Panik atak tedavi gerektirir
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Kalp-Damar Hast.
 

Panik atak tedavi gerektirir
Aniden başlayan, yoğun sıkıntı nöbetleri olarak tanımlanan panik atak, tedavi edilmediğinde beraberinde depresyon gibi başka psikiyatrik hastalıkları da getiriyor.

Güncelleme: 17:56 TSİ 27 Nisan 2006 Perşembe

İSTANBUL - Anadolu Sağlık Merkezi’nden Psikiyatrist Dr. F. Tuna Burgut, toplumun büyük bir kısmını ilgilendiren panik atak ile ilgili bilgi verdi.


Panik atak, aniden başlayan ve zaman zaman tekrarlayan, insanı dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleri olarak tanımlanır. Panik atak geçiren bir insanın hayatı dramatik olarak değişir. Hasta kontrolünü kaybettiği, ölmek üzere olduğu, yada aklını kaçırmak üzere olduğunu hisseder. Panik atak vücutta hızlı ve complex değişikliklere sebep olur. Panik atağın o anda sebep olduğu bir çok organ fonksiyonundaki değişiklik, geçirilen bir kaza ya da ağır bir zehirlenmedeki değişikliklerden daha fazla bile olabilir. Panik atak kesinlikle bir hastalıktır ve tedavi gerektirir. Ara ara gelişen bir durum olmasına rağmen tedavi edilmediğinde ‘atak’ların sıklığı artabilir ve beraberinde depresyon gibi, genel endişe halleri gibi başka psikiyatrik hastalıklara sebep olur. Hastalar ataklar arasında gergin ve huzursuz olurlar ve her an yeni bir atak gelişebilir korkusuyla bir genel endişe durumu geliştirir ki buna ‘beklenti anksiyetesi’ adı verilir. Hasta evden çıkamamaya, yalnız kalamamaya başlar ve hayatı felç olur.

Panik atakların nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte genetik etkileşimin olduğu düşünülür. Panik ataklar kadınlarda erkeklerde olduğundan iki kat daha fazla görülür. Toplumda her 100 kişiden 3-4 kişi ya panik atak hastalığı geçirmiş ya da halen bu hastalığı yaşamaktadır. Panik atak psikiyatristlerin gördüğü en sık hastalık gruplarındadır nitekim depresyondan bile daha sık görülen bir durumdur fakat ne yazık ki hastaların tedavisi için en geç başvurduğu hastalıklardan da biridir.

Panik atak semptomları genelde 25’inden önce başlar. Çocuklarda da görünebilir, fakat ne yazık ki daha ileri bir yaşa kadar teşhis konulmaz.

Hastanın ilk önce teşhisi konulmalıdır.
Panik atak hastaları ilk önce genelde hastanelerin acil servislerine göğüs ağrısı, nefes alamama gibi şikayetlerle gittikleri için, bir çok tıbbi testlerden geçerler. Kalp, akciğer ile ilgili vs ‘medikal’ bir hastalık olmadığını anlayan hekimler hastayı taburcu ederler ve hasta bir sonraki nöbette kadar tedavi aramazlar. Fakat panik hastalarının çektiği acı ve güçlük düşünüldüğünde, panik ataklarının da kesinlikle ‘acil’ bir durum olduğu ve hemen teşhis edilip doğru tedaviye yönlendirmenin visal olduğu anlaşılmalıdır. Bu açıdan hem doktorları hem de hastaları psikiyatrik hastalıklar açıdan eğitmek büyük önem taşır. Hastanın ailesinin de hem hastayı anlayabilmesi, hem de tedavi sürecinde destek verebilmesi acısından eğitilmesi önemlidir.

Panik bozukluğu tedavisi mümkün bir hastalıktır.
Bu ilaç tedavisi ya da psikoterapi olmak üzere iki büyük başlık altında toplanabilir. En iyi tedavi hem ilaç, hem de terapinin beraber yapıldığı bir tedavi sürecidir. Bunun yanında gevşeme egzersizlerinin de hastaya öğretilmesinde fayda vardır. Panik atakları sırasında ilaç kullanımın pek faydası olmaz. Doğru ilaç seçimi, uygun süre ve dozların kullanımı atakların tekrarlanmasını önler. Terapi yöntemleri de ataklara sebep olan duyguları ve düşünceleri inceleyerek uzun vadede panik atakları azaltır veya tamamen ortadan kaldırır.

Hayatımızdaki stresin yükünun, vücudumuzun strese karsı reaksiyonunun, erişkin hayat şeklimizin, çocukluğumuzda büyüdüğümüz çevrenin, genetik faktörlerin ve düşünme patenlerimizin hepsi, hayatta endişe ve panik bozukluklarına ne kadar yatkın olup olmadığımıza belirleyici rolleri vardır. Bunlar arasında genetik faktörlerimizi ve çocukluğumuzdaki travmaları değiştiremiyeceğimize göre, erişkin hayattaki hayat şeklimizi, düşünce patenimizi, altına girdiğimiz stresi ve vücudumuzun direncini üzerinde durmalıyız. Hayatımızda bize kısa ve uzun vadede strese sokan faktörleri belirlemekte fayda var ve bunları yine kısa ve uzun vadede tamamen değiştiremezsek de hafifletme yolları aranmalıdır. Bunun yanında vücudumuzun strese olan reaksiyonunu azaltmak ve direncini arttırmak amacıyla günlük egzersiz, dengeli beslenme ve uyku çok önemlidir. Günlük relaxasyon egzersizleri, nefes alıp verme egzersizleri, yoga ve benzeri bir çok fiziksel rahatlama şekilleri vardır ki kişinin deneyerek kendisine en uygun olanı seçebilir. Düşünce patenlerimizi öğrenmek ve gerektirdiğinde değiştirmek, olgunlaştırmak da anksiyeteye olan yatkınlığımızı azaltmaktaki en önemli faktörlerden biridir. Düşünce seklimizi belirleyen bir çok faktör vardır ki değiştirmek hemen ve kolay bir is değildir. Nitekim aldığımız eğitimimizin, çocukluğumuzda büyüdüğümüz çevrenin ve hatta miras edindiğimiz genetiğimizin bunda etkisi vardır. Psikoterapi kendimizi daha iyi tanımamıza, düşünce şekilerimizin daha farkında olmamıza ve bizi anksiyete ve panik hastalıklarına yol açan ikilemlere ve düşünme şekillerine ulaşmamıza yardımcı olur.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

bülent babil  - İzmir
06 Aralık 2008, Cumartesi 01:18  
1 yıldır panik atak hastasıyım şimdi daha iyiyim ama tam olarak iyleşmedim tedavim devam ediyor nezamana kadar böyle devam eder onuda bilmiyorum fakat şunu çok iyi anladım bu hastakığa yakalanan ilk önce alkol vb uzak durmalı yoksa hastalık kendini yenilemekte birde uyku çok önemli mutlaka düzenli uyumalı uykusuz kalınca hastalık hemen kendini gösteriyor tabiki en önemliside stres ne yaparsan yap stresten uzak dur asıl benim merak ettiğim içimdeki korku bunu nasıl yenerim bunu hiç bilmiyorum bırakın uçağa binmeyi bir araca bindiğimde araç biraz hızlansa kedimi kaybediyorum ne yapabilirim

kader yıgınak  - İzmir
05 Aralık 2008, Cuma 01:54  
merhaba benim yakın akrabam panik atak hastsı sık sık nöbet geciriyo nefes alamıyor ölüm korkusu yaşıyor ilaç kullanıyo ama ataklar devam ediyo lütfen bize acil yardımcı olun şimdiden teşekkürler

zehra  - Kocaeli
07 Ekim 2008, Salı 12:46  
hepinizi çok iyi anlıyorum çok kötü bi hastalık bu öldürmez ama süründürür ama insan kendi kendini tedavi edebilir önemli olan hastalığın ilerlememesi

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları