Zirai ilaç, yanlış ellerde zehir oluyor
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık
Zirai ilaç, yanlış ellerde zehir oluyor
Bitkilerde zararlı ve hastalıklarla mücadele için ruhsatlandırılan ilaçlar, türkiye’de sinek, hamamböceği, fare gibi ev haşereleri ile mücadele için de kullanılıyor.
Tarım ilaçlarının bilinçsiz ve yanlış kullanımı, en son Niğ'de-Bor'da 3 kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu.

AA
Güncelleme: 14:05 TSİ 11 Mayıs 2006 Perşembe

ANKARA - Türkiye’de tarım ilaçlarının ruhsatlandırılmasında, AB ve gelişmişülkelere paralel uygulamalar yapılırken, bu ilaçların yanlış ve bilinçsiz kullanımından kaynaklanan zehirlenmelerin, çok ciddi boyutlarda bulunduğu, zehirlenme nedenleri arasında, yüzde 15-20 ile ikinci sırada bulunduğu belirtiliyor.


Niğde-Bor’da yaşanan toplu zehirlenme olayını incelemek üzere Sağlık Bakanlığı tarafından oluşturulan inceleme heyetinin içinde yer alan Türk Toksikoloji Derneği Genel Sekreteri Hilmi Orhan, zirai mücadele ilaçlarının hiç eve sokulmaması gerektiğini belirtirken, olayın yaşandığı evin mutfak dolabında, kapağı açılmamış, “endosülfan” etken maddesi içeren bir şişe tarım ilacı bulunduğunu bildirdi.

Hastalardan alınan kan, kusmuk ve yiyecek artığı örneklerinde de söz konusu tarım ilacı kalıntısının bulunduğunu söyleyen Orhan, şu bilgiyi verdi:
“Bu ilaçlar, tarlada, depoda, ardiyede tutulması, eve hiç sokulmaması gerekirken, evdeki haşerelerin öldürülmesi için kullanılıyor. Çok etkili maddeler içeren bu ilaçları, tarımda bile kullanırken çok dikkatli olmak lazım. Özel eldiven, maske takmak, ölçüsüne dikkat etmek gerekiyor. Ancak, çiftçilerin, daha etkili olsundiye, daha yüksek dozlarda kullandığını, ilaç atarken, maske ve özel eldeven takmadığını, ilaçlama yapılan aletlerin temizlenmesi konusundada dikkatli davranmadığını biliyoruz. Bazı etken maddeler, uzun süre soluma halinde de etkili olabilirken, bunların yiyeceklere, kullanılan eşyalara bulaşması riski artırıyor.”

Tarım ilaçlarının bu tür bilinçsiz kullanımının önlenmesi için, uygulayıcıların eğitilmesi ve sertifika sahibi kişilere ilaç satılmasıgerektiği yönünde öneride bulunan Orhan, inceleme sonuçlarına ilişkin hazırladıkları, içinde önerilerini de içeren heyet raporunu, Sağlık Bakanlığı’na ilettiklerini söyledi.

Yanlış ve bilinçsiz ilaç kullanımının çevre kirliliğine de neden olduğuna işaret eden Orhan, “Halen, isteyen kişi, sigara, peynir alırgibi zirai ilaç alabiliyor. Bu tür yanlış kullanımların önlenmesi için, zirai ilaç uygulama kursları düzenlenerek, bu kurslardan sertifika almış kişilere ilaç satışının yapılması yönüne gidilebilir”dedi.

Diğer taraftan bazı ülkelerde endosülfan bazlı ilaçların yasaklanması yönünde çalışmalar olduğuna da belirten Hilmi Orhan, Türkiye’nin de bu gelişmeleri takip etmesi gerektiğini kaydetti.

“TÜM MADDELER, BELİRLİ DOZLARDA ZEHİR OLABİLİR”
Uzmanlar, bilinçsiz ve yanlış kullanılan tüm maddelerin zehir etkisi yapabileceğine de işaret ediyor. Nitekim Türk Toksikoloji Derneği’nin internet sayfasında, 16. Yüzyıl’ın ilk yarısında yaşamış Paracelsus’un, “Tüm maddeler zehirdir; zehir olmayan madde yoktur. zehir ile ilacı ayıran DOZ’dur” sözüne yer veriliyor. Hacettepe Üniversitesi İlaç-Zehir Bilgi Merkezi Enformasyon UzmanıAyçe Çeliker de, Türkiye’de, zirai mücadele ilacı kaynaklı zehirlenmelerin, zehirlenme nedenleri arasındaikinci sırada bulunduğunu ve bu olayların Türkiye’de “maalesef çok yaygın” olduğunu söyledi.

Tarım ilaçlarının ya yüksek dozda ve kullanım kurallarına uyulmadan ya da amaç dışında kullanımı nedeniyle zehirlenmeler ortaya çıktığını anlatan Çeliker, şu bilgiyi verdi:
“Tarım ilaçları, yaygın olarak ev haşereleri için kullanılıyor. Bu amaçla orijinal kabından çıkarılan ilaçlar, bardağa, çay bardağına,kavanoza, şişeye konuyor. Daha sonra bu kaplar, yemek amacıyla da kullanılınca, bulaşık maddeler gıdalara, insana bulaşıyor, zehirlenmelere neden oluyor. Özellikle çocuklar, evlerde tutulan bu ilaçlara dokunabiliyor, açıp kokluyor, döküyor veya içiyor. Çocuklar içinde çok ciddi riskler içeren bu ilaçların evde tutulması gerekir. Tarımda kullanılan organik fosfat içeren bazı ilaçlar, insanlar için zararlı olabilecek nitelikte. Buna rağmen, bu tür ilaçların sinek, böcek için evde kullanıldığını görüyoruz.”

Çeliker, zehirlenme olaylarının önlenmesi için, eş-dost önerisi ile tarımsal ilaçların kullanılmaması gerektiğini vurgularken, bu ilaçların, amaçları doğrultusunda, önerilen şekil ve dozda kullanılması, arınma dönemine de dikkat edilerek ürünün hasat edilmesi gerektiğini belirtti.

Ayçe Çeliker, merkeze başvuruların yüzde 15-20’sini, tarım ilaçlarının yanlış ve bilinçsiz kullanımından kaynaklanan zehirlenme olayları olduğuna işaret etti.

YASAL DÜZENLEMEYA BÜROKRASİ ENGELİ

Tarım ilaçlarının yanlış ve bilinçsiz kullanımı nedeniyle yaşanan zehirlenme ve ihracat sorunları sürekli gündemde yer alırken, tarımda ilaç kullanımında “zihniyet devrimi” gerçekleştirecek yasal düzenleme, bürokratik süreç nedeniyle bir türlü tamamlanamadı.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 1957’de çıkarılan ve şimdiye kadar önemli bir değişiklik yapılmayan 49 yıllık Zirai Mücadele ve Karantina Kanunu’nu değiştirmekamacıyla, geçen yıl bir taslak hazırlayarak Temmuz ayında görüşe açtı. Taslak hakkında 30 Temmuz 2005’e kadar görüşlerin bildirilmesi istenmesine karşın, kurumların bu süreye uymaması nedeniyle taslağa bir türlü son şekli verilemedi. En son AB’nin de görüşü alınan taslak, gelecek hafta yapılacak toplantıda değerlendirilecek.

Zirai ilaç kullanımı konusunda önemli sınırlandırmalar getiren taslak ile ilk kez, hatalı ilaç kullanımı nedeniyle yaptırım uygulanması öngörülüyor. Rusya’ya yaş sebze meyve ihracatında yaşanansorundan sonra, taslakta öngörülen yaptırım v e cezaların artırılmasının gündeme getirildiği belirtiliyor.

Gelecek hafta yapılacak toplantıda uzlaşma sağlanması halinde, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü (KKGM) tarafından hazırlanan taslağın, Bakanlık makamına sunulabileceği kaydedildi. Yaklaşık yarım asırlık Zirai Mücadele ve Karantina Kanunu değiştirecek taslakla, aynızamanda tarımsal mücadelede zihniyet devrimi de gerçekleştirilecek.

Önceleri tarımda zirai ilaç kullanımı özendirilirken, hazırlanan taslak ile çevre kirliliği ve insan sağlığının korunması amacıyla ilaçkullanımına önemli sınırlandırmalar getiriliyor. İlk kez yanlış ve tavsiye dışı ilaç kullanımına ağır cezalar öngörülüyor. Bakanlığın çıkardığı talimatlara aykırı hareket edenlere de ceza verilecek.

Halen yanlış ve tavsiye dışı ilaç kullanımı konusunda çiftçilere bir yaptırım uygulanamadığını belirten yetkililer, şu bilgiyi verdi:
“Tarım ürünleri toplandıktan sonra, gıda aşamasında limitlerin üzerinde ilaç kalıntısı varsa Gıda Kanunu gereği yaptırım var. Ama üretim aşamasında yanlış ilaç kullanı konusunda bir yaptırım yok. Böylece ilaç kullanımı tarlada kontrol altına alınmış olacak.”

Tarımda son 50 yılda önemli bir dönüşüm yaşandığını, insan sağlığına ve çevreye zararı bilinmediğinden, tarımsal üretimi artırmakamacıyla zirai mücadelede ilaç kullanının özendirildiğini anlatan yetkililer, “1940’larda, DDT’nin tarımda kullanımının keşfedilmesi, Nobel Kimya Ödülü’ne layık görülmüştü. 40 yıl sonra da DDT’nin kullanımı, insan ve çevre sağlığına etkisi nedeniyle yasaklandı. Şimdide bu etkiler nedeniyle ilaç kullanımında çok hassas davarınılıyor” diye konuştu.

BİTKİ PASAPORTU GETİRİLİYOR
Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu Taslağı, bitki ve bitkisel ürünlerin zararlı organizmalardan korunması, ithali, ihracı, yurt içinde nakledilmesi ve transit geçişleri ile ilgili dış ve iç karantina tedbirlerini, bitki koruma ürünleri ile alet ve makinalarının, üretimi, imali, ithali, ihracı, ruhsatlandırılması, satışı, denetimi ve kullanılmalarına yönelik olarak yapılan her türlü uygulama ve araştırmaları düzenliyor.

Kanundaki yeni düzenleme ile iç ve dış karantina tedbirleri daha da artırılarak herhangi bir zararlı organizmanın bulunduğu bölgeden buorganizma ile bulaşık olmayan başka bir bölgeye taşınmasını önlemek vebitkisel materyalin menşeini tespit etmek amacıyla “Bitki Pasaportu”uygulaması getiriliyor. Bitki pasaportu taşımayan bitkilerin nakline izin verilmeyecek.

Zararlı organizmalar ile mücadelede, “entegre mücadele” prensipleri göz önüne alınacak. Bakanlık, kimyasal mücadeleye alternatif mücadele metotlarının yaygınlaştırılmasını “İyi Tarım Uygulamaları’nı-EUROGAP” teşvik edecek, gerekli gördüğünde ayni veya nakdi olarak destekleyecek.

Taslakta, bakanlıkça belirlenen tedbirlere uymadan ülkeye bitki vebitkisel ürün getirenler veya transit olarak geçirenlere, evrakta sahtecilik yapanlara, kanuni limitlere, karantina tedbirlerine, ruhsatlandırma kurallarına uymayanlara, bin ile 25 bin YTL arasında değişen idari apara cezaları uygulanması, ürünlerin imha edilmesi gibiyaptırımlar bulunuyor.

Ruhsatsız olarak bitki koruma ürünleri ile zirai mücadele alet makinesi imal ve ithal edenlere de 50 bin YTL para cezası verilmesi buürünlerin de imha edilmesi öngörülüyor.

Zirai mücadele kalıntısı ile ilgili yükümlülüklere uymayanların ürünleri imha edilecek ve bu ürünlerin satışa sunulduğu yerler halka duyurulacak.

TÜRKİYE’DE 405 TANE RUHSATLI AKTİF MADDE VAR
Bakanlık yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Türkiye’de halen 405 aktif maddenin ruhsatlı olarak tarımsal mücadelede kullanımına izin veriliyor. Bu maddeler, 3 bin civarında formül ile piyasaya sunuluyor.

AB’de ise 984 aktif maddenin ruhsatlı bulunduğu, bunun 130’unun “olumlu liste-emniyetli ürün” grubunda yer aldığı, 400’ünün incelendiği, çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilere göre muhtemelen bunların bir kısmının ruhsatının ileride iptal edileceği belirtiliyor.

Türkiye’de de sadece AB’de ve gelişmiş ülkelerde ruhsatlandırılmışilaçlara ruhsat veriliyor. AB’nin, Niğde-Bor’da zehirlenmelere neden olan “endosülfan” üzerinde incelemeler yaptığını belirten yetkililer, halen Yunanistan, İtalya, İspanya, Polonya’da kullanılan bu maddenin 2007’den itibaren yasaklanmasının gümdemde bulunduğunu, Türkiye’nin de aynı doğrultuda hareket edeceğini söyledi.

Türkiye’de ilaçların ruhsatlandırılmasında bir sorun yaşanmadığını, sorunun, biliçsiz, amaç dışı ve aşırı dozda kullanımından kaynaklandığını vurgulayan yetkililer, buna rağmen geçenyıl analiz edilen 2 bin 71 tarımsal ürünün yüzde 4.24’ünde limitin üzerinde zirai ilaç kalıntısı bulunduğuna açıkladı.

AB’de de limiz üzerindeki kalıntı bulunan ürünlerin oranının yüzde4-6 arasında bulunduğuna işaret eden yetkililer, Türkiye’de durumun, zaman zaman ifade edildiği gibi “çok vahim” olmadığını söylüyor. Ancak kaçak, Türkiye’de ruhsatlandırılmayan ilaçların kullanımı sorunu da henüz çözülemedi. Bu nedenle çiftçilerin bilinçlendirilmesi,analizlerin artırılması çok önem taşıyor.

Türkiye’de hektara ilaç kullanımının 450 gram ile dünya ve AB ortalamasının çok altında olmakla birlikte, bölgelere göre ilaç kullanımında dengesizlikler bulunuyor. Ege, Akdeniz ve Trakya’da yıldabirkaç ürün alınması nedeniyle yoğun ilaç kullanıldığı için, bu yörelerde ilaç kirlenmesinin söz konusu.

AB’nin 2007’den itibaren uçak ile zirai mücadeleyi yasaklamasına paralel, Türkiye’nin AB’ye uyum amacıyla bu konuda önlem alması gerekiyor.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları