Türkiye’nin nükleer serüveni
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Ekonomi
Küresel Kriz
Gündem
Dünya
Enerji
Otomotiv
Bankacılık
Tarım
Şirketler
CNBC-e Endeksleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa
Türkiye’nin nükleer serüveni
Nükleer santral için bugüne kadar üç kez ihaleye çıkıldı, hepsi sonuçsuz kaldı. Yorumlar hükümetin bu işte çok kararlı olduğu yönünde. Santral inşası için Sinop öne çıkıyor.

CNBC-E
Güncelleme: 11:05 TSİ 01 Mart 2006 Çarşamba

İSTANBUL - Nükleer, radyasyon, santral... Türkiye bu kavramlarla Çernobil ile tanıştı, çay içen bakan görüntüsü uzun süre hafızalardan silinmedi. Aslında Türkiye’nin nükleer macerası dünyayla aynı dönemde yeşermişti yani 1960’larda.


Dünya enerji üretiminde yeni yollar ararken nükleer enerji birçok ülke için en iyi alternatif olarak belirmişti ve nükleer santral inşaatları başlamıştı. 1960’ta Küçükçekmece’de 1MW gücünde bir araştırma reaktörü kuruldu. İlk santral fikri ortaya atıldığında 1960’ların sonlarıydı. ABD ve İspanyol firmaları fizibilite çalışmaları yapmış ve 400 MW gücünde bir santral kurulması düşünülmüştü ancak proje rafa kalktı.

1974’te Mersin Akkuyu’da bir santral kurulması konuşulmaya başlandı. İktidarda Bülent Ecevit-Necmettin Erbakan vardı. Bu proje de hayata geçmedi. Eski Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Ünal Erdoğan o günleri şu sözlerle anlatıyor:

“1974’te nükleer santral devreye girmezse karanlıkta kalacağız dendi, sonra bir Atatürk geldi ve Türkiye’yi yeniden kurdu. Tabii ki hiçbir şey olmadı, konu 1977’ye ertelendi. Türkiye ne karanlıkta kaldı ne mahvoldu”

ÖZAL’LA YENİDEN GÜNDEME GELDİ
Özallı yıllara gelindiğinde, nükleer enerji yeniden gündeme geldi. Özal uluslararası firmaları yap-işlet-devret modeliyle santral kurmaya çağırdı. Kanada ve ABD’den firmalar 600 MW gücündeki tesisle ilgilendiklerini açıkladı ancak projenin yap-işlet-devret modeliyle üstlenilmesi istenince yabancı firmalar buna yanaşmadı, çünkü nükleer santrallein ömrü 35 yıldı. Proje bir kez daha sonuçlanamamıştı.

Nükleer enerjinin yeniden konuşulması 1998-2000 yıllarında Ecevit-Yılmaz hükümeti dönemindeydi. 1998’de Akkuyu’ya santral yapılması için ihale açıldı. İhaleye üç konsorsiyum katılmıştı.

ABD-Japonya ortaklı Westinghouse-Mitsubishi Konsorsiyumu: Raytheone ve Duke(ABD), Enka İnşaat ve MNG (Türkiye)

NPI Konsorsiyumu: Siemens, Hochief (Almanya); Framatom, Campenon Bernard ve Gecalsthom (Fransa); Garanti-Koza ve Tekfen İnşaat (Türkiye)

Kanada AECL Konsorsiyumu: Hitachi, Itochu (Japonya), Daiwoo (Güney Kore); Ansoldo (İtalya); Bayındır İnşaat, Güriş İnşaat ve Gama Endüstri (Türkiye)

25 Temmuz 2000’de dönemin başbakanı Ecevit nükleer enerji projesinin ekonomik olmadığını belirterek, bu fikirden vazgeçildiğini açıkladı.

Ancak bu açıklamadan dört yıl sonra AK Parti hükümetinin de gündeminde nükleer enerji olduğu duyuruldu. Gerekçe yine aynıydı: “Türkiye önümüzdeki yıllarda bir enerji darboğazına girebilir”

Enerji Bakanı Hilmi Güler planlarının 2012’ye kadar üç nükleer santral kurmak olduğunu söyledi. Ardından 2005 yılı sonlarında Ukrayna ile Rusya arasındaki doğalgaz krizi, İran’ın Türkiye’ye yolladığı gazı kısması ve giderek artan petrol fiyatlarıyla nükleere yönelmenin gerekliliği vurgulandı ve planların bir ay içinde açıklanacağı belirtildi.

KARARI ERDOĞAN AÇIKLAYACAK
Enerji Bakanı Güler, 5 bin MW gücünde reaktörler kurulacağını ve projeyi özel sektörün üstlenmesini istediklerini belirtti. Ancak maliyetler ve uzun süren inşaat süresi nedeniyle özel sektörün bazı çekinceleri var.

Bununla birlikte yabancıların nükleer projesine olan ilgileri de gerek Türkiye’ye yaptıkları ziyaretlerde gerek hükümetin yurtdışı temaslarında öne çıkıyor. Örneğin Fransa Dışişleri Bakanı Türkiye ziyaretinde, nükleer projelerine katılmak istediklerini söyledi, ABD’den Westinghouse’un santral yapmak istediği belirtildi.

5 bin MW güç için ya üç ya da beş santral kurulması planlanıyor. İlk reaktörün inşasına 2007’de başlanması hedefleniyor. Konuyla ilgili olarak 7 bölge saptandı. Teknik detaylar, ekonomik yapı ve yatırım takvimi ile ilgili detayların bir ay içinde Başbakan tarafından açıklanması bekleniyor. Türkiye’de daha önce ihale tecrübesi yaşayan Siemens’in eski Yönetim Kurulu Başkanı Arnold Hornfeld AK Parti hükümetini konuyla ilgili olarak çok kararlı gördüğünü söylüyor ve “bu sefer olabilir” diyor.

SANTRAL İÇİN SİNOP ÖNE ÇIKIYOR
Depremsellik, çevre, güvenlik, su kaynaklarına yakınlık da dahil olmak üzere 43 kriter belirlendi ve santral inşası için en güçlü aday olarak Sinop öne çıkıyor.

Bununla birlikte Mersin Akkuyu, Lizne Burnu, Çilingoz Çiftliği, Muda Burnu gibi bölgeler de nükleer santral için ismi geçen yerler arasında.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları