|
|
|||||
![]() |
| Yasanın, ifade özgürlüğü önünde yasal engeller yarattığı vurgulanan bildirgede Haber yazmak, yayınlamak tehlikeli ve ceza tehdidi altında olan bir hal alacak ve halkın gerçekleri öğrenme, haber alma ve bilgi edinme hakkı engellenmiş olacaktır denildi. TGCnin yerel basın seminerinde 37 Gazeteciler Cemiyeti Başkanının imzaladığı bildirgede şu ifadelere yer verildi: Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesinde kabul edildiği gibi, herkes bilgi edinme, haber alma, özgür düşünce, ifade ve serbest eleştiri hakkına sahiptir. Demokratik hukuk devletinde anayasal güvence altında olması gereken bu hakkın kullanılmasının başlıca yolu, basın ve yayın özgürlüğünün temel insan haklarından olduğunu kabul etmektir. DEĞİŞİKLİK YETERLİ DEĞİL Düşünce ve kanaat özgürlüğünün, düşünce ve kanaati açıklama ve yayma özgürlüğünün korunması, geliştirilmesi için Anayasanın 25, 26 ve 30 uncu maddelerinde bu amaçla yapılmış olan değişiklikler olumlu bir adım olmakla beraber, düşünce ve ifade özgürlüğünün genişletilmesi için yeterli değildir. Çünkü ifade özgürlüğü temel hak ve özgürlüklerin omurgasıdır. Demokrasinin korunması ve demokratik toplum düzeninin sağlanması için haberleri, yorumları ve eleştirileri ile gerçekleri halka doğru aktaran ve halkın bilgi edinme hakkını sağlayan gazeteciler görevlerini yerine getirirken hiçbir engelleme, baskı, şiddet, tehdit, kötü davranış ve herhangi bir yasal, idari veya benzeri sınırlandırmanın hedefi olmamalıdır. Gazeteci basın özgürlüğünü, halkın doğru haber alma, bilgi edinme hakkı adına dürüst biçimde kullanır. Bu amaçla her türlü sansür ve oto sansürle mücadele eder. Gazeteci halka karşı sorumluluk bilinci içinde hareket etmek konusunda kendisini görevli sayar. Ancak gazetecinin bu sorumluluğunu yerine getirmek amacıyla gerçekleştirmeye çalıştığı gazetecilik görevini engelleyecek, zorlaştıracak ve sınırlandıracak nitelikte olan yasaların kabul edilmiş olması kaygı vericidir. İfade özgürlüğü önünde engel saydığımız bazı maddeleri dışında; gazetecilerin her türlü haber kaynaklarını açıklamama ve tanıklığa zorlanmama hakkıyla, basın özgürlüğü ve kullanma hakkı ile bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını da koruma amacının, 26 Haziran 2004 tarihinde yürürlüğe giren yeni 5187 sayılı Basın Kanunu ile düzenlemiş olması demokrasimiz adına umut vericidir. İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE ENGEL Fakat kabul edilen yeni 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile bu yasal kazanımların geri alınmış olması endişe yaratmıştır. Çünkü 1 Nisan 2005 tarihinde yürürlüğe girecek olan yeni Türk Ceza Kanunundaki düzenlemeler gazetecilerin haber yazmalarını, yayınlamalarını, yorum ve eleştirilerini yaymalarını sınırlandırmakta, herkesin ifade özgürlüğü önünde yasal engeller yaratmaktadır. Gazetecilerin her an mahkeme önünde yargılanmasına neden olabilecek yeni Türk Ceza Kanunundaki ifade özgürlüğüne aykırı bu düzenlemelerin, kanun yürürlüğe girmeden önce gözden geçirilerek değiştirilmesi zorunludur. Aksi takdirde haber yazmak, yayınlamak tehlikeli ve ceza tehdidi altında olan bir hal alacak ve halkın gerçekleri öğrenme, haber alma ve bilgi edinme hakkı engellenmiş olacaktır. Gazeteciler yasal engellerden kurtulmalıdır. Demokratik hukuk devletinde ifade özgürlüğünün sağlanması ve genişletilmesi esas, sınırlandırmalar ise istisna olarak kabul edilmelidir. Aksi takdirde sansür ve her türlü sınırlandırmanın sürekli arttığı, gazetecilerin yargılandığı ve hapse girdiği bir ülke konumundan çıkamayacağımızı hatırlatırız. YEREL BASIN Yerel medyada yaşam mücadelesi veren basın kuruluşları özelikle mali yapıları bakımından güçlendirilmelidir. Ekonomik ve ticari alanda sağlanması gereken destekler günümüzde çok daha fazla önem kazanmıştır. Yerel medya basın ve yayın organlarının güçlendirilmesi amacıyla mali destek, vergi oranlarıyla, KDV indirimi ve diğer teşviklerle, teknik desteğin sağlanması görüşü benimsenmeli ve yaşama geçirilmelidir. Ayrıca Avrupa Birliği çerçevesindeki fonların yerel medyanın ekonomik, mali ve yayın politikalarında bağımsızlaşması, meslek içi eğitiminin sağlanması amacıyla kullanılabilmesi için projeler üretilmelidir. Yerel medyada gazetecilik mesleğinin kişisel çıkarlar için kullanılması veya para ve diğer çıkarlar karşılığında naylon gazeteler çıkarılmasının önlenmesi için meslek ilkeleri ve etik kuralların hassasiyetle ve kararlı biçimde uygulanması gazetecilerin görevi ve sorumluluğudur. Naylon gazete veya benzeri yayın çıkarmanın veya benzeri amaçlarla görsel ve işitsel yayın yapmanın engellenmesi için yasal sınırlandırmaların; ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmadan, demokratik toplum düzeni ölçütleriyle çelişmeden ve demokrasiyi zedelemeden gözden geçirilmesinde yarar vardır. Yerel medya kuruluşlarında görev yapan gazetecilerin çalışma ve iş koşullarının iyileştirilmesi için 212 sayılı yasayla değişik 5953 sayılı Basın İş Yasası hükümlerine uygun olarak çalıştırılmaları ve yasal iş güvenceleri ile tüm hakları sağlanmalıdır. RESMİ İLAN DAĞITIMI Yerel medya için önem taşıyan resmi ilan dağıtımının hak ve adalete uygun biçimde sağlanması amacıyla görev yapması beklenen İl Basın Kontrol Kurullarının daha hassas ve tarafsız incelemeler yapması ve bu kurullarda yerel gazetecilerin söz ve karar sahibi olacağı, gazetelerin vasıf ve nitelikleri konusundaki görüşlerine ağırlık verilen bir işleyişe kavuşturulması sağlanmalıdır. Gazetecilerin içinde bulunduğu koşullar dikkate alınarak yerel medyada; Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesinin benimsenmesi, uygulanması ve yaşama geçirilmesinin sağlanması birinci görev olarak kabul edilmiştir. | ||||
Ergenekonda 16 kişi daha gözaltında |
|||
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
| Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler | Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||||||||||||