İSTANBUL - Zizek! NTV Belgesel kuşağında, Pazar saat 22.00de izleyiciyle buluşuyor. Belgeselin tam metnini Burak Aygünün Türkçe çevirisiyle sunuyoruz.
Evren karşısındaki, kendiliğinden tavrım ne...
...olurdu? Herhalde çok karanlık bir tavır olurdu.
Birinci tez olarak tam bir boşunalığı ve yararsızlığı...
...öne sürüyorum: Temelde hiçbir şey var. Kelimeyi...
...gerçek anlamında kullanıyorum.
Sonuçta yitip giden nesnelerin kırıntıları gibi. Evrene...
...bakın, büyük bir boşluk. Ama sonra şeyler nasıl...
...ortaya çıkıyor? Burada kuvantum fiziğine...
...kendiliğinden bir sempati duyuyorum. Evrenin pozitif...
...yüklü bir boşluk olduğu fikri hakim. Ama sonra bazı...
...şeyler ortaya çıkıyor ve boşluğun dengeleri bozuluyor.
Bu fikir benim çok hoşuma gider. Var olanın sadece...
...hiçbir şey olmadığı, orada bazı şeylerin olduğu...
...gerçeği. Bu da bir şeylerin korkunç biçimde ters...
...gittiği anlamına geliyor. Yaratılışın bir tür kozmik...
...dengesizlik, kozmik felaket olduğunu ve şeylerin bir...
...hata sonucu var olduklarını söylüyoruz. Hatta ben daha...
...da ileri giderek buna karşı koymanın tek yolunun hatayı...
...üzerimize alıp sonuna kadar gitmekten geçtiğini öne...
...sürüyorum. Buna bir de isim bulmuşuz. Sevgi diyoruz.
Sevgi tam da bu türden bir kozmik dengesizlik değil mi?
Dünyayı seviyorum veya Evrensel sevgi gibisinden...
...kavramlardan oldum olası iğrenmişimdir. Ben dünyayı...
...sevmiyorum. Ben daha çok Dünyadan nefret ediyorum...
...ile Dünyayı takmıyorum arasında bir yerlerdeyim.
Ama gerçekliğin tamamı bundan ibaret. Çok aptalca.
Bu var ve ben onu umursamıyorum. Benim için...
...sevgi aşırı derecede şiddet içeren bir eylem. Sevgi...
...Hepinizi seviyorum demek değil. Sevgi, bir şeyi...
...seçiyorum anlamına geliyor ki burada yine...
...o dengesizlik yapısı var. Bu şey küçük bir...
...ayrıntıdan, kırılgan bir bireyden ibaret dahi olsa,...
...diyorum ki Seni her şeyden çok seviyorum.
Bu gayet resmî manada, sevgi fenalıktır.
Satranç oynuyorlar. Hoşuma gitti.
Bugünkü durumun tuhaflığını düşünün. Bundan 30-40 yıl...
...önce hâlâ geleceğin ne olacağını tartışıyorduk;...
...komünist mi, faşist mi, kapitalist mi, her neyse.
Bugünse artık bunu tartışan yok. Hepimiz sessizce...
...küresel kapitalizmin kalıcı olduğunu kabullendik.
Öte yandan, kozmik felaketler bizde bir saplantı halini...
...aldı. Yeryüzündeki yaşamın bir virüs ya da dünyaya...
...çarpacak bir asteroit yüzünden bütünüyle sona...
...ereceğinden korkuyoruz. Asıl paradoks şu ki...
...yeryüzündeki yaşamın nasıl son bulacağını hayalimizde...
...canlandırmak, kapitalizmin mütevazı bir kökten değişim...
...geçireceğini hayalimizde canlandırmaktan çok daha...
...kolay. Bu da Ütopyayı yeniden icat etmemiz...
...anlamına geliyor. Ama hangi manada?
Ütopyanın iki sahte anlamı var.
Birincisi, ideal bir toplum hayal etme kavramı ki bunun...
...asla gerçekleşmeyeceğini biliyoruz. Diğeriyse, yeni...
...ve sapık arzularla kendini bulan kapitalist ütopya ki...
...bu arzuları doyurmanıza izin vermekle kalmıyor...
...sizden onları doyurmanızı adeta rica ediyor. Gerçek...
...Ütopya ise, durum meselesiz olduğunda; olası...
...ölümün koordinatları dahilinde...
...çözümlenebilmesinin bir yolu bulunmadığında ortaya...
...çıkar. Saf bir hayatta kalma güdüsünden yola...
...çıkarak yeni bir mekan icat etmek zorundasınız.
Ütopya özgür imgeleme değildir. Ütopya en içten...
...gelen bir zorunluluk meselesidir. Onu tek çıkış...
...yolu olarak hayal etmek zorunda kalırsınız. Bugün...
...ihtiyacımız olan da budur.
Umarım çok uzun konuşmamışımdır. Sabrınız...
...için hepinize teşekkürler.
Niçin alkışladım, biliyor musunuz? Eski belgesel...
...filmlerde bir faşist ve bir Stalinist lider arasında...
...büyük bir fark görürsünüz. Alkışlanan bir faşist...
...lider, bunu kabul etmekle yetinir.
Stalinist lider ise, kendi de alkışlar.
Bunun anlamı şudur: Alkış sadece bana değil. Burada...
...hepimiz tarihe hizmet ediyoruz. İşte benim...
...Stalin anlayışım budur.
Slovenyanın başkenti Ljubljanada doğan...
...Lacancı-Marksçı filozof Slavoj Zizek, Hitchcocktan...
...Lenine ve 11 Eylüldeki terörist saldırılara kadar...
...uzanan geniş bir yelpazede kitaplar yazmıştır.
Zizekin eserlerindeki amacı, kapitalizmin Marksçı...
...eleştirisiyle, kapitalizmin halkın hayal gücünü...
...etkilerken izlediği yolların psikanalitik...
...yoldan bilgilendirilmiş biçimde maskesinin...
...düşürülmesini birleştirmek.
Kayıtta mıyız? Tamam.
En kötüsü, bazı aydınların oynamaya bayıldığı Hepimiz...
...insanız oyununu oynamak. Belli bir aydın kişilik...
...sergiliyorsunuz, ama sonra Biliyor musun, her şeye...
...karşın ben de temelde senin gibi biriyim. Hayatın küçük...
...keyiflerinden zevk alırım. Ben de senin gibi bir...
...insanım gibi küçük ayrıntıların sinyallerini...
...veriyorsunuz. Ben insan değilim. Bir canavar...
...olduğumu iddia ediyorum. Teorisyen maskesi altında,...
...çikolatalı pastadan hoşlanan sıcak bir insan...
...falan değilim. Bunu veya şunu seviyorum ve bu da...
...beni insan yapıyor diyemem. Kimse gücenmesin ama...
...kendimi insanmış gibi yapan, insanı oynayan biri...
...olarak görmeyi yeğlerim.
İçeri geliyor musun?
Tabii ki kapının ardına sakladım. Altında Refaha...
...Hoş Geldiniz yazıyor. İyi, sosyalist servet. İyi ve...
...dürüst bir adam.
Her şeyi buraya koydum. Buna bayılıyorum. Her şey...
...derken, şuna bakın. Nasıl da çılgın bir kombinasyon,...
...öyle değil mi? Sadece giysiler de değil. Örtüler,...
...çarşaflar. Hayır, gerçekten her şey burada. Ne güzel,...
...değil mi? Mutfakta giysiler.
Çoraplar. İç çamaşırları. Bütün eşyam temelde...
...bunlardan ibaret. Gazeteler, bültenler.
Bunlar yabancı dillerde yazılmış tüm kitaplarım.
Her birinden iki kopya var. Bu kesinlikle yasak.
Orada ne var? Galiba o taraftalar. Bunlar yeniler mi?
-Her şeyi saklıyor musun? -Ben bir narsistim.
Evet, her şeyi saklıyorum. -Yani sen...
Bunun burada ne işi var?
Affedersin. Şunları düzenliyorum.
Tamam. Bakalım burada ne varmış.
Bunlar büyük formatlı şeyler. Galiba bunlar gerçekten çok...
...eski. Muhalif görüş döneminden kalma. 80lerin...
...ortalarında ara sıra bir şeyler yazmaya başladım.
İki yıl boyunca, en çok benim yazılarımdan ilham...
...aldıklarını iddia edenler bile oldu. Ama sonra yeni...
...politik bölünmeler başladı ve ben fazla dövüşkendim.
Herkese saldırıyordum.
Bu benim. İşte benim şöhretim.
O zamanlar deli gibi çalışıyordum çünkü ilk...
...kitaplarımı İngilizce yazıyordum. Teoriyi en alt...
...düzeyde bile tehlikeye atmak istemediğim için...
...politik kariyerlerin hiçbir türüyle ilgilenmedim.
Çünkü politika çok zaman alan bir iş.
Slavoj Zizek, 1990 yılında, ülkenin ilk demokratik...
...seçimlerinde Slovenya Cumhuriyeti Devlet...
...Başkanlığına aday olmuş.
Bence artık bizi suçlamalarına ve önceki kuşakların...
...faturasını bize kesmelerine bir dur demeliyiz. İster...
...partizanların ister onların kurbanlarının olsun,...
...başkalarının rüyalarına malzeme olduğumuz artık yeter.
Bugün ihtiyacımız olan, eğer şiirsel biçimde bitirmeme...
...izin verirseniz, tahta bir kazık ve biraz sarımsak.
Her türlü vampiri yok etmek için. Liberal...
...Demokratik Parti.
Seçimden iki gün önce tüm adayların katıldığı bir...
...yuvarlak masa toplantısı yapıldı. 20 kadar aday...
...vardı galiba, bilemiyorum.
Burada Churchillin paradoksunu yineliyorum.
Özel mülkiyet, olası sistemlerin en kötüsüdür.
Sorun, deneyimlerin de gösterdiği üzere,...
...daha iyi bir sistemin olmayışıdır.
Sağ kanadın saf ama iyi adayı, ki aslında aptalın tekiydi,...
...herkesin hatırlayacağı ölümcül bir hata yaptı.
Buna hata değil de nezaket diyelim. Ben her zaman...
...olduğu gibi yine çok konuşmuştum. O adam beni...
...dostça sansürlemek istedi. Bütün tartışma ulusal...
...televizyondan naklen yayınlanıyordu.
Zizeki çok sevdiğim gerçeğine rağmen, ki onun aramızda en...
...yüksek IQlu kişi olduğundan da eminim, ama...
...bugün burada tek başına bu masada oturanların...
...yarısı kadar konuştu.
Dinle, hepimiz senin IQnun buradaki bizlerin iki katı...
...olduğunu biliyoruz. Ama yine de bizim de biraz...
...konuşmamıza izin verir misin? Ama bunu duyanlar...
...bir daha unutmadı. İnsanlar İçlerindeki asıl zeki...
...kişinin o olduğunu hepsi kabul etti dediler.
Hatırlıyorum da ışıklar söndükten ve kameralar...
...kapandıktan sonra herkes o adama Aptal mısın sen?
Çıldırdın mı? diye çıkışmıştı. Çünkü ben...
...birden öne fırlamıştım. Neredeyse seçiliyordum.
İdeolojinin en basit tanımı, belki de Marxın...
...Kapitalindeki şu ibaredir:
Bilmiyorlar ama yapıyorlar.
Ancak, ideolojinin temel düzeyi, şeylerin gerçek...
...halini maskeleyen bir yanılsamanın düzeyi değil,...
...toplumsal gerçekliğimizin kendisini yapılandıran...
...bilinçdışı bir fantezinin düzeyidir.
-İdeolojinin Yüce Nesnesi
ABDyi ilk ziyaretimde, buradaki tuvaletleri...
...görüp şoke olmuştum.
Romantizm sonrasında Avrupanın temel tinsel...
...durumunu belirleyen ve Avrupa Üçlemesi denen bir...
...fikir vardı: Anglosakson ekonomisi, Fransız...
...politikası ve Alman metafiziği-şiiri-felsefesi.
Üzgünüm ama bundan ibaret. Fransız devrim politikası:
Pislik mümkün olduğunca çabuk ortadan kaldırılmalıdır.
Anglosakson, Amerikan: Pragmatik olalım, falan filan.
Alman metafiziği-şiiri- yoklaması: Yoklayalım ve...
...pisliğin kusurunu gösterelim.
Bunun gibi amiyane ve sıradan bir görüngüde bile işlevsel...
...kavramlarla açıklayamayacağınız belli...
...farklılıklar bulmanız ama tüm bunları aklınıza...
...getirmek zorunda kalmanız çılgınlık değil mi? Bir...
...post-ideolojik dönem konferansında ideolojim...
...tükendi diyorsunuz. Sonra da tuvalete gidip pislik...
...üretiyor ve pisliğinize bakıp bunu bir ideolojinin...
...içerisine nasıl yerleştirebilirim, diyorsunuz.
Bugün kim neye inanıyor? Bence bu çok ilginç bir soru.
Göründüğünden daha karmaşık.
Bence vazgeçilmesi gereken ilk mit, kimsenin inanmadığı ve...
...değerlerin olmadığı kinik bir devirde yaşadığımız...
...fikridir. Ve geçmişte insanların hâlâ inandığı,...
...bazı standart inanç kavramlarına güvendiği bazı...
...dönemlerin ve geleneksel yerlerin var olmuş...
...olduğu fikri.
Bence bugün her zamankinden daha fazla inanıyoruz.
Fullerin de ironik bir yoldan geliştirdiği gibi; Fuller...
...için inancın nihai biçimi yapıbozumculuktur. Neden?
Yine Marxtan alıntı yapan o soruya döneceğim. Standart...
...versiyonundaki yapıbozumculuk, tarz...
...düzeyinde zaten işlevini görmektedir. Derridanın...
...tek bir metnini bile bulamazsınız ki, A- tırnak...
...işaretleri olmasın, B- güzel söz söylemek adına...
...araya mesafeler konmasın.
İronik bir örnek vermek gerekirse, Judith Butler...
...gibi birine Bu nedir? diye sorulsaydı, Butler...
...asla Bu bir şişe buzlu çaydır demezdi. Şöyle derdi:
Dilin nesneleri açıkça saptayan metafizik inancını...
...kabul edersek, her şeyi göz önünde bulundurarak... ki...
...burada araya mesafe koymaya başlayacaktır, ...dil...
...oyunumuzun koşulları altında buna bir şişe...
...buzlu çay denebileceği gibi bir varsayımı riske...
...edebiliriz. Yani ortada daima bir araya mesafe...
...koyma ihtiyacı var. Bu sevgi için bile geçerli.
Kimse neredeyse Seni seviyorum demeye cesaret...
...edemiyor. Bir şairin ağzından duyarmış gibi bir...
...Seni seviyorum olmalı. Veya buna benzer bir mesafe.
Ama burada sorun nedir? Sorun, ortada niçin böyle bir...
...korku olduğu. Çünkü iddia ediyorum, eskiler doğrudan...
...Seni seviyorum dediklerinde demek...
...istedikleri şey de aynıydı. Tüm bu araya mesafe...
...koymalar dahildi. Doğrudan Seni seviyorum...
...dediğimizde bunun anlamını aşacağından korkanlar...
...bizleriz. Buna inanıyoruz.
Feshedilmiş Demokratik Alman Cumhuriyetinde anlatılan...
...eski bir fıkra: Bir Alman işçisi Sibiryada iş bulur.
Mektupların sansürcüler tarafından okunacağını...
...bildiğinden arkadaşlarına şöyle yazar:
Aramızda gizli bir haberleşme sistemi belirleyelim.
Benden aldığınız bir mektup sıradan mavi mürekkeple...
...yazılmışsa doğrudur. Kırmızı mürekkeple...
...yazılmışsa yanlıştır.
Bir ay sonra arkadaşları ilk mektubu alırlar.
Burada her şey harika. Dükkanlar mal dolu. Yiyecek...
...bol. Apartman daireleri geniş ve güzel ısıtılıyor.
Sinemalar Batının filmlerini gösteriyor. Sokaklar işveli...
...kızlarla dolu. Burada tek bulunmayan şey...
...kırmızı mürekkep.
İstenilen tüm özgürlüklere sahip olunduğu fikrinden...
...yola çıkılıyor. Ama sonra tek eksiğin kırmızı...
...mürekkep olduğu ekleniyor. Kendimizi özgür...
...hissediyoruz çünkü özgür olmayışımızı ifade edecek...
...o dilden yoksunuz.
-Gerçeğin Çölüne Hoş Geldiniz
Lisede ne öğrendim, biliyor musun?
-Ne? -İngilizce ve Rusça.
Neden Rusça, biliyor musun? -Neden?
Ardında yatan sebep iğrenç aslında. Çünkü...
...arkadaşlarımın çoğu ikinci dil olarak Fransızca veya...
...Almanca alıyorlardı. Oysa benim görüşüm şuydu.
İki süper güç soğuk savaş halindeydi. Ama ben kim...
...kazanırsa kazansın o tarafın dilini...
...konuşuyor olacaktım.
Muhalif görüşün üç düzeyi vardı. Birincisi, görüşün...
...teorik olarak, yani teoride veya sözlü olarak...
...bildirilmesiydi. Birinci düzey, öğretmenlik...
...yapmanıza izin verilip verilmediğiydi. Dışlanmanın...
...birinci seviyesi buydu. İkinci düzeyde, kitap...
...basmanıza izin veriliyor mu diye bakıyordunuz. Üçüncü...
...düzey, kendi sahanızda iş bulmanıza izin verilip...
...verilmemesiydi. Dördüncü düzeyde de...
...tutuklanıyordunuz zaten. Ben ikinciyle üçüncü...
...düzeyler arasındaydım. İşsizdim ve bu çok...
...aşağılayıcı bir şeydi. 27 yaşında olmama rağmen bana...
...annem babam bakıyordu. Sonra iki yıl boyunca...
...merkez komitedeki o aşağılayıcı işte çalıştım.
Aptal olmadığımı ve sonunda belki de yurt dışına...
...giderek başarılı olacağımı biliyorlardı. Tabii bu kötü...
...olacaktı. Slovenyada kariyer yapmasına izin...
...verilmemiş bir kurban daha diyeceklerdi. Böylece...
...Slovenyada kalmamı ama kenarda bir yerde ot gibi...
...yaşamamı istediler. Gayet akıllıca bir hareketti ama...
...olayı yapış şekillerinin yurt dışına gitmemi...
...kolaylaştırdığını bilmiyorlardı.
Ona 7 ver, tamam mı?
İşte burası. Aman Tanrım. -Burası.
Burayı eski bir bina olacak sanmıştım. Peronlu falan.
Hayır, Peronlu değil, Borgesli falan.
Biliyorum, son derece modern, değil mi?
Aman Tanrım. Şu adamın bana bakışı hiç hoşuma gitmedi.
Aptalın biri geliyor. Bundan nefret ediyorum.
Şu tarafa geçelim. -Nefret ettiğin nedir?
Aptalın birinin veya hoş ve dost canlısı birinin beni...
...tanımasından nefret ediyorum. Çünkü o zaman...
...hemen üstüme çullanıyorlar. -Üzerine mi çullanıyorlar?
Aman Tanrım. Tamam. Kimin adına yazayım?
-Flora. -Teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim.
Bunu hiç bekliyor muydun? Bunca hayranının olmasını?
Hayır. Aslında bundan nefret ediyorum. Nasıl nefret...
...ettiğimi anlatamam.
Biraz olsun hoşuna gitmiyor mu?
Hayır. Bence insanlar fena.
Bu korkunç. Buradaki sürüngenleri görüyor musun?
Korkunç. -Korkunç olan ne?
-Bu isterik kadın da kim? -Hayranlarından biri, Slavoj.
Evet ama burada işi ne? Yukarı çıkıp kuyrukta beklemeli.
Burada durup beni kızdırmamalı.
Jacques Lacan (1901-1981), Freuda dönüşüyle...
...analitik teori ve pratiği tamamen farklı kalıplara...
...sokan bir Fransız psikanalizciydi. Lacanın...
...seminerleri, 1950lerin başlarından onun ölümüne...
...kadar Paristeki entelektüel hayatın...
...merkezinde olmuştu.
Lacanın eserleri, psikanalizle diğer...
...disiplinleri, özellikle de yapısalcı dilbilim ile...
...modern felsefeyi birbirine bağlıyordu. Fransız ulusal...
...televizyonu 1974 yılında Lacanın konuştuğu,...
...Psikanaliz adlı bir saatlik bir program yayınladı.
Daima doğruyu söylerim.
Ama doğrunun tamamını değil.
Çünkü doğrunun tamamını kimse söyleyemez.
Her şeyi söylemek imkansızdır. Yeterince kelime yoktur.
Doğruyu, gerçek olana yaklaştıran da...
...bu imkansızlıktır.
Televizyondayız.
Lacancı teoriyi daha geniş kitlelere duyurması gereken...
...bir belgesel olarak hazırlanmıştı. Galiba...
...Fransız ulusal televizyonunun ikinci...
...kanalı tarafından.
Sadece analizciler değil.
Bilinçdışı
Bilinçdışı. Nasıl da komik bir kelime.
Katılıyorum.
Benim takdir ettiğim şey, kamusal ve özel arasındaki...
...rolün evirilmesi veya tersinmesi. Sıcak ve insani...
...kişinin karalanması ve ortadan kalkması. Bu bence,...
...sizi belirleyenin fikirler olmadığı anlamına geliyor.
Örneğin, bir Hıristiyan, bir Marksçı veya günümüzde bir...
...liberal olabilirsiniz.
Ama fikir aynen şu: İdeolojik önermeler, bizi eksiksiz...
...olarak belirlemezler. Kamusal imgemize...
...indirgenemeyiz. Onun ardında sıcak bir insani...
...varlık vardır. Bence en saf haliyle ideoloji budur.
Bana göre en korkunç ve en dehşet verici ideolojik...
...eylem, ideolojik imgemizle tümüyle özdeşleşmemiz olurdu.
Neyin doğru benliğimiz olduğunu düşünüyorsak,...
...nihai eylem de odur. Doğru bir eylem ve...
...varoluşumuzdan ötürü bağlandığımız bize ait bir...
...doğru genelde vardır. Bu da eylemlerimizin gerisinde...
...olması gerekirken eylemlerimizin içindedir.
Yine söyleyeyim, ben felsefeyi böyle bir şey olarak değil...
...anonim bir iş olarak seviyorum. Nasıl hareket...
...ettiğine bakın. Şu el kol hareketlerine. Ben bunu...
...komik buluyorum. Doğrunun tamamını söyleyemeyeceğini...
...vurguluyor. Maddesel olarak imkansızmış. Komik bir vurgu!
Bence tamamen sahte. İçi boş bir jest! Sanki önemli bir...
...konuya değiniyor. Oysa değinmiyor.
Bence Lacanın klasik anlamda beni ilgilendiren tarafı,...
...onun önermeleridir. Tarzı değil de altında yatan mantık.
Tarzı bence tamamen sahte bir tarz. Unutmaya ve...
...bastırmaya çalışıyorum. Belki de bir strateji...
...olarak belli bir noktaya kadar işe yarıyordur. Neden...
...olmasın? Önce insanları üstü kapalı ifadelerle...
...ayartacaksınız. Ama ben bu tür bir yaklaşımdan nefret...
...ederim. Ben bütünüyle bir aydınlanma insanıyım. Açık...
...seçik ifadelere inanırım. Ve Lacanın tarafındayım...
...çünkü onun bu üstü kapalılığın ardında hiçbir...
...şey olmadığı yönünde blöf yapmadığını açıkça anlatmak...
...istiyorum. Benim çalışmalarımın bütün amacı,...
...Lacanın açık seçik kavramlara tercüme...
...edilebileceğini göstermek.
Tamam, bunu yeterince seyrettim.
Şimdi CN8 stüdyolarından canlı yayında Barry Nolanın...
...Nitebeat programını izliyoruz.
Jacques Lacan, bir Fransız psikanalizciydi. Freud bile...
...onun yanında zengin bir babanın basit ve şımarık...
...kızı gibi kalıyor. Lacanın benliğin nasıl işlediğine...
...dair teorisi o kadar karmaşık ki düşündükçe...
...dişlerim sızlıyor. Slavoj Zizek, Slovenyadaki...
...Ljubljana Üniversitesinden bir felsefeci. Sanırım...
...adını gerçeğine en yakın biçimde söylemişimdir.
Zizekin yazdığı Kukla ve Cüce adlı kitap, modern...
...Hıristiyanlığa Lacancı psikanalizin bakış...
...açısından bakıyor. Ya da en azından ben öyle anladım.
Hoş geldiniz, Bay Zizek. Doğru söyledim mi? Doğrusu nasıl?
-Slavoj Zizek. -Zizek.
Ama öte yandan ben yanlış söylenmesini yeğliyorum.
Doğrusunu duymak bende paranoyaklığa yol açıyor.
Bu benim bugüne kadar okumaya çalıştığım en karmaşık kitap.
Bu garip çünkü kitabın amacı tam tersine Lacanı...
...babaannenizin bile anlayabileceği biri haline...
...getirmekti. Diyelim eski kafalı bir babanız var.
Pazar günü öğleden sonrası ve babaannenizi ziyaret...
...etmeniz gerekiyor. Eski kafalı totaliter baba, size...
...Ne hissettiğin umurumda bile değil. Gitmek...
...zorundasın. diyecektir. Tabii küçük bir çocuksunuz.
-Gideceksin, dedim! -Babannene gidecek ve bu...
...ziyarete uygun bir davranış sergileyeceksin. İyi.
Direnebilirsiniz. Hiçbir şey bozulmaz. Ama diyelim ki...
...hoşgörülü ve post-modern bir babanız var. O size...
...şöyle diyecektir: Babaannenin seni ne kadar...
...sevdiğini biliyorsun. Ama yine de onu sadece...
...gerçekten istiyorsan ziyaret etmelisin. Şimdi...
...aptal olmayan her çocuk, ki hiç de aptal değillerdir,...
...bu özgür seçimin kendi içinde gizliden gizliye çok...
...daha kesin bir emir barındırdığını bilir.
Babaannenizi sadece ziyaret etmek değil ama bundan...
...hoşlanmak da zorundasınız.
Bu kitabı giderek daha çok sevmeye başlıyorum.
Bu, seçme şansı tanıyan hoşgörülü bir ebeveynin...
...çok daha kesin bir emri nasıl gizleyebileceğine...
...bir örnekti.
Yani aslında Ben öyle diyorsam gideceksin!...
...diyen babaya dönmeliyiz.
Kesinlikle. Öylesi daha dürüst.
Kahvaltıya McDonaldsa gittik. Çok komik. Bakın...
...neler veriyorlar. İşte Mutlu Mönüden...
...çıkan hediyeler.
-Seni mutlu etsin diye. -Evet ama bu çocuklar için.
Oraya çocuğumu mutlu etmek için gidiyorum. Çocuğum da...
...orada beni hayal kırıklığına uğratmamak...
...için mutluymuş gibi yapıyor. Ama kimin umurunda!
Oyun gayet iyi işliyor. Bu da şu demek: Onu seviyorum ama...
...benim bakış açım zaman. Oraya git gel bir saat uçup...
...gidiyor. Hayır, saf ve ümitsiz bir hayatta kalma...
...stratejisinden başka bir şey değil. Fazla gerilmeden...
...nasıl vakit geçirilir. Bu kolay yolu çünkü yiyor ve...
...20 dakikalığına çenesini kapıyor.
-Onu geren ne? -O değil ben geriliyorum!
Kafası allak bullak oldu.
Şimdi de narsistçe eğleniyor.
Onu hiçbir talepte bulunmadığı bir halde tutmak için.
Yemesi, televizyon seyretmesi. Ya da en azından karşılıklı...
...ödünlerin verileceği bir orta yol bulmak için.
Örneğin dün Legolarıyla bir şato yapıyordu. Sonuçtan...
...tatmin olmadı ama sonra plastik parçaların tek bir...
...türünü diğerleri arasından ayıklama işini bana yıktı.
Hayvanlara ateş etmeye başlayacağım. Buna...
...bayılıyorum. Amerikan Ordusu. Bunu nereden...
...aldığımı bile hatırlamıyorum ama çok güzel.
Açıp içine askerler doldurabiliyorsunuz.
Sonra da onunla buradan saldırıyor. Benim buradaki...
...şatomu yıktı. Bu onun yaptığı orijinal şatoydu.
Ama yapısı son derece kesin ve doğru. İnanılmaz, bunun...
...kaotik olduğunu düşünüyorsunuz, değil mi?
Ama nasıl da bilge bir adam. Gözlemliyor.
Burada kadın yanlısı bir durum var. Oğlum, patron bir...
...kadın olsun istedi. Bir kraliçe. Sonra da dedi ki...
...Ama çok yalnız kalacak. Niye iki kız birden olmasın?
İşte sohbet eden iki kız. Lezbiyenler. Oğlum gayet...
...ilericidir, adamın nabzına göre şerbet verir.
İki lezbiyen. Ama ben asıl bunu seviyorum. Bunu...
...Yunanistandan almıştım. Bu adam bir Eski Romalı.
Pekala. Felsefe.
Bunu geleneksel olarak iki satırda yazabilir miyim?
Felsefe sorunları çözmez. Felsefenin görevi,...
...sorunları çözmek değil sorunları yeniden...
...tanımlamaktır; sorun olarak deneyimlediğimiz şeyin...
...nasıl sahte bir sorun olduğunu göstermektir.
Sorun olarak deneyimlediğimiz şey gerçek bir sorun...
...olsaydı felsefeye ihtiyacımız olmazdı.
Diyelim ki uzaydan gelen ölümcül bir virüs var.
İnsanlık tarihinin sebep olduğu bir şey olmasın.
Bu virüs, diyelim ki hepimizi tehdit ediyor. Burada bir...
...çözüm bulmak ve virüsü durdurmak için felsefeye...
...değil bilime ihtiyacımız olacaktır. Felsefeye...
...ihtiyacımız yoktur çünkü tehdit gerçek ve doğrudandır.
Felsefi numaralar çevirip Hayır, gerçek olan bu...
...değildir diyemezsiniz. Hayatımız tehlikededir.
Bunu bir bilimkurgu senaryosu gözüyle bakalım. Tıpkı...
...Armageddon veya Deep Impact filmlerindeki gibi,...
...büyük bir kuyrukluyıldız yeryüzüne çarpmak üzere...
...diyelim. Burada felsefeye değil, onu patlatmak için,...
...ne bileyim, belki güçlü atom bombalarına...
...ihtiyacınız vardır. Ama demek istediğimi anladınız.
Tehdidin varlığı ortadadır. Böyle bir durumda...
...felsefeye ihtiyaç duymazsınız.
Filozof dediğimiz kişinin bugüne dek bir cevap...
...üretebildiğini sanmıyorum. Ama felsefenin harika...
...tarafı da bu. Genel anlamda demiyorum. Filozoflar...
...sadece soru sorarlar. Nedir felsefe? Bazılarının...
...sandığı gibi mutlak doğruları bulmak üzere...
...yapılan ve sonra da bilimciler sayesinde...
...gerçeklere dayanan, ölçülebilir ve çözülebilir...
...sorunlarla uğraşıyoruz denerek kuşkucu bir tavrın...
...takınıldığı çılgınca bir zihin jimnastiği değildir.
Filozoflar metafizikle ilgili aptalca sorular sorar;...
...erişilmez olduklarını bildiğimiz mutlak...
...doğrularla bir tür oyun oynarlar. Hayır, bence...
...felsefe çok mütevazı bir disiplindir. Gerçek...
...felsefe, farklı bir soru sorar. Filozof, özgürlük...
...sorununa nasıl yaklaşır? Özgür müyüz değil miyiz?
Tanrı var mı, yok mu? gibi sorularla değil. Onun...
...yerine tefsir diyeceğimiz basit bir soru yöneltir.
Der ki Özgür olmak ne anlama geliyor?
Felsefe işte temelde bunu yapar. Belli bazı sanıları,...
...bilgileri kullandığımızda anlayışın kati ufkunun...
...nerede olduğunu bulmaya çalışır. Doğru var mı?...
...diye aptalca bir soru sormaz. Onun yerine...
...Bu doğru dediğinde ne demek istiyorsun? diye sorar.
Gördüğünüz gibi, felsefe gerçekten mütevazı bir şeydir.
Filozoflar ölümsüz gerçeği arayan çılgınlar değillerdir.
Günümüzde piyasa, kötü huylu özelliklerinden...
...arındırılmış ürünlerle dolu:
Zengin Kremalı, Yağsız Krema, Enfes Kremalı
Gayet Bira, Alkolsüz Bira
Kafeinsiz Kahve, Bu Sabahki Sıcak İçeceğiniz
Sanal Seks, Seks Yapmadan Seks
Kimsenin Ölmediği Harp Sanatı (tabii bizim taraftan...
...kimsenin) Savaşsız Savaş
-Kukla ve Cüce
Burada bence Lacanın Dostoyevski modelini o ünlü...
...tersine çevirişiyle karşı karşıyayız. Tanrı yoksa...
...her şeye izin vardır kalkmış Tanrı yoksa...
...her şey yasaktır olmuş.
Ama nasıl? Bir yanda mutluluk ve hazla dolu bir yaşam...
...sürmenize izin veriliyor. Ama mutlu olmak için...
...tehlikeli aşırılıklardan kaçınmanız gerek deniyor.
Sonuçta her şey yasaklanıyor. Yağ yiyemezsiniz, kahve...
...içemezsiniz, hiçbir şeye sahip olamazsınız. Ne için?
Keyif alabilmek için. Bugünün hedonizmi, hazzı...
...kısıtlamalarla birleştiriyor. Hazla...
...kısıtlama arasındaki doğru ölçü denince eskiden...
...anlaşılan kavram artık yok. Seks yapılabilir ama...
...aşırıya kaçmamalı türünden bir şey değil. Çok daha...
...paradoksal bir durum söz konusu. İki aşırının...
...birbirine derhal tesadüf etmesi gibi bir şey. Sanki...
...etki ve tepki birbirine tesadüf ediyor. Hasara...
...sebep olan şeyin kendisi, hasarı, iyileştirecek ilaç...
...oluveriyor. Bunun en güzel örneğine bir süre önce...
...Kaliforniyada rastladım. Burada New Yorkta da satın...
...alınabiliyor mu, bilmiyorum. Ama orada...
...çikolatalı bir müshiller var.
Reklamında ne diyor, biliyor musunuz? Kabızlık mı...
...çekiyorsunuz? Bu çikolatadan daha fazla yiyin.
Maddenin kendisi, daha şimdiden kendi panzehiri...
...olmuş çıkmış. Bu duruşun başımıza açtığı belanın...
...olumsuz kanıtı, günümüzde gerçek ve kısıtlanmamış...
...tüketimin, uyuşturucu, özgür seks ve sigara gibi...
...ana kollar üzerinden asıl tehlike olarak belirmeye...
...başladığı gerçeğidir.
Yasa olmadığı halde yasağın evrenselleşmesini nasıl...
...açıklayabiliriz?
Olası tek bir açıklama var: Haddin aşılması olarak...
...deneyimlediğimiz keyfin kendisi, en içten haliyle...
...empoze edilmiş ve ısmarlanmış bir şey.
Keyfi asla kendiliğinden yaşamıyor, keyif duymak...
...için gelen belli bir emri izliyoruz.
Bu müstehcen emre, bu müstehcen çağrıya...
...psikanalizde verilen isim: Haz duymak, üst benliktir.
-Çünkü Ne Yaptıklarını Bilmiyorlar: Politik...
...Bir Faktör Olarak Zevk
Geleneksel psikanaliz kavramı, bazı iç engellemeler...
...yüzünden babadan gelen veya toplumsal yasakların aşırı...
...olanlarını içselleştirdiğinizi veya...
...kendinizi onlarla özdeşleştirdiğinizi söyler.
Kendinizi özgür kılamazsınız ki haz duyabilesiniz. Haz,...
...size suçluluk hissettirecek bazı patolojik biçimleri...
...dışında, erişebileceğiniz bir şey değildir. O zaman...
...fikir şudur: Psikanaliz, içselleştirdiğiniz bu...
...yasakların üstesinden gelerek veya onları askıya...
...alarak haz duymanıza imkan sağlar. Günümüzün sorunu,...
...iktidardaki ideolojinin hayatın farklı yönleriyle...
...keyfini çıkarın diye buyurmasıdır. Bu cinsel...
...keyif, tüketim veya ticari mal keyfinden tutun da...
...tinsel keyfe veya kendini gerçekleştirmeye kadar...
...uzanabilir. Bence günümüzün problemi, yasaklarınızdan...
...nasıl kurtulacağınız ve kendiliğinden keyif...
...alacağınız değil, keyif almanızı buyuran...
...o emirden nasıl kurtulacağınızdır.
New York Psikanaliz Enstitüsü gibi örgütler, bundan 50...
...küsur yıl önce Dr. Sigmund Freud tarafından ilk öne...
...sürüldükleri zaman radikal diye nitelenen teorilerin...
...genel kabul görmesine yardımcı olmuşlardır.
Çocukluktaki hayal kırıklıklarıyla...
...erişkinlikteki davranış bozuklukları arasındaki...
...ilişki, New Yorktan Dr. Rene Spitz gibi otoriteler...
...tarafından açıkça ortaya konulmuştur.
Çocukluk deneyimlerinin bastırılması, hayatın daha...
...sonraki dönemlerinde zihinsel çatışmalar...
...yaratacak bazı örüntüler oluşturabilir. Böyle bir...
...çatışma, bireyi çocukken hissedilmiş güvensizlik...
...duygularının aynısına götürebilir. Böyle...
...çatışmalar bireyi felç ettiğinde ve onu özgür...
...davranmaktan alıkoyduğunda, o bireyde bir nevroz...
...meydana geldiğini söyleyebiliriz. Şimdi...
...nevrozun nasıl geliştiğine bakalım.
Bir an için dahi olsa konuşmaya ara verirsem...
...tüm o gösterişli görünüş paramparça olacak ve...
...insanlar karşılarında hiç kimsenin veya hiçbir şeyin...
...olmadığını düşünecekler diye çok korkuyorum. Sanki...
...insanlar karşılarında hiçbir şey olmadığını fark...
...etmesinler diye devamlı hiperaktif olmak ve onları...
...yeterince büyülemek zorunda kalan bir hiçbir şeymişim...
...gibime geliyor. Benim de korkum bu.
Ne zaman?
Tamam. Hepiniz tamamsınız.
Psikanalize en büyük yaklaşımlardan biri, onun...
...bireye ve patolojik bozukluklara yönelik bir...
...teori olduğu ve psikanalizi diğer kültürel veya...
...toplumsal olaylara uygulamanın teoride meşru...
...olmayacağı yolundadır.
Birey olarak toplumsal alanla ne yoldan bir ilişki...
...kurmanız gerektiğini sorgular. Sadece diğer...
...kişilerle değil, anonim anlamda da toplumsal diyorum.
Bir kişi olarak var olabilmek için, normal bir birey...
...olmalısınız ki anonim anlamda toplumsal alanla...
...bir ilişki kurabilesiniz.
Neyin yorumu yapılır ve neyin yapılmaz? Her şeyin yorumu...
...yapılır. Bu Freudun Das Unbehagen in der Kultur...
...demesidir. Yani Uygarlık ve Hoşnutsuzlukları,...
...daha açık söylersek Kültürdeki Rahatsızlıklar.
Çoğumuz sadece normal olmakla kalmıyor, normal de...
...sosyalleşiyoruz. Bazı aptallar bunu başaramıyor...
...ve dökülüyor. Onlar normalleştirilmek zorundalar.
Kültürün kendini normal olan ya da normal görünen bir...
...çizgiye oturtabilmesi için bir dizi patolojik kesme...
...veya bozunumlardan geçmesi gerek. Burada da yine bir...
...rahatsızlık söz konusu. Kendimizi böyle bir kültüre...
...ait değilmişiz gibi hissediyoruz. Bu da normal...
...bir kültür olmadığı anlamına geliyor. Kültür,...
...yeniden yorumlanmak zorunda.
Artı-keyfi bir paradoks tanımlıyor. Bu artı,...
...kendini normal ve temel bir keyfe iliştiren bir...
...fazlalık değil. Çünkü böyle bir keyif sadece bu...
...fazlalıkta ortaya çıkıyor. Ve bu fazlalık, temelde...
...bir aşırılık.
Fazlalığı çıkardığımızda keyfin kendisini yitiriyoruz.
Tıpkı hayatta kalabilmek için kendi maddesel koşullarını...
...sürekli kökten değiştirmek zorunda olan kapitalizmin...
...değişmeden kalarak bir iç denge kurduğunda var olma...
...imkanını yitirmesi gibi.
Öyleyse, kapitalist üretim sürecini harekete geçiren...
...nedenle yani artı-değerle, arzunun nesnesi-nedeni olan...
...artı-keyfin arasındaki türdeşlik budur.
-İdeolojinin Yüce Nesnesi
Lacanı niçin Marxla birleştirdiğimi soruyorlar.
İlk cevabım Lacan bunu zaten yaptı oluyor.
Ben örneğin Marxın ticari mal fetişi kavramıyla neyi...
...hedeflediğini kavramak istiyorsak, onu Lacanın...
...fantezi dediği psikanalitik kavramla...
...birlikte düşünmemiz gerektiği kanısındayım.
Bence ırkçılığın yeni ve aşırı biçimleri veya hoşgörülü...
...toplumlarımızın işleyişi gibi görüngüleri, Lacanın...
...kullandığı şekliyle fantezi veya artı-keyif...
...ve gerçek gibi Lacancı kavramların kullanımı...
...sayesinde anlayabiliriz. Yine burada psikanalitik...
...üst benlik kavramı da, özellikle Lacan tarafından...
...belirtildiği biçimiyle, ahlaki değil de müstehcen...
...kategoriden keyfi buyurması açısından bize yardım...
...edecektir. Bence Freud, teorisinin geleneksel...
...kurulumunda, cinsel kontrolün ve bastırmanın...
...daha geleneksel bir ahlakına dayanan standart...
...kapitalizmi daha uygun biçimde açıkladıysa, Lacan...
...da sonraki dönemlerin hoşgörülü kapitalizminin...
...paradokslarını mükemmel biçimde açıklamıştır.
Diyet ve kafeinsiz. Olay, bu koladır!
İçtikçe daha çok içesiniz geliyor.
İçesiniz geldikçe daha çok satın alıyorsunuz.
Mülkün saf dış görünüşü olan hiçliğin kendisini için.
Bu kola asla olay değildir!
Bu örnek, üç kavram arasındaki bağı dokunulabilir kılıyor:
Marksçı artı-değer
Artı-keyif olarak Lacanın objet petit ası.
Üst benliğin paradoksu
Ne kadar çoğa sahip olursanız, o kadar çoğunu ister,...
...o kadar çok içer, o kadar çok susar, o kadar çok...
...üst benliğinize itaat eder, o kadar suçlu olursunuz.
-Kırılgan Mutlak: Veya Hıristiyan Mirası Uğruna...
...Savaşmaya Niçin Değer?
En son ne zaman yemek yediniz? Kahvaltıyı aşağıda mı ettiniz?
Bir saat falan sonra aşağı ineriz. Hani şu sizin kahve...
...içtiğiniz yer var ya. Oranın et mönüleri...
...gayet güzel.
-Herkes vejetaryen. -Yozlaşma.
Maymuna dönüşeceksiniz.
Tam anlamıyla fırsatçı davranayım diyorsanız...
...şurada bir masa var.
Dilersen hepimiz için siparişi ben verebilirim.
Şunu şu tarafa koyalım mı?
-Göstermek ister misin? -Hayır, hayır.
Evet. Temelde nasıl bir yanlış anlama oldu da bu kadar...
...insan geldi dersin? -Alamayacakları bir şeyi...
...bekledikleri gibi korkunç bir duyguya kapılıyor ve...
...merak ediyorum. Birçok solcu benden formül bekliyor.
-Doğru. -Güya ne yapılacağını...
...onlara ben öğreteceğim. Ben ne biliyorum ki?
Sence dinleyicilerin özel olarak aradıkları şey bu mu?
Hayır. Bu, sağduyumu kullanarak yaptığım basit...
...bir saptama. Dur biraz. 2000 kişi. Biraz...
...abarttıklarını düşünüp 1000 kişi diyelim. Hepsi de...
...Lacanla benim kadar ilgileniyor olamaz, değil mi?
Haklısın.
Basit bir soru sorabilir miyim? Bir kızın olsaydı,...
...bu adamın kızını sinemaya götürmesine...
...izin verir miydin? Dürüst ol. Cevap hayır.
Görünüşümden nefret ediyorum. Bazı belgelerde daha da kötü.
Bazı fotoğraflarda gerçekten bir suçluya benziyorum.
Sence senden bir tür politik tavsiye falan beklediler mi?
Hayır. Sorun şu ki ne zaman politika konuşmaya başlasam...
...sahte bir konuşmaymış gibime geliyor. Numara...
...yaptığımdan veya söylediğimi...
...kastetmediğimden falan değil. Ama yüreğim,...
...söylediklerimin arkasında olmuyor. Hegel hakkındaki...
...o kitabı yazmaktan gerçekten çok hoşlanmıştım.
Ve mesajın bu kısmını okuyucuya iletemiyorsunuz.
Bunu en son kitabımda da görmek mümkün. Operanın...
...İkinci Ölümü adlı bu kitabı çok sevmiştim.
O kitap, çok mütevazı davranıyor ve hiçbir şey...
...yapmıyor. Ama ben de zaten bunu seviyorum.
Daha bir şey ısmarlamadık, değil mi?
-Üstünde fiyatları var mı? -Hayır. Önce mönüye...
...bakmalıyız. Milano usulü fileto, Sezar salatası.
Bu, şoke olmaya gelen ve çıkıp gitmeyi uman insanlar için.
Demek bu yüzden burada. Kapıya kadar gelenler ürküp...
...içeri girmesin diye. -Evet. İyi bir tepki...
...alacağım yönünde küçük de olsa bir umudum var.
Tek işlevi var. -Hiç işe yaradı mı?
-Evet. -Gerçekten mi?
Doğrusunu istersen, evet. Gerçekten itici ve aykırı...
...bulanlar oldu. Benim endişem, umursanmamak...
...değil kabul edilmek. Alaycı göründüğümde, amacım...
...ciddiye alınmamak. Ciddiye alınmamak nedir? Alayın bir...
...şekli değil midir? Şakanın biçimi, ciddi olmadığımı...
...yansıtmalı. Ama insanlar hâlâ bu adamın büyük...
...suçları işlediğini düşünüyor. Bilemiyorum.
Tabii bu kadar basit değil. Basitçe Ben bir...
...Stalinciyim desem bu çılgınlık ve zevksizlik olur.
Ama yine de içinde şaka olmayan bir şeyler...
...barındırdığı açık. Tek şans solun faşizmi kendine...
...mal etmesi dersem bu ucuz bir şaka olmaz. Önemli...
...olan, standart liberal muhalefetin tehdidinden...
...sakınmak. Özgürlüğe karşı totaliter düzen, disiplin...
...ve ortak düzen, itaat ve fedakarlık. Bunun...
...tabiatında faşizm olduğunu sanmıyorum.
Arkadaşlarım sık sık O zaman insanları niye gereksiz...
...yere kışkırtıyorsun? Neden kastettiğini basitçe...
...söylemiyorsun? Faşizme karşı olduğunu falan?...
...diye soruyorlar. Onlara diyorum ki, Evet, bu soyut...
...bir teorisyene hatta bir aydına yakışacak bir ifade...
...olurdu. Ama işler böyle yürümüyor. Stalinizm ve...
...onun en korkunç yönleri hakkında herhalde beni...
...Stalinci olmakla suçlayan insanlardan çok daha fazla...
...şey yazmışımdır. Kusura bakmasınlar ama benim...
...mesajımı iletebilmemin tek yolu bu. Kalkıp Tabii ki...
...faşizme karşıyım. Geleneksel olarak daha çok...
...sola atfedilmiş bazı tavırlar vardır ki faşizm...
...onları kendine mal etmiştir demek, arzulanan...
...politik etkiyi uyandırmaz. Sadece liberal fikir...
...birliğine onu yeniden sahiplenme imkanı...
...verdiğiyle kalır. Bu yüzden onu aşırıya kaçarak...
...söylemelisiniz.
Bunlar tabii yine Lufthansa çorapları. Bugün iki tane...
...çaldım. Saçlarımı yıkatmaya gitmiştim. Gergin olduğum...
...her halimden belliydi. Kadın bana Size biraz...
...yağla masaj yapayım dedi. Çok hoşuma gitti ama bana...
...müstehcen geldi. Kendimi mastürbasyon için para...
...ödemiş gibi hissettim.
Çok müstehcendi. Beni gevşetti ama biraz fazlaydı.
Gerçekten mi?
Tanrım, neredesiniz? Bu bana suyun plastik şişelerle...
...taşındığı sosyalizmi hatırlattı.
Evet, bizi bekliyorlardı. Ama biz geç kalmadık.
Anlıyorum. Burada değildiniz de ondan.
Ama gördüğünüz gibi bizi bekliyorlar. Bundan değil.
Siz gelmeden başlamadılar.
Bizi bekliyorlar. Elimizden geldiğince çabuk başlayalım.
Akademisyenlerin büyük çoğunluğu, solun yeni bir...
...cevaba ihtiyacı olduğu fikrine saplanıp kalmış...
...durumda. Bu aslında Köktenci bir devrim olsun...
...ama nispeten refah dolu hayatlarımıza da olduğu...
...gibi devam etmek istiyoruz demek değil mi? Ne demiş...
...Robespierre? Devrimsiz bir devrim istiyoruz.
Fark ettiğim kadarıyla gayretlerin standart...
...çoğunluğuyla arasında oluşan temel fark, ilerici...
...liberaller tarafından...
Bunun anlamı ne? Böyle açık bir politik formülü...
...beklemek ve Zeki bir aydın elimize bir formül...
...tutuştursun da kapitalizme son verelim. Sosyalizm...
...egemen olsun demek de bir yönden sahte değil mi?
Ben aptalım. Anlamıyorum.
Özür dilerim. -Size bunu vermek istemiştim.
Çok teşekkür ederim.
Bir açıdan bunu, neredeyse Lacancı bir öznelliğin...
...mezarından çıkarılmasını yine kabul etmek zorundayım.
Bu bir şeylerin taraftarı olduğumu ama taraftarı...
...olduğum şeyin ustası olmadığımı, ona egemen...
...olmadığımı gösteriyor. İnsanlar bende bir şeyler...
...görüyor. Beklentileri var. Onlara bugün herkesin solcu...
...bir aydından beklediği formülü, Ne yapmalıyız?...
...şeklindeki büyük soruyu vereceğim yolunda politik...
...beklentileri olabilir. Veya onlara psikolojik yardımı...
...dokunacak bir yol göstericilik, veya teorik...
...bir eğlence beklentisi. Filmlerden örnekler vererek...
...anlatacağım bel altı fıkralar falan. Tüm...
...dürüstlüğümle bunu kabul ediyorum. Bence buna tepkim...
...Tüm bu yanlış anlamalar yüzünden asıl demek...
...istediğimi atlıyorlar olmamalı. Benim görevim,...
...analizci konumumu korumaya çalışmak. Bu da nakletme...
...yoluyla bu beklentilerle oynayarak onları...
...sarsmaktan, çürütmekten geçiyor. Onlara ne...
...verebilirim? değil de Bu beklentiler meşru mu?
Bu beklentiler onlara onlar hakkında ne anlatmalı?...
...diye bir soru sorulması gerektiğini onlara...
...açıklayabilmek için.
Büyük bir ilerici hamle genelde Çinle uğraşması...
...gereken demokratlar değil Nixondı demek şeklindeydi.
İşin içine bu paradoks giriyor. Fransada,...
...Cezayirden çıkanlar sosyalistler değil...
...De Gaulledü. Ama biraz kuşkucu yaklaşıyorum.
Size bana göre gerçekten entelektüel bir...
...süperstarsınız. Size dokunmak istedim.
Üzgünüm.
Size bunun bir kopyasını getirdim.
-Mükemmel. -Beni gerçekten etkilediniz.
Ciddi olun. Blöf yapıyordum. Yorulmuştum.
Güzel bir duş alması gerek.
Kim bilir? Buradaki adam mı? Affedersiniz. Bu şeylerden...
...anlar mısınız? The Heroyu yapan Çinliyi tanıyor musunuz?
Piyasada Double Indemnity adlı filmi bulmak...
...mümkün müdür acaba? -Hayır, şu anda mevcut değil.
Being There de yoktur herhalde. Durum kötü.
Being There. Peter Sellers. -Elimizde olabilir.
Hal Ashby. Bana biraz fazla entelektüel. Maymun muza...
...erişemeyecek. Lanet olsun. Buradan alamayacağım.
Amerikan filmleri, 1970ler. Being There.
-Ne o? -Being There. Harika bir...
...filmdir. Benim anal karakterim. Fiyatı da uygun.
Hangi filme ihtiyacım var? Fountain Head gelmiş...
...geçmiş en iyi Amerikan filmidir. Sonra en iyi...
...Alman filmi, Opfergangdır.
Özveri Yolu, Nazi yönetmen Veit Harlanın 1944 yapımı...
...filmi. Yani elimizde bir Ayn Rand, bir Nazi ve...
...ne yazık ki... Evet, bu daha standart.
Korkunç Ivan, Eisenstein. Bu üç film bence...
...tüm zamanların en iyi üç filmidir.
Bunu istiyorum. Bu ikisini alalım. Bence bu kadar.
-Bunları sana ben alayım. -Anlamadım? Hayır, dur biraz.
Zavallı çalışan sınıf Amerikan kızı seni.
Parasını kim ödeyecek? -Cidden diyorum.
-Ciddi misin? -Evet. Sana ben alayım.
-Arzumun ebedi sırrı olsun. -Evet.
Bunu yapacağından kuşkulanmış mıydım acaba? Bu teklifi...
...yapmasan son anda Belki şu an almasam da olur. Zaten...
...taşıyacağım bir sürü şey var der miydim?
Bu film bayağı pahalıymış. 32 Dolar.
Kes yoksa üç film daha seçerim!
Asıl üzüldüğüm... Dur biraz! Bu da ne?
Aman Tanrım!
Affedersiniz. Bunu da alabilir miyim?
Affedersin. Haydi yallah!
Şu an ne üzerinde çalışıyorsun, Slavoj?
Yeni kitabın nedir? -Mega-Gıdıklanan Özne,...
...ikinci bölüm. Çok büyük, mega bir şey.
-Neresine kadar geldin? -Sonuna yaklaştım.
Ama mega olacak. Kısmen felsefe, teoloji. Kısmen...
...bilişselcilik. Şimdilerde beyin bilimlerine dalmış...
...bulunuyorum. Kısmen de politika, müstehcenlik...
...falan filan.
-Adı ne olacak? -Henüz bilmiyorum. Belki...
...Paralaks Manzara. Ama önce amazon.coma bakmalıyım.
Daha önce Paralaks Manzara adında 20 kitap çıkmış...
...olmasını istemem. İşin bu yönünü araştıracağım.
Paralaks Manzara ne anlama geliyor?
Benim konumuma mümkün olduğunca yaklaşan basit...
...bir anlamı var. Diyelim bir nesneye baktığınızda...
...belirgin bir hareket görüyorsunuz. Nesne hareket...
...ediyor veya değişiyormuş gibi görünüyor. Ama aslında...
...sizin bakış açınız kayıyor. Ayın, yıldızların, güneşin...
...paralaksı gibi. Burada asıl fikir, öznel konumunuzdaki...
...kaymanın saf hale gelmesi. Bunu, nesnede gerçekleşen...
...bir hareket olarak algılıyorsunuz. Ama ben...
...tabii buna küçük bir değişiklik ekliyor ve bunun...
...bir anlamda nesnenin kendi içinde olduğunu söylüyorum.
Çünkü nesnelere ve öznelere aracılık ediliyor.
Beni tam olarak ilgilendiren bu radikal sahne değişimi.
Bir bakış açısından diğerine geçerseniz bu zıtlığın...
...üstesinden gelmeniz imkansız. Sonra bunu...
...felsefe bilişsel bilim yoluyla sistematik olarak...
...geliştiriyorum. Bilişsel bilimde paralaks şöyle olurdu:
Ya kendi iç deneyiminize bakarsınız ya da kafatasını...
...açar ve içindeki beyin denen aptal et parçasını...
...görürsünüz. Ama gerçekte o sıçramayı yapamazsınız.
Bilimsel yoldan açıklayabilseniz bile...
...gördüğünüz aptal et parçasının düşünce...
...olduğunu kabul edemezsiniz.
Tüm eserlerinizi imbikten geçirseydik hangi üç kitap...
...öne çıkardı? -En iyi kitaplarımdan üçü...
...ne yazık ki yabancı. Yüce Nesne, Olumsuz Olanla...
...Yırtmak ve Gıdıklanan Özne derim. Şimdi bir de...
...bu yeni kitap var. Şuradan buradan aldığım küçük...
...parçalarla ciddi bir eser ortaya çıktı. Elimden gelen...
...buydu. Ama birincisi hakkında kendimi giderek...
...daha eleştiriyorum. Hâlâ fazla liberal. Ben...
...demokrasiden yanayım ve utanç duyuyorum. Şöyle...
...demiş olmak beni üzüyor: Totaliterlik diye bir şey...
...vardı ve kötüydü. Bence toplumda çoğulculuk olmalı.
Aman Tanrım, neden bahsetmişim ben böyle? Marx kardeşlerin...
...şakası vardır ya Böyle böyle bir kulübün asla...
...üyesi olmazdım diye. Ben kendim olmasaydım...
...kendimi hapse attırırdım.
Yazmak konusunda çok karmaşık bir ritüelim var. Kendimi...
...masa başına oturtmam psikolojik açıdan imkansız.
O yüzden kendimi kandırmak zorundayım. Geliştirdiğim...
...bir strateji var ki en azından bende işe yarıyor.
Fikirlerimi not alıyorum ama bunu gayet özenli bir...
...biçimde yapıyorum. Belli bir düşünceyi tam cümleler...
...kullanarak yazıyorum. Belli bir yere kadar kendime...
...Hayır, henüz kitabı yazmaya başlamadım. Sadece...
...fikirleri not alıyorum diyorum. Sonra bir an...
...geliyor ve Her şey zaten yazılı. Geriye düzeltmek...
...kaldı diyorum. Yani işi notlar almak ve onları...
...düzeltmek diye ikiye ayırdım. Böylece...
...yazma eylemi ortadan kalktı.
Durun biraz. Daha yüksek sesle sorar mısınız?
Kendi başarınızı nasıl açıklıyorsunuz? Özellikle...
...de şimdi hastalıklı bir toplum olarak gördüğünüz...
...ABDdeki başarınızı?
Güzel soru. Ama Ben mütevazı biriyim falan diyeceğim...
...anlamda değil. Hayır, bu çok daha ciddi bir görüngü.
Açık sözlü olacağım. Belli bir yüzeysel düzeyde ben...
...nispeten popülerim ama benim ve arkadaşlarımın...
...akademik çevreler üzerinde ne kadar az etkimiz...
...olduğunu hayal bile edemezsiniz. Bu yüzden...
...de bunca düşmanımızın, artık onlar her kimse, biz...
...Lacancıları söylevin fallus/söz merkezci gücü...
...olarak göstermeye çalışması çok sinirime dokunuyor.
Bizi söylevin dogmatik bir gücü olarak betimlemek...
...çok revaçta.
Örneğin dün aynı konuşmanın farklı bir doğaçlamasını...
...New York Columbiada yaparken, sonlara doğru...
...bir hanım bana Ama niye? diye sordu. Benim niye...
...böyle dogmatik bir Lacancı olduğumu bilmek istiyordu.
Derrida konusundaki yanlış yorumunuz bence...
...eserlerinizle de özdeş. Bunun eserlerinizde...
...uzaktan işlev gören belli bir inancın başka bir...
...biçimi olup olmadığını merak ediyorum.
-Ne? Hangi inanç? -Eserlerinizde inanç olarak...
...işlev gören dogmatik Lacancı temadan söz ediyorum.
Mükemmel! Mükemmel soru!
Çok basit ve deneysel bir soruyla, Anglosakson...
...geleneğine uygun güzel bir soruyla karşınıza dikileceğim.
Gayatri Spivak ve Derrida arasındaki kısa çatışma...
...dışında, bana Derrida hakkında eleştirel bir söz...
...sarf etmiş tek bir Derridacı gösterebilir...
...misiniz? Rudolph Gasche mi? Avital Ronell mi? Sam Weber...
...mi? Bir tane isim verin. Niçin biz dogmatiğiz de...
...onlar değil?
Sam Weberin Derrida hakkında hiç ironik veya eleştirel...
...bir söz sarf etmiş mi, söyleyin. Veya Avital Ronell.
Veya Rudolph Gasche. O zaman niye ben dogmatik biçimde...
...Lacana iliştiriliyorum?
Bunun niçin inkar edilen...
...bir inanç olduğunu düşünesiniz, falan demiyorum.
Ben bir Lacancıyım. Yani siz burada zaten açık olan bir...
...kapıyı çalıyorsunuz. Bunu kanıtlamak için...
...yapıbozumcu bir çözümlemeye ihtiyacınız...
...yok ki. Ben pankart taşıyan cinsinden bir Lacancıyım!
Burada bir durum var ve dikkatinizi ona çekmek...
...istedim. Size gerçek cevabı verebilmek için popüler...
...olduğumu kabul etmeliyim. Bana atfedilen palyaçomsu...
...bir yön var. New York Timesta beni bir Marx...
...Kardeş olarak gösteriyorlar. Üzerinde...
...durmuyor olabilirim. Ama yine de bundan artık...
...sıkıldım çünkü hakkımda aptalca haberler çıktığı...
...veya bana tepkiler geldiği zaman beni bir tür komedyen...
...olarak gösterme ve kıyaslama dürtüsü de ortaya...
...çıkıyor. Asıl soru şu olmalı: Bu dürtü nereden...
...geliyor? Beni neden sadece esprilerle başarılı...
...olabilecek biri olarak gösterme ihtiyacı duyuluyor?
Bu numarayı yayıncılarım bile yutmuşlar. Leninin...
...Metinlerine Giriş adlı kitabım Verso tarafından...
...neredeyse geri çevrilecekti. Neden?
Birincisi, Versodakiler araya sürekli espriler...
...serpiştirdiğimi söyleyerek kapris yapıyorlardı.
Alın size içinde espri olmayan bir kitap, dedim. Bu defa...
...da Bunda hiç espri yok. Bu kitabı kimse almaz...
...diye sitem ettiler.
Yani olan biten aslında görünenden çok daha fazlası.
Çok karmaşık bir görüngü. Beni popüler hale getirmenin...
...beni ciddiye almaya karşı bir direniş olduğunu...
...söyleyesim geliyor. Nasıl desem? Bu yüzden popüler...
...bir komedyen olarak halkın önünde intihar etmek...
...benim görevim.
Umarım içeri girebiliyoruzdur. Hâlâ çalışıyor mu, bilmiyorum.
İşte burası.
Burada Hitchcock tarzı Yükseklik Korkusunun...
...çekimi burada yapılmalı. Buraya iki üç gelişimde...
...görmüştüm. Çünkü hâlâ çalıştığı sıralarda yukarı...
...asansörle çıkıyordunuz. Polislerin burada bir...
...şeyin üzerini örttüklerini ve etrafını çevirdiklerini...
...görürdüm. Kamerayı yukarı çevirirseniz sebebini...
...görürsünüz. İşte. Yukarıdan aşağı atlamak çok pratik...
...de ondan. Yukarı çıkıyor ve kendinizi aşağı...
...ırakıyorsunuz. Gayet mütevazı ve ahlaki bir...
...intihar. Dışarıda başkalarının gözü önünde...
...kalkışıp rezil olacağınız bir olay değil. Tabii ben...
...bunu organize etmek istedim. Kendinizi öldürmek...
...mi istiyorsunuz? Organize edelim. Beş Dolarına...
...garanti ederim ki burada küçük çocuklar olmayacak.
Foucaultnun biyopolitik dediği toplumda bunun nasıl...
...yapıldığını da biliyorum. Orada evlenmenize izin...
...vermek için AIDSli misiniz? Zihinsel dengeniz...
...yerinde mi? diye sorarlar. Ama işe yaramaz. Çünkü...
...yarasaydı benim evlenmeme asla izin verilmezdi.
Hayır, ben diyorum ki kendinizi öldürmek...
...istediğinizde de aynı yaklaşımı göstermeliler.
Tıbbi veya psikiyatrik bir tavsiye kurulu toplanır...
...ve bunun gerçek anlamda bir metafizik intihar mı yoksa...
...kısa süreli bir krizden kaynaklanan, örneğin...
...sevgilinizin sizi terk etmesi sonucu ortaya çıkan...
...ve aslında iki üç hafta içinde geçebilecek anlık...
...bir bunalım intiharı mı olduğuna karar verir. Tıbbi...
...veya psikolojik bir kriz söz konusudur. Veya olay...
...katışıksız bir metafizik intihardır.
Bir Marksçı olarak, biri gelip bana Lacanın zor olduğunu...
...söylerse, bu düşmanın sınıf propagandasıdır.
Bu konuda sohbetten bu kadar keyif alacağımı tahmin...
...etmemiştim. İyi hafta sonları. Kendinize iyi bakın.
Türkçe Çeviri: Burak AYGÜN
| |