Solaris yasta: Stanislaw Lem öldü
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Oscar
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Edebiyat
Solaris yasta: Stanislaw Lem öldü
Bilim kurgunun en tanınmış yazarlarından, ‘Solaris’in yaratıcısı Polonyalı Stanislaw Lem 84 yaşında yaşama veda etti. Yazarın sekreteri Zemek, Lem’in Krakow’da öldüğünü söyledi, ancak yazarın ölüm nedeni hakkında açıklama yapmadı.


NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 11:23 TSİ 29 Mart 2006 Çarşamba

KRAKOW / POLONYA - Ursula K. Le Guin ve Philip K. Dick’le birlikte bilim kurgu edebiyatının “ciddiye alınmasını sağlayan” yazarlar arasında sayılan Stanislaw Lem, felsefeye ve dil bilime esin kaynağı olarak görülen metinler üretti.


Andrei Tarkovski’nin 1972’de, Steven Soderbergh’in 2002’de filme çektikleri ‘Solaris’te, iletişimin ne olduğunu sorgulayan Lem’in, bazen kasvetli, bazen eğlenceli metinlerindeki ortak nokta “ironi” duygusu oldu.

Stanislaw Lem, 1921 yılında Polonya’da doğdu. 1941 yılına kadar Lwow’da tıp öğrenimi gören Lem, İkinci Dünya Savaşı yıllarında otomobil tamirciliği ve elektrik teknisyenliği yaptı.

Lem, savaş döneminde Nazi kamplarında kaldı. 1950’lerde bilim kurgu türüne yönelen Lem’in ilk kitabı ‘Kazanılan Zaman’ 1955’te yayımlandı.

Amerikan Bilim Kurgu Edebiyatçıları Derneği’ne fahri üyeyken, Amerikan bilim kurgu edebiyatını eleştirdiği için, üyeliği askıya alınan Lem’in 20’den fazla eseri bulunuyor.

*********************************

“yıl 2035..” diye başlayıp, hikayesine iki tane de robot koyarak bilim kurgu yazdığını sanan, kelime başına para aldığından kitabını tasvirlerle dolduran bilim kurguculardan değildir. Her bir paragrafında onlarca fikir bulabilir yeni beyin hücreleri üretebilirsiniz. Her bilim kurgucu gibi o da gelecek ile ilgilenir ama yazdıklarını yakın gelecekle sınırlamaz. Hayal gücü ve alt yapısı 26. yüzyıla kadar inmekle kalmaz, o dönemin oluşmuş felsefesine/dinine eleştiri bile getirebilir. (okuyunuz: Yıldız Güncesi 20 ve 21. Yolculuklar). Genelde hikayeyi hep aynı karakterin (bkz: ijon tichy) ağzıyla anlatması, yazdıklarına 21. yüzyıl insanının (bkz: 21st century schizoid man) gözünden psikolojik bir derinlik katar. Yazdıklarıyla karamsar tablolar çizdiği zamanlarda bile ince bir mizah anlayışı gözden kaçmaz. (ekşi sözlük)

40’TAN FAZLA DİLE ÇEVRİLDİ
Lem’in Lehçe yazdığı kitapları 40’tan fazla dile çevrildi ve yaklaşık 27 milyon adet sattı.

Stanislaw Lem’in önemli yapıtları:
‘Aden’
‘Dönüşüm Hastanesi’
‘Dünya’da Barış’
‘Fiyasko’
‘Gelecekbilim Kongresi’
‘İnsanın Bir Dakikası’
‘Kör Talih’
‘Küvette Bulunan Günce’
‘Ölümlü Makineler’
‘Solaris’
‘Soruşturma’
‘Yenilmez’
‘Yıldız Güncesi’
‘Yıldızlardan Dönüş’



KİTAPLARINDA EGEMEN TEMALAR
1) Genelinde, Soğuk Savaş’ın etkisi görülür. Sovyetler’den ve ABD’den bahsetmez ama genelde herhangi bir güç dengesi, nükleer silahlarla tasvir edilir. Bir uzay gemisinin en ciddi gücü, nükleer enerjidir. Bu kaynaktan, ‘büyülü’ gibi söz edilir ve bu güç her şeyin arkasındadır. Silah olarak atom bombasına ise, çok fazla vurgu yapılır. Hem ‘Yenilmez’de, hem de ‘Aden’de insanların en çok merak ettiği şey, karşı tarafın, atom bombasına sahip olup olmadığıdır. Tüm bu nedenlerle, Lem’in Soğuk Savaş’tan, ve atom bombasının yarattığı gerginlikten etkilendiğini söylemek yanlış olmaz.

2) Lem, modernizm döneminde “bilim her şeyi çözer” görüşü ile yoğrulduğundan, hep bu düşünce ile savaşır. ‘Solaris’te ve ‘Yenilmez’de insanlar gezegenleri, aslında yenemeyeceğimiz hatta anlayamayacağımız şeyler de var olduğunu kabul ederek terk eder. Şu anda çok şık karşılaşılan post modern bir yaklaşım da olsa, o dönemin güçlü modernizm akımlarında istisnai bir yaklaşımdır.

3) Uzay gemilerinde çalışanlar arasında tam anlamıyla bir özelleşme vardır. Her zaman bir kimyager, biyolog, astrofizikçi, matematikçi vs. vardır. Bu bilimadamları kendi alanları dışında bir şey bilmezler. Bu da o zamanın bilimadamlarına özgüdür. Şu anda tüm astronotlar ve bilimadamları kendi alanları dışındaki alanlarda da bilgi sahibidir. Bu açıdan da bu özelleşme kitaplarında bir klişedir.

4) Çok ciddi ontolojik ve epistemolojik açılımlara sahiptir. Hatta ‘Solaris’te bilim kurgu öğeleri felsefi soruların gerisinde kalır. Bilim kurguyu felsefi temelleri tartışmak için kullandığı bir fon olarak görmek şaşırtıcı olmamalıdır.
Kaynak: (ekşi sözlük)

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları