NEW YORK - Politik duruşuyla tanınan dünyaca ünlü bilim insanı Noam Chomsky, aslında bir dilbilimci. Chomsky, 1950lerden bu yana linguistik alanında yaptığı çalışmalarda, dilbilgisi geliştirme yetisinin insanın doğasında olduğunu savunuyordu. Ancak, uluslararası bir dilbilim grubu, Avrupada yaşayan bir kuş türü olan sığırcık kuşlarının da benzer bir dilbilgisi yeteneği olduğunu ortaya attı. Böylece Chomskynin insan tabiatı ile diller arasındaki ilişkiyi irdeleyen teoremi tartışmaya açıldı.
İnsan dillerini hayvanlarınkinden ayıran en önemli özelliklerden biri, cümlenin içine yeni sözcükler veya tamlamalar katarak genişletilmesi. Yeni unsurların katılmasıyla genişleyen bir cümle, esasen hayalgücünün bir sonucu varsayılıyor, ki bu da insanlara özgü bir özellik.
CHOMSKYYE GÖRE DİLBİLGİSİ İNSANA ÖZGÜ Chomskynin izindeki dilbilimciler, cümlelerin hayalgücüne dayalı olarak genişletilmesi veya uzatılması işleminin dilde belli bir ritim oluşturduğunu vurgulayarak bunu dilbilgisi olarak tanımlıyor. Chomsky tezinde bu insan tabiatına has bir özellik. Ayrıca, bu özelliğin insan dillerinin gelişmesinin altında yatan yegâne yetenek olduğu düşünülüyor.
DİLBİLGİSİ İNSANLARA ÖZGÜ OLMAYABİLİR Buna karşılık, University of California-San Diego profesörü Timothy Gentner, Chomskynin tezinin temeli dilbilgisi yeteneğinin sadece insanlara özgü olmadığını savunuyor.
Gentner ve ekibi, denek sığırcık kuşlarına yönelik, onların dilinde 16 farklı şarkı besteledi. Her bir şarkı, iki farklı sıra üstüne oturtuldu. Bestelerin birinci yarısında, melodiler insan cümlelerinde olduğu gibi yeni melodilerin eklenmesine müsait şekilde oluşturuldu. Bu şekilde melodi bir anlamda insan diline benzetildi. Bestelerin ikinci yarısı ise, hayvanlara özgü sayılan yeni ögelerin ancak başa veya sona eklenmesi prensibiyle oluşturuldu.
KUŞLAR YAPISAL FARKLARI KAVRADI Besteler sığırcık kuşlarına 10 bin kez dinletildi; denek kuşlar en sonunda melodiler arasında yapısal bir fark olduğunu farketti.
Uzmanlar, bu sefer kuşlara insan tipi olan melodilerin daha da uzatılmış versiyonlarını dinletti. Kuşlar yine yüzlerce kez dinlemeden sonra bunların da farkına vardı. University of Chicago profesörü Howard Nusbaum, sığırcık kuşunun bir belleği olduğunu ve bu sayede melodik yapıları karşılaştırabildiğini vurguluyor.
DİLBİLGİSİ İNSANDA VE HAYVANDA ORTAK OLABİLİR Mİ? Çalışma, insanlarla hayvanların temel melodik ve buna bağlı olarak linguistik sıraları akılda tutma gibi bir yeteneği paylaştığı fikrini sınıyor. Ancak, bu temel linguistik yetenek türden türe değişiklik yaşıyabiliyor.
CHOMSKY TEZE KARŞI ÇIKIYOR Ancak, Massachusetts Institute of Technology (MIT) dilbilimcisi Noam Chomskynin bu çalışmaya itirazı var. Chomskye göre, bu çalışma temel bir metametiksel hata üzerine kurulu; Bu çalışma, ampirik olarak hesaplanamayan birtakım ara-sistemlerin matematiksel linguistikte hesap dışı bırakıldığını unutuyor, ancak bunların da tüm bu süreçlere etkisi var.
CHOMSKY: DAHA DERİNLEMESİNE ARAŞTIRMAK GEREK Chomsky, kuşların dilbilgisini veya melodik yapıları yeni çalışmanın iddia ettiği gibi insana benzer bir şekilde kavramadığını savunuyor.
Chomskyye göre, kuşların melodiler farkedebilmesi esas olarak kısa zamanlı bir belleğin devreye girmesiyle açıklanabilir, ancak kesinlikle linguistik bir yeteneğin sonucu değil. Sığırkuşları melodiler arasındaki farkları kavrama yetisini, evrim sürecinde bir ayakta kalma yöntemi olarak da geliştirmiş olabilir.
Hayvanlar ve insanların, temel dil oluşturma yetilerini paylaştığı kanıtlanabilirse diyor Chomsky, Bu linguistik alanını da aşar, biyolojiyi tümden sarsardı.
Not: Araştırmayı konu alan makale İngiliz bilim dergisi Natureda yayımlanmıştır.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |