Doğu Anadolu’nun turizm incileri
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Yaşam
2008 böyle geçti
Chivas&CNBC-e Business ile Sıkı Dostlar
İnsanlar
İlişkiler
Alışveriş
Hayvanlar Alemi
Lezzet
Gezi
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Yaşam » Gezi » İl İl Türkiye
Doğu Anadolu’nun turizm incileri
Farklı uygarlıkların buluştuğu Ani harabeleri, doğayla baş başa kalmak isteyenler için eşsiz bir fırsat sunan Tunceli’deki “Munzur Vadisi” ve gizli kalmış cennetlerden Bingöl’deki “Yüzen Adalar”, ziyaretçileri Doğu Anadolu’ya çağırıyor.

AA
Güncelleme: 14:59 TSI 08 Ekim 2005 Cumartesi

İSTANBUL - Ağrı’nın Doğubayazıt İlçesi’ndeki Osmanlı döneminin en görkemli eserlerinden biri olan İshak Paşa Sarayı, bölgenin sanat merkezi olma özelliğini de taşıyor. Nuh’un Gemisi’nin kalıntılarının bulunduğu inanılan Ağrı Dağı, özellikle yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Rafting sporu için elverişli olan Çoruh Nehri, macera tutkunlarını bekliyor. Erzincan’daki Girlevik Şelalesi ve Ardahan’daki Çıldır Gölü, doğa tutkunları için iyi bir alternatif sunuyor...


Kars’ta, farklı uygarlıkları simgeleyen eserlerin bulunduğu Ani harabeleri, bölgedeki en cazip turizm merkezlerinden biri.
Ani harabeleri, Kars’a 42 kilometre uzaklıkta, Ocaklı Köyü sınırları içindeki Türkiye-Ermenistan sınırını oluşturan Arpaçay Nehri’nin batı yakasında bulunuyor. Bir Ortaçağ kenti olan Ani harabelerinde, farklı uygarlıklara ait cami, kilise, kervansaray ve manastır bulunuyor.

Ziyaretçilerini tarihin derinliklerine götüren Ani harabelerinde bulunan M.S. 1001 yılında kilise olarak inşa edilmiş “Büyük Katedral Fethiye Camii”, 1064 yılında Sultan Alpaslan’ın Ani’yı fethinden sonra camiye çevrilmiş. Duvarlarında, Hz. İsa’nın hayatının anlatıldığı Tigran Honen Kilisesi, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Güneş saatiyle dikkati çeken Abukhamrent Kilisesi ile Aziz Prkich Kilisesi de Ani harabelerinin güzellikleri arasında bulunuyor. Selçuklu mimarisinin izlerini taşıyan Ani harabelerinde ayrıca saray, kervansaray ve hamam bulunuyor.

MUNZUR VADİSİ
Tunceli’deki Munzur Vadisi, doğayla baş başa kalmak ve güzelliklerin tadına varmak isteyenler için eşsiz bir yer. Munzur Vadisi Milli Parkı, Tunceli’nin girişinden başlayan 85 kilometre uzunluğundaki Munzur Vadisi’nin, 7. kilometresinden itibarenve Ovacık İlçe girişine kadar uzanan bir alanı kaplıyor. Barındırdığı çeşitli bitki türleri ve yabani hayvanların yanı sıra40 değişik gözeden akan soğuk suyuyla da ziyaretçileri büyüleyen Munzur Vadisi, Munzur Çayı’ndaki kırmızı benekli alabalıklarıyla da ilgi çekiyor.

Munzur Vadisi’nin ziyaretçileri tarafından çok iyi bilinen “Munzur Baba” efsanesi de şöyle:
“Munzur adında bir çoban, bölgedeki bir ağanın yanında çalışır. Munzur’un ağası hacca gider. Munzur, bir gün ağasının eşinin yanına gelir ve (Ağamın canı helva çekti) der. Kadın, Munzur’un helva istediğini, ancak hacdaki ağasını bahane ettiğini düşünür ve helvayı yapar. Munzur, helvayı aldıktan sonra, bir anda hacda bulunan ve canı gerçekten helva isteyen ağasının yanında olur. Ağa, hacdan geldikten sonra kendini ziyaret ederek elini öpenlere (asıl eli öpülecek Munzur’dur) der. Halkın ilgisinden utanan Munzur da elinde süt çanağıyla kaçmaya başlar. Bu sırada çanaktan dökülen her süt damlasının bulunduğu yerden su gözeleri doğar.”

YÜZEN ADALAR
Bingöl’ün Solhan İlçesi’ne bağlı Hanzarşah Köyü Aksakal Gölü’nde bulunan yüzen adalar, bölgenin doğa harikalarından biri... Kente 4.5 kilometre mesafedeki Aksakal Gölü’nde, bağımsız olan ve hareket eden üç ada, üstüne binildiği zaman sal gibi her yöne ağır ağır hareket ederek ziyaretçileri şaşırtıyor. Her geçen yıl sayıları artan turistler, adaların üzerinde dolaşarak, gölde gezinmenin keyfiniçıkarıyor.

KALA TEPESİ
3 bin 250 metre yüksekliğindeki Bingöl Dağlarındaki Kala Tepesi, her yıl 15 Temmuz-15 Ağustos arasında, güneşin doğuşunu izlemek için gelenlerle doluyor. Ziyaretlerini geleneksel hale getiren çoğu kişi, tepeden, güneşin doğuşunu saniye saniye izleyebiliyor. Güneşin doğuşunu Kala Tepesi’nde izlemek isteyenler, Karlıova İlçesi’nden Bingöl Dağı eteklerine kadar araçla geldikten sonra yarım saat süren tırmanışın ardından buraya ulaşabiliyor.

Ağrı’nın Doğubayazıt İlçesi’ndeki İshak Paşa Sarayı, Nuh’un Gemisi’nin kalıntılarının bulunduğuna inanılan Ağrı Dağı ve macera tutkunlarını bekleyen Çoruh Nehri ile doğa, tarih ve macera, Doğu Anadolu’da buluşuyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nde, tarihi yapıları ve inanç turizmiyle ön plana çıkan Ağrı’da, Doğubayazıt İlçesi’ndeki İshak Paşa Sarayı, bütüngörkemiyle ziyaretçileri büyülüyor. Ağrı’nın Doğubayazıt İlçesi’ne 5 kilometre uzaklıkta, hakim bir tepede 1784 yılında yapılan İshak Paşa Sarayı, Osmanlı döneminde yapılmış. Aynı zamanda bir külliye özelliğini taşıyan saray, Osmanlı, Fars ve Selçuklu mimarisinin özelliklerini taşıyor. Duvarlarındaki motiflerle de dikkati çeken İshak Paşa Sarayı, geceaydınlatmasıyla farklı bir görüntü sergiliyor. İki kat, 366 odadan oluşan sarayın taş duvarlarında oluşturulan boşluklar, yapının merkezibir sistemle ısıtılmasını sağlıyor. İhtişamlı yapısı, zengin mimarisi, ilçeye hakim görüntüsüyle çok sayıda yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği İshak Paşa Sarayı, sonyıllarda kültür ve sanat merkezi olarak da adını duyuruyor. Sarayda, konserler, sergi ve festivaller düzenleniyor. Saraya ilginin artması, ilçede konaklama imkanlarını da çeşitlendiriyor.

AĞRI DAĞI VE NUH’UN GEMİSİ
Dağcılık sporunda dünyanın sayılı merkezlerinden biri olan Ağrı Dağı, aynı zamanda inanç turizmi açısından da önemli bir konumda bulunuyor. Gizemler ve efsanelerle dolu Ağrı Dağı, araştırmacıların ve tarihçilerin ilgi odağı oluyor. Nuh’un Gemisi’nin bulunduğu inanılan dağ, her yıl çok sayıda yerli ve yabancı konuğun akınına uğruyor. Hakkında çok sayıda araştırma yapılan, efsaneler anlatılan Ağrı Dağı’nı ziyaret etmek isteyenler, Dağcılık Federasyonu rehberlerinden ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nden yardım alabiliyorlar.

ÇORUH NEHRİ’NDE RAFTİNG HEYECANI
Erzurum’un, Çoruh Nehri’nin geçtiği İspir İlçesi, rafting için uygun bir ortam sunuyor. Rafting yapmaya elverişli yapısıyla meraklılarını kendine çeken İspir’de, uluslararası rafting yarışmaları da organize ediliyor. Doğal güzellikleri göz kamaştıran Çoruh Nehri’nde rafting turları da düzenleniyor.

TARİHLE İÇ İÇE ERZURUM
Erzurum’a gelen ziyaretçilerin ilk uğrak yeri, Anadolu’nun en büyük medresesi olma özelliğine sahip Çifte Minareli Medrese... Açık avlulu, iki katlı medresede, yapımıyla ilgili kitabe bulunmaması, medreseyi ayrıca gizemli kılıyor. İlhanlılar döneminden kalan Yakutiye Medresesi ile kente hakim birnoktada bulunan ve yapım tarihi kesin olarak bilinmeyen Saat Kulesi deErzurum’un tarihi mekanları arasında bulunuyor. Üzerindeki motiflerle dikkat çeken 12. yüzyıldan kalma Üç Kümbetler ve 1562 yılında yapılan Lalapaşa Camii de ziyaretçilerin uğrak yerlerinden biri. Şehrin savunmasına yönelik 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın yaşandığı Aziziye ve Mecidiye tabyaları, en sık ziyaret edilen mekanlar arasında bulunuyor. Kadınların savaşta mücadelesinin simgesi haline gelen Nene Hatun Türbesi de Aziziye Tabyası’nda bulunuyor. Erzurum’a 120 kilometre uzaklıktaki 48 metre yüksekliğindeki Tortum Şelalesi görenleri büyülüyor.

GİRLEVİK ŞELALESİ, EKŞİSU MESİRE ALANI
Erzincan’a 33 kilometre uzaklıktaki Çağlayan Beldesi sınırlarında yer alan, 150 metre uzunluğundaki Girlevik Şelalesi, bölgede turizm açısından hareketlilik yaşanan yerlerden biri. Ziyaretçi sayısı her geçen yıl artan, yöre sakinlerinin de vazgeçemediği piknik alanı Girlevik Şelalesi’ne gelenler, buradaki restoranlarda taze balık yemeği de ihmal etmiyor. Doğal maden suyu kaynakları ve şifalı suyuyla tanınan Erzincan’a 10 kilometre uzaklıktaki Ekşisu Mesire Alanı’nın ziyaretçileri her geçen yıl artıyor. Su sıcaklığı yılın her mevsiminde 30 derece olan Ekşisu’ya 2 kilometre mesafedeki kaplıcalar, şifa arayanların sıkça geldiği yerlerarasında bulunuyor.

ÇILDIR GÖLÜ
Balık tutmayı tutku haline getirenlerin gözde yeri, Ardahan’daki Çıldır Gölü, kışın donunca, atlı kızaklarla yürünebilecek hale geliyor. Başta alabalık, sazan ve yayın olmak üzere çeşitli balık türlerinin bulunduğu gölün hemen yanında, Gençlik ve Spor Müdürlüğü’neait dinlenme tesisleri yer alıyor.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları