 2007, Cuma 10:30  
bilimin dönen tekerleğine takoz olanlar ve şimdiye kadar içinden çıkamadıkları konuları hep mucizeler hanesine kaydederken, mucizeler hanesinin daraldığını gördüklerinde zaten bu benim inanç sistemimde var diyerek,insanlık bunu yeni keşfediyormuş izlenimleri uyandırarak... asla böyle bir tartışmanın tarafı olmamaları gerekirken bol keseden ahkam kesiyorlar.

Çağan Çelik  - İzmir
02 Ocak 2007, Salı 23:53  
Kur an sadece dünya esas alınarak yazılmış bir din kitabıdır.Evrenin oluşumunu dünyanın oluşumu olarak ele alır ve milyarlarca yılda oluşan evreni 6-7 güne sığdırır.(Bunu görenler bir sureyi kafalarına göre uyarlayıp içinden evren manası çıkartırlar.Hep öyle olur ya...zorlasan kurbağa bile prense benzer...)Öyle olmasaydı din kitapları büyük patlamadan,galaksi bulutlarından,yıldız kümelerinden,evrenin oluşumu hakkındaki en basit bilgilerden bahsederdi ve akıl-mantık dışı,hiçbir müsbit bilim dalıyla açıklanamayacak efsanelerle yaratılışı betimlemezdi.Eğer dünya dışında diğer uygarlıklara (SETI- setiathome.berkeley.edu-) rastlanırsa tüm dinler kalıcı olarak yeryüzünden silinmeleri olası gibi gözüküyor.Modern bilimi dinle birleştirme çabası,takke düşünce ortaya çıkan keli gizleme oyunları olduğu gibi can çekişen çağ ötesi teolojik sosyal ve ahlak kurallarının da çöküşüdür

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları