|
|
|||||
![]()
| ![]() | ![]() | ![]() | |||||||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||||||||||
![]() |
Çocuk da yap kariyer de, ama lütfen sponsor olma… Derin guruyla sığ röportaj Ey İngiltere titre... Yao Ming mi? O kadar uzun boylu değil! Süreyya Ayhan, Elvis'i geçebilir miydi? |
|||
| Milli Eğitimden Cümle kanala, diziye ödül saçıla başlıklı bir talimat mı gelmiş nedir, okullar birilerine camdan, tenekeden biblolar vermeye başladılar. Öğrenciler oylamış da şu kanalın ana haberi veya bilmem ne dizisi birinci seçilmiş. Biz öğrenciyken yıl sonunda müsamereler düzenlenirdi; gördüğüm kadarıyla onların yerini ödül törenleri almış. Abur cubur okul organizasyonları yetmezmiş gibi, şimdi de ortalığı spor ödülleri sardı. Sporcularımız, kanalların ve gazetelerin düzenlediği gecelerde helâk olmakta. Adamın/kızın zaten antrenman, maç, seyahat derken anası ağlamış; tam yatıp dinlenecek, haydi koştur ödül törenine. Bundan sonra kimse sahada bitkin gezen sporcuyu akşamcı diye suçlamasın; bilin ki, garibim o hafta birinin törenine figüran olup uykusuz kalmış... Uğruna bu kadar zaman ve kalori harcanan ödüller, çabayı ve yeteneği bütün yönleriyle takdir edebilse içim yanmayacak. Hepsi şampiyonluk, madalya veya yurt dışı derece gibi basmakalıp kriterleri dikkate alıp, ödülü en aşikâr adaya veriyor. Bu gidişe bir dur demek ve gözümüzden kaçan ince başarıları da gündeme taşımak gerekiyordu. İşte Sıra Dışı Futbol Ödülleri bu düsturla doğdu. Buyrun 2003-2004 futbol sezonunun sıra dışı ödüllerine. TEKNOLOJİ SİHİRBAZI ÖDÜLÜ Teknolojiyi en etkin kullanan antrenöre verdiğimiz bu ödül, ilk yılında Fenerbahçenin dahi hocası Christoph Dauma gidiyor. Daumun ödülü kazanmasını sağlayan olay, iki hafta önceki Fener-Samsun maçında yaşandı. Hatırlanacağı gibi, bu maçın ikinci yarısında oyuna Mehmet Yozgatlı girdi ve orta sahadaki (?) görevinin başına geçti. Daumun değişik mevkilerde farklı kişileri oynatmasına alışık olan Fenerli taraftarsa bu duruma şaşırmadı. Örneğin, sezon başından beri sol tarafta; beş futbolcu, iki top toplayıcı çocuk ve bir de kongre üyesi denenmiş, ama hiçbirinden yeterli verim alınamamıştı. Uygun adayı bulmak amacıyla düzenlenen halk elemeleri devam etmekteydi... Aslına bakarsanız, hata Daumda değil futbol oyununun tasarımındaydı. Kurallara göre karşılaşmalar, darası düşülmüş hâlde doksan dakika sürüyordu; bir sezon ise sadece otuz dört maçtı. Bir fani antrenörün, böyle kısacık bir sürede bütün oyuncu-pozisyon kombinasyonlarını denemesi nasıl mümkün olabilirdi? Biz Samsun maçına dönelim; Dakika 80lere yaklaşırken Fener uyurgezmekte ve durum giderek şoka sarmaktaydı. İşte tam o sırada, Kerimdir onarır kulun işini sözünü kanıtlarcasına, Şükrü Saracoğlu Stadında elektrikler gitti. 10 dakika sonra ışıklar gelip oyun başladığında bir de ne görelim; Daum, Yozgatlıyı sağ tarafa almış ve bir iki oyuncunun yerini değiştirmiş. Peki, karanlık çökünce herkes olduğu yerde kalakalırken, Daum, bu taktik ayarlamasını nasıl ve hangi güçle yapabilmişti? Kimseye sarı kaşı mavi gözü için koskoca takımı teslim etmezler. Sorumuzun yanıtını yaptığımız araştırmada alacaktık: Stadın elektrikleri gider gitmez, Alman hocanın jeneratörü devreye girmiş ve kafasının kesintisiz çalışmasını sağlamıştı. Böylece hoca hatasını fark edip, gerekli müdahaleleri yapabilmişti. Modern teknoloji kullanarak rakiplerinden bir adım önde olmayı başaran Daum, bu manevrası sayesinde ödülümüze hak kazanıyordu. Alman teknik adamı yürekten kutluyoruz. SIZMA ZEYTİNYAĞI ÖDÜLÜ Ödülümüz, gönderileceğini anlayınca her işi bırakıp, bütün mesaisini zeytinyağı gibi üste çıkmaya adayan Mircea Lucescunun... Biliyorsunuz, değerli hocamız yıllarca Gurbetten gelmişim yorgunum hancı tevekkülüyle bir köşede otururken; hatta basına ve televizyona fena hâlde Küs Kedisiyken, geçen hafta aniden yaptığı Anadoluyu karış karış gezdim. Her yerde kar, pardon teşvik primi var açıklamalarıyla bizleri pusuya düşürmüştü. Peki nasıl olmuştu da Mircea Beyin dili birden çözülüvermişti? Yoksa o da, Halit Kıvançın 10 yaşıma kadar konuşmamışım, sonra bana kanarya suyu içirmişler, böyle olmuşum kürünü mü uygulamıştı? Bilemem ve ilgilenmem. Daha önemlisi; Lucescu televizyonda, Tiner niyetine prim koklayan takımlar bize karşı çok agresif oynuyor. Görmediniz mi, maçta El Saka bile kankisi Ahmed Hassana falçata çekti. İnsanlık ve hemşerilik öldü mü? diyordu. Pardon yani; diyelim ki, iddialar doğru, diyelim ki teşvik primi gerçekten bacayı sarmış. Ama sen de şampiyonluğa oynayan bir takımsın. Var say Anadolu takımı aldığı primi, başka kulüpten değil de kendi kasasından fonluyor. Senin görevin, karşına çıkan herkesi yenmek değil mi? Sen rakibin motivasyonunu analiz etmeyi psikologlara bırakıp kendi işine baksana. Hem bu nasıl bir tez canlılıktır ki, daha Konya beraberliğinin kırkı çıkmadan ve daha sezon sonuna bir dolu maç kalmışken, mazeretleri seri üretmeye başlıyorsun? VADİM NE KADAR YEŞİLDİ ÖDÜLÜ Geçmiş mutlu günlerine dönmeyi amaçlayan takımların hazırladıkları projelere verilen ödüle, bu yıl Galatasaray Kulübü lâyık görüldü. Projenin master planına göre kulüp, UEFA şampiyonu takımı eksiksiz içtimaya çağırmakla kalmıyor; o yıl yapılan her hareket, örneğin, karşılaşmalara giderken izlenen güzergâhlar, maç günü yenilen yemekler, hatta sakatlıklar bile uğur bozulmasın diye bire bir tekrarlanıyor. Böylece; kurtuluş günlerinde temsili milis kuvvetlerinin kasabamızı düşmandan temizlemesi gibi, Galatasarayın da zafere kavuşması hedefleniyor. Jürimiz, bu kategorinin galibini tespit ederken oldukça zorlandı. Sarı kırmızılı kulübün rakiplerinden sıyrılıp ödüle uzanmasını ise, Hagi, 15 dakika oyuna girip, en azından bir frikik atacak özgün (!) düşüncesiyle ifade edilen alt faaliyet sağladı. SİNEKTEN YAĞ ÇIKARMA- MANSİYON Ödül verirken; tedavüldeki bütün uluslararası turnuvalardan elenen futbolumuzdan böyle tirajlı bir muhabbet ve gerilim yaratmayı başaran basınımızı unutmak yakışık kaçmazdı. Onlara da Sinekten Yağ Çıkarma Mansiyonunu veriyoruz. Bu arada ben, spor denilen, ama özünde sadece futbol geyiği olan sığ ortamı izledikçe için için kaynıyorum, kabıma sığamıyorum. Nerede diğer sporlar? Hani Hidayetin, Mehmet Okurun NBA performansları? Filenin Sultanlarının Avrupada ilk beşe yerleşmesi, Süreyyanın Olimpiyat hazırlıkları, diğer atletlerimiz ve spor(cu)lar?... Kusura bakmayın; bir an kaptırıp, yazının kontrolünü kaybetmişim. Teşvik primi almış futbolcu misali saldırganlaşmışım. Psikoloğum böyle zamanlarda, enerjimi daha yapıcı alanlara yönlerdirmemi öneriyor. Şimdi izninizle ben, negatif enerjimi ve kabaran infialimi önüme ilk çıkan yapıcı yere kanalize etmeye gidiyorum | ||||
Samurayın demeci Second Wind Spor siyah-beyaz mı olacak? |
|||
|
|||||||
| Spor Kapak | Futbol | EURO2000 | World2000 | Basketbol | NBA | Formula1 | Motor Sporları Tenis | Olimpiyat | Diğer | Foto Galeri | Yardım | Araçlar | Arama |Bize Yazın Reklam | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||