Home page

Haber Menüsü


Yazara mail atmak için resmin üzerine tıklayın.
 
Sıra Dışı Futbol Ödülleri-2004
 
Abur cubur okul organizasyonları yetmezmiş gibi, şimdi de ortalığı spor ödülleri sardı. Bu gidişe bir dur demek ve gözümüzden kaçan “ince” başarıları da gündeme taşımak gerekiyordu. İşte “Sıra Dışı Futbol Ödülleri” bu düsturla doğdu.
 
Hakan Yaman
NTV-MSNBC
 
30 Nisan 2004—  Gün geçmiyor ki, televizyonda şöyle bir habere rastlamayalım: “Kanalımız ödüle doymuyor.” Kopan tantanaya bakan da, o kurum kendi faaliyet alanında otorite kabul edilen kallavi ödüllerden birini almış zanneder. Ne gezer; bir lise veya üniversite, bizim de şanımız yürüsün diye gereksiz bir temaşa tertiplemiş, hepsi bu...

   
 
       
    MSNBC News Çocuk da yap kariyer de, ama lütfen sponsor olma…
MSNBC News Derin guruyla sığ röportaj
MSNBC News Ey İngiltere titre...
MSNBC News Yao Ming mi? O kadar uzun boylu değil!
MSNBC News Süreyya Ayhan, Elvis'i geçebilir miydi?
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Milli Eğitim’den “Cümle kanala, diziye ödül saçıla” başlıklı bir talimat mı gelmiş nedir, okullar birilerine camdan, tenekeden biblolar vermeye başladılar. Öğrenciler oylamış da şu kanalın ana haberi veya bilmem ne dizisi birinci seçilmiş. Biz öğrenciyken yıl sonunda müsamereler düzenlenirdi; gördüğüm kadarıyla onların yerini ödül törenleri almış.
       Abur cubur okul organizasyonları yetmezmiş gibi, şimdi de ortalığı spor ödülleri sardı. Sporcularımız, kanalların ve gazetelerin düzenlediği gecelerde helâk olmakta. Adamın/kızın zaten antrenman, maç, seyahat derken anası ağlamış; tam yatıp dinlenecek, haydi koştur ödül törenine. Bundan sonra kimse sahada bitkin gezen sporcuyu “akşamcı” diye suçlamasın; bilin ki, garibim o hafta birinin törenine figüran olup uykusuz kalmış...
       Uğruna bu kadar zaman ve kalori harcanan ödüller, çabayı ve yeteneği bütün yönleriyle takdir edebilse içim yanmayacak. Hepsi şampiyonluk, madalya veya yurt dışı derece gibi basmakalıp kriterleri dikkate alıp, ödülü en aşikâr adaya veriyor. Bu gidişe bir dur demek ve gözümüzden kaçan “ince” başarıları da gündeme taşımak gerekiyordu. İşte “Sıra Dışı Futbol Ödülleri” bu düsturla doğdu. Buyrun 2003-2004 futbol sezonunun sıra dışı ödüllerine.
       
TEKNOLOJİ SİHİRBAZI ÖDÜLÜ
       
Teknolojiyi en etkin kullanan antrenöre verdiğimiz bu ödül, ilk yılında Fenerbahçe’nin dahi hocası Christoph Daum’a gidiyor. Daum’un ödülü kazanmasını sağlayan olay, iki hafta önceki Fener-Samsun maçında yaşandı.
       Hatırlanacağı gibi, bu maçın ikinci yarısında oyuna Mehmet Yozgatlı girdi ve orta sahadaki (?) görevinin başına geçti. Daum’un değişik mevkilerde farklı kişileri oynatmasına alışık olan Fenerli taraftarsa bu duruma şaşırmadı. Örneğin, sezon başından beri sol tarafta; beş futbolcu, iki top toplayıcı çocuk ve bir de kongre üyesi denenmiş, ama hiçbirinden yeterli verim alınamamıştı. Uygun adayı bulmak amacıyla düzenlenen halk elemeleri devam etmekteydi...
       Aslına bakarsanız, hata Daum’da değil futbol oyununun tasarımındaydı. Kurallara göre karşılaşmalar, darası düşülmüş hâlde doksan dakika sürüyordu; bir sezon ise sadece otuz dört maçtı. Bir fani antrenörün, böyle kısacık bir sürede bütün oyuncu-pozisyon kombinasyonlarını denemesi nasıl mümkün olabilirdi?
       Biz Samsun maçına dönelim; Dakika 80’lere yaklaşırken Fener uyurgezmekte ve durum giderek “şoka” sarmaktaydı. İşte tam o sırada, “Kerimdir onarır kulun işini” sözünü kanıtlarcasına, Şükrü Saracoğlu Stadı’nda elektrikler gitti. 10 dakika sonra ışıklar gelip oyun başladığında bir de ne görelim; Daum, Yozgatlı’yı sağ tarafa almış ve bir iki oyuncunun yerini değiştirmiş. Peki, karanlık çökünce herkes olduğu yerde kalakalırken, Daum, bu taktik ayarlamasını nasıl ve hangi güçle yapabilmişti?
       Kimseye sarı kaşı mavi gözü için koskoca takımı teslim etmezler. Sorumuzun yanıtını yaptığımız araştırmada alacaktık: Stadın elektrikleri gider gitmez, Alman hocanın jeneratörü devreye girmiş ve kafasının kesintisiz çalışmasını sağlamıştı. Böylece hoca hatasını fark edip, gerekli müdahaleleri yapabilmişti. Modern teknoloji kullanarak rakiplerinden bir adım önde olmayı başaran Daum, bu manevrası sayesinde ödülümüze hak kazanıyordu. Alman teknik adamı yürekten kutluyoruz.
       
SIZMA ZEYTİNYAĞI ÖDÜLÜ
       
Ödülümüz, gönderileceğini anlayınca her işi bırakıp, bütün mesaisini zeytinyağı gibi üste çıkmaya adayan Mircea Lucescu’nun...
       Biliyorsunuz, değerli hocamız yıllarca “Gurbetten gelmişim yorgunum hancı” tevekkülüyle bir köşede otururken; hatta basına ve televizyona fena hâlde Küs Kedisiyken, geçen hafta aniden yaptığı “Anadolu’yu karış karış gezdim. Her yerde kar, pardon teşvik primi var” açıklamalarıyla bizleri pusuya düşürmüştü. Peki nasıl olmuştu da Mircea Bey’in dili birden çözülüvermişti? Yoksa o da, Halit Kıvanç’ın “10 yaşıma kadar konuşmamışım, sonra bana kanarya suyu içirmişler, böyle olmuşum” kürünü mü uygulamıştı?
       Bilemem ve ilgilenmem. Daha önemlisi; Lucescu televizyonda, “Tiner niyetine prim koklayan takımlar bize karşı çok agresif oynuyor. Görmediniz mi, maçta El Saka bile kankisi Ahmed Hassan’a falçata çekti. İnsanlık ve hemşerilik öldü mü?” diyordu.
       Pardon yani; diyelim ki, iddialar doğru, diyelim ki teşvik primi gerçekten bacayı sarmış. Ama sen de şampiyonluğa oynayan bir takımsın. Var say Anadolu takımı aldığı primi, başka kulüpten değil de kendi kasasından fonluyor. Senin görevin, karşına çıkan herkesi yenmek değil mi? Sen rakibin motivasyonunu analiz etmeyi psikologlara bırakıp kendi işine baksana. Hem bu nasıl bir tez canlılıktır ki, daha Konya beraberliğinin kırkı çıkmadan ve daha sezon sonuna bir dolu maç kalmışken, mazeretleri seri üretmeye başlıyorsun?
       
VADİM NE KADAR YEŞİLDİ ÖDÜLÜ
       
Geçmiş mutlu günlerine dönmeyi amaçlayan takımların hazırladıkları projelere verilen ödüle, bu yıl Galatasaray Kulübü lâyık görüldü.
       Projenin master planına göre kulüp, UEFA şampiyonu takımı eksiksiz içtimaya çağırmakla kalmıyor; o yıl yapılan her hareket, örneğin, karşılaşmalara giderken izlenen güzergâhlar, maç günü yenilen yemekler, hatta sakatlıklar bile uğur bozulmasın diye bire bir tekrarlanıyor. Böylece; kurtuluş günlerinde temsili milis kuvvetlerinin kasabamızı düşmandan temizlemesi gibi, Galatasaray’ın da zafere kavuşması hedefleniyor.
       Jürimiz, bu kategorinin galibini tespit ederken oldukça zorlandı. Sarı kırmızılı kulübün rakiplerinden sıyrılıp ödüle uzanmasını ise, “Hagi, 15 dakika oyuna girip, en azından bir frikik atacak” özgün (!) düşüncesiyle ifade edilen alt faaliyet sağladı.
       
SİNEKTEN YAĞ ÇIKARMA- MANSİYON
       
Ödül verirken; tedavüldeki bütün uluslararası turnuvalardan elenen futbolumuzdan böyle tirajlı bir muhabbet ve gerilim yaratmayı başaran basınımızı unutmak yakışık kaçmazdı. Onlara da “Sinekten Yağ Çıkarma Mansiyonu”nu veriyoruz.
       Bu arada ben, “spor” denilen, ama özünde sadece futbol geyiği olan sığ ortamı izledikçe için için kaynıyorum, kabıma sığamıyorum. Nerede diğer sporlar? Hani Hidayet’in, Mehmet Okur’un NBA performansları? Filenin Sultanları’nın Avrupa’da ilk beşe yerleşmesi, Süreyya’nın Olimpiyat hazırlıkları, diğer atletlerimiz ve spor(cu)lar?...
       Kusura bakmayın; bir an kaptırıp, yazının kontrolünü kaybetmişim. Teşvik primi almış futbolcu misali saldırganlaşmışım. Psikoloğum böyle zamanlarda, enerjimi daha yapıcı alanlara yönlerdirmemi öneriyor. Şimdi izninizle ben, negatif enerjimi ve kabaran infialimi önüme ilk çıkan yapıcı yere kanalize etmeye gidiyorum…
 
       
    MSNBC News Samurayın demeci
MSNBC News Second Wind
MSNBC News Spor siyah-beyaz mı olacak?
 
     
 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Spor Kapak | Futbol | EURO2000 | World2000 | Basketbol | NBA | Formula1 | Motor Sporları
Tenis | Olimpiyat | Diğer | Foto Galeri | Yardım | Araçlar | Arama |Bize Yazın
Reklam | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları