Kalbin desteği cihazlar: Kalp pilleri
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık » Kalp-Damar Hast.
Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Enis Oğuz.
Kalbin desteği cihazlar: Kalp pilleri
Bu küçük ama marifetli cihazlar, öncelikle kalp hızının yavaşlamasını engellemek, kalp yetersizliğini tedavi etmek ve kalpteki yüksek ritme bağlı kalbin pompa görevini yapamaması durumunda hastaya elektroşok vererek hayatını kurtarmak amacıyla kullanılır.

Güncelleme: 13:03 TSİ 04 Mart 2006 Cumartesi

İSTANBUL - Bugün dünyada yaklaşık 2 milyon kişi kalp pili taşıyor. Bu ileri teknoloji ürünü küçük cihazlar, kalp hızının yavaşlamasını engellemekten kalp yetersizliğini tedavi etmeye kadar farklı amaçlarla kullanılıyor. Takıldıktan hemen sonra yaşanılan tüm şikayetleri ortadan kaldıran kalp pilleri, hastanın yaşam kalitesini büyük bir oranda artırarak normal hayata dönmesini sağlıyor. Elektroşok özelliği taşıyan kalp pilleri ise ani ölümleri engelleyerek hayat kurtarıyor.


3 çeşit kalp pili bulunuyor: Kalp hızı yavaşlamasını engelleyen tek kablolu ve 2 kablolu piller, kalp yetersizliği tedavisi için kullanılan 3 kablolu piller ve kalpteki yüksek ritme bağlı kalbin pompa görevini yapamaması durumunda elektroşok vererek hayat kurtaran piller yani defiblatörler.

KALP YAVAŞLAMASI TEDAVİSİ
Kendi kendine elektrik üretebilen bir organ olan kalp, ürettiği elektrik sayesinde kalp kasının kasılmasını sağlıyor. Elektrik, peşpeşe dizilmiş hücrelerden oluşan ve adeta bir elektrik kablosuna benzeyen elektriksel ileti yolları aracılığıyla kalbin iki kulakçık ve iki karıncıktan oluşan 4 boşluğunun içine yayılıyor. Bu elektrik iletisinde bir bozukluk olması ve bu bozukluğun kalbin yavaşlamasına neden olması durumunda ise kalp piline başvuruluyor. Kalp pilinin amacı, kalbi normal hızına ulaştırmak.

Kalbe girişim için (anjiografi, stent, elektrofizyoloji vs.) kateter laboratuvarına alınan hastaların yaklaşık 20’de 1’ine kalp pili takılması gerektiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Enis Oğuz, bu hastaların en çok kalp hızının yavaşlaması ve tansiyon düşmesine bağlı olarak baş dönmesi yaşadığını söylüyor. Kalp durması ve bayılma atakları da sıkça görülen semptomlar arasında. Hareket halindeyken iskelet kasları daha fazla oksijene ihtiyaç duyduğu için kalbin normalden daha hızlı atması gerekiyor. Ancak elektrik ileti bozukluğu olan hastalarda bu artış olmuyor. Dolayısıyla kalp hızı hep düşük seviyede kalan hastalar, yürüyemiyor, merdiven çıkamıyor, çabuk yoruluyor ve baş dönmesi yaşıyor.

Elektrik ileti sistemi bozukluğu, her yaşta, hatta doğuştan bile görülebilen ama ileri yaşta görülme olasılığı daha yüksek olan bir hastalık. Kalp krizi geçirenlerde, kalp yetersizliği olan kişilerde daha sık görülen elektrik ileti sistemi bozukluğunun en önemli sebeplerinden biri yaşlanma. Elektrik ileti sistemini besleyen kalp damarının tıkanması ise bu hastalığın bir başka nedeni. Elektriksel bozukluklar anlık veya sürekli yakınmalara yol açan bir hastalık. Pil takılır takılmaz kalp hızı normale döndüğü için hastada iyilik hali hemen başlıyor. Kalp pili hastanın bayılma, baş dönmesi, yol yürüyememe gibi şikayetlerini hemen ortadan kaldırıyor. Hastanın tüm bu şikayetleri ortadan kalktığı için yaşam kalitesinde çok büyük bir artış oluyor.

HAYAT KURTARAN PİLLER
Defiblatörelerin temel takılma amacı kalbin anormal hızlanmalarını şokla normale çevirmek. Hayatı tehdit eden ritm bozuklukları ve kalp hızlanmaları, kalbin durmasıyla eşdeğer ve ani ölümlere neden olabiliyor. Hastada bu geliştiği zaman, kalp durmuş gibi hiç kan pompalayamıyor, çok hızlı ve düzensiz kasılıyor. Bu sırada hastaya dışarıdan elektroşok yapılması ve hastanın ritminin normale getirilmesi gerekiyor. Defiblatörler hastada ritim bozukluğunun geliştiğini tanıyor ve o anda elektroşoku verip hastanın hayatını kurtarıyor. Böylece hasta nerede olursa olsun erken müdahele ile hayatı kurtarılmış oluyor. Bu durum genelde kalp yetersizliği hastalarında görülür.

’60’lı yıllardan beri gerçekleştirilen kalp pili takma operasyonunun, bypass, kapak değiştirme gibi diğer büyük kalp ameliyatlarından çok daha basit olduğunu belirten Doç. Dr. Oğuz, operasyonu şöyle anlatıyor:
“Lokal anesteziyle cilt altında pilin girebileceği kadar bir boşluk açılıyor. Cep denen bu boşluğun içine pil koyuluyor. Daha sonra koldan gelip köprücük kemiğinin altından geçerek kalbe giden toplardamara, iğneyle girişim yapılıyor. İğnenin içinden bir tel, telin üzerinden küçük bir borucuk, o borucuğun içinden de kalbe giden elektrot denilen uzun ince bir yapı yerleştirliyor. Elektrot kalp içinde uygun yere röntgen ışınları ile dışarıdan görülerek yerleştirildikten sonra ölçümleri yapılıyor. Eğer elverişli ölçümler alınırsa kablo orada bırakılıyor. Eğer ölçümler yeterli olmazsa yeri değiştiriliyor. En uygun yer belirlendikten sonra bu kablolar pile bağlanıyor ve cilt kapatılıyor.”

OPERASYON SONRASI
Operasyon yaklaşık bir saat sürüyor. İlk 24 saat kablonun iyice kalp içinde yerleşmesi ve tutunması için önemli bir süre. Bu amaçla bir gün hastanede yatırılan hasta, taburcu olduktan sonra hiçbir hareket kısıtlılığı yaşamıyor. Kalp pili takılması ciddi komplikasyonları olan bir operasyon değil. Çok nadir durumlarda, köprücük kemiğinin altındaki damarı iğneyle bulmaya çalışırken, akciğerlerin delinebilme ihtimali söz konusu. Bu da, akciğeri saran zarların çevresine hava toplanmasına neden olduğu için solunum sıkıntısı yaratabiliyor. Bu durumda, kaburgaların arasından bu hava alınıyor ve akciğerdeki delik iki üç gün içinde kendiliğinden kapanıyor. Bu da, hastada kalıcı hiçbir sorun bırakmıyor. Vücuda yabancı cisim yerleştirilen her operasyonda olduğu gibi kalp pili yerleştirme operasyonunda da enfeksiyon riski var. Bu gibi durumlarda ise, pil çıkartılarak enfeksiyon tedavisi yapılıyor.

KALP PİLİNİN KONTROLÜ
Kalp pili takıldıktan sonra mutlaka performasının izlenmesi gerekiyor. Aslında kendisi de küçük bir bilgisayar olan kalp pili, dışarıdan başka bir bilgisayar yardımıyla telemetrik yöntem denen bir yöntemle okunabiliyor. Bu sayede, hastanın kalp hızı nasıl seyretmiş, kalp pili ne kadar çalışmış, kendi ritmi zaman zaman ortaya çıkmış mı, hep kalp piline mi bağlı kalmış, başka ritm bozuklukları olmuş mu gibi bilgilere ulaşılıyor. Ayrıca pilin kaç voltta çalışması gerektiğini ya da kalp hızını tutması gereken değerleri, kalp piline dışarıdan programlamak mümkün. Hasta, pilin ortalama dayanma süresi olan 7 yıl boyunca her 6 ayda bir kontrole gelmek zorunda. Pilin biteceği 6 ay önceden saptanabildiği için bu kontroller çok önemli.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları