|
|
|||||
![]() |
| 24 Kasım Öğretmenler Günü. Bu özel gün dolayısıyla bütün öğretmenlerimizi bir kez daha canı gönülden kutluyor ve bu zorlu ama bir o kadar da ulvi görevlerinde üstün başarılar diliyorum. Türk Eğitim-Sen Basın Bürosu ndan yapılan yazılı açıklama, dünya genelinde öğretmenine en az reel ücret ödeyen ülkelerden birinin Türkiye olduğunu gösteriyor. Açıklamaya göre Türkiyede görev yapan bir öğretmen, senelik olarak, düzeltme zammı da ilave edilirse, ortalama 4 bin doları geçmeyecek oranda ücret alırken, Macaristanda bu rakam 11 bin, Yunanistan da 24 bin, Japonyada ise 41 bin doların üzerine çıkıyor. 25 YILLIK ÖĞRETMEN MAAŞI 800 MİLYON LİRA Kamu-Sen in 2004 rakamlarına göre dört kişilik bir aile için yoksulluk sınırı 1 milyar 700 milyon lira düzeyinde belirlenirken, 25 yıllık bir öğretmen sadece 800 milyon lira civarında maaş alıyor. Eskiden hemen her şart altında meslek onuruna yakışacak oranda ücret alan öğretmenler, günümüzde, ikinci iş yapmadan, sırf aldığı maaşla geçinmesi mümkün olmayan bir mesleğin temsilcileri konumuna düşürüldüler. EK İŞ YAPIYORLAR Yoksulluk sınırının yarısına bile ulaşmayan maaşlarıyla geçinmek zorunda bırakılan öğretmenlerin büyük bir kısmı yaşam savaşında ayakta kalabilmek için pazarda limon, lahana, soğan satıcılığı veya taksi şoförlüğü gibi ek işler yaparken, özel dershanelerde kaçak olarak çalışma olanağını bulan küçük bir azınlık kendisini şanslı sayıyor. KENDİNİ İHMAL ETMEK DURUMUNDA Eskiden öğrencinin, komşunun, bakkalın, manavın, ev sahibinin karşısına başı dik bir şekilde çıkan Cumhuriyetin muallimleri, ne yazık ki artık cebinde kalan son parayla ay sonunu nasıl getireceğinin hesabını yapmak zorunda. Emekli öğretmenlerin durumu ise çok daha içler acısı. Atatürkün, yeni kuşakları yetiştirme ve geleceği kurma görevini kendisine verdiği öğretmenler; yeni nesiller bir yana, kendi çocuklarına defter, kalem, kitap almakta ve onları okutmakta dahi zorlanıyorlar. Mesleğinden iyice soğumuş, bıkkın ve yılgın, çevresiyle olan iletişim kanalları tıkanmış, bütünüyle geçim derdine düşmüş ve kendini ihmal etmiş bir öğretmen kitlesi var artık karşımızda... Şüphesiz her meslek kendi içerisinde bir değere ve zorluk derecesine sahiptir. Ancak konusu, çocuk veya genç insanların yetiştirilmesi ve geleceğe hazırlanması olan öğretmenlik mesleğinin özellikli ve öncelikli konumu hemen ilk bakışta kendisini belli eder. Zira çocuklar ve gençler yalnızca ailelerinin değil aynı zamanda ülkelerinin de geleceği. YILDA BİR KEZ HATIRLANMAMALI İşte bu ortak geleceği biçimlendiren değerli öğretmenlerimiz maddi ve manevi açıdan ne kadar mutlu, huzurlu ve güven içindeyse, bizler de ülke olarak ancak o kadar mutlu, huzurlu ve güven içerisinde geleceğe bakabiliriz. Öğretmenlerimizin yaşamda aradığı saygınlığı ve değeri bulamaması, dolayısıyla mesleki başarısızlığı aslında ülke ve toplum olarak bizim insani gelişmişlik endeksine bağlı kolektif başarısızlık katsayımızın katlanarak, geometrik bir dizi halinde artması demek. Türkiye ile üyelik müzakerelerinin başlatılması konusunda nihai kararın verilmesine ilişkin 17 Aralıktaki tarihi zirveye sayılı günler kala, Avrupa Birliğine sadece kağıt üzerinde değil, zihniyetçe de girmek istiyorsak, evrensel değerleri benimsemiş çağdaş bir Türkiye oluşturulması sürecine öncelikle öğretmenlerimizin acil sorunlarına somut çözümlerle el atarak başlamamız gerekiyor. Yoksa senede bir gün timsah göz yaşları dökerek ve öğretmen şaklabanlığı yaparak bir yere varamayacağımızı artık anlamalıyız. | ||||
Ergenekonda 16 kişi daha gözaltında |
|||
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
| Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler | Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||||||||||||