ANKARA - Türkiyede tarım ilaçlarının ruhsatlandırılmasında, AB ve gelişmişülkelere paralel uygulamalar yapılırken, bu ilaçların yanlış ve bilinçsiz kullanımından kaynaklanan zehirlenmelerin, çok ciddi boyutlarda bulunduğu, zehirlenme nedenleri arasında, yüzde 15-20 ile ikinci sırada bulunduğu belirtiliyor.
Niğde-Borda yaşanan toplu zehirlenme olayını incelemek üzere Sağlık Bakanlığı tarafından oluşturulan inceleme heyetinin içinde yer alan Türk Toksikoloji Derneği Genel Sekreteri Hilmi Orhan, zirai mücadele ilaçlarının hiç eve sokulmaması gerektiğini belirtirken, olayın yaşandığı evin mutfak dolabında, kapağı açılmamış, endosülfan etken maddesi içeren bir şişe tarım ilacı bulunduğunu bildirdi.
Hastalardan alınan kan, kusmuk ve yiyecek artığı örneklerinde de söz konusu tarım ilacı kalıntısının bulunduğunu söyleyen Orhan, şu bilgiyi verdi: Bu ilaçlar, tarlada, depoda, ardiyede tutulması, eve hiç sokulmaması gerekirken, evdeki haşerelerin öldürülmesi için kullanılıyor. Çok etkili maddeler içeren bu ilaçları, tarımda bile kullanırken çok dikkatli olmak lazım. Özel eldiven, maske takmak, ölçüsüne dikkat etmek gerekiyor. Ancak, çiftçilerin, daha etkili olsundiye, daha yüksek dozlarda kullandığını, ilaç atarken, maske ve özel eldeven takmadığını, ilaçlama yapılan aletlerin temizlenmesi konusundada dikkatli davranmadığını biliyoruz. Bazı etken maddeler, uzun süre soluma halinde de etkili olabilirken, bunların yiyeceklere, kullanılan eşyalara bulaşması riski artırıyor.
Tarım ilaçlarının bu tür bilinçsiz kullanımının önlenmesi için, uygulayıcıların eğitilmesi ve sertifika sahibi kişilere ilaç satılmasıgerektiği yönünde öneride bulunan Orhan, inceleme sonuçlarına ilişkin hazırladıkları, içinde önerilerini de içeren heyet raporunu, Sağlık Bakanlığına ilettiklerini söyledi.
Yanlış ve bilinçsiz ilaç kullanımının çevre kirliliğine de neden olduğuna işaret eden Orhan, Halen, isteyen kişi, sigara, peynir alırgibi zirai ilaç alabiliyor. Bu tür yanlış kullanımların önlenmesi için, zirai ilaç uygulama kursları düzenlenerek, bu kurslardan sertifika almış kişilere ilaç satışının yapılması yönüne gidilebilirdedi.
Diğer taraftan bazı ülkelerde endosülfan bazlı ilaçların yasaklanması yönünde çalışmalar olduğuna da belirten Hilmi Orhan, Türkiyenin de bu gelişmeleri takip etmesi gerektiğini kaydetti.
TÜM MADDELER, BELİRLİ DOZLARDA ZEHİR OLABİLİR Uzmanlar, bilinçsiz ve yanlış kullanılan tüm maddelerin zehir etkisi yapabileceğine de işaret ediyor. Nitekim Türk Toksikoloji Derneğinin internet sayfasında, 16. Yüzyılın ilk yarısında yaşamış Paracelsusun, Tüm maddeler zehirdir; zehir olmayan madde yoktur. zehir ile ilacı ayıran DOZdur sözüne yer veriliyor. Hacettepe Üniversitesi İlaç-Zehir Bilgi Merkezi Enformasyon UzmanıAyçe Çeliker de, Türkiyede, zirai mücadele ilacı kaynaklı zehirlenmelerin, zehirlenme nedenleri arasındaikinci sırada bulunduğunu ve bu olayların Türkiyede maalesef çok yaygın olduğunu söyledi.
Tarım ilaçlarının ya yüksek dozda ve kullanım kurallarına uyulmadan ya da amaç dışında kullanımı nedeniyle zehirlenmeler ortaya çıktığını anlatan Çeliker, şu bilgiyi verdi: Tarım ilaçları, yaygın olarak ev haşereleri için kullanılıyor. Bu amaçla orijinal kabından çıkarılan ilaçlar, bardağa, çay bardağına,kavanoza, şişeye konuyor. Daha sonra bu kaplar, yemek amacıyla da kullanılınca, bulaşık maddeler gıdalara, insana bulaşıyor, zehirlenmelere neden oluyor. Özellikle çocuklar, evlerde tutulan bu ilaçlara dokunabiliyor, açıp kokluyor, döküyor veya içiyor. Çocuklar içinde çok ciddi riskler içeren bu ilaçların evde tutulması gerekir. Tarımda kullanılan organik fosfat içeren bazı ilaçlar, insanlar için zararlı olabilecek nitelikte. Buna rağmen, bu tür ilaçların sinek, böcek için evde kullanıldığını görüyoruz.
Çeliker, zehirlenme olaylarının önlenmesi için, eş-dost önerisi ile tarımsal ilaçların kullanılmaması gerektiğini vurgularken, bu ilaçların, amaçları doğrultusunda, önerilen şekil ve dozda kullanılması, arınma dönemine de dikkat edilerek ürünün hasat edilmesi gerektiğini belirtti.
Ayçe Çeliker, merkeze başvuruların yüzde 15-20sini, tarım ilaçlarının yanlış ve bilinçsiz kullanımından kaynaklanan zehirlenme olayları olduğuna işaret etti.
YASAL DÜZENLEMEYA BÜROKRASİ ENGELİ Tarım ilaçlarının yanlış ve bilinçsiz kullanımı nedeniyle yaşanan zehirlenme ve ihracat sorunları sürekli gündemde yer alırken, tarımda ilaç kullanımında zihniyet devrimi gerçekleştirecek yasal düzenleme, bürokratik süreç nedeniyle bir türlü tamamlanamadı.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 1957de çıkarılan ve şimdiye kadar önemli bir değişiklik yapılmayan 49 yıllık Zirai Mücadele ve Karantina Kanununu değiştirmekamacıyla, geçen yıl bir taslak hazırlayarak Temmuz ayında görüşe açtı. Taslak hakkında 30 Temmuz 2005e kadar görüşlerin bildirilmesi istenmesine karşın, kurumların bu süreye uymaması nedeniyle taslağa bir türlü son şekli verilemedi. En son ABnin de görüşü alınan taslak, gelecek hafta yapılacak toplantıda değerlendirilecek.
Zirai ilaç kullanımı konusunda önemli sınırlandırmalar getiren taslak ile ilk kez, hatalı ilaç kullanımı nedeniyle yaptırım uygulanması öngörülüyor. Rusyaya yaş sebze meyve ihracatında yaşanansorundan sonra, taslakta öngörülen yaptırım v e cezaların artırılmasının gündeme getirildiği belirtiliyor.
Gelecek hafta yapılacak toplantıda uzlaşma sağlanması halinde, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü (KKGM) tarafından hazırlanan taslağın, Bakanlık makamına sunulabileceği kaydedildi. Yaklaşık yarım asırlık Zirai Mücadele ve Karantina Kanunu değiştirecek taslakla, aynızamanda tarımsal mücadelede zihniyet devrimi de gerçekleştirilecek.
Önceleri tarımda zirai ilaç kullanımı özendirilirken, hazırlanan taslak ile çevre kirliliği ve insan sağlığının korunması amacıyla ilaçkullanımına önemli sınırlandırmalar getiriliyor. İlk kez yanlış ve tavsiye dışı ilaç kullanımına ağır cezalar öngörülüyor. Bakanlığın çıkardığı talimatlara aykırı hareket edenlere de ceza verilecek.
Halen yanlış ve tavsiye dışı ilaç kullanımı konusunda çiftçilere bir yaptırım uygulanamadığını belirten yetkililer, şu bilgiyi verdi: Tarım ürünleri toplandıktan sonra, gıda aşamasında limitlerin üzerinde ilaç kalıntısı varsa Gıda Kanunu gereği yaptırım var. Ama üretim aşamasında yanlış ilaç kullanı konusunda bir yaptırım yok. Böylece ilaç kullanımı tarlada kontrol altına alınmış olacak.
Tarımda son 50 yılda önemli bir dönüşüm yaşandığını, insan sağlığına ve çevreye zararı bilinmediğinden, tarımsal üretimi artırmakamacıyla zirai mücadelede ilaç kullanının özendirildiğini anlatan yetkililer, 1940larda, DDTnin tarımda kullanımının keşfedilmesi, Nobel Kimya Ödülüne layık görülmüştü. 40 yıl sonra da DDTnin kullanımı, insan ve çevre sağlığına etkisi nedeniyle yasaklandı. Şimdide bu etkiler nedeniyle ilaç kullanımında çok hassas davarınılıyor diye konuştu.
BİTKİ PASAPORTU GETİRİLİYOR Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu Taslağı, bitki ve bitkisel ürünlerin zararlı organizmalardan korunması, ithali, ihracı, yurt içinde nakledilmesi ve transit geçişleri ile ilgili dış ve iç karantina tedbirlerini, bitki koruma ürünleri ile alet ve makinalarının, üretimi, imali, ithali, ihracı, ruhsatlandırılması, satışı, denetimi ve kullanılmalarına yönelik olarak yapılan her türlü uygulama ve araştırmaları düzenliyor.
Kanundaki yeni düzenleme ile iç ve dış karantina tedbirleri daha da artırılarak herhangi bir zararlı organizmanın bulunduğu bölgeden buorganizma ile bulaşık olmayan başka bir bölgeye taşınmasını önlemek vebitkisel materyalin menşeini tespit etmek amacıyla Bitki Pasaportuuygulaması getiriliyor. Bitki pasaportu taşımayan bitkilerin nakline izin verilmeyecek.
Zararlı organizmalar ile mücadelede, entegre mücadele prensipleri göz önüne alınacak. Bakanlık, kimyasal mücadeleye alternatif mücadele metotlarının yaygınlaştırılmasını İyi Tarım Uygulamalarını-EUROGAP teşvik edecek, gerekli gördüğünde ayni veya nakdi olarak destekleyecek.
Taslakta, bakanlıkça belirlenen tedbirlere uymadan ülkeye bitki vebitkisel ürün getirenler veya transit olarak geçirenlere, evrakta sahtecilik yapanlara, kanuni limitlere, karantina tedbirlerine, ruhsatlandırma kurallarına uymayanlara, bin ile 25 bin YTL arasında değişen idari apara cezaları uygulanması, ürünlerin imha edilmesi gibiyaptırımlar bulunuyor.
Ruhsatsız olarak bitki koruma ürünleri ile zirai mücadele alet makinesi imal ve ithal edenlere de 50 bin YTL para cezası verilmesi buürünlerin de imha edilmesi öngörülüyor.
Zirai mücadele kalıntısı ile ilgili yükümlülüklere uymayanların ürünleri imha edilecek ve bu ürünlerin satışa sunulduğu yerler halka duyurulacak.
TÜRKİYEDE 405 TANE RUHSATLI AKTİF MADDE VAR Bakanlık yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Türkiyede halen 405 aktif maddenin ruhsatlı olarak tarımsal mücadelede kullanımına izin veriliyor. Bu maddeler, 3 bin civarında formül ile piyasaya sunuluyor.
ABde ise 984 aktif maddenin ruhsatlı bulunduğu, bunun 130unun olumlu liste-emniyetli ürün grubunda yer aldığı, 400ünün incelendiği, çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilere göre muhtemelen bunların bir kısmının ruhsatının ileride iptal edileceği belirtiliyor.
Türkiyede de sadece ABde ve gelişmiş ülkelerde ruhsatlandırılmışilaçlara ruhsat veriliyor. ABnin, Niğde-Borda zehirlenmelere neden olan endosülfan üzerinde incelemeler yaptığını belirten yetkililer, halen Yunanistan, İtalya, İspanya, Polonyada kullanılan bu maddenin 2007den itibaren yasaklanmasının gümdemde bulunduğunu, Türkiyenin de aynı doğrultuda hareket edeceğini söyledi.
Türkiyede ilaçların ruhsatlandırılmasında bir sorun yaşanmadığını, sorunun, biliçsiz, amaç dışı ve aşırı dozda kullanımından kaynaklandığını vurgulayan yetkililer, buna rağmen geçenyıl analiz edilen 2 bin 71 tarımsal ürünün yüzde 4.24ünde limitin üzerinde zirai ilaç kalıntısı bulunduğuna açıkladı.
ABde de limiz üzerindeki kalıntı bulunan ürünlerin oranının yüzde4-6 arasında bulunduğuna işaret eden yetkililer, Türkiyede durumun, zaman zaman ifade edildiği gibi çok vahim olmadığını söylüyor. Ancak kaçak, Türkiyede ruhsatlandırılmayan ilaçların kullanımı sorunu da henüz çözülemedi. Bu nedenle çiftçilerin bilinçlendirilmesi,analizlerin artırılması çok önem taşıyor.
Türkiyede hektara ilaç kullanımının 450 gram ile dünya ve AB ortalamasının çok altında olmakla birlikte, bölgelere göre ilaç kullanımında dengesizlikler bulunuyor. Ege, Akdeniz ve Trakyada yıldabirkaç ürün alınması nedeniyle yoğun ilaç kullanıldığı için, bu yörelerde ilaç kirlenmesinin söz konusu.
ABnin 2007den itibaren uçak ile zirai mücadeleyi yasaklamasına paralel, Türkiyenin ABye uyum amacıyla bu konuda önlem alması gerekiyor.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |