‘Savaşmam gerekirse, öykü yazarım’
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Oscar
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Edebiyat
‘Savaşmam gerekirse, öykü yazarım’
Ülkesinde ve Arap dünyasında “sert kalemi”yle tanınan Suriyeli yazar Velid Mimari, Başkent’e konuk oldu. Yazarın, ABD-Suriye geriliminden bahsederken, “Eğer savaşmam gerekirse, güzel bir öykü yazarım” demesi dinleyenleri etkiledi.

AA
Güncelleme: 14:18 TSI 29 Kasım 2005 Salı

ANKARA - Edebiyatçılar Derneği’nin davetlisi olarak kısa bir ziyaret için Ankara’ya gelen Mimari, bugüne kadar 16 kitabının yayımlandığını ve 1960 yılından bu yana yazdığını belirten Mimari, hem çocuklar, hem de büyükler için öyküler kaleme aldığını söyledi.


Suriye’de ve Arap ülkelerinde yaygın bir şöhretinin bulunduğunu, bunun da öykülerinin yanında “Teşrin” adlı gazetedeki eleştirel yazılarından ileri geldiğini belirten Mimari, “Benim köşem, halkın çektiği acıları yansıtan bir köşedir. Eleştirel ve mizahi bir dil kullanıyorum. Hatta kimi durumlarda kırıcı ve yaralayıcı da olabiliyorum” dedi.

AZİZ NESİN’İ “HOCASI” OLARAK GÖRDÜĞÜNÜ SÖYLEDİ
Türk edebiyatçılardan Aziz Nesin, Yaşar Kemal ve Orhan Pamuk’u tanıdığını ifade eden Velid Mimari, Aziz Nesin ile tanışıklığının da bulunduğunu söyledi:
“Aziz Nesin, Said Murad adında bir yazarımızın davetlisi olarak Suriye’ye gelmiş ve Murad’ın evinde verdiği davete katılmıştı. Bir çokkonuyu karşılıklı konuştuk. Mizah konusunda bu kadar sayısız öyküyü nasıl bulduğunu sormuştum kendisine. O zaman bana, ‘Çok çocuğum olduğu için bu kadar ürün ortaya koyuyorum. Ancak, 12-14 çocuğum olsaydı daha çok eser yaratırdım’ demişti. Tabii ki ciddi değildi yanıtında. Yine mizah yapmıştı. Şam’daki tarihi Emevi Camii’ne gitmiştik birlikte. O caminin avlusunda bir Türk ile karşılaştık. O an Aziz Nesin’in insanlarla hemen kaynaştığını hissettim. O kişi Aziz Nesin’i tanımıyordu, bir süre sonra ona ‘sen kimsin?’ diye sordu. ‘Ben Aziz Nesin’im’ deyince üç adım geri çıktı. Bu korkudan mıdır, saygıdan mıdır anlamadım. O olay ve yaşadığım birkaç anı sayesinde onun neden ‘Aziz Nesin’ olduğunu anladım.”

Aziz Nesin’i “hocası” olarak gördüğünü dile getiren Mimari, “Ama başka hocalarım da var şüphesiz. Gogol’den başlayabilirim. Sayısız Arap hocalarım da var örnek aldığım ...” dedi.

‘HER ŞEYDEN ÖNCE, BİZ AMERİKA’DAN KORKMUYORUZ’
Suriye’de siyasi partilerin iktidarın dış politikasına destek vermek üzere “İlerleyici Cephe” adı altında örgütlendiklerini ifade eden Mimari, “Temel amacımız Suriye’nin şu an maruz kaldığı saldırganlığa karşı koymaktır” diye konuştu.

“Her şeyden önce biz Amerika’dan korkmuyoruz” diyen Mimari, şöyle devam etti:
“İşgali hoş görecek bir halk zaten yeryüzünde olamaz. Biz de ambargolara karşı koyabilecek durumdayız. Çok fazla etkilenmeden buna dayanabileceğimize inanıyoruz. Küba’ya 50 yıldır ambargo uygulanıyor. Buna rağmen direniyor. ABD’ye sadece birkaç yüz kilometre uzaklıkta olmasına rağmen bunu başardı. Suriye halkı siyasi görüşü ne olursa olsun ABD’nin politikasına karşı koyma yönünde birleşti. Amerika, zaten Irak’ta büyük kayıplara uğramıştır. Bir de bu olumsuz etkiler arasında savaşın maliyeti de var. ABD’nin iç sorunlarının Irak’taki gibi bir müdahaleye daha girişmesine engel olacağını da düşünüyorum. Biz, Suriye halkı olarak yıllarca Fransızlar’a karşı savaştık, ta ki onlar çekilene kadar... Bazen taşlar bile kullandık, boykotlara, grevlere gittik, yürüyüşler yaptık. Dört koşul öne sürerler, kabul edersiniz. Ardından 10 koşul daha öne sürerler. Bizim için önemli olanilk öne sürdükleri 4 koşulu anında reddetmektir.”

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın güttüğü politikayı desteklediğini ifade eden Mimari, “Ben, Türkiye’nin izlemiş olduğu politikanın da çok samimi olduğunu düşünüyorum. Son yıllarda Türkiye-Suriye arasındaki ilişkiler doruk noktasını yaşayacak kadar ilerlemiş durumda. Dileğimiz odur ki, bu iyi ilişkiler süreklilik kazanır” dedi.

‘SAVAŞMAM GEREKİRSE, GÜZEL BİR ÖYKÜ YAZARIM’
Suriye’deki bütün edebiyatçıların ABD’ye karşı koyma konusunda el ele verdiğini belirten Mimari, “Benim savaşım ise siyasi alanda değil edebiyattadır. Eğer savaşmak istersem, güzel bir öykü yazarım” sözleriyle bu konudaki düşüncelerini özetledi.

Suriye’nin sanat ve edebiyatın her alanında gelişmiş bir ülke olduğunu ifade eden ünlü yazar, “Bizim Nobel’e aday gösterilen edebiyatçılarımız var. Edebiyat alanında önde giden bir ülkeyiz” dedi.

‘SÜREKLİ YOLDA KALAN HURDA BİR ARABAM VAR’
Bunca yılını verdiği edebiyat alanında kazanımının sadece “manevi” olduğunu da dile getiren Mimari, sözlerini şöyle noktaladı: “Suriye’de yazarlar çok kazanmaz. Ancak karnını doyurur. Benim için de bu durum aynı. Sürekli yolda kalan hurda bir arabam var. Beni Suriye’deki her trafik polisi tanır. Çünkü sürekli arabam yüzünden trafiği aksatıyorum. Ama işin manevi yönüne gelince o bana ömür boyu yeter, kalemimle varım...”

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları