“Araf’tan Önce; Araf’tan Sonra”
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Oscar
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Sinema
“Araf’tan Önce; Araf’tan Sonra”
Yönetmen Biray Dalkıran uzun metraj filmi ‘Araf’ için iddialı konuştu: Bundan böyle “Araf’tan Önce ve Araf’tan Sonra” denilecek!

Biray Dalkıran (solda)

Serpil Altın
NTV-MSNBC
Güncelleme: 19:49 TSİ 15 Ağustos 2006 Salı

İSTANBUL - Gerçek bir öyküden yola çıkarak çektiği korku filmi ‘Araf’ için , “Korku filminde insan ağlar mı? Biz tüm kadınları ağlatıyoruz. Bunu da test ettik.” diyen Dalkıran’ın filmine daha gösterime girmeden Kore festivalinden teklif geldi. Dalkıran, ‘Araf’a Hollywood’da da şansını deneteceğini söylüyor. ‘Araf’, 6 Ekim’de gösterime girecek.


Eğer bir canlının yaşam hakkı elinden alınırsa,
Hakkını almak için geri dönerse,
Ruhuna bir beden ararsa,
Ve... Hedef sizseniz;
Kendinizi nasıl korursunuz?



Biray Dalkıran, hayallerini gerçekleştirebilme şansına ulaşmış, iddialı, genç bir yönetmen. Türkiye’de az izlenir ve çekilir bir tür olan “Korku Sineması” için bir çocuk doğurmanın sancılarını çekiyor. Bu çocuğun ismi: “Araf”.

Film, genç bir çiftin hayatını kâbusa çeviren doğaüstü olayları konu alıyor. Vizyon tarihi: 6 Ekim.

Filmin şansını deneyeceği ilk durak Altın Portakal olacak. Dalkıran’la, filmin soundtrack parçalarından biri olan, Hayko Cepkin imzalı ‘Son Kez’ adlı parçanın montajında görüştük.


Biray Dalkıran kimdir?
Sinema TV lisansı, mastırı olan ve doktorasına devam eden genç bir yönetmen diyerek başlayayım söze... Lisans yaparken kısa filmler çektim: ‘Anne Beni Merak Etme’. Onunla Altın Portakal aldım. Onun dışında ‘Sis’ var. Sis’le Avşa Film Festivali’nde En İyi Film ve San Francisco’da özel efekt dalında ödül aldım. Sonra reklam ve klip çekmeye başladım. Alpay, Işın Karaca, Öztürk, Arda gibi isimlere klipler çektim. Bir de reklam filmleri tabii...

GERÇEK BİR HİKAYEDEN ESİNLENİLDİ
‘Araf’ senin ilk uzun metrajlı filmin. ‘Araf’ fikri nasıl oluştu?
Arkadaşımın sevgilisinin başına gelen gerçek bir hikayeden esinlendim. Basında bunu çarpıtarak benim sevgilimden etkilendiğim şeklinde verdiler. Bu doğru değil. Arkadaşımızla sevgiliyken, kız başka biriyle berabermiş. Pişman olmuş ve arkadaşımız da onu affetmiş. Kürtaj yaptırarak bebeği aldırmışlar. Fakat kürtajdan sonra kız hayaller görmeye başlamış ve psikolojisi tamamen değişmiş. Filmin çıkış noktası bu hikayeden kaynaklanıyor.

Senaryoyu Hakan Bilir’le yazdık. Hakan aynı zamanda benim yardımcı yönetmenim. Öykü tamamen bana ait. Ama senaryoyu Hakan yazdı. Ben anlatmak istediklerimi senaryo üzerinde ilave ettim ya da çıkardım.

Senaryo ne kadar zamanda oluştu?
Üç yıl. İki yılı öyküleme, bir yıl boyunca da senaryoyla uğraştık.


Bütçe ve yapım hakkında bilgi verir misin?
Çekimler 27 gün sürdü. “Bir film” dağıtımcım. Yapım bütçesi tamamen bana ait. Orta bütçenin biraz üzerinde bir yapım. Reklamlarda çalıştığım ekip her zaman aynıydı. Tüm ekip arkadaşlarımın manevi destekleri, benim onlar üzerindeki özel kredim, reklam çekerek kazandığım para, bütçeyi oluşturuyor. Filmin montajı Inferno denilen bir aletle tam 3,5 ayda yapıldı.


Korku filmine ilgin nereden kaynaklanıyor?
Korku türüne ‘Sis’le başladım. Korku türünü seviyorum. Korku filmi sevdası DNA’lardan geliyor, Osmanlı İmparatorluğu’ndan geliyor. Çocukken annemi, babamı uyutur, çaktırmadan TV’yi açar, Fredy Krueger izlerdim. Arkadaşlarla 14 yaşındayken yaşımızı büyütüp, korku filmlerine giderdik. VHS kiraladığımız zamanlarda en fazla kanı hangi filmde görürsek onu kiralardık.

‘ARAF’TAN ÖNCE, ‘ARAF’TAN SONRA
Türkiye’de korku sineması ile ilgili düşüncelerin neler?
Şimdiye kadar yapılmış filmlerin korku sineması türünde olmadığını düşünüyorum. Günümüz sinemasında yapılmaya çalışılan örneklerde de genel eleştirilere katılıyorum. Yabancı filmlerdeki sahnelerden alıntılar var. Korku filminde alt yapı mutlaka olmalı. Teknik açıdan, oyunculuk açısından, konu açısından. Komedi filmine dönüşmemeli. ‘Araf’ bunu yıkacak ve ‘Araf’tan önce, Araf’tan Sonra’ denilecek. O kadar ciddi ve iddialıyız. Ben kısa filmim ‘Sis’le 11 dakikada korku yarattım. ‘Araf’ta hedef sizsiniz!

TÜRKİYE’DE FİLM ÇEKMEK ÇOK GÜZEL BİR DUYGU
Beğendiğin korku filmi yönetmenleri var mı?
Korku filmi türünde film çeken yönetmenler genellikle bir ya da iki film çekiyorlar. Sebebi reklama mahkum kalıyor olmaları. Korku çekmek hem dramatik hem de teknik açıdan zordur. Reklamın parasıyla gözleri kamaşıyor, korkuyu bırakıp, reklama devam ediyorlar. Ben tam tersi reklam çekerken korkuya döndüm. Bunun tek nedeni var: Türkiye’de film çekmek çok güzel bir duygu.

YÖNETMEN TÜM SORULARA CEVAP VEREBİLMELİ
Korku filmini tam anlamıyla korku filmi haline getiren pek çok parçası var. Özel efektlerin yapımı, makyaj, ses efektleri, müzik, oyunculuk, mekan ve ışık kullanımı... Olanaklar ölçüsünde bunların yeterince ‘Araf’ için inandırıcı olmama ihtimalini düşündün mü?
Biz dersimizi çok iyi çalıştık. Reklam çekiyormuşuz gibi düşündük. İlk başta filmi bitirdik. Kare kare çizdik. Arkasından filmi handycam ile çektik. Baktık, bağladık, efektleri işaretledik. Türkiye’de Inferno’yla neler yapılır kontrol ettik. Ona göre en düzgün müziği kim yapar, en iyi oyuncu kim olur, en iyi mekanlar neresidir karar verdik. Oyunculara karar vermek için tiyatro oyunlarını ve dizi filmleri takip ettik. Akasya ve Murat uzun düşünmeler sonucunda emin olduğumuz isimlerdi.


‘Küçük oyuncu’muz 200 kişinin arasından seçildi. Kurallarımız belliydi. Yönetmen mutlaka tüm sorulara cevap verebilmelidir. Oyuncunun tek bir sorusuna bile cevap veremezseniz, daha sonra ondan oyunculuk bekleyemezsiniz. Ekipten saygı da bekleyemezsiniz. Oyuncunun duracağı, yürüyeceği çizgiler bile belliydi. Kısaca filmi 95 dakikalık bir film değil, 95 dakikalık bir reklam olarak düşündük. Her planı en güzel nasıl çekerim diye düşündüm. Ben her ‘plan’a, bana verilmiş bir nimet olarak baktım.

TÜM KADINLARI AĞLATIYORUZ
Araf sözcük anlamıyla ‘Ölen insanların Cennet veya Cehenneme gitmeden önce Ahiret Günü’nü bekledikleri yer’ anlamına geliyor. Filmin de isminden yola çıkarak; kürtajla aldırılan bebek, Araf’tan dünyaya beden aramak için geri dönüyor diyebilir miyiz?
Bebek hem beden aramak, hem de annesiyle zaman geçirmek istiyor. Bizim yarattığımız ruhun maksadı annesini öldürmek değil, annesiyle beraber yaşamak ve annesine olan kızgınlığını anlatmak. Korku filminde insan ağlar mı? Biz tüm kadınları ağlatıyoruz. Bunu da test ettik. Kadının kendini sorguladığı bir sahne var. Korku filmi yaparken dramatik yapının da güçlü olması gerektiğinin altını çizdik. Anaç duygulara da sesleniyoruz, filmin sonu da çok yüksekte. Bakalım göreceğiz Türkiye sır tutabiliyor mu? Filmin sonu gizlenmeli. Şişştttt... kimseye söylemek yok!

Fragmanda da Araf suresinden bir alıntı var. Filmde dini öğeler ne kadar kullanıldı?
Besleyici motifler olarak dini öğelere yer verdik. Ama filmin önüne geçmiyor. Bilinçaltına her noktadan gönderme yaptık.

HOLLYWOOD’DA DA ARAF’A ŞANSINI DENETECEĞİM
‘Araf’ı hangi festivallere göndermeyi düşünüyorsun?
‘Araf’ı 16-23 Eylül’de yapılacak olan Altın Portakal Film Festivali’ne yetiştireceğiz. Kore festivallerinden teklif geldi. Muhtemelen orada gösterilecek. Zaten filmin afişleri de Türkiye’de değil Kore’de yapılıyor. Hollywood’da da ‘Araf’a şansını deneteceğim. Türkiye vizyonundan sonra İngilizce altyazıyla yollayıp, beğenilirse İngilizce olarak çekmek için bir teklif sunacağız.

**************************************

ARAF
Gösterim Tarihi: 6 Ekim 2006
Dağıtım: Bir Film
Yapım: d.f.g.s. Yapım
Yönetmen: Biray Dalkıran
Müzik: Hayko Cepkin
Kurgu: Hüseyin Biçe
Inferno Artist: Okan Sönmez
Yönetmen Yardımcısı: Hakan Bilir
Işık Şefi: Ozan Toraman
Sanat Yönetmeni: Duygu Kabaçam
Görüntü Yönetmeni: Aşkın Sağıroğlu
Yapımcı: Biray Dalkıran
Öykü: Biray Dalkıran
Senaryo: Hakan Bilir

Oyuncular:
Akasya Asıltürkmen, Murat Yıldırım, Kubilay Tunçer, Yasin Şerif Tulun, Tülay Bekret, Kevork Türker, Serhan Ernak, Aytaç Ağırlar, Hayfa Safi, Deniz Soyarslan, Gizem Oğlakçı, Mehmet Birkiye..



FİLMİN KONUSU:
Eda ve Cenk akademi yıllarında tanışıp evlenmiş genç bir çifttir. Genç çiftin mutluluğu, Eda’nın bir bebek beklediğini öğrenmesi ile perçinlenir. Ancak Eda hamileliğinin ilerleyen aylarında sıradışı olaylar yaşamaya başlar. Cennetle cehennem arasında, Araf’ta kalmış bir ruh, intikamını almak için dünyaya dönmüştür. Eda kendisine aman vermeyen bu kâbustan uyanmaya çalışırken, genç çiftin etrafını benzeri görülmemiş bir dehşet saracaktır.


 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

cüneyt  - Kocaeli
22 Nisan 2007, Pazar 17:22  
araf tan önce araf tan sonra diye bir tabir yaratacak kadar iyi bir şey değildi tabi. ancak izlediğim onlarca kore, japon vs. uzak doğu korku filmlerinden daha iyiydi. biraz da ağır tempoda işleyen fransız filmlerinin havası vardı. makyaj kötüydü gerçekten ama gülmekten çatlamak için de bir neden yoktu. bir de böyle korku fillerine gülmek için giden insanlar var ne amaçları varsa. bu tipler bi de 7-8 bira içerler hiç bişeycik olmaz. hey allahım ya.

ayşe özgür  - Erzincan
07 Nisan 2007, Cumartesi 19:34  
çok kötüydü. korku filminden komediye geçişti gülmekten çatladık arkadaşlarla.makyaj çok kötü ve çok basitti. müzik çok kötüydü.

damla özdil  - Isparta
31 Ocak 2007, Çarşamba 21:59  
filme bize uyan saatde başka bir film olmadığı için girmiştik iyi ki girmişiz film bence güzeldi ama filimden çok dikkatimi çeken murat yıldırımdı o filimden sonra murat yıldırım hastası oldum

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları