İSTANBUL - Halk arasında Ekonomi Sınıfı Sendromu olarak bilinen ve ölümlere yol açan yolculuk trombozu, yolculuk yapan herkesi ilgilendiriyor. Bir damla kanla tespit edilen bu hastalıktan korunmanın yolu aslında birkaç basit hareket..
Tıp dilinde Derin Ven Trombozu (DVT) olarak adlandırılan yolculuk trombozu, özellikle uzun süre hareketsiz kalan kişilerde, bacaklardaki damarlarda tıkanıklık meydana gelmesiyle kendini gösteri. Ölümcül komplikasyonlara bile neden olan bu durum, halk arasında Ekonomi Sınıfı Sendromu olarak bilinir.
Bu rahatsızlık, yalnızca ekonomik sınıfta uzun yolculuk yapan kişileri değil, şehirlerarası birkaç saatlik seyahate çıkacak olanları bile ilgilendiriyor. Kanın pıhtılaşmasını sağlayan bu mekanizmanın bazı kişilerde gereğinden fazla çalıştığı için ölümcül sonuçlar doğurduğunu kaydeden Maçka e-LAB Medikal Direktörü Dr. Aytaç Keskineğe, tek bir damla kanla yolcuların bu riski taşıyıp taşımadığını öğrenebileceklerini söylüyor.
Bu riski taşıyan kişiler, hayatlarında yalnızca bir kez yaptıracakları testle, teşhis konulmasını sağlarken hem de kendilerini bekleyen büyük tehlikeden korunabiliyorlar. Hastalığın çoğu kez zamansız ve sürpriz bir şekilde ortaya çıkarak kötü sonuçlar doğurduğunu anlatan Dr. Aytaç Keskineğe, yolculuk sendromu ile ilgili olarak şunları söyledi: Trombüs, herhangi bir yerimizde kanama olduğu zaman devreye giren ve tıkaç görevi yapan bir mekanizmadır. Ancak bazı kişilerde bu mekanizma gereğinden fazla çalışarak tıkaçların oluşmasına sebep olur. Özellikle bacaklardaki damarlarda meydana gelen bu tıkaçlardan kopan pıhtı parçaları daha dar damarları tıkayarak, yerine göre akciğerlerde, kalpte ve beyinde hasar oluşturarak kalp krizi, felç veya inmeye sebep olabilir.
GEÇ FARK EDİLDİ Dr. Keskineğe, bu konunun genç yaşta atletik yapılı birden fazla kişinin uçak yolculuğu sonrasında akciğerlerine aniden pıhtı atması sonucunda hastaneye kaldırılmasıyla birlikte basının ve araştırmacıların gündemine geldiğini belirtti. Keskineğe, DVT ve yolculuk arasındaki ilişkinin bilim adamları tarafından geç fark edilmesinin en önemli nedeninin ise hastalığın yolculuğu takip eden 2 haftalık süreç içerisinde ortaya çıkması olduğunu söyledi: İlk defa 1954 yılında Homan isimli bir doktor bu durumu fark etmiş ve konuyla ilgili birçok araştırma yapmış. 2000 yılında alınan bir kararla bu rahatsızlığa Uçuşa Bağlı Derin Ven Trombozu veya Yolcu Trombozu adı verildi. Genetik biliminin katkılarıyla bu rahatsızlığın altında yatan sebepler daha detaylı araştırılarak, kanın pıhtılaşma eğiliminin artmasıyla kendini gösteren 2 kalıtsal hastalığın önemini gündeme getirdi. Yapılan analizlerle derin ven trombozu riski taşıyan hastalar saptanıp, bu hastalığa karşı eğitilir. Özellikle uzak mesafe uçak yolculukları gibi uzun süre hareketsiz kalınması gereken durumlarda hem koruyucu tedavi hem de yolculuk egzersizleriyle kişileri DVT komplikasyonlarından korumak mümkün olur.
Kimler risk altında?
Daha önce derin ven trombozu geçirenler
Kalıtsal pıhtılaşma bozukluğu hastaları
Kan homosistein seviyesi yüksek olanlar
Kalp-damar hastalığı bulunanlar
Hamileler veya yeni doğum yapmış kadınlar
2 saatten daha uzun bir uçak yolculuğuna çıkanlar
40 yaşın üzerinde olanlar
Fazla kilosu olanlar
Sigara içenler
Doğum kontrol hapı kullananlar
Yakın zaman içerisinde ameliyat geçirenler
Kanser tedavisi görenler
NASIL TANI KONUR? Son yıllarda yapılan çalışmalar, bu rahatsızlığa sebep olan hastalıkların bir kısmının genetik geçiş gösterdiğini ortaya çıkardı. Gen seviyesinde yapılan araştırmalar; Faktör V Leiden veya Protrombin Gen Mutasyonu taşıyan kişilerde derin ven trombozu ve buna bağlı komplikasyonların daha fazla görüldüğünü ortaya çıkardı. Her bireyde bu iki rahatsızlığı araştırmak hem masraflı hem de zaman isteyen bir iş. Bu sebeple hastalığı taramak için daha ucuz ve az zaman isteyen APCT (Aktive Protein C Rezistansı) adı verilen kan testi kullanılır. Günün herhangi bir saatinde aç veya tok karnına verilen kan örneği ile yaklaşık 1 saat içinde netice alınır. Test sonucunda genetik yatkınlığı bulunduğu saptanan bireylere daha ileri araştırmalar yapılır.
Uçuş sırasında korunma yolları Eğer risk faktörlerinden bir veya daha fazlasını taşıyorsanız dikkat etmeniz gerekenler:
Yolculuk sırasında düzenli aralıklarla kısa yürüyüş yapınız.
Eğer yürümek için bir alan yoksa ayakucunuzun üstünde kalkıp-çömeliniz.
Kesinlikle alkol veya kahve içmeyiniz. Bu içecekler idrar çıkışını arttırarak kanın yoğunlaşmasına sebep olur.
Bol miktarda su içiniz. Her 5 saatlik yolculukta 1 litre su içiniz.
Kan dolaşımınızı rahatlatmak için bol kıyafetler giyiniz.
Hekiminize danışarak yolculuk için satılan özel elastik çoraplardan giyebilirsiniz.
Hekiminizin kontrolü altında koruyucu amaçlı kan sulandırıcı tedaviye başlayabilirsiniz.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |