9 Aralık 2004 - 1952de Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT) kuruldu. AKÇTyi Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu izledi.
1957de Roma Anlaşması ile Avrupa Ekonomik Topluluğu kuruldu. Kurucu altı Avrupa ülkesi Batı Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, İtalya ve Lüksemburgtan oluşuyordu. Aynı ülkeler 1952 tarihli AKÇTnin de kurucusuydu.
1969 Lahey zirvesinde topluluğa katılma talebinde bulunan İngiltere, İrlanda, Norveç ve Danimarkaya ilişkin müzakerelerin başlatılması kararı alındı.
1972 yılında İngiltere, Danimarka ve İrlanda tam üye olarak topluluğa girdi. (Norveçin katılım anlaşması adı geçen ülkede yapılan referandumla reddedildi.) İlk genişleme süreci sona ermişti.
Yunanistan 1976 yılındaki tam üyelik başvurusunu izleyerek 1981te topluluğa katıldı. Yine 70li yıllarda tam üyelik başvurusu yapan Portekiz ve İspanyanın da 1985te topluluğa katılmasıyla birlikte üye sayısı 12ye yükseldi ve ikinci genişleme süreci tamamlandı.
Katılan herbir ülkeyle birlikte topluluk, politikalarını, üye devletler arasında güç ve yetki dağılımlarını gözden geçirmek zorunda kaldı. Bu paralelde örneğin ikinci genişleme süreci, topluluğun anayasal yapısının değiştirilmesi görüşünü gündeme getirdi. İspanya ve Portekizin katılımı ile birlikte Avrupa Tek Pazarı üzerinde anlaşıldı. 1992 sonuna dek mal, hizmet ve sermayenin serbest dolaşımı hedeflendi.
Avrupa Topluluğuna üye 12 devlet tarafından 1992de imzalanan Maastricht Anlaşması, Topluluğa kapsamlı değişiklikler getirdi; Avrupa Topluluğu üzerinde ve onu da kapsayan Avrupa Birliği bu anlaşmayla biçimlendirildi. Anlaşmanın getirdiği yeni boyutla birlikte 1995 yılında İsveç, Finlandiya ve Avusturya da topluluğa katıldı. Üye ülke sayısı 15e ulaştı ve üçüncü genişleme süreci yaşandı.
Soğuk Savaşın sona ermesi beraberinde topluluğun stratejilerini yeniden gözden geçirmesini ve yeni strateji arayışlarına girmesini getirdi. Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri de topluluk gündemine girdi.
Avrupa Birliği, 1989 yılında Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine destek amaçlı bir mali çerçeve hazırladı. Bu ülkelere pazar ekonomisine geçişleri sürecinde verilecek kredilerin sağlanması için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasını kurdu.
1989-91 yılları arasında Polonya, Çekoslavakya, Bulgaristan, Romanya ve Macaristan ile ticaret ve işbirliği anlaşmaları yapıldı.
Ticaret ve işbirliği anlaşmalarının yetersiz kalması üzerine 1990 yılındaki Dublin Zirvesinin ardından Ortaklık Anlaşmaları gündeme geldi. 1991-95 yılları arasında 10 Avrupa ülkesi ile Ortaklık Anlaşması imzalandı. Bu anlaşmalar taraflar arasındaki yasal zemini oluşturdu.
Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine adaylık perspektifinin verilmesi ise Kopenhag Zirvesi ile gündeme geldi. 1993 tarihli Kopenhag Zirvesinin konuya ilişkin kararı şöyleydi: AB üyesi olmak isteyen Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri, AB üyesi olacaklardır. Katılım, ülkenin ekonomik ve siyasi koşulları yerine getirerek üyelik sorumluluklarını karşılayabildiği an gerçekleşebilecektir.
ABnin Orta ve Doğu Avrupa ülkelerini içeren genişlemeye hazırlanma politikası kapsamında Avrupa Komisyonu bir rapor yayınladı. Gündem 2000 başlıklı ve 1997 tarihli bu rapor, aday ülkelerle ilişkiler, bu ilişkilerin nasıl ve ne şekilde geliştirileceği ve genişlemenin etkileri ile ilgili ayrıntıları içeriyordu. Raporun yayınlandığı dönemde görüş bildiren Komisyon, hiçbir aday ülkenin bu kriterleri tam olarak yerine getiremediğini vurguladı. Polonya, Slovenya, Çek Cumhuriyeti, Estonya ve Macaristanı orta vadede bu kriterlere ulaşabilecek beş ülke olarak belirledi. Diğer aday ülkeler konusunda ise katılım müzakerelerinin başlatılmasına ilişkin olarak olumsuz görüş belirtti.
1997 Lüksemburg Zirvesinde aday ülkeler müzakerelere hazır olup olmadıkları noktasından hareketle birinci ve ikinci dalga ülkeler olarak sınıflandırıldı. Müzakerelere hazır olan ülkeler ilk dalgayı, diğerleri ise ikinci dalgayı oluşturdu. Komisyon ilk dalga ülkelerle tam üyelik müzakerelerine 1998de başlanmasını önerdi. Ancak zirvede 10 Orta ve Doğu Avrupa ülkesinin yanı sıra Kıbrısın AB üyeliği de teyit edildi. Ekim 1996daki iktidar değişikliği nedeniyle üyelik başvurusunu geri çeken Malta ele alınmadı.
1998de 10 Orta Avrupa ülkesi ve Kıbrısın adaylık süreci başlatıldı. Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Polonya ve Kıbrısın üyelik görüşmeleri başladı. Malta AB adaylığını yeniledi.
1999da Berlinde toplanan AB Zirvesi, Orta Avrupa ülkelerine verilen üyelik öncesi yardımların 2000 yılından itibaren iki katına çıkarılmasını kararlaştırdı.
Helsinki Zirvesinde Bulgaristan, Letonya, Litvanya, Malta, Romanya ve Slovakyayla üyelik görüşmelerine geçilmesi kararlaştırıldı ve Türkiyenin adaylığı onaylandı.
2000de diğer 6 aday ülkeyle üyelik görüşmeleri başladı. Yaşanan görüş ayrılıklarına rağmen AB kurumlarını, sayısını iki katına çıkan üyelere hazırlamak amacıyla düzenlenen Nice Anlaşması sonuçlandırıldı. Pekçok alanda veto uygulaması çoğunluk oyu esasıyla değiştirildi.
Avrupa Komisyonunda her üye ülkenin tek bir Komisyon üyesiyle temsil edilmesi ve Avrupa Parlamentosunun sandalye sayısının 740a çıkarılması kararlaştırıldı. Bakanlar Kurulundaki oy dağılması, Türkiye dışında şimdiki ve gelecekteki aday ülkeler dikkate alınarak yeniden belirlendi.
2001 Aralık ayında Laekendeki zirvede 2004 yılına kadar birliğe üyeliğe hazır olacak 10 ülkenin adı açıklandı. Bunlar: Kıbrıs, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Malta, Polonya, Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve Slovenya.
1 Ocak 2002de Avrupa tek para birimi Euro tedavüle girdi.
1 Mayıs 2004te AB 10 yeni ülkeyi üyeliğe kabul etti. AB tarihinin en büyük genişleme hamlesi ardından birliğin üye sayısı 25e yükseldi.
29 Ekim 2004te Avrupa Birliği liderleri, birliğin ilk anayasasını imzaladılar.
8 Aralık 2004: Romanya ile üyelik müzakereleri tamamlandı.
16 Mart 2005: AB Konseyi Hırvatistanla tam üyelik müzakerelerinin başlangıcını Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi ile tam işbirliği yapmadığı gerekçesi ile askıya aldı. Karar 22-23 Mart 2005 tarihli Zirvede teyit edildi.
24 Mayıs 2005: Fransada yapılan referandumda AB Anayasası reddedildi.
1 Haziran 2005: Hollandada AB Anayasasına hayır dedi.
5 Haziran 2005: İsviçre, yapılan referandum sonucunda, AB iç sınırları dahilinde pasaport kontrolünün kaldırılmasını öngören Schengen Anlaşmasını yüzde 54,6lık bir oranla kabul etti. İsviçrenin Schengen bölgesine 2008 yılında girmesi öngörüldü.
1 Temmuz 2005: İngiltere, Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığını Lüksemburgdan devraldı.
3 Ekim 2005: 1987 yılında üyelik başvurusunda bulunan Türkiye müzakere çerçeve belgesinin kabulü ile resmen müzakere sürecine başlamaya hak kazandı.
| DİĞER HABERLER İÇİN TIKLAYINIZ |
 |
| |