Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa
NTV

Konu: Alkollü içki yasağı
Konuklar: Ankara Barosu Başkanı Vedat Ahsen Çoşar, Adana Lokantacılar ve Kebapçılar Odası Başkanı Şefik Aslan ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak


Oğuz Haksever: Ne zamandır gazetelere haberlere, hatta geniş araştırmalara konu oluyordu. Bir bir AKP'li belediyelerin uygulamaları anlatılıyordu. Sonunda yargıtay başsavcısı'nı harekete geçirecek bir gündem maddesi oldu. İnceleme başlatıldı. Başbakan da görüş bildirdi. Erdoğan, anayasa'nın 58'inci maddesini hatırlattı. Devletin gençleri alkol düşkünlüğünden, kötü alışkanlıklardan korumak için tedbirler almasını öngören 58’inci maddeyi. İyi günler. AKP'li belediyelerin "bir şekilde içki yasağı uyguluyorlar" diye yorumlanan uygulamalarını Yakın Plan’a alıyoruz. "konu nasıl başladı?" "akp'li belediyeler hangi uygulamaları yürütüyorlar?" "bu konuda kim ne diyor ?" gibi soruların yanıtlarını vermeye çalışarak işe başlıyoruz.

-Yerel yönetimler yasasında yapılan değişiklikle, Temmuz ayından itibaren içki ruhsatı verme yetkisi belediyelere devredildi. Yetki devrinin ardından belediyelerin ruhsat iptalleri ve eğlence vergisinde gittikleri artırımlar tepkileri de beraberinde getirdi.

Gürol Ergin (CHP Muğla Milletvekili): Çağdaş tam dünyanın hiçbir şekilde ilgi alanı olmayan bir içki konusunu bu kadar ilgi alanlarına sokmalarını doğrusu hem yadırgatıcı buluyorum hem de anlaşılmaz buluyorum.

Mustafa Sayar (SHP Genel Başkan Yardımcısı): AKP herşeyde olduğu gibi bunda da takiyye yapıyorlar. Avrupa Birliği’ne giriyoruz diyorlar içki yasağı. İçki yasağının olmadığı yerlerde içki içmeyenin ağzına mı akıtıyorlar acama içkiyi.

Murat Mercan (AKP Eskişehir Milletvekili): Türkiye'nin bir gerçeği türbansa, bir başka gerçeği de içkidir. Bunları çok böyle zorlamamak lazım. Önemli olan kurallarına uymaktır. Yani kural nedir 18 yaşından büyüklerin içki satılmamasıdır ayrıca içkiye özendirilmemesidir toplumun. Bu da işte eğitim programlarıyla televizyon programlarıyla yapılabilir ama bir yasaklamayı ben doğru bulmuyorum.

-İçişleri bakanlığı tarafından yayınlanan genelge ile mülki amirlerden içkili yer bölgesini adres veya nokta işyeri olarak değil, bir alan olarak tespit edilmesi isteniyor. Genelgenin amacının kişilere özel uygulamalar yerine soyut ve genel uygulama yapılması olduğu belirtiliyor. Genelgede içkili yerlerin konut ve yerleşim alanlarıyla, gürültüye duyarlı bölgelerde açılmaması gerektiği de ifade ediliyor.
Yeni yönetmeliğin yoruma açık olması, özellikle içki karşıtı bir belediye başkanının ruhsat vermemesini daha da kolaylaştırıyor. AKP'li belediye başkanları, yeni yasa çıktıktan sonra genelde içkili lokanta ve bar açma taleplerini karşılamamaya başladı. Ruhsat devir talepleri, çeşitli engeller gösterilerek yerine getirilmiyor. Bazı belediyeler Adana’da olduğu gibi eğlence vergisini 100 katına kadar artırıyor. Bu da içkili yerlere karşı ‘yıldırma politikası’ olarak görülüyor. Konya’nın Meram ilçesiyle Bayburt belediye başkanları da içki bayilerinin satış ruhsatını iptal etme yoluna gidenlerden. Denizli, Uşak ve Osmaniye gibi AKP’li belediyelerden bazıları da, içkili yerleri kent dışına çıkarmak için imar planlarında düzenleme yapıyor. Başbakan Erdoğan bugün kendisine bu konuda yöneltilen soruları kurallara uyulduğu müddetçe ruhsat verilmesi gerektiği yanıtını verdi.

Recep Tayyip Erdoğan (Başbakan): Bizim ruhsat alma noktasında hiç bir belediyenin hangi partiden olursa olsun ruhsat vermeme gibi şartlarına uygun olması halinde bir yetkisi yoktur. Şartlarına uygunsa, gerekli olan şartları yerine getirmişse ki bunlar ağırlıklı olarak hijyen şartlardır, ağırlıklı olarak oradaki mutfak noktasındaki hazırlıklardır. Bunlar yerine getirildikten sonra her belediye ruhsatını verir. Benim partimin belediyeleri de bu noktada olumsuz bir tavır içerisine giremezler.

-Başbakan, birçok belediye tesisinde uygulanan içki yasağını ise, "devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için tedbirler alır" diyen anayasanın 58. maddesine dayanarak savunuyor.

Recep Tayyip Erdoğan (Başbakan): İçki almak isteyenler belediyenin dışındaki tesislerde de gidip alabilrler yani illa belediyede mi bunun olması lazım. Belediye bir devlet kuruluşu olarak hiçbir zaman kötü örnek olmaması gerekir. Onun içinde anayasının 58. maddesinde bununla ilgili “devlet gerekli tedbirleri alır” diyor ve belediyelerimizde anayasanın emrinin gereğini yerine getiriyorlar ve bu tartışma konusu olmaktan da çıkmalıdır.

-Bu arada yargıtay cumhuriyet başsavcısı, belediyelerin içki yasağı kararları nedeniyle AKP hakkında inceleme başlattı. Başsavcılıkça bir soruşturmaya karar verilmesi halinde; İstanbul ve Ankara’daki AKP’li belediyeler başta olmak üzere içki yasağı konusunda belediye organlarınca verilen tüm kararlar inceleme konusu yapılacak, yasaklama gerekçeleri sorulacak.

Oğuz Haksever: Konuyu stüdyoda 1, telefon hattında 2 konukla ele alacağız. Ankara stüdyomuzda Ankara Barosu Başkanı Vedat Ahsen Çoşar olacak. Telefon hatlarında da Adana Lokantacılar ve Kebapçılar Odası Başkanı Şefik Aslan ile Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak olacak. Ankara’yla başlıyoruz. Ankara Barosu Başkanı Vedat Ahsen Coşar’la başlıyoruz. Hoşgeldiniz Ahsen bey.

Vedat Ahsen Çoşar: Hoşbulduk.

Oğuz Haksever: Anayasanın 58. maddesini hatırlatıyor başbakan. Siz nasıl yorumluyorsunuz maddeyi?

Vedat Ahsen Çoşar: Şimdi anayasanın 58/2. maddesinde gençleri alkole karşı devletin korumasıyla ilgili bir düzenleme var. Aslında bu düzenleme de tartışılabilir yani devletin iyiyi ve kötüyü tarif etme hakkı var mı acaba? Herkes kendi iyisini kendisi belirler, herkes kendi kötüsünü de kendisi belirler. Hiç kimsenin devlet de dahil olmak üzere bir başkasını kendisi gibi yapmaya, kendisine benzetmeye hakkı yok. İkincisi oradaki düzenleme doğrudan doğruya gençlere bir düzenleme. Peki yetişkinlerle ilgili kısıtlama getirmeye hakları var mı? Hakları yok. Onun için anayasanın 58/2. maddesini daraltıcı şekilde değil, özgürlüklere müdahele etmeme şeklinde yorumlamak ve o şekilde uygulamak gerekir, benim anladığım öyle.

Oğuz Haksever: Anlıyorum. Ahsen bey peki siz dava açmaya hazırlanıyorsunuz, yanılmıyorsam idari dava açmaya hazırlanıyorsunuz.

Vedat Ahsen Çoşar: Evet.

Oğuz Haksever: Peki sizi harekete geçiren ne oldu?

Vedat Ahsen Çoşar: Şimdi bizi harekete geçiren bir defa kişilerin yasalarla, anayasayla teminat altında olan özel alanına, mahrem alanına müdahele edilmesi, bir ikincisi; son zamanlarda bilemiyorum sistemli midir değil midir ama bu kadar raslantısal da olamaz, sanki sistemli gibi geliyor. Dini referanslardan hareket etmek suretiyle özgürlük alanı birazcık fazla daraltılmaya başlandı. Genişletilmeye çalışılıyor bu. İnsanı insan yapan en temel özgürlüğü, seçme özgürlüğüdür. Bu özgürlüğe belediyelerin veya işte kamu yetkisi kullanan başkaca bir takım kişilerin veya otoritelerin bu kadar fazla müdahele etmeye hakları olmadığını düşünüyoruz biz. İçki içmek isteyen kişi içki içer. Hiç kimsenin bir diğerini içki içmeye zorlamaya veya içki içmemeye zorlamaya hakkı yok. Hele hele yetişkin olan insanlar kendi seçimlerini kendileri yaparlar. Belediyelerin veya kamu otoritesinin onların özel hayatlarıyla ilgili böyle bir tanım getirmeye, onlara bir yol haritası vermeye hakkı yok. Yine şöyle de bir çelişkili durum var; bir taraftan türbana özgürlük diye çaba gösteriliyor veya bu yönde mücadele veriliyor ama öbür tarafta başkalarının başka özgürlükleri kısıtlanıyor, bu da çifte standart. Onun için tutarlı olmak gerekir, özgürlükler konusunda tutarlı olmak gerekir. Başkasının, ötekinin haklarına, kişiliğine, varlığına saygılı olmak gerekir. Saygılı olmazsanız giderek özgürlüklerinizi kaybedersiniz, giderek insanlığınızı eksiltmeye başlarsınız ve o zaman da bir tahakkümden bir başka tahakkümün kucağına itilirsiniz. Onun için bu alana bu tür kişisel tercihlere çok fazla müdahele etmemek gerekir. Biz daha ziyade bu nokadan hareket etmek suretiyle bunu dava konusu yapacağız. Hazırlıklarımızı da sürdürüyoruz.

Oğuz Haksever: Anladım. Bir içtihat niteliği taşıyabilecek bir karar elde etmeyi mi düşünüyorsunuz, öyle algılıyoruz.

Vedat Ahsen Çoşar: Hayır, içtihat niteliğinde bir karar elde etme amacında falan değiliz ama bu dava açıldıktan sonra o şekilde bir içtihat gelişir, gelişmez onu bilmiyorum ben ama biz hukukçuyuz, hukukun anayasanın 36. maddesinin hak arama özgürlüğü başlığı altında düzenlediği çerçevede dava açma hakkımızı kullanacağız. İkincisi, bu avukatlık yasasıyla barolara verilen de bir hak. Çünkü avukatlık yasasında baroların insan haklarına sahip çıkmaya, insan haklarının korunmasıyla ilgili hukukun üstünlüğünün korunmasıyla ilgili olarak barolara verilmiş görevler var. Az önce de söylediğim gibi bu konuda getirilen yasaklayıcı, kısıtlayıcı düzenlemeler insan haklarına bir defa aykırı. O yönüyle bu argümanları ve bunları genişletmek suretiyle diğer argümanları da kullanmak suretiyle yargının önüne taşıyacağız bunu.

Oğuz Haksever: Peki efendim çok teşekkür ediyoruz. Size yeniden dönmeyi umuyoruz, telefon hattımızda Adana Lokantacılar ve Kebapçılar Odası Başkanı Şefik Aslan var. Şefik bey iyi günler.

Şefik Aslan: Hayırlı günler diliyorum Oğuz bey, iyi yayınlar efendim.

Oğuz Haksever: Sizin taraftan da şikayetler var. Adana’da alkollü içki ruhsatı almak isteyenlerin karşılaştığı zorluklar neler? Ya da böyle bir şey varsa neler?

Şefik Aslan: Evet efendim bizim Oğuz bey iki noktada sıkıntımız var esnaf olarak. Sizinde bahsettiğiniz gibi işyerine içki ruhsatı alma aşamasında belediyede yaşanan zorluk, ikincisi; eğlence vergisi adı altında uygulanan yüksek bir rakam. Talep edilen, uygulanıyor zaten şu an.

Oğuz Haksever: Peki nedir bu ücretler? Ne kadardır bunlar? Çünkü yıldırıcı olacağı yolunda yorumlar var.

Şefik Aslan: Yani şimdi yüksek olunca rakam öyle yorumlanıyor tabi. Şimdi bir çok esnafın aylık kira giderine tekabül ediyor.

Oğuz Haksever: Bir rakam?

Şefik Aslan: Evet rakam ifade edeyim, 3 kategoriye ayrılmış. Lüks otellerin altındaki eğlence yerlerine efendim; 750 milyon yani günlük 25 milyon deniliyor, 750 milyon dolayısıyla toplamda. Bu da çizelge bırakılıyor, 30 günlük bir çizelge bırakılıyor. İşyerinin her gün açık olabilme hesabıyla alınıyor yani oysa bir çok işyeri Oğuz bey, haftada 1 gün belki hafta sonu 2 gün dükkanını işyerini kapatabiliyor ama 30 gün üzerinden alınıyor. O da işte 750 milyon. İkinci kategoride işte bu barlar, pavyonlar, distoketler bu tür yerlerde 600 milyon. Günlük 20 milyon yine, o da yine toplam aylık 600 milyon ediyor.

Oğuz Haksever: Elbette kanunlar çerçevesinde alkollü içki satan yerlerin ruhsat almasına dair bir takım kurallar var. Bunların dışına mı çıkılıyor sizce? Nedir uygulama?

Şefik Aslan: Demin bahsettiğim eğlence vergisi efendim. Bu içki ruhsatının harici zaten ruhsat alınırken o aşamada ödeniyor, o ayrı bir kereye mahsus. O da işte son zamanlarda ...

Oğuz Haksever: Peki ruhsat alma durumu nedir? Çünkü bazı belediyelerin, bazı AKP’li belediyelerin ruhsat vermediğini, sümenaltı yaptığını söylüyor bazı işletmeciler.

Şefik Aslan: Efendim bize ruhsat verilmiyor değil, şikayetler geliyor ama verilmiyor diye değil. Sadece katı davranıldığını, hoşgörüsüz davranıldığını yani prosedürü yerine getirmemize rağmen zorluklar çıkartıldığıyla ilgili bazı şikayetler var.

Oğuz Haksever: Peki efendim. Çok teşekkür ediyoruz Şefik Aslan, Adana Lokantacılar ve Kebapçılar Odası Başkanı.

Şefik Aslan: Teşekkür ediyorum.

Oğuz Haksever: Ve Aytaç Durak, Büyükşehir Belediye Başkanı Adana’nın telefon hattımızda. Sayın başkan iyi günler.

Aytaç Durak: İyi günler efendim.

Oğuz Haksever: Biraz önce Lokantacılar ve Kebapçılar Odası Başkanını dinledik. En önemli şikayetleri ruhsat ücretinin ya da neyse verginin çok çok yüksek olması. Bunun da yıldırıcı bir nitelik taşıması. Ne diyeceksiniz?

Aytaç Durak: Efendim bu ücretler 1985 yılında yani 20 yılı aşkın bir süre önce tespit edilmişti. Sonra 92 yılında 10 katı arttırıldı ama 92’den bu yana o kadar enflasyon oldu ki bu ücretler geçersiz hale geldi. Nitekim ilan, reklam ve tabela fiyatlarında bizde yüzde 400’e ulaşan tarife uyguladık. Yani 400 katı zam yaptık, Adana’da bir tepki oldu ama şimdi o çirkin her yerde fazlasıyla tabela bulunan binalar temizlendi. Hem belediyemizin gelirleri arttı, hem de şehir daha estetik hale geldi. Bu bağlamda bu işletme ruhsatları da benzer oranlarda arttırıldı. Bir takım tepkilerin olması doğal. Fakat sizin üzerinde durduğunuz, medyanın üzerinde çok durduğu son derece güncel olan yani bazı belediyelerimizin bazı içkili lokantaları ve benzeri eğlence yerlerini belli yörelere doğru çıkartmak ve şehrin dışına çıkartmak gibi bir uygulamayı gündeme getiriyor iseniz, bunun üzerinde fazla durmamak lazım. Birkaç belediye bunu yapmış olabilir, bize göre de hatalıdır bu uygulamalar. Bir dengeleme olacaktır zaman içerisinde.

Oğuz Haksever: Anlıyorum 15 yıllık bir belediyecilik tecrübeniz var, belki daha fazla ama başkan olarak 15 yıllık. Şimdiye kadar yürütülen uygulamayla yeni yönetmelik arasında ne gibi farklar var? Orada tartışmalara neden olan noktalar nedir sizce?

Aytaç Durak: Eski kanun değişti. Biliyorsunuz yeni belediyeler kanunu çıktı. 5392 sayılı kanunun 15. maddesinin O bendine göre belediyeler bu işte yetkili oldu. Daha önce emniyet ve trafik yetkiliydi, belediyeler bu yetkilerini biraz daha dikkatli kullanırlarsa Türkiye’de herhangi bir tepki olmaz ama fırsat bu fırsat, elimize yetki geçti, bu esnafı biraz daha sıkıştıralım veya kendi kafa yapımıza göre içki konusuda ben içki içmiyorum, ben o yerlerde içki içmiyor, içkili lokantaları yok edelim veya yasaklayalım veya şehrin dışına atalım gibi bir zihniyet olursa da bu benim bildiğim kadarıyla sayın başbakanımızın, ne AK Parti hükümetinin böyle yöneticilerimizin böyle bir eğilimi yoktur. Demokratik bir ülkede herkes kendi arzusuna yasal şartları getirirler. Nitekim bu içkili eğlence yerlerinin özellikle okul ve dini alanların yakınında olmaması gerekir.

Oğuz Haksever: Evet onlar eski bilinen kurallar.

Aytaç Durak: Eski kanuna göre bu 200 metreydi, bu 100 metreye düşürüldü. Onun dışında isteyen istediği yerde şartları yerine getirirse piyasa şartlarında işletmelerini kurabilirler, vergilerini öderler, vatandaşta müşterilerini kendilerini rahatlıkla ziyaret edebilir.

Oğuz Haksever: Sayın Durak çok şikayet var yani işte ruhsatların geciktirildiği, sizde öyle bir şey görünmüyor galiba çünkü oda başkanı bu konuya netlik getirdi. Ruhsatların verilmediği hatta ruhsat ücretinin alınıp gidip dükkanların kapatıldığı yolunda. Peki AKP’li belediyeler arasında ne konuşuluyor? Diğer belediyelere uyarı gibi bir hava var mı? Ne diyeceksiniz bu konuda?

Aytaç Durak: Efendim bağışlayınız, dün akşam Adana’da 30 küsur AK Partili belediye başkanlarımızla bir toplantı yapıldı. İnanın bu konu üzerinde hiç kimse durmadı. Adana ili ve çevresinde böyle bir zorlama, bir uygulama yok ama helhalükarda genel güvenlik ve asayiş durumlarında mülki idari amirlerininde yetkisi heran vardır ve onlar yönlendirmelere uyulacaktır.

Oğuz Haksever: Anlıyorum. Sayın başkan çok teşekkür ediyoruz yayınımıza katıldığınız için. Yeniden Ankara’ya dönüyoruz. Ankara Barosu Başkanı Vedat Ahsen Çoşar’la birlikteyiz tekrar. Sayın başkan bir tur yaptık, sizin söylediklerinizden sonra ve yeniden size döndük. Aytaç Durak böyle bir hava yok diyor ama sizin görüşünüz ne? Gizli bir gündemin için için yürütülmekte olduğuna dair iddialar var.

Vedat Ahsen Çoşar: Yani şimdi tabi gizli bir gündemin yürütüldüğünü ....

Oğuz Haksever: Hukukçuya böyle bir soru sormak zor ama

Vedat Ahsen Çoşar: Yani bir hukukçu olarak söylemem doğru değil, haksızlık yapmakta istemem ama sadece bir takım yanlışlıklar var. Uygulanan bir takım çifte standartlar var. Biz buna karşıyız ama bu çok sistemli bir şekilde mi yapılıyor, yoksa öyle bir amaçla yapılmıyor mu onu bilmiyorum. Yoğun bir tepki de var. Basında da bu konu sürekli olarak işleniyor ama öbür türlü yani bunun çok sistemli bir şekilde veya çok planlı bir şekilde veya çok gizli bir şekilde yapıldığını söylemek bir hukukçuya yakışmaz, ben öyle de söylemiyorum zaten.

Oğuz Haksever: Peki efendim bazı işletmeciler, işyeri sahipleri, tekel bayileri yürütmeyi durdurma kararları alıyorlar ama bunlarında uygulanmadığına dair şikayetler var. Ne yapabilirler?

Vedat Ahsen Çoşar: Yürütmeyi durdurma kararlarının uygulanmaması suç. Onu cumhuriyet savcılığına suç duyurusu olarak intikal ettirecekler, takipçisi olacaklar.

Oğuz Haksever: Pekala efendim, çok teşekkür ediyoruz yayınımıza katıldığınız için.

Vedat Ahsen Çoşar: Ben teşekkür ederim.

Oğuz Haksever: Sağolun.

Vedat Ahsen Çoşar: İyi günler diliyorum, teşekkürler.

Oğuz Haksever: Sağolun. AKP’li belediyelerin içki yasağı olarak yorumlanan uygulamalarını Yakın Plan’a aldık efendim. Yeni bir programda görüşmek üzere hoşçakalın.


Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları