Attila İlhan’a veda
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Kültür Sanat
Filmler
Sinema
Oscar
Müzik
Edebiyat
Sahne Sanatları
Sergi
Mimari
Arkeoloji
İstanbul Bienali
Orhan Pamuk - Nobel
Altın Portakal
Cannes
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Kültür Sanat » Edebiyat
Attila İlhan’a veda
Geçirdiği kalp krizi sonucu 80 yaşında yaşamını yitiren Türk edebiyatının usta kalemi Attila İlhan son yolculuğuna uğurlandı.


NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 08:11 ET 24 Ekim 2005 Pazartesi

İSTANBUL - Attila İlhan için bugün AKM’de yapılan törende Kültür Bakanı Atilla Koç protesto edildi. Bakan Koç’un konuşması yarım kaldı. Attila İlhan için Teşvikiye Camii’nde öğle namazı kılındı. İlhan’ın cenazesi Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verildi.


İlhan için ilk tören, “Attila İlhan’la Yolculuk” programını yaptığı televizyon kanalı önünde düzenlendi. Attila İlhan’ın Türk Bayrağı’na sarılı naaşı, alkışlar eşliğinde hazırlanan platforma konuldu.

Daha sonra Attila İlhan’ın naaşı alkışlar ve binadan atılan karanfiller eşliğinde omuzlara alınarak, ikinci törenin gerçekleştirileceği Atatürk Kültür Merkezi’ne götürüldü.

Törende İlhan’la ilgili görüntüler bir sinevizyondan izlendi. Saygı duruşunda bulunulan törende konuşan Attila İlhan’ın kardeşi Çolpan İlhan, kimi zaman ağlayarak ağabeyi hakkında düşünce ve duygularını dile getirdi. Çolpan İlhan, “O an gelir demişti, benim bir tanecik ağabeyim. O an gelir mi, ben o anın geleceğine inanmıyorum. Attila İlhan öldü mü, ölür mü? Onu bu toplum, bu millet gösterecek. Benim kalbim sızlıyor” dedi.


BAKAN KOÇ’UN KONUŞMASI VE PROTESTO
Törende diğer konuşmaların ardından kürsüye, Kültür ve Turizm Bakanı Koç davet edildi. Bu sırada salondaki bazı kişiler, “istemiyoruz” diyerek alkışlarla Atilla Koç’u protesto ettiler.

Kürsüde bir süre alkışların dinmesini bekleyen Bakan Koç, daha sonra konuşmasını başladı. Atilla Koç, “Attila İlhan, şair, yazar, senarist ve gazeteci olarak benim gençliğimden beri takip ettiğim büyük bir yazardır” dedi.

Protestoların sürmesi üzerine Bakan Koç, “Hiç aldırmıyorum. Onların yazdığını ilk okuyanlardan biri benim.İlhan sadece bal üreten bir arı değildi, aynı zamanda bunu izah etti. Yazdıklarını yaşamaya devam edeceğiz. Ne mutlu eserleriyle ölümsüz olanlara. Bu namuslu aydının hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Allah’tan rahmet diliyorum.”

Törenin ardından salondan ayrılan Bakan Koç, basın mensuplarının “tepkileri nasıl değerlendirdiğini” sormaları üzerine, “Benim için hiçbir tepki önemli değildir. Büyük bir namuslu yazarın cenaze merasiminde, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı olarak burada bulunmam önemliydi. Bu görevimi de bütün asaletimle yaptım” dedi.

AKM binasından ayrılırken bazı kişiler Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’a “Yıktırmak istediği binada konuştuğunu” söylediler. Bakan Koç, bu kişilere “Yıkacağım tabii” diye karşılık verdi.

TEŞVİKİYE CAMİİ’NDE CENAZE TÖRENİ
Daha sonra Attila İlhan’ın cenazesi Teşvikiye Camii’ne getirildi. Buradaki törene CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu da katıldı. Cenaze törenine çok sayıda sanatçı, edebiyatçı ve vatandaş katıldı.

ATTİLA İLHAN’IN YAŞAMI
Attila İlhan 15 Haziran 1925’te Menemen’de doğdu. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı kentlerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza Nazım Hikmet şiiri göndermesi nedeniyle 1941’de tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözetim altında kaldı. İki ay hapiste yattı.

CHP ŞİİR ARMAĞANI’NDA İKİNCİLİK ÖDÜLÜNÜ KAZANDI
Türkiye’nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi’ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanı’nda Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü kazandı. 1946’ta mezun oldu.

İstanbul Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. Üniversite yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayınlanmaya başladı. 1948’de ilk şiir kitabı Duvar’ı yayınladı.

1949 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Paris’e gitti. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan bir çok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye’ye geri dönüşünde sıklıkla başı polisle derde girdi. Bir kaç kez gözaltına alındı.

1950’Lİ YILLARDA ADINI DUYURDU
1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı kovuşturmaya uğrayınca tekrar Paris’e gitti. Fransa’daki bu dönem Attilâ İlhan’ın Fransızca’yı ve Marksizmi öğrendiği yıllardır. 1950’li yılları İstanbul - İzmir - Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, bu dönemde ismini Türkiye çapında duyurmaya başladı.

Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesi’ne devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde, 1953’te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başlar. 1957’de askerliğini yaptıktan sonra sinema çalışmalarına ağırlık verdi. Ali Kaptanoğlu adıyla onbeşe yakın senaryo yazdı.

’YASAK SEVİŞMEK’ VE ‘AYNANIN İÇİNDEKİLER’
1960’ta Paris’e geri döndü. Babasının ölmesiyle birlikte İzmir’e döndü. Sekiz yıl İzmir’de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler serisinden Bıçağın Ucu yayınlandı. 1968’te evlendi, 15 yıl evli kaldı.

1973’te Bilgi Yayınevi’nin danışmanlığını üstlenerek Ankara’ya taşındı. Sırtlan Payı ve Yaraya Tuz Basmak’ı Ankara’da yazdı. 81’e kadar Ankara’da kalan yazar Fena Halde Leman adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul’a yerleşti.

‘SEKİZ SÜTUNA MANŞET’, ‘KARTALLAR YÜKSEK UÇAR’ VE ‘YARIN ARTIK BUGÜNDÜR’
İstanbul’da gazetecilik serüveni Milliyet ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ İlhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılından beri köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesi’nde sürdürmekteydi. 1970’lerde Türkiye’de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri dönüş yaptı. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür senaryosunu yazdığı dizilerdi.

ATTİLÂ İLHAN KİTAPLARI

ŞİİR
* Duvar
* Sisler Bulvarı
* Yağmur Kaçağı
* Ben Sana Mecburum
* Belâ Çiçeği
* Yasak Sevişmek
* Tutuklunun Günlüğü
* Böyle Bir Sevmek
* Elde Var Hüzün
* Korkunun Krallığı
* Ayrılık Sevdaya Dâhil
* Kimi Sevsem Sensin

ROMAN
Sokaktaki Adam
Zenciler Birbirine Benzemez
Kurtlar Sofrası
Aynanın İçindekiler
* Bıçağın Ucu
* Sırtlan Payı
* Yaraya Tuz Basmak
* Dersaadet’te Sabah Ezanları
* O Karanlıkta Biz
* Fena Halde Leman
* Haco Hanım Vay
* Allahın Süngüleri-Reis Paşa

ÖYKÜ
Yengecin Kıskacı

DENEME-ANI
Abbas Yolcu
Yanlış Kadınlar Yanlış Erkekler
ANILAR VE ACILAR
* Hangi Sol
* Hangi Batı
* Hangi Seks
* Hangi Sağ
* Hangi Atatürk
* Hangi Edebiyat
* Hangi Laiklik
* Hangi Küreselleşme

ATTİLÂ İLHAN’IN DEFTERİ
* Gerçekçilik Savaşı
* ‘İkinci Yeni’ Savaşı
* Faşizmin Ayak Sesleri
* Batı’nın ‘Deli Gömleği’
* Sağım Solum Sobe
* Ulusal Kültür Savaşı
* Sosyalizm Asıl Şimdi
* Aydınlar Savaşı
* Kadınlar Savaşı
CUMHURİYET SÖYLEŞİLERİ
* Bir Sap Kırmızı Karanfil
* Ufkun Arkasını Görebilmek
* Sultan Galiyef
* Dönek Bereketi
* Yıldız, Hilâl ve Kalpak

ÇEVİRİLERİ
Kanton’da İsyan (Malraux)
Umut (Malraux)
Basel’in Çanları (Aragon)






AN GELİR
an gelir
paldır küldür yıkılır bulutlar
gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet
o eski heyecan ölür
an gelir biter muhabbet
çalgılar susar heves kalmaz
şatârâbân ölür

şarabın gazabından kork
çünkü fena kırmızıdır
kan tutar / tutan ölür
sokaklar kuşatılmış
karakollar taranır
yağmurda bir militan ölür

an gelir
ömrünün hırsızıdır
her ölen pişman ölür
hep yanlış anlaşılmıştır
hayalleri yasaklanmış
an gelir şimşek yalar
masmavi dehşetiyle siyaset meydanını
direkler çatırdar yalnızlıktan
sehpada pir sultan ölür

son umut kırılmıştır
kaf dağı’nın ardındaki
ne selam artık ne sabah
kimseler bilmez nerdeler
namlı masal sevdalıları
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür
kubbelerde uğuldar bâkî
çeşmelerden akar sinan
an gelir
-lâ ilâhe illallah-
kanunî süleyman ölür

görünmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşır saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa / korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatlı bir bombadır patlar
an gelir
Attila İlhan ölür

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları