İSTANBUL - Attila İlhan için bugün AKMde yapılan törende Kültür Bakanı Atilla Koç protesto edildi. Bakan Koçun konuşması yarım kaldı. Attila İlhan için Teşvikiye Camiinde öğle namazı kılındı. İlhanın cenazesi Aşiyan Mezarlığında toprağa verildi.
İlhan için ilk tören, Attila İlhanla Yolculuk programını yaptığı televizyon kanalı önünde düzenlendi. Attila İlhanın Türk Bayrağına sarılı naaşı, alkışlar eşliğinde hazırlanan platforma konuldu.
Daha sonra Attila İlhanın naaşı alkışlar ve binadan atılan karanfiller eşliğinde omuzlara alınarak, ikinci törenin gerçekleştirileceği Atatürk Kültür Merkezine götürüldü.
Törende İlhanla ilgili görüntüler bir sinevizyondan izlendi. Saygı duruşunda bulunulan törende konuşan Attila İlhanın kardeşi Çolpan İlhan, kimi zaman ağlayarak ağabeyi hakkında düşünce ve duygularını dile getirdi. Çolpan İlhan, O an gelir demişti, benim bir tanecik ağabeyim. O an gelir mi, ben o anın geleceğine inanmıyorum. Attila İlhan öldü mü, ölür mü? Onu bu toplum, bu millet gösterecek. Benim kalbim sızlıyor dedi.
BAKAN KOÇUN KONUŞMASI VE PROTESTO Törende diğer konuşmaların ardından kürsüye, Kültür ve Turizm Bakanı Koç davet edildi. Bu sırada salondaki bazı kişiler, istemiyoruz diyerek alkışlarla Atilla Koçu protesto ettiler.
Kürsüde bir süre alkışların dinmesini bekleyen Bakan Koç, daha sonra konuşmasını başladı. Atilla Koç, Attila İlhan, şair, yazar, senarist ve gazeteci olarak benim gençliğimden beri takip ettiğim büyük bir yazardır dedi.
Protestoların sürmesi üzerine Bakan Koç, Hiç aldırmıyorum. Onların yazdığını ilk okuyanlardan biri benim.İlhan sadece bal üreten bir arı değildi, aynı zamanda bunu izah etti. Yazdıklarını yaşamaya devam edeceğiz. Ne mutlu eserleriyle ölümsüz olanlara. Bu namuslu aydının hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Allahtan rahmet diliyorum.
Törenin ardından salondan ayrılan Bakan Koç, basın mensuplarının tepkileri nasıl değerlendirdiğini sormaları üzerine, Benim için hiçbir tepki önemli değildir. Büyük bir namuslu yazarın cenaze merasiminde, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı olarak burada bulunmam önemliydi. Bu görevimi de bütün asaletimle yaptım dedi.
AKM binasından ayrılırken bazı kişiler Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koça Yıktırmak istediği binada konuştuğunu söylediler. Bakan Koç, bu kişilere Yıkacağım tabii diye karşılık verdi.
TEŞVİKİYE CAMİİNDE CENAZE TÖRENİ Daha sonra Attila İlhanın cenazesi Teşvikiye Camiine getirildi. Buradaki törene CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu da katıldı. Cenaze törenine çok sayıda sanatçı, edebiyatçı ve vatandaş katıldı.
ATTİLA İLHANIN YAŞAMI Attila İlhan 15 Haziran 1925te Menemende doğdu. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı kentlerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza Nazım Hikmet şiiri göndermesi nedeniyle 1941de tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözetim altında kaldı. İki ay hapiste yattı.
CHP ŞİİR ARMAĞANINDA İKİNCİLİK ÖDÜLÜNÜ KAZANDI Türkiyenin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesine yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanında Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü kazandı. 1946ta mezun oldu.
İstanbul Hukuk Fakültesine kaydoldu. Üniversite yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayınlanmaya başladı. 1948de ilk şiir kitabı Duvarı yayınladı.
1949 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Parise gitti. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan bir çok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiyeye geri dönüşünde sıklıkla başı polisle derde girdi. Bir kaç kez gözaltına alındı.
1950Lİ YILLARDA ADINI DUYURDU 1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı kovuşturmaya uğrayınca tekrar Parise gitti. Fransadaki bu dönem Attilâ İlhanın Fransızcayı ve Marksizmi öğrendiği yıllardır. 1950li yılları İstanbul - İzmir - Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, bu dönemde ismini Türkiye çapında duyurmaya başladı.
Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesine devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde, 1953te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başlar. 1957de askerliğini yaptıktan sonra sinema çalışmalarına ağırlık verdi. Ali Kaptanoğlu adıyla onbeşe yakın senaryo yazdı.
YASAK SEVİŞMEK VE AYNANIN İÇİNDEKİLER 1960ta Parise geri döndü. Babasının ölmesiyle birlikte İzmire döndü. Sekiz yıl İzmirde kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler serisinden Bıçağın Ucu yayınlandı. 1968te evlendi, 15 yıl evli kaldı.
1973te Bilgi Yayınevinin danışmanlığını üstlenerek Ankaraya taşındı. Sırtlan Payı ve Yaraya Tuz Basmakı Ankarada yazdı. 81e kadar Ankarada kalan yazar Fena Halde Leman adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbula yerleşti.
SEKİZ SÜTUNA MANŞET, KARTALLAR YÜKSEK UÇAR VE YARIN ARTIK BUGÜNDÜR İstanbulda gazetecilik serüveni Milliyet ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ İlhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılından beri köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesinde sürdürmekteydi. 1970lerde Türkiyede televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri dönüş yaptı. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür senaryosunu yazdığı dizilerdi.
ATTİLÂ İLHAN KİTAPLARI
ŞİİR
Duvar
Sisler Bulvarı
Yağmur Kaçağı
Ben Sana Mecburum
Belâ Çiçeği
Yasak Sevişmek
Tutuklunun Günlüğü
Böyle Bir Sevmek
Elde Var Hüzün
Korkunun Krallığı
Ayrılık Sevdaya Dâhil
Kimi Sevsem Sensin
ROMAN Sokaktaki Adam Zenciler Birbirine Benzemez Kurtlar Sofrası Aynanın İçindekiler
Bıçağın Ucu
Sırtlan Payı
Yaraya Tuz Basmak
Dersaadette Sabah Ezanları
O Karanlıkta Biz
Fena Halde Leman
Haco Hanım Vay
Allahın Süngüleri-Reis Paşa
ÖYKÜ Yengecin Kıskacı
DENEME-ANI Abbas Yolcu Yanlış Kadınlar Yanlış Erkekler ANILAR VE ACILAR
Hangi Sol
Hangi Batı
Hangi Seks
Hangi Sağ
Hangi Atatürk
Hangi Edebiyat
Hangi Laiklik
Hangi Küreselleşme
ATTİLÂ İLHANIN DEFTERİ
Gerçekçilik Savaşı
İkinci Yeni Savaşı
Faşizmin Ayak Sesleri
Batının Deli Gömleği
Sağım Solum Sobe
Ulusal Kültür Savaşı
Sosyalizm Asıl Şimdi
Aydınlar Savaşı
Kadınlar Savaşı CUMHURİYET SÖYLEŞİLERİ
Bir Sap Kırmızı Karanfil
Ufkun Arkasını Görebilmek
Sultan Galiyef
Dönek Bereketi
Yıldız, Hilâl ve Kalpak
ÇEVİRİLERİ Kantonda İsyan (Malraux) Umut (Malraux) Baselin Çanları (Aragon)
AN GELİR an gelir paldır küldür yıkılır bulutlar gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet o eski heyecan ölür an gelir biter muhabbet çalgılar susar heves kalmaz şatârâbân ölür
şarabın gazabından kork çünkü fena kırmızıdır kan tutar / tutan ölür sokaklar kuşatılmış karakollar taranır yağmurda bir militan ölür
an gelir ömrünün hırsızıdır her ölen pişman ölür hep yanlış anlaşılmıştır hayalleri yasaklanmış an gelir şimşek yalar masmavi dehşetiyle siyaset meydanını direkler çatırdar yalnızlıktan sehpada pir sultan ölür
son umut kırılmıştır kaf dağının ardındaki ne selam artık ne sabah kimseler bilmez nerdeler namlı masal sevdalıları evvel zaman içinde kalbur saman ölür kubbelerde uğuldar bâkî çeşmelerden akar sinan an gelir -lâ ilâhe illallah- kanunî süleyman ölür
görünmez bir mezarlıktır zaman şairler dolaşır saf saf tenhalarında şiir söyleyerek kim duysa / korkudan ölür -tahrip gücü yüksek- saatlı bir bombadır patlar an gelir Attila İlhan ölür
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |