LONDRA - İngiliz The Guardian gazetesi yazarı Jonathan Steele de yazısında Gazzeden Yahudi yerleşimcilerin tahliyesi ile önceki aylar Filistinlilerin Refahtan çıkarılışını karşılaştırarak çifte standarda dikkat çekiyor. Zorla tahliyeyi bir tiyatro oyununa benzeten Steele, Şaronun bu görüntüleri görüşmelerde pazarlık malzemesi yapabileceğini belirtiyor.
Jonathan Steele yazısında, önceki aylarda İsrail askerlerinin Refahtaki mülteci kampına buldozerlerle girerek, Filistinlilerin evlerini yerle bir ettiğini hatırlatıyor. Steele, İsrail askerlerinin, Refahtaki mültecilere evlerini yerle bir etmeden sadece 5 dakika önce haber verildiğini, Filistinlilerin eşyalarını toplamak için bile vakti olmadığını belirtiliyor.
FİLİSTİNLİLERE EV, TAZMİNAT YOK Yazar, İsrail askerlerine Refah mülteci kampının boşaltılması sırasında duyarlılık eğitimi verilmediğini, kamptan zorla çıkartılan mülteciler için otobüs sağlanmadığını ayrıca Filistinlilere tazminat ve kalmaları için ev de verilmediğini ifade ederek çifte standarta dikkat çekiyor.
Gazzeden çıkarılan 8 bin 500 İsrailli yerleşimciye karşılık, geçen yılın ilk 10 ayında, 13 bin 500 Filistinlinin İsrailin zırhlı buldozerleri tarafından evsiz bırakıldığını hatırlatan Jonathan Steele, daha büyük ve daha acımasız tahliye operasyonlarına bu kadar geniş yer verilmediğini belirterek, basının yaklaşımını da eleştriyor.
ŞARON PAZARLIK MALZEMESİ YAPACAK Steele, Şaronun amacını ise şöyle açıklıyor: İsrail Başbakanı Ariel Şaron, dünya medyasının yerleşimcilerin ızdırabını görmesini istiyor. Böylece, Gazzeden 8 bin 500 kişinin tahliyesi bu kadar zorken, Batı Şeria ve Kudüsteki yaklaşık 400 bin yerleşimcinin tahliyesi imkansız olacak izlenimini vermeye çalışıyor. Yazar, Yerleşimciler için evlerini terketmek ne kadar ızdırap vericiyse, çekilmenin düzenleyicileri için bu bir tiyatro oyunu ifadesini kullanıyor.
 Gazzede direnişin merkezi boşaltıldı
Gazzeden tahliyeye bu kadar yoğun şekilde yer verilmesinin bazı yararları olduğunu da belirten Steele, medyanın Filistinlilerin tarafında olduğu yönündeki düşüncenin böylece çöktüğünü, televizyon izleyicilerinin aşırı dinciliğin çirkin yüzünü gördüklerini yazıyor.
İsrailli aşırı dincilerin sürüklenirken silahsız İsrail askerlerini Nazi subaylarına benzeterek, Yahudi soykırımının önemini azaltmaktan utanmadığını söylüyor. Bazı yerleşimcilerin Yahudi yahudiyi çıkarmaz diye bağırdığını yazan Steele, İsrailli yerleşimcilerin belki de en çirkin hareketinin ise gençleri de direnişte kullanmak olduğunu kaydediyor.
Yazısında Batı Şeriada son yıllarda İsrailin kontrolünü artırdığına da dikkat çeken Steele, Şaronun Batı Şeriadaki yerleşim birimlerini genişletmek ve daha fazla Filistinlinin evini yıkmak istediğini belirtiyor. Jonathan Steele, tüm bu adaletsizlikler karşısında Filistinlilerin kızgınlık ve direnişinin artabileceği uyarısında bulunuyor.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |