Akdeniz’in mavisinde ‘saklı cennet’
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Yaşam
2008 böyle geçti
Chivas&CNBC-e Business ile Sıkı Dostlar
İnsanlar
İlişkiler
Alışveriş
Hayvanlar Alemi
Lezzet
Gezi
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Yaşam » Gezi
Akdeniz’in mavisinde ‘saklı cennet’
Akdeniz’in şirin sahil kasabası Kaş, gizli koyları, caretta carettaların doğal yaşam alanı Patara plajı, Batık Şehri ve Saklıkent Kanyonu ile adeta cennetten bir köşe.

Serap Özgün
NTV-MSNBC
Güncelleme: 05:02 ET 05 Ekim 2005 Çarşamba

İSTANBUL - Doğanın yer yer tarihle de kucaklaştığı Kaş ve çevresi, dalış için de en çok tercih edilen noktalar arasında yer alıyor. Daha önce hiç gitmediğim, gidince ise özellikle de pırıl pırıl denizine vurulduğum bu minik sahil kasabası hakkında sizi de bilgilendirmek, gitmeyenlerin aklını çelmek, daha önce gidenleri ise yeniden heveslendirmek istedim. İşte size Haziran ayında yaptığım 6 günlük Kaş gezimden, bu şehire gitmek isteyenlere bir kaç küçük not...

 DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ


İLK İŞ ULAŞIM

Kaşa gitmeye karar verdiyseniz yapmanız gereken ilk iş ulaşım sorununu halletmek. Kendi aracınız ile gitmeniz size orada ulaşım özgürlüğü sağlasa da İstanbul-Kaş arasının yaklaşık 950 km olduğunu unutmayın. Yani sizi uzun bir yolculuk bekliyor. Otobüs ile Kaş yaklaşık 15 saat sürüyor. İstanbul’dan Kalkan ve Kaş’a, Kamil Koç, Metro ve Pamukkale turizmin direkt seferleri var. Kaş’a Fethiye üzerinden aktarma yapanak da gidebilirsiniz. Fethiye’ye bir çok otobüs firmasının seferleri var. İstanbul-Fethiye yaklaşık 850 km, Fethiye Kaş arası ise 108 km.

Tabii bir de uçak alternatifi var. Kaş, Antalya Havalimanı’na 200, Dalaman Havalimanı’na ise 160 km uzakta. Daha yakın olduğu için Dalaman Havalimanı’nını tercih etmenizi öneririm. Dalaman’a THY’nin (www.thy.com.tr), Atlajjet’in (www.atlasjet.com) ve Onur Air’in (1 Temmuz’da başlayacak) uçuşları var. Uçak tarih ve saatlerine internet sitelerinden de ulaşabilirsiniz.


ACABA NEREDE KALSAK?

Ulaşım işini hallettik, şimdi sırada “nerede kalacağız” sorusu var. Kaş’ın içinde birçok otel ve pansiyon var. Bunun dışında Kaş’ın merkezine 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan Küçük Çakıl koyunun karşı sırasında da bir çok otel bulunuyor. Tüm bunların yanında Çukurbağ Yarımadası otel yönünden zengin. Hatta Kaş’ın en büyük oteli Aquapark Hotel (www.aquapark.org) de bu yarımadanın en ucunda. Ben arkadaşlarımın ve tur şirketinin tavsiyesi üzerine bu otelde kaldım. Beyaz minik binalar, lacivert çerçeveler, pembe begonviller ile tam bir Akdeniz oteli. Çukurbağ Yarımadası’ndan Kaş’a minübüsler var. Bu minübüsler, Kaş limanın hemen yanından her saat başı kalkıp, yarımadayı dolaşıyor ve yine kalkış noktasına dönüyor.

Tatilden ne beklediğiniz ile ilgili olarak kalacak yer kısmı şekillendirilebilir. Eğer gittiğiniz otelde kalıp, deniz-havuz keyfi yapmak istiyorsanız Aquapark Hotel gibi bir oteli tercih edebilirsiniz. Ancak etrafı gezmek, her gün farklı bir şeyler yapmak istiyorsanız ben Kaş’ın içinde minik bir otel ya da pansiyonlardan birinde kalmanızı tavsiye ederim. Böylece, eğer arabanız ile gelmediyseniz sadece belirli saatlerde kalkan minübüslere de bağlı kalmamış olursunuz. Bir diğer alternatif de şehir meydanından yürüyerek 10 dakika kadar uzaklıkta olan Küçük Çakıl mevkiindeki oteller. Böylece hemen onların kendi önündeki plajlarından deniz girme imkanınız da olmuş olur. Kaş’daki oteller ile ilgili daha fazla bilgiyi internette arama yaparak da edinebilirsiriz.

YEMEK VE İÇKİ

Kaş’ın içinde yemek için bir çok güzel yer var. Balık konusunda tam meydandaki Mercan Lokantası pek ünlü. Onun dışında ev yemeklerinden fast-food tarzı yemeklere kadar her zevke uygun yemek yenilebilecek yerler var. Eğer OK (Oda Kahvaltı) olan bir yerde kalıyorsanız akşam yemekleri için Kaş’a inmenizi öneririm. PTT’nin yakınlarında ev yemekleri yapan Musakka var. Mercan Lokantası’nı sağınıza alacak şekilde yokuş yukarı doğru çıktığınızda Zeytin var. Bahçesi çok güzel, saatlerce oturup, manzaranın keyfine varabilirsiniz.


Şehir merkezindeki yerlerin yanı sıra benim size özellikle bir tavsiyem var, Gümüş Ali’nin yeri. (Telefonu: 0-242-844 22 69) Deniz tarafındaki lokanta, Kaş’tan Kalkan’a doğru giderken, meşhur Kaputaş plajını geçtikten sonra, Kalkan ile Kaputaş arasında. Araba ile Kaş’tan 25, Kalkan’dan ise 5 dakika uzaklıkta. Ali’nin eşi Aysun’un o güzel yemeklerinden yemek için mutlaka gitmelisiniz. Aysun, 19 yaşında, ikinci çocuğuna hamile dünyalar tatlısı biri. Çeşit çeşit gözlemeleri, üzeri yoğurtlu ve domates soslu kızartmayı, mantıyı ve höşmerimi yemeden gelmeyin. Kaymak ile yapılan tatlıyı ılık getiriyorlar, “yeme de yanın da yat” deyimi sanırım onun için söyleniyor. Benim gibi daha önce hiç bu tatlıyı yememiş herkese öneririm.

Gece eğlencelerine gelince; Kaş’ın eğlence hayatı çok hareketli değil. Daha çok masanızda içki içip müzik dinleyebileceğiniz tarzda yerler var. Zaten çoğu lokanta belirli saatten sonra içki içilen mekanlara dönüşüyor. Kaş meydanı bu barlar konusunda çok seçenekli bir yer. Size bir akşam için Dejavu’yu (Mercan Lokantası’nı sağınıza alıp yokuşu çıktığınızda Zeytin’in yan tarafında) önerebilirim. Yüksekte olduğu için bir yandan içkinizi içip, bir yandan manzarayı seyrederken güzel müzikler dinleyebileceğiniz bir yer.


YEDİK, İÇTİK SIRA GELDİ GEZMEYE

PATARA
Geçtiğimiz günlerde İngiliz Sunday Times Gazetesi tarafından bir kez daha “Dünyanın en güzel plajları arasında” gösterilen 22 kilometrelik Patara Plajı,dünyanın ikinci, Türkiye’nin ise en uzun kumsalı.

Eğer arabasız iseniz Otogar’dan Patara’ya minübüs ile gidebilirsiniz. ( Minübüs saatleri ile ilgili bilgi almak için 0-242-836 21 57) Patara Plajı, Kaş’tan 1 saat, Kalkan’dan ise 30 dakika mesafe uzakta. Patara, uçsuz bucaksız altın rengi bir kumsalı olan bir yer. Patara’ya gelmeden yol üstünde gözleme yapan yerler. İsterseniz önden oralarda bir şeyler atıştırabilirsiniz. Ya da kumsalın girişinda daha çok fast-food tarzı yemekleri olan bir cafe var. Oradan da yemek-içecek ve tuvalet gibi ihtiyaçlarınızı giderebilirsiniz. Kumsalın cafenin önüne düşen kısmında şezlong ve şemsiyeler var. Bu nedenle de bu kısım biraz kalabalık. İsterseniz denizi solunuza alıp daha ilerilere gidebilir, kumsalın daha sakin kısımlarının keyfini çıkarabilirsiniz.
Benden size küçük bir uyarı, gittiğiniz minübüsün dönüş saati ile ilgili bilgi alırsanız, dönüş için erkenden plajdan ayrılıp, minübüs beklemek zorunda kalmazsınız.

KAPUTAŞ PLAJI
Kalkan-Kaş yolunda dağların ve virajların arasında giderken bir anda beliren bir plaj Kaputaş Plajı. Kalkan’dan araba ile yaklaşık olarak 10 dakika, Kaş’tan ise 20 dakika uzaklıktaki plaja 200’e yakın basamak merdiven inerek ulaşılıyor.

Üşenmeyip o merdivenlerden inin ve masmavi denizin kıyıda turkuaza dönüştüğü, bembeyaz çakıl taşları ile kaplı, tropikal bir adayı andıran bu minik sahildeki, dalgaların ve denizin keyfini çıkarmadan sakın Kaş’tan ayrılmayın.


KÜÇÜK ÇAKIL-BÜYÜK ÇAKIL
Küçük Çakıl, yürüyerek merkezden 5-10 dakika uzaklıkta. Güneşlenmek için kayalıkların üzerine platformlar oluşturulmuş. Büyük Çakıl ise Küçük Çakıl’ı geçtikten sonra yürüyerek 20 dakika kadar uzaklakta. Ancak yokuş yukarı olduğu için yürümek yerine limanın yanından kalkan minübüsler ile gitmenizi öneririm. İki yerde de kaynak suyuları çıktığı için deniz suyu sıcaklığı oldukça soğuk.



TURLAR

* Kekova-Batıkşehir-Üçağız-Kaleköy
Sabah saat 10 gibi Kaş limanından hareket eden tekneler, birbirinden güzel koylara uğrayarak, üçağız köyüne geliyor. Üçağız minik bir köy. 30 dakika gibi kısa bir sürede geziliyor. Sonra Deprem ile sular altında kalan şehir kalıntılarının olduğu Batıkşehir’in yanından geçerek Kaleköy’e geliyor. Batıkşehir’de yüzmek ve dalmak yasak. Ancak kano ile kıyıya yakın gezip, Batıkşehri daha iyi görebilme şansınız var. Kaleköy, minik şirin bir köy. Adının Kaleköy olmasının neredi, köyün üstündeki kale. Biraz çıkışı zorlu olsa da Kale’ye çıkmaya sakın üşenmeyin. Çünkü olağan üstü bir manzarası var. Kaleköy’den sonra tur, yine bir iki güzel koya uğrayıp, 5-6 gibi Kaş’a dönüyor.


* Saklıkent Kanyonu-Xanthos-Kaputaş Plajı
Bu tur araç ile yapılıyor. Köyde kahvaltı ve çay keyfinden sonra Saklıkent’e gidiliyor. Saklıkent Kanyonu zorlu bir yürüş parkuru. Kanyonun içlerine girdikçe su seviyesi yükseliyor ve bu zorlu bir yürüyüş raftingi bile olabiliyor. Saklıkent Kanyonu’nun suyu Patara’ya dökülüyor. 1-2 saatlik yürüyüşten sonra su kenarındaki lokantalarda alabalık keyfi yapıp biraz dinlendikten sonra Xanthos’a doğru yola koyulunuyor. Xanthos gezisinden sonra 1 saat kadar Kaputaş Plajı’nda denize girilip, Kaş’a dönülüyor.

Bu oldukça yorucu bir tur, ama bir o kadar da keyifli. Eğer bu tura katılmayı düşünüyorsanız içinize mayonuzu, onun üstüne de şort gibi rahat bir şey giymenizi öneririm. Ayağınıza plastik deniz ayakkabısı giymeniz gerekiyor. Normal terlik ile o sularda yürümek imkansız. Eğer böyle bir lastik ayakkabınız yoksa 1-2 YTL’ye oradan da kiralayabilirsiniz. Ayakkabıların içine çorap almayı da unutmayın. Zaten suyun hızından bu ayakkabılar da bir anda ayağınızdan çıkıp kaybolabiliyor. Bizim turdaki herkes ayakkabısının tekini kaybetmişti. Tur sonrasında da yanınıza yedek mayo ve kıyafet almanız iyi olur. Çünkü geri döndüğünüzde her tarafınız kum olmuş oluyor. Kanyon içinde cep telefonu çekmiyor, boşuna taşımanıza gerek yok. Eğer yanınıza resim çekmek için fotoğraf makinesi alacaksanız, onu su geçirmeyen bir torbaya koymanızı öneririm. Çünkü suyun yükseldiği yerlerde makinaları sudan korumak oldukça zor oluyor.
Ben Atgen Turizmin turlarına katıldım. Oldukça da memnun kaldım. Size onları önerebilirim. (İrtibat için: 0-242-836 32 92, Sefer bey)

Doğanın yer yer tarihle de kucaklaştığı Kaş ve çevresi, dalış için de en çok tercih edilen noktalar arasında yer alıyor.

MEİS ADASI
Meis adası Yunanistan’ın Türkiye’ye en yakın adası. Kaş’tan Meis’e günü birlik turlar var. Ancak bunun için pasaportunuzun ve vizenizin olması gerekiyor. Onun için gitmeden önce vize işlemlerini halletmeniz gerekiyor.

YUNUSLAR İLE YÜZME
Çukurbağ Yarımadası’nın hemen girişinde denizin içindeki minik havuzda yunuslar var. Burası daha çok rehabilitasyon için kullanıyorsa da halka da açık. Belirli ücret dahilinde yunuslar ile yüzebiliyor, resim çektirebiliyorsunuz.

ALIŞVERİŞ

Bir çok turistlik bölgede satılan tişört, çanta ve takı gibi hediyeliklerin yanı sıra Kaş’ta gerçekten çok zevkli takı ve aksesuarlar bulabilirsiniz. Daha çok ham ketenlerin kullanıldığı otantik kıyafetler, değişik kesimli etek ve pantolonların yanı sıra özel dokuma kumaş dükkanlarını tavsiye ediyorum. Bu aralar plajlarda havlu yerine kullanılabilen, peştemal tarzı özel dokuma kumaşlar Kaş’ta da çok moda. Kaş’a gitmişken bunlardan birer tane edinmeniz gerek. Üstelik Kapalaçarşı’dan da daha ucuza satılıyor. Değişik renk ve desen ya da düz seçenekleri var. Fiyatları ise 7,5-10-15 YTL arasında değişiyor.
Bir diğer çok fazla gördüğüm şey ise ‘oya’lardı. Kaş halkı trendi yakalamış. Bir çok ünlü markanında koleksiyonlarında detay olarak kullandığı oyalar, aksesuardan takılara kadar bir çok şeyde kullanılmış.


KÜÇÜK BİR NOT

Kaş’ta Ziraat Bankası, Halk Bankası, İş Bankası ve Yapı Kredi Bankası var. Eğer başka bir bankayı kullanıyorsunuz, bu bankalardan para çekip çekemeyceğinizi kontrol edip, yanınıza ona göre para almanızı öneririm.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları