RİZE - Erdoğan, Türkiyenin tekrar bir şeyi müzakere etmek gibi bir durumu, konusu yok. ABnin kendi kendini inkarı olur bu. Böyle bir şey olamaz. Bu mümkün değil. Biz süreci devam ettirmek zorundayız. Bu süreç, bugünden sonra da aynı şekilde devam edecek. Bu konuda farklı bir yere ulaşmamız, farklı bir gelişmeyi tasvip etmemiz mümkün değil dedi.
Rizede gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, ABde yaşananlarla ilgili bir soru üzerine de ABye gidiş-gelişlerin artacağını, gerek kendisinin gerek Başmüzakereci, Devlet Bakanı Ali Babacanın sık sık ABye giderek temaslarda bulunacağını söyledi.
KOLAY BİR SÜREÇ DEĞİL
Erdoğan, AB sürecinin zorlaşacağını düşünüyor musunuz? Almanya örneği var şeklindeki soruya da şöyle yanıtladı:
Bu süreç, kolay bir süreç değil. Sadece Türkiye için değil, diğer ülkeler için de bu süreç kolay olmadı. Tabi ki zor bir süreç. Bütün mesele, sizin kendinize olan güveniniz, inancınız. Türkiye güçlü bir ülke. AB konusunda aynı inançla, geleceği daha iyi bir şekilde dokumaya devam edeceğiz.
KENDİLERİNİ İNKARI OLUR
Erdoğan, Almanyaya kırgınlığı olup olmadığının sorulması üzerine de şunları söyledi:
Bizim bundan sonraki sürecimiz bir müzakere sürecidir. Biz bu müzakere sürecinin gereği ne ise onu yapacağız. Her zaman söylüyorum, AB insanımızın yaşam standartlarını yükseltmek için bir medeniyet projesidir. Fakat AByi bir Hıristiyan kulübü olarak görmek isteyenler varsa kalkarlar bunu açıklarlar. Açıklamaları halinde bu, ABnin şu andaki anayasasının zaten değişimi, reddi demektir. Çünkü ABnin anayasasına bunu koymak istediler. Ama anayasa hazırlanırken o zaman ABnin üyesi olan ülkeler, bunu kabul etmediler. Çok tartışmalar yapıldı ve reddedildi. Şimdi ise biz Türkiye olarak, bir siyasal değerler bütünü olarak gördüğümüz için zaten buradayız. Türkiye burayakatılmadığı takdirde o zaman burası bir Hıristiyan kulübü olarak kalacaktır. ABnin bir özelliği de olmayacaktır. Fakat AGİTde, NATOda, Avrupa Konseyinde beraber olduğumuz ülkeler böyle bir yanlışa düşerlerse bu da kendilerinin inkarı olur.
BLAIRİN SÖZLERİ
Erdoğan, İngiltere Başbakanı Blairin Türkiye ile yaptığı olumlu açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz sorusunu ise şöyle yanıtladı:
Olması gereken odur. Söz ola, kestire başı diyorum ben. Siyasetin omurgalı, kemikli olanını severim ben, diğerini sevmem. Nedir bu? İlkeli siyaset diyorsak Kopenhag siyasi kriterleri var, AB müktesebatı var. Ama siz aday ülkelerin karşısına akşam yat sabah kalkyeni bir şey çıkarırsanız, hele hele müzakerelere başlayacağınız bir ülkenin karşısına, bu doğru olmaz, şık olmaz. Biz dürüst siyasete alışığız, bunu bekliyoruz ve istiyoruz.
OLMAYAN KRİTERLER DAYATILAMAZ
Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin, ABnin Türkiye seçimlerindeki yüzde 10 barajını yüksek bulması nedeniyle kendilerinin Türkiye Milletvekilliği önerisi yaptıkları iddialarını hatırlatması üzerine, ABnin böyle bir siyasi kriteri, Kopenhag kriterleri arasında yer almıyor. Biz, olmayan AB kriterlerinin bize dayatılmasını asla kabul etmeyiz. Bunları kabul edilebilir de bulmuyoruz. Bunların hepsi geçmiştir, böyle olmayan şeyleri bize dayatmak, bizim işimize gelmez dedi.