|
|
|||||
| 21 Haziran 2004 Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, özellikle yüksek emekli aylıklarının vergilendirilebileceğini söyledi. Vorkink, yaptığı açıklamada, emeklilik yaşının orta vadede kademeli olarak yükseltilebileceğini de belirtti. | |||
![]() |
![]() DB, emekliye vergi önerdi |
|||
| Mart ayında yapılan Yatırımcı Konseyi Toplantısının ardından, Türkiyeye doğrudan yatırım yapmak amacıyla çok ciddi olarak ilgilenen çokuluslu şirketlerin bulunduğunu anlatan Vorkink, Yapısal reformlar gerçekleştirilirse, Türkiye şimdiye kadar başaramadığı uzun vadeli ekonomik istikrar ve büyümeyi yakalayabilir dedi. Vorkink, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile mali destek içeren yeni bir anlaşmanın, piyasalara, makro ekonomik ve siyasi istikrarın sürdürüleceğinin bir işareti olacağını söyledi. Vorkink, mecvut stand-by düzenlemesinin sona ermesinin ardından ne türde bir anlaşmanın Türkiye için uygun olabileceğine ilişkin soru üzerine, Hükümetin bu konuda gayet kararlı şekilde çalıştığını, Türkiyenin dış borç gödemeleri nedeniyle, dış finansman ihtiyacının halen devam ettiğini, bu nedenle IMF ile yapılacak bir anlaşmanın mali destek içermesinin önemli olacağını vurguladı. Türkiyede iş dünyasının, IMF ile güçlü bir anlaşma yönünde görüş belirttiğini belirten Vorkink, yerli ve uluslararası yatırımcıların, IMF ile yapılacak bir anlaşmayı makro ekonomik ve siyasi istikrarda devam kararlılığı olarak algalayacaklarını da kaydetti. Vorkink, IMF ile yapılacak bir anlaşmanın vereceği sinyalin, sürdürülebilir bir borçlanma politikası için çok gerekli olduğunun da altını çizdi. REFORM ZORUNLU Vorkink bu arada, sağlık ve emeklilikten oluşan sosyal güvenlik sisteminin, Gayri Safi Milli Hasılanın yüzde 5i oranında bir açığa sahip olduğunu, sistemin bu haliyle orta ve uzun vadede sürdürülemeyeceğini vurguladı. Türkiyenin sosyal güvenlik sistemini analiz ettiklerinde, batı ülkelerinde olmayan bir genç nüfus avantajına sahip olduğunu işaret eden Vorkink, sisteme girmesi halinde, aktif olarak prim katkısını artırması beklenen genç nüfusun, işsizlik nedeniyle sisteme katkıda bulunamadığını ifade etti. Vorkink, Türkiyedeki genç nüfusun, iş sahibi olup sosyal güvenlik sistemine katkıda bulunamaması halinde, 10-15 yıl sonra, bu genç nüfusun da yaşlanmaya başlayacağını ve artan sağlık ve emeklilik harcamalarıyla, bu avantajın bir dezavantaja dönüşerek önemli bir mali krize neden olabileceği uyarısında bulundu. Sosyal Güvenlik reformu konusunda Hükümet yetkilileriyle birlikte çalıştıklarını belirten ve Türkiyedeki sosyal güvenlik sistemini çok cömert şeklinde tanımlayan Vorkink, Türkiyedeki sosyal güvenlik sistemine ilişkin tespitlerini ise şöyle sıraladı: Türkiyede, prime esas kazanç uygulaması yeterli değil. Prim ödeme dönemi emeklilik süresine göre çok kısa bulunuyor. Çalışanlardan yeterli yükseklikte prim toplanarak, bu prim doğrudan emekli maaşlarına yansıtılabilir. Yeterli prim toplanmadığı için emekli maaşları çok düşük düzeylerde kalıyor. Türkiyede genç emekli sayısı oranı yüksek. Emekli aylığı bağlama oranı uluslararası standartlar ölçüsünde olabilir. Özellikle yüksek emekli aylıkları vergilendirilebilir. Emeklilik yaşı orta vadede kademeli olarak yükseltilebilir. Sistemdeki aktif sayısının yetersiz olduğunu, çok cömert bir emeklilik sisteminin bulunduğunun altını çizen Vorkink, gerek emeklilik yaşı, gerekse prim katkı oranlarının aşamalı olarak yükseltilebileceğini kaydetti. Vorkink ayrıca, sağlık sisteminde, ne kadarlık katkının vatandaşlardan, ne kadarının devletten geleceğinin de belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Vorkink, sosyal güvenlik sisteminde reforma hemen başlanmaması halinde sistemin, 15-20 yıl içinde iflasa sürüklenebileceğini, önlemlerin hemen alınması halinde ise sistemin 10-15 yılda dengeye geleceğini vurguladı. Uluslararası toplumun, KKTCye yardım yapma konusunda bir iyi niyete sahip olduğunu işaret eden Vorkink, İslam Konferansı Örgütünün (İKÖ) Kıbrıs Türklerinin temsiliyetini Kıbrıs Türk Devleti statüsüne dönüştürmesinin önemli bir karar olduğunu ve uluslararası toplumun KKTC ile ilişkilerinin bundan böyle daha da gelişeceğini bildirdi. Vorkink, uluslararası toplumda, KKTCye uygulanan izole edici politikanın terkedilmesi konusunda da, bir görüşbirliği ve iyiniyetin ortaya çıktığını ifade etti. KKTCyi yakından takip ettiklerini, Başbakan Mehmet Ali Talat ile görüştüğünü ve onun KKTC için gerekli ekonomik reformlarını uygulama konusunda çok büyük bir istek ve kararlılık içinde olduğunu gördüğünü belirten Vorkink, ABD ve Birleşmiş Milletlerin bakışının netleşmesinin ardından, Banka olarak gerekli yardımı yapacaklarını kaydetti. | ||||
Bankaların kara tahtaları siliniyor |
|||
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
| Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler | Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||||||||||||