Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa
NTV

Konu: Merkez bankası başkan ataması
Konuk: Merkez Bankası Eski Başkanı Yaman Törüner


Celal Pir: Evet yeni bir NTV'ye Sorun programıyla tekrar karşınızdayız. Sayın seyirciler merkez bankası başkanının atanması iki haftadır Türkiye'nin gündeminde. Başkan Süreyya Serdengeçti'nin 14 Mart'ta görev süresi doldu. Serdengeçti'nin yerine vekaleten Erdem Başçı getirildi ve medya Başçı'nın atanmasıyla ilgili kararnamenin cumhurbaşkanına sunulduğu haberleri ile çalkalandı. Kamuoyu bir hafta boyunca Başçı ismi üzerinde tartıştı. Dün ise cumhurbaşkanlığı kendilerindeki kararnamede Erdem Başçı'nın isminin bulunmadığını açıkladı. Şu anda belirsizlik devam ediyor ve kamuoyu ile piyasalar merkez bankası başkanlığına atanacak ismi beklemeye devam ediyor. Biz de bugünkü programımızda merkez bankası başkanı atama sürecinde yaşananları ve ekonomiye etkilerini ele alacağız. Sizden gelen çok sayıda soruyu kendisi de Merkez Bankası Başkanlığı yapmış olan çok değerli bir isim sayın Yaman Törüner canlı yayında yanıtlayacak ama önce bize ulaşabileceğiniz, soru ve görüşlerinizi aksettirebileceğiniz telefon numaralarını anımsatmak istiyorum izninizle. Telefon numaramız 0 212 335 40 35, Turkcell ve hazırkart sahipleri de acıkhat yazıp boşluk bıraktıktan sonra soru ya da görüşlerini yazıp 7710’a kısa mesaj gönderebilirler. Bu arada isterseniz 0 533 279 90 11 numaralı hattımıza kısa mesaj gönderebilir veya internet üzerinden www.ntvmsnbc.com adresinden de bize soru, görüş ve önerilerinizi aktarabilirsiniz. Evet merkez bankası başkanlığına atama konusunu ele alacağız dedik, sorularınızı aktaracağız ama önce sayın başkana hoşgeldiniz diyeilm. Sayın Törüner hoşgeldiniz.

Yaman Törüner: Hoşbulduk.

Celal Pir: İzninizle hemen bir serbest meslek sahibi sayın Ali Şanlıoğlu’nun sorusunu aktarayım. Diyor ki size;

Ali Şanoğlu (Serbest Meslek): Merkez bankası başkanlığı ataması için neden en son dakikaya kadar beklendi? Bu kararın aylar önce alınması gerekmez miydi?

Celal Pir: Herhalde Amerikan merkez bankasının değişimine dem vurmuş, buyrun.

Yaman Törüner: Evet. Şimdi merkez bankası başkanı süresi dolduğu zaman hükümet tarafından atanıyor. O sırada mevcut hükümet kimse atamayı o yapıyor. Bu hükümette bir seçim yapmayla, yapma durumuyla karşı karşıya kaldı. Ya Süreyya bey’in süresini uzatacaktı ya da yeni birisini atayacaktı. Eğer süreyi uzatma seçeneğini kullansaydı, ben sizin sürenizi uzatıyorum deyip uzatma kararnamesini yine cumhurbaşkanına gönderecekti. Cumhurbaşkanı da kabul etmesi halinde süre uzayacaktı, prosedür buydu. Yani atama Türkiye’de önceden belirlenen bir prosedürle yapılamıyor yasaya göre. Önce sürenin bitmesi, sürenin bitmesiyle beraber ya sürenin uzatılması ya da yeniden atama yapılması söz konusu oluyor.

Celal Pir: Dolayısıyla Amerika’dan çok farklı sistemimiz.

Yaman Törüner: Amerika’dan farklı bir sistemimiz var. Yasal bir gereklilik nedeniyle sürenin bitmesi beklendi. Anlaşılan o ki hükümet Süreyya bey’in dışında birisini atamayı uygun gördü, öyle anlaşılıyor yani bildiğimiz kadarıyla ve başka birisinin de kararnamesi cumhurbaşkanına gönderdi. Şimdi gönderdiğinde önce Erdem Başçı denildi, sonra yeniden bir değişme filan oldu. Onları bilmiyoruz şu anda.

Celal Pir: Peki bir avukatın sorusuyla devam edelim. Sayın Namık Doğrukan diyor ki;

Namık Doğrukan (Avukat): Merkez bankası başkanı'nın ne gibi özelliklere ve tecrübeye sahip olması gerekir sizce? Banka içinden mi yetişmiş olmalı?

Yaman Törüner: Şimdi merkez bankası başkanı banka içinden yetişmiş olma mecburiyeti zaten yok. Şimdi şöyle; yasaya göre belli özellikler var merkez bankasının başkanının seçilmesinde. O özelliklere sahip olan herkes başkan seçilebiliyor. Burada yasal prosedüre bakmak lazım. Merkez bankasının içinden yetişen başkanlar da vardı, Osman Şıklar vardı, ben vardım, Süreyya Serdengeçti vardı. Böyle başkanlar da oldu ama dışarıdan gelen başkanlar çoğunluktaydı merkez bankasında. Genellikle dışarıdan gelen başkanlar vardı. Dışarıdan gelen başkanlar da başarısız oldular denmesi zordur. Bu nedenle merkez bankası başkanının ne özelliği olması lazım deyince zaten orada sayılmış. Yani ekonomi bilmesi, belli derecede lisan bilmesi yani Türkiye’yi temsil edebilmesi yurtdışında temsil edebilmesi. Bunun yanında da devlet tecrübesi olması bana göre yani devleti iyi bilmesi. Başbakan kimdir, bakanlar kimdir, asgari tecrübeye sahip olması ve çünkü hazineyle, maliyeyle ilişkiler kuracağı için devletle ilişkiler kuracağı için asgari bu özellikleri taşıması devlet bilgisi ve tecrübesine sahip birisinin olması lazımdır diyebiliriz genel anlamda.

Celal Pir: Peki mesela burada tecrübenize dayanarak soruyorum, rahat bir merkez bankası başkanlığı ya da karar alabilecek bir merkez bankası başkanlığı için Türkiye’de şu anda ortam müsait mi? Bu atamalar bunun önüne geçiyor mu? Ya da bunu destekliyor mu?

Yaman Törüner: Nasıl karar alabilecek?

Celal Pir: Şunu söylemek istiyorum yani merkez bankasının özgürlüğünden bahsediyorlar ya bu yüzden.

Yaman Törüner: Merkez bankası özgür değil Türkiye’de yani önce onu vurgulayayım da. Merkez bankasının bağımsızlığı söz konusu değil Türkiye’de. Yani hiçbir zaman olmadı daha doğrusu. Bağımsız olma yönünde adımlar attı merkez bankası. Merkez bankasının zaten yüzde 51’inden fazlası hissesinin hazinededir. Her sene hazine merkez bankası yönetimini ibra eder, el kaldırır. İbra etmezse otomatik olarak başkan gider. Sonra merkez bankası politikaları eskiden çok daha bağımlıydı, şimdi de oldukça bağımlıdır. Maliyenin ve hazinenin politikalarına çok bağımlıdır. Mesela maliye yeterli gelir elde edemezse bu açığı bir şekilde merkez bankası kapatmak zorunda kalır. Neden kapatmak zorunda kalır? Mesela dışarıya hazine borcunu ödeyecektir, bunu ödeyecek Türk lirasını maliye sağlayamamıştır. Merkez bankasına hazine der ki; bu dövizi transfer et. Türk liralarını ver yani bu dövizi satın al piyasadan. Efendim param yok. Etmezsen Türkiye default yani parasını ödeyememiş ülke haline gelir. Bunu yapmak zorundasın der çıkar gider ve merkez bankası başkanı ya da yönetiminin de yapacak bir şeyi yoktur ya da ertesi gün maaş ödenecektir hazinede para yoktur. Merkez bankasına bir gün önce gelinir denir ki; kardeşim bizim paramız yok, ödemezsen maaşlar ödenmez, sorumlusu da sensin gibilerinden. Demek ki merkez bankasını bağımsız kılan maliye ve hazinedir. Şimdi bunlar olmadıkça merkez bankası bağımsızdır denilemez. Şimdi ben maliye bakanını tutan bazı yazılar yazdım. Bir kaç aydır 1-2 defa yazdım. Şimdi burada çok önemli olan husus şu; maliye bakanı belki bazı istenmeyen şeyler yapmıştır fakat maliye bakanı kendi öz görevini iyi yapmıştır. Ne yaptı? Maliye bakanı faiz dışı fazla veren bir bütçe yarattı, maliye bakanı ek bütçe yaratmadı yani yanlış anlamayalım ben AKP’li filan değilim de

Celal Pir: Anladım, gayet ....

Yaman Törüner: Yani kendisine düşen görevi yaptı. Dolayısıyla hazine merkez bankasına avuç açmak zorunda kalmadı ama hazine de kendisine verilen hedefleri yani bu hedefleri IMF vermiştir, hükümet kabul etmiştir önemli değil. O hedefleri aşan harcamalar yapmadı. Dolayısıyla merkez bankasını bağımsız bir merkez bankası olarak lanse etti.

Celal Pir: Ayakta tuttu.

Yaman Törüner: Yani daha bağımsız olmasını sağladı merkez bankasının.

Celal Pir: Anladım. Aslında fiilen

Yaman Törüner: Yani merkez bankası bağımsızlığı bizim gibi az gelişmiş ülkelerde diyelim veya gelişmekte olan ülkelerde doğrudan kendisine bağlı bir husus değil maalesef, onu vurgulamak istiyorum.

Celal Pir: Anladım. İzninizle bir öğrenci sayın Halil İçan diyor ki;

Halil İçan (Öğrenci): Türkiye devlet geleneğine sahip bir ülkedir, böyle biliyoruz. Merkez bankası başkan ataması geleneklere göre nasıl yapılmalıydı? Yaşanan süreci nasıl siz değerlendiriyorsunuz?

Celal Pir: Kişiselleştirmiş soruyu, buyrun.

Yaman Törüner: Evet. Şimdi geleneklere göre normal olarak hükümet tarafından yapılması gerekirdi ve hükümet tarafından yapılıyor. Yalnız geleneklere göre merkez bankası başkanı ayrılacağı zaman bütün başkan yardımcılarının aynı anda ayrılmaması gerekirdi ve başkan yardımcıları kalırlar, yeni gelen başkanla çalışmaya çalışırlar, bir süre yeni başkanla giderler. Ondan sonra eğer bir kan uyuşmazlığı çıkarsa o zaman ayrılırlar.

Celal Pir: Anladım.

Yaman Törüner: Şimdiye kadar gelen bütün merkez bankası başkanları için ya da merkez bankasındaki değişiklikler için bu iş böyle oldu. Fakat bu sefer anlaşılmaz bir biçimde hem başkan hem bütün başkan yardımcıları ayrıldılar. Yani bu belki hükümete karşı bir tavır koymaydı ama belki de kurumsallaşmayı yani devlet geleneğini de bozan bir davranış olarak ben yorumladım. Yani eğer bir kurumsallaşmayı veya devlet geleneğini bozan bir davranıştan bahsedilmiyor idi ise bunun bu şekilde olması gerekir.

Celal Pir: Peki yine bir memurdan sayın Giray Gündoğdu’dan gelen ilginç bir soru var. Diyor ki;

Giray Gündoğdu (Memur): Süreyya Serdengeçti ekonominin zorda olduğu bir dönemde son derece başarı işler gerçekleştirdi. Onun görev süresi uzatılamaz mıydı?

Celal Pir: Şimdi bu herhalde hükümete yönelik bir soru değil. Kişisel olarak düşüncenizi soruyor. Çünkü TÜSİAD’ta da böyle bir ......... seslendirildi.

Yaman Törüner: Şimdi iş alemi olsun medyanın büyük bir bölümü olsun Süreyya bey’in görev süresinin uzatılmasını istiyordu, böyle bir eğilim vardı. Ancak Süreyya bey daha önceki Gazi bey’in zamanında Gazi bey’in yardımcısıydı ve para piyasalarından da sorumlu başkan yardımcısıydı. Dolayısıyla kriz sırasında da belli bir sorumluluğu vardı. Sonradan geldiği dönemde başkanlık yaptığı dönemde Süreyya bey başarısız oldu diyemeyiz. Başarılıydı, IMF anlaşması vardı. Daha önce Gazi bey IMF anlaşmasını tam satırı satırına uygulamış ve sonu krizle bitmişti. Yani orada da çok önemli şeyler var yani IMF’in yaptığı hatalardan da bahsedilebilir. Süreyya bey bu anlaşmayı iyi bir şekilde uyguladı ve merkez bankasının bağımsızlığını biraz daha ön plana çıkardı, hükümetin dışında beyanlar verdi ama hükümette merkez bankasının bu bağımsızlığını sağlayıcı kararlar aldı ve IMF’in öngördüğü hedeflere uygun hareket etti. Mesela yine özelleştirmeler konusunda da çok başarılı işler yapıldı yani bazı çeşitli spekülasyonlar yapılabiliyor ama

Celal Pir: Yani konjektürde merkez bankasının bağımsızlığına yaradı diyorsunuz değil mi?

Yaman Törüner: Evet, evet yaradı. Konjektür de yaradı. Diyeceksiniz ki uzatılmalı mıydı? Uzatılabilirdi. Yani belki uzatılsa daha da iyi olabilirdi. Fakat bu kararı hükümete bırakmak zorundayız. Şimdi şimdiye kadar hiçbir hükümet merkez bankası yani hem değişen, değişen bir hükümet merkez bankasının değiştirmeden kalmadı Türkiye’de, bunu vurgulamak lazım. Yani merkez bankasının 2 defa seçildiği durumlarda ikinci defa seçildiği çok az oldu zaten. Bir defa belki iki olmuştur. Bir defa oldu bildiğim kadarıyla. Onda da hükümet değişmemişti süre bittiğinde.

Celal Pir: Yani hükümetmek burada diyorsunuz.

Yaman Törüner: Hatta şöyle oldu; hükümet değişmeden önce hükümet seçime gider diye hükümet merkez bankası başkanı istifa etmiş ve yeniden atanmış gibi bir operasyon yaparak merkez bankası başkanını süresini uzattı.

Celal Pir: Zaten hükmetmenin, hükümranlığın özü budur diyorsunuz?

Yaman Törüner: Yani Türkiye’de olay bu. Tabi Amerika’da bir çok başkanların değişmiş olmasına rağmen hatta başka partilerin gelmiş olmasına rağmen merkez bankası başkanları değiştirilmedi ve çokta iyi oldu. Bu başkanlar, merkez bankası başkanları Amerika’da yeni gelen hükümetlere de çok yardımcı politikalar güttüler. Oradaki yerleşiklik tabi özlenen bir şey. Fakat orada da merkez bankalarını bağımsız kılıcı çok unsur var. Mesela bazı az gelişmiş ülkelerde

Celal Pir: Bir şey soracağım yani bir hükümet illa değiştirmiş Türkiye’de bunu söylüyorsunuz. Mutlaka gelen bir değişiklik olmuş ve yapmış. Bunu yapmamış olsa daha mı istikrar olur? Daha mı güven olur piyasalarda? Ya da dışarıya yönelik bilemiyorum tabi.

Yaman Törüner: Ben zannediyorum ki şimdiki tartışma değişiklikten çok gelen başkanın eşinin başına endekslenmiş vaziyette yani şöyle; atamadaki yani adamın başından çok eşinin başına bakıldığı bir durumla karşı karşıya kaldık. Yani belki burada bir haksızlık var gibi görünüyor. Yalnız hükümetin yaptığı hatalar da var. Hükümette getiriyor mesela bütün başkan ve başkan yardımcılarının tümünün atamasını yaparken başı kapalı kişiler arasından seçince bu sefer hükümet de belli kişileri seçiyor ya da eşine bakılarak seçiliyor, adamın kafasına değil eşinin kafasına bakılarak seçiliyor diye bir izlenim veriyor. Mesela şunu da söyleyebiliriz; başkan yardımcıları seçilirken de aynı prosedür uygulanıyor. Yani kararname gidiyor, cumhurbaşkanın yine imzası var. Mesela bu Erdem Başçı başkan yardımcısı seçilirken eşinin başının kapalı olduğu biliniyordu ve bu seçildi. Cumhurbaşkanı tarafından imzalandı. Şimdi Erdem Başçı olup olmayacağını bilmiyoruz ama tekrar gelipte başkan olacağı zaman bunun eşinin başı kapalıydı deniliyor. Şimdi bu da anlaşılabilmiş değil. Süreyya bey şimdi o zaman niçin başka bir yardımcıyı, başının eşi kapalı olduğu için kabul olmasına rağmen kabul etti. Bir de böyle bir sorunlar var.

Celal Pir: Bunlar yani işin özüyle alakalı şeyler değil.

Yaman Törüner: İşin özüyle alakalı değil. Yani biz sanıyorum ki toplumda şu anda merkez bankası başkanlığından çok eşlerin başına endekslenmiş bir tartışmaya doğru işi götürdük. İşin en büyük sakıncası bu gibi geliyor.

Celal Pir: Peki. Şimdi bir emekli sayın Lemi Cantek size soruyor, diyor ki;

Lemi Cantek (Emekli): Merkez bankası başkanı kadar başkan yardımcıları ve çalışan kadro da önemli değil midir? Buraya atananların özellikleri sizce yeterli mi?

Yaman Törüner: Şimdi tabiki merkez bankası başkanı kadar alt kadrolar da önemlidir. Şu anda merkez bankasının alt kadroları bu işi yürütebilecek kadar liyakatlidir yani merkez bankası alt kadrolara sahip. Zaten şu anda değişecek olan şey başkan ve başkan yardımcılarıdır. Alt kadroların güçlü olması nedeniyle başkan ve başkan yardımcıları daha rahat değişebiliyor. Yani merkez bankasından yetişmemiş, dışarıdan aldığınız hatta mühendis yani backround’lu olan, mühendis olarak yetişmiş ya da başka şekilde yetişmiş bir kişi merkez bankasını yönetebiliyor yani böyle bir

Celal Pir: Rahatlık var diyorsunuz?

Yaman Törüner: Rahatlık var merkez bankasında.

Celal Pir: Bu imkanı yeni gelecek başkana da verecek merkez bankasının çalışanları ve yönetimi.

Yaman Törüner: Vermesi lazım.

Celal Pir: Peki efendim. Bir serbest meslek sahibi sayın Öznur Çelebi demiş ki;

Öznur Çelebi (Serbest Meslek): Merkez bankası'ndaki bu belirsizlik daha ne kadar devam edebilir? Önemli karar verilmesi gerekirse kim karar verecek?

Celal Pir: Bilmiyorum ne dersiniz?

Yaman Törüner: Şimdi efendim belirsizlik devam edecek gibi görünüyor. Çünkü merkez bankasında esas yani şu anda dikkatlerden kaçan başka bir husus var. Uzun zamandır merkez bankasının denetimi gerçekleştirilemedi. Şu anda bende dünkü bir gazetede okudum, merkez bankası inşaat genel müdürlüğü mesela denetleniyormuş. Kimin denetlediğini bilmiyorum. Fakat son iki dönemdir merkez bankası teftiş kurulu merkez bankasını idare merkezini denetleme görevinin dışında bırakıldı. Dolayısıyla böyle bir durum da söz konusu olunca ben zannediyorum ki yani hükümetin de yapmak istediği şey orada bir değişiklik yapıp bu denetimi de bir yerde sağlamak. Ben demiyorum ki yani kimse

Celal Pir: Ama bildiğim kadarıyla inşaat, emlak zaten Erdem Başçı’ya bağlıydı.

Yaman Törüner: Bilmiyorum yani kime bağlıysa onun denetlenmesi lazım. Yani denetlenmeyen bir kurum olarak kalmaması lazım herhangi bir şekilde merkez bankasının.

Celal Pir: Yani biran önce çözülmesi lazım diyorsunuz?

Yaman Törüner: Tabi biran önce çözülmesi.

Celal Pir: Mesela bir karar alınması gerekse şu anda vekaleten başkanlığı yürüten Erdem bey kararı alabilir değil mi?

Yaman Törüner: Alabilir.

Celal Pir: Yani herhangi bir problem olmaz.

Yaman Törüner: Hayır hiçbir problem olmaz. Hatta para kurulunun işte çalışmasında bir aksama olur, şudur, budur gibi şeyler söyleniyor. O konularda da problem olmaz. Birileri vekaleten de olsa atama yapılır ve bu işler devam eder. Yani bu atama hikayesi nedeniyle bir ekonomik sorun yaratılacağını zannetmiyorum.

Celal Pir: Zannetmiyorum diyorsunuz. Peki sizin tecrübenize ve bilginize hitap eden bir soru seçeceğim. Bir öğrenciden geliyor, Hatice Kurtaran diyor ki;

Hatice Kurtaran (Öğrenci): Cumhurbaşkanı merkez bankası başkanıyla ilgili karar verirken kimlere danışır ya da danışmalıdır sizce?

Celal Pir: Mesela eski başkanlara danışmalı mıdır? Danışır mı?

Yaman Törüner: Eski başkanlara danıştığını zannetmiyorum. Neler danıştığını da iyice bilmiyorum, hangi konularda danıştığını yani bu arkadaşın başı kapalıdır diye mi danıştığını, pardon eşinin başı kapalıdır diye mi danıştığını yoksa başka. Danışma olayı zaten hükümet bir yani polis ya da adli takip yaptıktan sonra kişiler hakkında tekliflerini götürür Cumhurbaşkanına.

Celal Pir: Doğru. O kimlik tespiti başka bir mesele.

Yaman Törüner: Kimlik tespitlerini filan yapar. Yani bu kişi laik bir kişidir diye götürür. Hükümet bütün bunlara öncelikle bakmıştır. Bunun dışında danışma anlamında ne var yani danışma anlamında bir politik bu adamın fikri nedir? Bir başka fikirleri var mıdır filan diye bakar yani danışma olayını çok iyi anlayamıyorum, nasıl danışıp karar vereceğini cumhurbaşkanın bende bilmiyorum açıkçası.

Celal Pir: Peki şimdi sizin kişiliğinize yönelik güzel bir soru var. Serbest meslek sahibi Nermin Tuncer diyor ki;

Nermin Tuncer (Serbest Meslek): Eski bir başkan olarak sizin uygun gördüğünüz başkan adayı varı mı? Varsa kimdir?

Celal Pir: Tabi bu arada izleyenlerimize söyleyelim. Siz aynı zamanda İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın da uzun dönem başkanlığını yaptınız. Hem özel sektörün parasının başında oldunuz, hem kamunun parasının başında oldunuz bir anlamda. Tüm bunları üst üste koyduğunuzda sizce bu işi liyakatla kim yapabilir? Yapacak çok adam vardır ama sizce kim yapabilir?

Yaman Törüner: Yapacak kişiler var. Şimdi olay şudur; Süreyya bey para piyasalarından yetişmiş bir merkez başkanıdır. Şimdi uzun süredir ilk defa para piyasalarından yetişmiş başkan ya da başkan yardımcısının olmadığı bir ekip oluşturulmak isteniyor. Burada bir zorluk var. Şimdi ben şunu söylüyorum; belki başkan ve başkan değilse de başkan yardımcıları arasında mutlaka para piyasalarından yetişmiş 1 veya 2 kişiyi monte etmek lazımdır, yönetime sokmak lazımdır. Yani bankanın içinden gelen iki kişiyi diyelim ya da en azından bir kişiyi ve para piyasalarında yetişmiş bir kişiyi mutlaka başkan yardımcılığı yani başkan olmuyorsa başkan yardımcılığı seviyesinde ben görmek isterim yani eğer bana sorsalar. Bana kimsenin soracağı yokta yani

Celal Pir: Ben soruyorum.

Yaman Törüner: Yani ben böyle bir tercih yapardım. Böyle arkadaşlar da var. Onun dışında başkan yardımcılarının tümünü aynı görüşleri paylaşan kişiler olmasında sakınca görürdüm yani şunu söylemek istiyorum.

Celal Pir: Yani hata yapma riski çok olur diyorsunuz?

Yaman Törüner: Hata yapma riski çok fazla olurdu ve devamlılık riski çok fazla olurdu. Eğer bundan sonra bir hükümet değişikliği olursa, 2 sene sonra seçim var. Gelecek olan hükümet, merkez bankası başındaki adamı ve yardımcılarını almak mecburiyetinde kalırdı. O nedenle herkes çalışabilecek kişilerin merkez bankasında olmasını yeğlerdim.

Celal Pir: Siz diyorsunuz ki; hükümetin adamı değil devletin adamı olması lazım.

Yaman Törüner: Tabi devletin adamı olması lazımdır. Belki başkan hükümetin adamı olabilir. Eğer başkanı seçiyorsanız bu sefer yardımcılarını daha dengeli seçmek zorundasınız.

Celal Pir: Çok seçicilik gerekir diyorsunuz?

Yaman Törüner: Tabi böyle bir şeye ihtiyaç var.

Celal Pir: İzninizle efendim bir öğrenci sayın Hasan Erdem Özakın sormuş, diyor ki;

Hasan Erdem Özakın (Öğrenci): Bu atamalar sonunda uygulanmakta olan para politikasının genel işleyişinde bir değişiklik gündeme gelebilir mi?

Celal Pir: Hakikaten böyle bir şey olabilir mi?

Yaman Törüner: Şimdi genel açıklamalar olmayacağı yönünde. Fakat özellikle ihracatçıların kur üzerinde çok büyük baskıları var ve bu ihracatçıların yalnız kur üzerinde değil, hükümet üzeride de büyük baskıları olduğunu biliyoruz ve bunlar etkili kişilerden oluştuğunu da biliyoruz. Dolayısıyla yeni merkez bankası başkanı üzerinde böyle bir baskı oluşturma olasılıkları var ve tabi bu baskı sonucunda merkez bankasının alacağı tedbirler ne olabilir diye bir soru sorulabilir. Ancak merkez bankası alacağı bütün tedbirleri IMF’e danışmadan alabilme durumunda değil. Yani şu durum ortaya çıkıyor; bir süre sonra eğer hükümet IMF ile birlikte çalışmaktan vazgeçme eğiliminde ise merkez bankası başkanını da kendine uygun bir kişi olarak atayıp o zaman biraz daha ihracatçıların eğilimine uygun bir politika güdebilir ama kısa dönemde böyle bir değişiklik olma olasılığını hiç görmüyorum.

Celal Pir: Peki Yaman bey, çok merak ederek soruyorum. Bu mutlaka bütün her yerde de soruluyordur. Amerika’da da dolar yükseliyor, düşüyor veya stabil gidiyor belli bir süre. Avrupa’nın parası değerli. Onların ihracatçıları niye bizim paramızı düşürmüyorsunuz diye merkez bankasına büyük baskı ve tazzik yapıyorlar mı ve onlar yaptığı tazzikle değişiyor mu bu iş?

Yaman Törüner: Tabi değişiyor, yapıyorlar. Tazzikle değişmiyor hatta hükümetler yapıyorlar. Mesela Avrupa merkez bankasına hükümetler tarafında çünkü bazı hükümetlerin ihracatçıları zor duruma düşüyor, bazı hükümetlerin düşmüyor. İhracatçıları zor duruma düşen hükümetler tarafından baskılar oldu. Yani bu şekil baskılar oluyor. Baskılar her yerde olabilir ama baskıya göre merkez bankaları tavır almaz.

Celal Pir: Peki başkan kaç yıl için seçilir? Onu hiç söylemedik izleyenlerimizin hepsi bilmeyebilir.

Yaman Törüner: Başkan normal 5 yıllık seçiliyor ama yani 3.5 yıllık bir ortalama başkan süresi var merkez bankasında şimdiye kadar yani.

Celal Pir: Ortaya çıkan tablo, fiili tablo bu.

Yaman Törüner: Fiili olarak hiç kimse 5 yılı doldurmuyor.

Celal Pir: Peki. İzninizle efendim bir serbest meslek sahibi sayın Hasan Karataş sormuş, diyor ki;

Hasan Karataş (Serbest Meslek): Daha önce merkez bankası başkanı seçilirken bu şekilde belirsizlikler yaşandı mı?

Celal Pir: Burada bu şekilde diye bir cümle var.

Yaman Törüner: Şimdi belirsizlik her zaman yaşandı bazı durumlarda. Hatta vekille idare edilen dönemler oldu. Mesela ben ayrıldıktan sonra merkez bankası 3.5 civarında vekille idare edildi sonra bir başkan atandı. Daha önce de mesela Rüştü bey’in atanması sırasında da Zekeriya Yıldırım vekil olarak atanmıştı. O da uzunca bir süre vekalet etti. Vekalet dönemleri var ve çok enteresan bir şey de var. Vekaleti kim yapıyorsa onun ataması yapılmıyor.

Celal Pir: Öyle mi?

Yaman Törüner: Yani tesadüfen, yapılmaz diye bir şey yokta.

Celal Pir: Kısmet böyle oluyor diyorsunuz.

Yaman Törüner: Evet. Benden önce Kadir Günay bey vekalet etmişti bir süre yani 1-2 ay kadar, 1 ay filan. Onun da ataması yapılmadı. Yani yapılma böyle bir şey yok tabi yani ille böyle olacak. Böyle bir temayül yokta fakat böyle bir de enteresan gelişme var. Şimdi de Erdem Başçı dan vazgeçildikleri için söylüyorum. O da enteresan bir şey.

Celal Pir: Evet. Cumhurbaşkanı herhalde bize yanlış bilgi verecek değil.

Yaman Törüner: Bilmiyoruz yani onu.

Celal Pir: Ama Erdem Başçı ile ilgili bir kararname olmadığını söyledi.

Yaman Törüner: Evet.

Celal Pir: Sayın Törüner çok teşekkür ediyorum bizi bilgilendirdiğiniz için.

Yaman Törüner: Bende teşekkür ediyorum.

Celal Pir: Değerli izleyenler NTV’ye Sorun’a bugün için burada nokta koyuyoruz. Yarın yine birlikte olmayı temenni ediyoruz. Bu arada 24 saat açık hattımız sürekli açık. Bize her konuda fikir, öneri, kritik ve düşüncenizi aktarabilirsiniz. Hoşçakalın efendim.


Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları