İZMİR - Doğa Derneği tarafından yapılan bir araştırmaya göre, baraj yapımı, kuş türlerinin devamlılığı açısından en önemli tehdidi oluşturuyor. Araştırma sonucunda, Türkiyede üreyen toplam 309 kuş türünden 83ünün barajlar nedeniyle hızla yok olduğu belirlendi.
Kuş türleri ve sayısı açısından dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alan Türkiyede, akarsu rejimlerinde önemli değişikliklere yol açan baraj yapımlarının, türlerin devamlılığı açısından önemli tehdit unsuru olduğu bildirildi. Doğa Derneğinin konuya ilişkin açıklamasında, Türkiyede yapılmak istenen barajların kuş türleri üzerine etkisini belirlemek amacıyla başlatılan araştırmanın, ülkede üreyen dört kuş türünden birinin bu nedenle yok olduğunu ortaya koyduğu savunuldu.
Son yıllarda yapılan araştırmaların, barajların doğal yaşam başta olmak üzere ekonomik, hukuki ve kültürel açıdan pek çok konuda ciddi olumsuz etkilerini gösterdiğinin ifade edildiği açıklamada, şöyle denildi: Bu noktadan hareketle Doğa Derneği, Türkiyede yapılmak istenen barajların kuş türleri üzerine etkisini araştırdı ve barajların ülkemizdeki canlı türlerinin karşı karşıya olduğu en önemli tehditlerden birini oluşturduğunu ortaya koydu. Türkiyede üreyen toplam 309 kuş türünün 83ü, barajlar nedeniyle yok oluyor. Sulak alanlarda yaşayan kuşların durumu ise daha da kötü. Türkiyede üreyen her dört su kuşu türünden üçü, son 10 yılda barajlar nedeniyle ciddi oranda azaldı.
66 KUŞ TÜRÜ KORUMA ALTINDA Bununla birlikte, barajlar nedeniyle sayıları azalan 83 kuş türünün 66sının Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından Kara Avcılığı Kanunu ile koruma altına alındığının belirtildiği açıklamada, barajlar nedeniyle sayıları en çok azalan 10 kuş türünün alaca yalıçapkını, kılkuyruk bağırtlak, yeşil arıkuşu, balık baykuşu, telli turna, küçük karabatak, çöl toygarı, çizgili ishakkuşu, küçük serçe ve kum kırlangıcı olduğu bildirildi.
Açıklamada, bu türlerin dördünün sadece Güney Doğu Anadolu Bölgesinde yaşadığı ve GAP kapsamındaki barajlar nedeniyle yok olduğu savunularak, Türkiyede yoğun olarak Fırat ve Dicle nehirlerinde üreyen alaca yalıçapkınlarının yüzde 80inden fazlası, geçtiğimiz 10 yıl içerisinde barajlar nedeniyle yok oldu denildi.
BARAJLAR NASIL ETKİLİYOR? Türkiyede kuş türlerinin ve sayılarının azalmasında ana sebebin, bilinenin aksine avlanma ve tarım ilaçları değil, barajlar ve su rejimine yapılan diğer müdahaleler olduğunun ifade edildiği açıklamada, şöyle denildi: Akarsu kenarlarında yaşayan kuşlar için sazlıklar, kum adacıkları, nehir kenarındaki ağaçlar ve dik kayalık alanlar hayati öneme sahip. Örneğin alaca yalıçapkınları, nehir kenarlarındaki ağaçlıkları üremek için kullanıyor. Barajlarda büyük miktarda su tutulmasıyla kuşlar için gerekli bu oluşumlar, su altında kalıyor ve kuşlar üreme alanlarını, bir anlamda evlerini kaybediyor. Barajların diğer etkileri ise su toplama havzasında değil, bunun aşağısında kalanbölgelerde yaşanıyor. Akarsulardaki su, barajlarda toplandığında bu akarsuların beslediği sulak alanlar kurumaya başlıyor. Bu nedenle baraj alanının çok uzağındaki kuşlar da olumsuz etkilenebiliyor.
SORUN, DAHA İYİ PLANLAMA İLE AŞILABİLİR Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken, hiçbir şekilde barajlara karşı gelmediklerini, ancak bunun her yönüyle araştırılmış ince bir planlama ile yapılması gerektiği görüşünde olduklarını belirtti. Türkiyedeki baraj yapımlarının, enerji üretimi ve tarımsal sulama açısından gerekli olduğunu belirten Eken, şunları kaydetti: Türkiyedeki elektrik enerjisinin dörtte biri barajlar tarafından karşılıyor. Ancak son yıllarda, doğalgaz bunun önüne geçti.Bu kapsamda enerji sorununa, baraj yapımları açısından üçüncül olarak bakmak lazım. Her şeyden önce Türkiyenin çok ciddi rüzgar, güneş enerjisi kaynakları var. Bu nedenle barajların enerji üretiminde tek çare olarak görülmemesi gerekiyor. Ayrıca Türkiyede elektriğin taşınması sırasında çok ciddi kayıplar var. Bugün 5 milyar dolarlık bir yatırımla Türkiyede ciddi oranda, Ilısu Barajının elektrik üretiminin 5 katı oranında enerji kazanımı yapılabileceğini biliyoruz.
SULTANSAZLIĞI ÖRNEĞİ Güven Eken, Türkiyenin sulama barajı ihtiyacı konusunu da değerlendirirken, bir baraj yapılmadan önce mutlaka hangi ürünün sulanacağı, ne kadar suya ihtiyaç duyulduğunun belirlenmesi gibi unsurların çok iyi tespit edilmesi gerektiğini belirtti. Türkiyede barajların ve sulama kanalları yapıldıktan sonra nasıl sulama yapılacağının belirlenmeye çalışıldığını savunan Eken, şöyle konuştu: Biz ne elektrik üreten, ne de sulama amaçlı barajlara karşıyız. Sadece o baraj ne amaçla yapılıyorsa, alternatifleri var mı çok iyi bakmak lazım. Sulama barajında ne kadar su tutulması gerektiği ince ince hesaplanmalı, damlama sulama ya da başka yöntemlerle bu ihtiyacı daha küçük barajla karşılayabilir miyiz, ona bakmak gerekiyor. Sadece çevre ve ekonomiyi bir arada düşünerek bir planlama yapılması gerekiyor. Bugün Sultansazlığını barajlar nedeniyle kaybettik. Eğer, Develi Ovasında damlama sulama yapılsaydı, şeker pancarı daha az su kullanarak sulanabilecek, yine şeker pancarı yetişecek, ama aynı zamanda Sultansazlığı kurumayacaktı.
Plansız yapılan barajlar nedeniyle Türkiye doğasında büyük bir yokoluş yaşandığını ileri süren Eken, şunları kaydetti: Türkiyedeki dört kuş türünden birinin barajlar nedeniyle geçtiğimiz 10 yılda azalması, DSİnin baraj politikasının acilen değişmesi gerektiğini işaret etmekte. Baraj inşaatları ile sadece kuş türleri değil, ekolojik ve ekonomik açıdan önemli pek çok canlı kaybedilmekte. Bu durumun ulusal ekonomimizi de olumsuz yönde etkilediği, ileride daha iyi anlaşılacak. Doğa Derneği olarak, bu süreci geç olmadan tersine çevirebilmek için DSİ başta olmak üzere diğer tüm yetkili kuruluşlarla işbirliği içinde çalışmaya hazırız.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |