Yolcular kaçırıldıklarını bilmiyordu
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Türkiye
Yerel Seçim 2009
Ergenekon Davası
Politika
Dış politika
Genel
Polis - adliye
Yerel
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Türkiye » Polis - adliye
Yolcular kaçırıldıklarını bilmiyordu
Kaçırılan uçağın yolcularından Ergun Erköseoğlu, İtalya’ya inene kadar kaçırıldıklarını bilmediklerini söyledi.


NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 01:38 TSİ 05 Ekim 2006 Perşembe

ROMA - Erköseoğlu kaptan pilotun büyük bir başarıyla durumu idare ettiğini, kabin ekibinin de sakin bir şekilde yolcular arasında panik çıkmasını önlediğini belirtti.


İtalya’ya kaçırılan THY uçağındaki 105 yolcu İstanbul’a geldi. Tutuklanan hava korsanı dışında bir yolcu kendi isteğiyle Brindisi’de kaldı.İtalya’nın Brindisi Havaalanı’ndan saat 07.15’de kalkan uçak, saat 08.40’da İstanbul’a iniş yaptı.

Türkiye’de uçak kaçırma kronolojisi

THY’nin TK 1476 sefer sayılı Boeing 737-800 tipi “Hatay” adlı yolcu uçağıyla 105 yolcu Türkiye’ye getirildi. Tutuklanan hava korsanı dışında bir yolcunun kendi isteğiyle İtalya’da kaldığı öğrenildi.

‘İkinci hava korsanı tartışması

Yolcular, Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Geliş Terminali pasaport kontrol noktasında THY Genel Müdürü Temel Kotil ve öteki ilgililerce karşılandı.

KAÇIRILDIĞIMIZI BİLMİYORDUK
Yolcu Ergun Erköseoğlu

Türk Hava Yollarının kaçırılan uçağının yolcularından Ergun Erköseoğlu, Tiran’da bir hasta yolcuyu bekledikleri için kısa süreli gecikmenin ardından havalandıklarını anlatarak, daha sonra korsan olduğunu gördüğü kişiyle check-in işlemleri sırasında karşılaştığını ve kendisi gibi kilolu olması, spor giyimli, başındaki kepiyle dikkatini çektiğini belirtti.

Uçağa binene kadar endişe verici herhangi bir tavrını görmediğini ifade eden Erköseoğlu, havalandıktan 20 dakika sonra uçağın kaptan pilotu tarafından teknik bir arıza nedeniyle İstanbul’a değil, İtalya’da bir hava alanına inecekleri yönünde anons yapıldığını söyledi.

Çiçek: İade talebi sonra

Erköseoğlu, “İtalya’ya inene kadar kaçırıldığımızı bilmiyorduk. Uçak hava alanına indiğinde pistte İtalyan polisini görünce durumu anladık. Kaçırıldığımızı bilseydik bile müdahale etmeyi düşünemezdik. Çünkü ne olduğunu bilmiyorduk. Üzerinde patlayıcı olabilirdi. Arkamızdan savaş uçakları takip ediyormuş. Onlar bizi indirebilirdi, her şey olabilirdi” dedi.

KAPTAN PİLOTUN BAŞARISI
Kaptan pilotun büyük bir başarıyla durumu idare ettiğini, kabin ekibinin de sakin bir şekilde yolcular arasında panik çıkmasını önlediğini belirten Erköseoğlu, “Bu kurumla gerçekten gurur duydum. Çok iyi insanlar yetiştirmişler” diye konuştu.

Erköseoğlu, korsanın ön tarafa geçerek kabin memurunu hafifçe iterek kokpite girişini gördüğünü kaydederek, o sırada hostesle göz göze geldiğini, daha sonra hostesin yanına gelerek sakinliğini koruduğu için kendisine teşekkür ettiğini anlattı. Ergun Erköseoğlu, eylemi bitene kadar korsanın kokpitten dışarı çıkmadığını, ancak çıkışta kendisini görebildiklerini belirtti.

HALİL DEMİR
Halil Demir ise teknik arıza nedeniyle Atatürk Havalimanı’na inemeyeceklerini duyduklarında endişeye kapıldıklarını, ancak İtalya’daki havalimanına ininceye kadar herhangi bir panik yaşamadıklarını anlattı.
Hakan Ekinci

Havalimanına indikten sonra cep telefonlarını açtıklarını ve gelen mesajlarla kaçırıldıklarını, korsanın silahsız olduğunu öğrendiklerini ifade eden Demir, korsanı sadece uçaktan ayrılırken görebildiğini söyledi. Demir, “Korsanı uçaktan ininceye kadar görmedik. İnerken bizden özür diledi” dedi.

Halil Demir, İtalyan polisinin de kendilerine iyi davrandığını, onların da görevlerini yaptığını sözlerine ekledi. İlhan Pekmez de uçakta herhangi bir arbede yaşanmadığını ve olayı sakin bir şekilde atlatan THY personeline teşekkür etti. Korsanı sadece uçaktan ayrılırken görebildiklerini tekrarlayan Pekmez, “Korsan uçaktan inerken bütün yolculardan özür diledi” dedi.

PİLOT: UÇAĞI UÇURACAĞINI SÖYLEDİ
Kaçırılan uçağın piloti Mürsel Gökalp ise, İstanbul Havaalanı’nda yaptığı açıklamada korsanın kokpite, kabin amirinin servis için kapıyı açtığı anda zorla girdiğini anlattı. Korsanın uçağı havaya uçurmakla tehdit ettiğini belirten Gökalp, amacını ise İtalyan medyası aracılığıyla Papaya mesaj iletmek olduğunu söyledi.

HAVA KORSANI VİCDANİ RETÇİ ÇIKTI

Türk Hava Yolları’nın Boeing 737-400 tipi tarifeli uçağı dün 17.20’de 107 yolcu ve 6 mürettebatıyla Arnavutluk’un başkenti Tiran’dan İstanbul’a havalandı. Uçak havalandıktan 20 dakika sonra, Yunan havasahasındayken kokpite giren hava korsanı pilotu tehdit ederek uçağın rotasını Roma’ya çevirmesini istedi.
Dünyada uçak kaçırma kronolojisi

Pilotun, acil durum sinyali göndermesinin ardından havalanan yunan jetleri, hava sahasını terkedene dek uçağa eşlik etti. İtalya F-16’ları da, ülke hava sahasına girerken karşıladıkları uçağı, Türkiye saatiyle 18.40’ta güneydeki Brindisi Havaalanı’na indirdi.



Önce olayın Papa’nın İslamiyetle ilgili açıklamalarını ve Türkiye’ya yapacağı ziyareti protesto amacı taşıdığı zannedildi. Ancak kısa süre sonra İtalyan yetkililerin irtibata geçtiği hava korsanının, vicdani retçi Hakan Ekinci olduğu anlaşıldı. Papa’ya mesaj iletmek isteyen Ekinci, siyasi iltica talebinde de bulundu.

Papa uçak eylemine rağmen gelecek

Pazarlık yaşandığı sırada İtalyan televizyonlarının geçmeye başladığı ilk görüntüler, NTV aracılığıyla Türk izleyicilere ulaştı. Uzun süren pazarlıkların ardından, hava korsani Hakan Ekinci, Türkiye sati ile 21.00’e doğru teslim olmayı kabul etti.

İtalyan polisinin Ekinci’yi gözaltına alması ve yolcular uçaktan indirilmesiyle uçak kaçırma eylemi kimsenin burnu bile kanamadan sona erdi.

GÜLER: KORSAN BİR ASKER KAÇAĞI
  PAPA'YA MEKTUP
 Hakan Ekinci'nin, 1998 yılında Hıristiyan olduktan sonra askere gitmeyi reddetti, iltica ettiği Tiran'dan Türkiye'ye iade edilmemesi için Papa 16. Benediktus'a mektup yazdı. Hava korsanı Hakan Ekinci, ''savaskarsitlari.org'' internet sitesine yazdığı yazıda, askeri hastaneden ''Askerliğe elverişli değildir'' raporu almasına rağmen, 2001 yılında İzmir Buca Askerlik Şubesi tarafından verilen raporla yeniden askeri birliğe sevkedildiğini yazdı. Dağıtım izninde İzmir'e gelerek askeri savcılığa dilekçe verdiğini belirten 28 yaşındaki Ekinci, sonucu beklerken ''asker kaçağı'' suçlamasıyla 4 ay Sivas Temeltepe 2. Askeri Ceza ve Tutkevi'nde kaldığını kaydetti. Ekinci, internet sitesindeki yazısında, cezasının bitiminden sonra bir daha askere gitmeme kararı aldığını, ancak sivil bir suçtan dolayı İzmir'de yakalanarak İzmir Şirinyer Askeri Cezaevi'ne kapatıldığını anlattı. Ekinci, bu süre içinde de 6 kez intihara kalkıştığını belirtti. Hava değişimi için İstanbul Gümüşsuyu'ndaki askeri hastaneye gönderildiği sırasında yurtdışına kaçtığını kaydeden Ekinci, Arnavutluk'un başkenti Tiran'a giderek Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nde iltica talebinde bulunduğunu belirtti. Bir başka internet sitesinde de Ekinci'nin Papa 16. Benediktus'a yazdığı mektuba yer verildi. Ekinci, bu mektupta 1998 yılında gittiği kilisede Hristiyanlıkla tanıştığını, 1999 yılında da vaftiz edildiğini kaydetti. Mektubunda askerlikle ilgili düşüncelerine yer veren Ekinci, vize sorunu yüzünden Arnavutluk'un Tiran şehrine kaçtığını ve UNHCR'a bağlı mülteci kampında yaşadığını anlattı. Ekinci, Türkiye ile bağları iyi olan bu ülkenin kendisini geri verme düşüncesi içinde olduğunu belirten Ekinci, mektubunda Papa'dan yardım istedi.
İstanbul Valisi Muammer Güler, Hakan Ekinci’nin bir asker kaçağı olduğunu bildirdi.

Güler, “Uçağı kaçıran kişi Hakan Ekinci isimli bir asker kaçağı. Bu kişi 6 Mayıs 2006 tarihinde İstanbul’dan çıkış yaparak Arnavutluğa kaçmış” dedi.

Türkiye’nin Tiran Başkonsolosluğu’nun bu kişinin deporte (sınırdışı) edildiği bilgisinin İstanbul’a ulaştığını belirten Güler, şöyle devam etti:

“Yani bu kişi İstanbul’a geldiğinde zaten asker kaçağı olarak gözaltına alınacaktı. 1 Eylül 2006 tarihi itibariyle asker kaçağı olarak aranma kaydı var. Teknik tabirle deporte edilmiş. Tiran Başkonsolosluğu Atatürk Havalimanı Emniyet Müdürlüğü’ne bu kişi ile ilgili durumu bildirmiş. Uçak inseydi kendisi gözaltına alınacaktı.”

Vali Güler, bu kişinin terör örgütleriyle bağlantısı bulunup bulunmadığına ilişkin bir soru üzerine, “Şu anda terör bağlantısı görülmüyor. Şahsın askerden kaçtığı ve iltica talebinde bulunduğu bildirildi” dedi.

KOKPİTE GİRİŞ
Vali Muammer Güler, eylemcinin kokpite nasıl girdiği ve uçağı nasıl kaçırdığına ilişkin bir soru üzerine de “Elinde bomba süsü verilmiş bir paket bulunması nedeniyle o anda pilotların verdiği bir karar bu. Uluslararası kurallara göre pilotlar böyle bir karar vermiştir. Bu standart bir karardır” dedi.

Bir gazetecinin “Sınırdışı edilen kişinin yanında güvenlik görevlisi bulunması gerekmiyor mu?” sorusu üzerine de Güler, “Hayır. Buna gerek yok. Sadece karşı tarafa bildirilir. İltica talebi kabul edilmeyen, yurt dışına gönderilecek kişiler kendisi biletiyle gider” yanıtını verdi.

Ekinci’nin, “sahte kimlik kullanmak ve dolandırıcılık”, “Pasaport Kanunu’na muhalefet” suçlarından poliste kaydının bulunduğu belirlendi.

‘UYSAL BİR ÇOCUKTU’
Hakan Ekinci’nin İzmir’de oturan anneannesi Zarife Yılmaz, “Hakan çok uysal bir çocuktu, uçak kaçıracak biri değildi, nasıl yaptı anlayamadım” dedi.

Zarife Yılmaz, torununun uçak kaçırdığını televizyonlardan öğrendiğini ve çok şaşırdığını bildirdi. Hakan Ekinci’nin anne ve babasının uzun süre önce boşandığını belirten Yılmaz, şöyle konuştu:

“Annesi boşandıktan sonra başka biriyle evlenerek Seferihisar’a yerleşti. Babası da bankacılıktan emekli oldu ve Antalya’ya yerleşmiş. Her ikisiyle de görüşmüyoruz, küsüm. Torunum Hakan’ı da 6-7 yıldır görmüyordum. Çok uysal bir çocuktu, uçak kaçıracak biri değildi, nasıl yaptı anlayamadım.” Hakan Ekinci’nin İzmir’de büyüdüğünü, okuyamadığını ve liseden terk olduğunu bildiren Zarife Yılmaz, “Ben 23 yıl Almanya’da kaldım, Hakan’ın askerlik de yapmadığını ve askeri birliğinden kaçtığını duydum” dedi.

SAVAŞ KARŞITLARI ADINA AÇIKLAMA
Vicdani Retçilerin İzmirli Avukatı Hülya Üçpınar, yaptığı açıklamada, Hakan Ekinci’nin hangi motivasyonla vicdani retçi olduğunu bilmediğini belirtti.

Üçpınar, “Kendisinin Türkiye’de vicdanı retle ilgili her hangi bir yasal davasının olduğunu bilmiyorum. Son günlerde Savaş Karşıtı Grubu’na mail attı. Tutarlılık yoktu ilişki kurulamadı”dedi.
Savaş karşıtları, THY’ye ait uçağı Tiran-İstanbul seferini yaptığı sırada Yunanistan hava sahasında kaçırdığı iddia edilen ve kendisini “savaş karşıtı” olarak tanıtan Hakan Ekinci’ye tepki göstererek, “Ekinci’nin eyleminin savaş karşıtları ve vicdani retçiler ile en küçük bir ilişkisi ve organik bağı yoktur” açıklamasında bulundu.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları