ANKARA - Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun gerekçeli kararında, TÜPRAŞın Batman Rafinerisine yönelik istenen teminatın az bulunduğu hükmü yer alıyor. Kararda, yatırım şartının bulunmayışı da bir başka neden olarak gösteriliyor.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun TÜPRAŞın özelleştirme şartnamesine ilişkin verdiği yürütmeyi durdurma kararının gerekçesi belli olurken, kararın Özelleştirme İdaresine posta ile gönderildiği ve kararın Pazartesi ya da Salı günü İdareye ulaşmasının beklendiği belirtiliyor.
| | | | | Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın, TÜPRAŞ'ın yüzde 51 hissesinin blok olarak satılmasına dair özelleştirme işlemlerine karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nca verilen yürütmenin durdurulması kararlarının derhal uygulanması gerektiğini bildirdi. Öztaşkın, yaptığı yazılı açıklamada, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararlarının bugün kendilerine tebliğ edildiğini belirterek, ''Sendikamız, TÜPRAŞ'ta bir belirsizlik ve kaos ortamı oluşmaması için; gerekçeli kararın çıktığı 17.2.2006 tarihinden itibaren kararın uygulanması için hukuk mücadelesine devam edeceği gibi, üretimden gelen gücünü kullanarak üstüne düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirecektir'' dedi. Danıştay'ın ihale şartnamesinde 4046 sayılı Özelleştirme Yasası'nın amacına ve kamu yararına uygunluk bulunmadığını belirttiğini ifade eden Öztaşkın, şunları kaydetti:
''Danıştay, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın TÜPRAŞ özelleştirilmesi sürecinde ciddi hiçbir hazırlık yapmadığını, özellikle yatırım ve üretime ilişkin hiçbir veriye sahip olmadan ihaleyi gerçekleştirmek istediğini ortaya koymuştur.''
|
|
|
|
Kararın gereğinin yerine getirilmesi için 30 günlük süre bulunurken, bu süre kararın tebliğinden itibaren başlayacak.
Bu sürenin kullanılması sırasında, 13. Daireden esastan karar çıkması durumunda ise çıkacak karara göre durumun değişebileceği ifadeediliyor.
Danıştaydan çıkan yürütmeyi durdurma kararı sonrası nasıl bir yol izleneceği konusuna hukukçuların yapacağı değerlendirmeden sonra karar verilecek ve gerekirse dışarıdan görüş alınacak.
Bazı hukukçular, her ne kadar bu kararın şartnameye ilişkin de olsa öncesi ve sonrasına ilişkin iptal kararı anlamına geleceğini savunurken, aynı zamanda esastan karar verene kadar işlem yapılmaması ve yapılan işlemlerin tersine çevrilmesi gerektiğine işaret ettiğini belirtiyor. Ancak burada hangi işlemin yapacağına hukukçuların ayrıntılı incelemesinden sonra karar verilebileceği belirtiliyor.
SEKA BALIKESİR ÖRNEĞİ Tüpraş kararına yakın dönemde en çok benzerlik gösteren örnek olarak, yürütmeyi durdurma kararının ardından geri alınması için dava açılan Seka Balıkesir İşletmesi gösteriliyor. Burada, Tüpraştaki gibi hisse satışı değil varlık satışı yapılırken, Danıştayın kamu yararı görülmediği gerekçesiyle devir sonrası yürütmeyi durdurma kararının ardından geri alım için dava açılmıştı.
ÖİB tarafından geri alım için dava açılmasının ardından esastan dakarar onanmıştı.Yaklaşık 2 yıldır süren dava sonunda, alıcının da dava açtığı ve ÖİB ile alıcının davalarının karşılıklı devam ettiği belirtiliyor.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |