ERZURUM - Erzurumda Kahvehaneler Ve Aşık Kahvehanesi Geleneği isimli kitapta kahve ve kahvehanelerin geçmişi ile ilgili ilginç bilgiler bulunuyor: İlk önceleri Sufilerin gece ibadetleri için içtikleri kahvenin kullanımı daha sonra yaygınlaştı. İlk kez Mekkede ortaya çıkan kahvehanelere ve kahveye tarih boyunca en şiddetli yasaklama 4. Murat zamanında geldi...
Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Düzgün, araştırması için 18 yıl aşık kahvehanelerinde çalışma yaptığını, 4 yıl da diğer kahvehanelerde bu çalışmasını sürdürdüğünü anlattı. Son yıllarda işlevini yitirmeye başlayan kahvehanelerin vazgeçilmez birer toplumsal mekan olduğuna dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Düzgün, kahvehanelerde tarih boyunca çeşitli kültürel ve sosyal etkinliklerin de gerçekleştiğine dikkat çekti.
KİTAPTAN İLGİNÇ BİLGİLER Yrd. Doç. Dr. Düzgünün Erzurumda Kahvehaneler Ve Aşık Kahvehanesi Geleneği adlı kitabında, kahvehane ismine kaynaklık edenkahve konusunda da bilgiler veriliyor. Buna göre, önce Afrika ve Asya ülkelerinde tanınan daha sonra tüm dünyaya yayılan kahvenin ilk kez nerede ve nasıl ortaya çıktığı konusunun tam açıklık kazanmadığı belirtilen kitapta, 11. Yüzyılda İbni Sinanın söz ettiği bunchum adındaki şifalı bitkinin ve İbni Batudanın 1352de bugünkü Malide bulunduğu sırada yazdıkları arasında yer alan kafi adlı sıvının kahve olduğuna dair iddialarınbulunduğu belirtildi.
Abdulkadir El-Cezirinin 16. Yüzyılda yazdığı eserde, Zebhani adlı birinin kahveyi Adenlilere tanıtan ilk kişi olduğu, Etiyopyaya giden Zabhaninin orada kahve içen insanlarla karşılaştığı ve Adene geri dönüp hasta düşünce aklına gelen kahveyi içtiği ve iyileştiği ifade edilerek, kahvenin yorgunluk ve uyuşukluk giderme, vücuda canlılık ve dinçlik kazandırma gibi özellikleri kullanımının yaygınlaştığı anlatıldı.
Kahve içilmesine öncülük yapan kişilerin kahve ile ilk kez Etiyopyada karşılaştıkları, kahvenin kullanımının yaygınlık kazandığıilk bölgenin ise Yemen olduğu kaydedildi. Kahvenin yaygınlaşmasındaki büyük etkenin Yemendeki tarikatlarca benimsenmesi olduğu dikkat çekilen kitapta, kahveyi, özelliklerinden dolayı zikir yapan tarikat mensuplarının kullandığı anlatıldı.
C. Van Arendonkun farklı kaynaklardan aktardığı bilgilerde ise kahvenin tarikat çevrelerinde kullanılmasına açıklık getirilerek Sufiler arasında kahve pek rağbette idi. Çünkü dini ayinlerinin ifasını kolaylaştırıyordu. Sufiler, bu sebeple kahvenin asıl bu işe yaradığını sanılıyorlardı ifadelerinin yer aldığı belirtildi. Yrd. Doç. Dr. Düzgünün eserinde, tarikat mensuplarının kahveyi dinsel amaçlı toplantıların dışında tüketmeye başlamasıyla kahvenin başka mekanlarda içilmeye başlandığı ve böylece kahve evi modelinin geliştiği belirtildi.
Kitapta, kahvehanenin ilk kez nerede ortaya çıktığı sorusunun yanıtlanmasının zor olduğu fakat kahvehane olgusunun ortaya çıkışı ile ilgili ilk ipucunun 1511da Mekkede gerçekleşen bir olay nedeniyle rastlandığı, kahvehanenin ilk kız Mekkede bir caminin yanında ortaya çıktığı kaydedildi.
TÜRKİYEDE İLK KAHVEHANE Kahvehanenin İstanbulda ilk ne zaman açıldığı konusunda da farklı görüşlerin olduğu, İstanbulda ilk kahvehanenin açılmasıyla ilgili tarih düşmek amacıyla yazılan bir mısraya göre, kahvehanenin 1551-1552yıllarında açıldığına işaret edildi.
Peçevi tarihinde ise ilk kahvenin 1554 yılında Halepten gelen Hakem adlı bir kişi ile Şamdan gelen Şems adlı kişinin Tahtakalede birer büyük dükkanda kahve satmaya başladıkları, Evliya Çelebinin eserinde ise Bursada 75 kahvehanenin bulunduğu, Ankara kahvehanelerinin ise kesret-i nas ile meşhuroldukları yazıldı.
KAHVE VE KAHVEHANEYE YASAKLAR Kahve ve kahvehanelere ilk ciddi tepkinin 1511de Mekkede yaşandığı belirtilen kitapta, bu tarihte kahvenin haram olduğuna dair karar verildiği ve satışının yasaklandığına işaret edildi. Kahvenin İstanbula gelmesiyle birlikte tartışmaların yaşandığı hatta çeşitli yasaklamaların bile getirildiği kaydedilen kitapta, Kanuni Sultan Süleyman döneminde sarayda kahvecibaşı adlı görevlinin bulunması ve kahve ikramının kurallarının geliştirilmesine de dikkat çekildi.
2. Selim ve 3. Murat zamanında kahvehaneleri yasaklayan fermanların çıkarıldığı anlatılan kitapta, 1567de 2. Selimin İstanbulda kahvehaneleri kapatma kararı aldığı, kahve ve kahvehanenintarihi boyunca karşılaştığı en şiddetli yasaklamanın ise 4. Murat zamanında uygulandığı anımsatıldı.
Kitapta, İstanbulda Cibali Kapısı dışında bir kalafatçının dükkanında çıkan yangının 2 mahallenin yok olmasına neden olduğu, bu önemli olaydan etkilenen halkın kahvehanelerde toplanıp yönetim aleyhine yorumlar yapmaya başlaması üzerine kahvehanelerin kapatıldığı, birçoğunun da yıkıldığı aktarıldı.
MEKTEB-İ İRFAN Kahvehanelerin çeşitli işlevlerinin bulunduğu kaydedilen kitapta, farklı kişileri tanıma, diyalog kurma, sokağı, olayları kısaca hayatı kuşbakışı seyretme fırsatı tanıyan kahvehanelerin müdavimlerine kültürel bir birikim sağladığı belirtilerek, kimi zaman halk arasında kahvehanelere mekteb-i irfan veya halk üniversitesi adı verildiği de vurgulandı.
Eski toplum hayatında kahvehanelerin çok çeşitli sosyal ve kültürel aktiviteler için kullanıldığı, ev dışında kalabalıkların özellikle dinlenme ve eğlenme amacıyla paylaşıldığı tek mekanın kahvehane olduğu ifade edildi.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |