Türkiye’nin Doğu’ya açılan kapısı
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Yaşam
2008 böyle geçti
Chivas&CNBC-e Business ile Sıkı Dostlar
İnsanlar
İlişkiler
Alışveriş
Hayvanlar Alemi
Lezzet
Gezi
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Yaşam » Gezi
Türkiye’nin Doğu’ya açılan kapısı
Kuş gribi salgınıyla Türkiye’nin ve dünyanın gündeminde yer alan Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesi, Ağrı Dağı, İshakpaşa Sarayı, Nuh’un Gemisi ve Meteor Çukuru gibi turizm değerleriyle, hafızalara kazınan imajını yıkmaya çalışıyor.

AA
Güncelleme: 15:53 TSİ 01 Mayıs 2006 Pazartesi

DOĞUBAYAZIT - Tarih boyunca Urartulardan Perslere, Romalılardan Bizanslılara kadar birçok medeniyetin hakimiyeti altında bulunan ve 1514 yılında Osmanlı topraklarına katılan İran sınırındaki Doğubayazıt, Türkiye’nin Doğu’ya açılan kapısı konumunda bulunuyor. Doğubayazıt, bu yılın ilk günlerinde ortaya çıkan kuş gribi salgınıyla Türkiye’nin ve dünyanın gündeminde yer alırken, özellikle Ağrı Dağı, İshakpaşa Sarayı ve Nuh’un Gemisi gibi turizm potansiyeliyle de her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.


Kaymakam Rauf Ulusoy, güneşin doğduğu yer olarak bilinen Doğubayazıt’a 2005 yılında 60 bin yerli ve yabancı turistin geldiğini belirterek, Ağrı Dağı, İshakpaşa Sarayı, Nuh’un Gemisi ve Meteor Çukuru gibi değerlere sahip ilçenin, turizm potansiyeli yönünden ele alınması gerektiğini söyledi.

Kubbelerinde akıntı oluşan İshakpaşa Sarayı’nda geçen yıl restorasyon çalışmasının başlatıldığını ve çalışmanın bu yıl da devam ettiğini kaydeden Ulusoy, çalışmanın tamamlanmasıyla İshakpaşa Sarayı’nın daha güzel bir görünüme kavuşacağını ifade etti.

Ulusoy, ilçede huzur ve sükunetin bozulmasını istemediklerini vurgulayarak, Doğubayazıt’tan yükselen ışığın Türkiye’nin her tarafından hissedildiğini, bu nedenle de ilçenin turizm yönünden kalkınması amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığının da desteğiyle önemli projelere imza attıklarını anlattı.

Kalkınmada tanıtımın önemli bir unsur olduğuna değinen Ulusoy, Kültür ve Turizm Bakanlığının hazırladığı projeyle İshakpaşa Sarayı ile ilçe merkezi arasındaki yolun yeniden düzenlendiğini, kaymakamlık olarak da İshakpaşa Sarayı’nı halı üzerine işlediklerini ve turistlerin Doğubayazıt hatırası olarak aldıkları halılarla ilçeden ayrıldıklarını kaydetti.


KUŞ GRİBİ
Yılın ilk günlerinde ortaya çıkan kuş gribi salgını nedeniyle turizm acentelerinin rezervasyonlarını iptal ettiğini, ancak kuş gribiyle ilgili Doğubayazıt’ta herhangi bir sıkıntı kalmadığını belirten Ulusoy, şöyle konuştu:
“Tüm kamu görevlileri gece gündüz çalışarak ilçemizdeki bu rahatsızlığı kısa sürede bitirdik. Göçmen kuşların geçiş güzergahında olan ilçemizde bu sıkıntı da atlatıldı ve herhangi bir vaka görülmedi. Bu da bizim için son derece sevindiricidir. Bu yıl ilçemizdeki turizm acentelerinin de gayretiyle Doğubayazıt’a gereken sayıda turist geleceğine inanıyorum. Çünkü halkımızın geçim kaynağından biri de turizmdir. İlçemize gelen turistler bize her zaman güvenlik ve kuş gribini soruyor. İlçemizde gerek güvenlik, gerekse kuş gribi konusunda bir sıkıntımız yoktur. Doğubayazıt’a insanlarımız gönül rahatlığıyla her zaman gelebilir.”


NUH’UN GEMİSİ’NİN YERİ
İlçe merkezine 25 kilometre uzaklıktaki Üzengili ve Telçeker köyleri arasında bulunan bölgede ortaya çıkan Nuh’un Gemisi’yle ilgili yapılan araştırmaların sürdüğünü kaydeden Ulusoy, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu yıl sadece Türkiye’den değil, aralarında Amerikalı ve Avrupalı uzmanların da bulunduğu bir heyet burada Nuh’un Gemisi’yle ilgili araştırma yapacak. Geçen yıl yapılan araştırmalarda Nuh’un Gemisi’nin burada olduğu kesinlik kazandı. Bu yıl yapılacak araştırmada ise bu konuyu pekiştireceğiz. Geçen yıl bazı köylülerin deniz hayvanlarına ait kabuklar bulduğunu ve bunları attıklarını öğrendim. Köylüler, buldukları malzemeleri bize getirirlerse, Nuh’un Gemisi’nin burada olduğunu ayrıntılarla daha güçlü kılabiliriz.”

Ulusoy, Nuh’un Gemisi’ni simgeleştirmek amacıyla gemi siluetinin bulunduğu bölgede, bu yıl 10 metre uzunluğunda ve 5 metre genişliğinde bir gemi inşa edeceklerini sözlerine ekledi.

Doğubayazıt’ın turizm potansiyelini oluşturan değerlerden bazıları şunlar:

* AĞRI DAĞI
Doğubayazıt ovasının kuzeydoğusunda yükselen ve 5 bin 165 metreyle sadece Türkiye’nin değil, aynı zamanda Avrupa’nın en yüksek zirvesi olan Ağrı Dağı, turizm açısından büyük bir potansiyele sahip volkanik bir dağ. Türkülere, efsanelere, araştırma ve mitolojiye en çok konu olan dağ olma özelliğini de taşıyor.
Ağrı dağı.


* İSHAKPAŞA SARAYI
İshak Paşa tarafından Doğubayazıt’ta bir tepe üzerinde yaptırılan saray, 360’ı bulan oda ve salonları ile Osmanlı saray teşkilatını yansıtıyor. 760 metrekarelik bir alanı kaplayan ve yapımının 99 yıl sürdüğü söylenen sarayın, “U” şeklinde, iç içe iki avlu çevresinde toplanmış binalarının mimarisinde Fars, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin ortak etkisi görülür.


* NUH’UN GEMİSİ
İlçeye bağlı Telçeker ve Üzengili köyleri arasındaki bir bölgede yer alan doğal bir anıttır. Türkiye-İran transit yoluna 5 kilometre uzaklıktaki bu anıt, gemi biçimli bir siluet şeklindedir. Bu benzerliğinden dolayı Nuh tufanı sonucunda karaya oturan geminin burada kaldığı ve siluetin bu gemiye ait olduğu söylenmektedir. Her yıl binlerce turist tarafından ziyaret edilen doğal anıt, sit alanı ve açık hava müzesi olarak koruma altına alınmıştır.
* METEOR ÇUKURU
Doğubayazıt’ın 35 kilometre doğusunda İran sınırına 2 kilometre uzaklıkta bulunan meteor çukuru, 1892 yılında düşen gök taşının meydana getirdiği bir çukurdur. Dünyada büyüklük ve derinlik itibariyle Alaska’dakinden sonra ikinci büyük meteor çukurudur. Genişliği 35 metre, derinliği ise 60 metredir.
Meteor Çukuru.


* BUZ MAĞARASI
Doğubayazıt’ın kuzey doğusunda Küçük Ağrı Dağı’nın eteklerinin bittiği düzlükte bulunan buz mağarası, örneğine çok az rastlanabilecek doğal bir anıt niteliğindedir. Toprağın 7-8 metre altında yer alan mağara, 100 metre uzunluğu ve 50 metre genişliğindedir. İçinde buzdan birçok sarkıt ve dikit bulunan mağaranın en önemli özelliği yazın soğuk, kışın ise sıcak olmasıdır.
* KEŞİŞİN BAHÇESİ
İshak Paşa Sarayı’nın hemen altında bir vaha görünümünde, yemyeşil büyük bir bahçedir. 16. yüzyılda ortaya çıktığı sanılan ve asırlarca Anadolu’da dilden dile anlatılan “Kerem ile Aslı” hikayesinin bu bahçede geçtiği söylenir.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

ali rıza  - İstanbul
01 Nisan 2007, Pazar 14:17  
ben dogu beyazıtlıyıkm ve ilerde param oursa dogu beyazıta citti yatırımlar yapmayı duşunuyorum cunku dogu beyazıt bunlara layık bir ilce

MUSTAFA FAAL  - Ağrı
03 Ocak 2007, Çarşamba 11:12  
Ben bu resimlere baktım da çok güzeldi. Tebriklerrrrrr. Yani sizin nereden NUHUN GEMİSİNİN RESMİNİ BULDUNUZ YANİ AÇIKCASI Hz.NUH UN GEMİSİNİ BULMUSSUNUZ. Yani Hz.nuhu bulmussunuz gibi. .TEBRİKLER.

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları