Home page

Haber Menüsü


Yazara e-mail atmak için resmin üzerine tıklayın.
 
Ntvmsnbc yazarlarının derbi tahmini
 
Maç günü yaklaştıkça derbiyi kim kazanır sorusu daha çok aklımı kurcalar oldu doğrusu.
 
İstanbul
NTV-MSNBC
 
24 Nisan 2004—  Elbette, sezonun bitimine sadece 4 hafta kala ve ilk 3 takımın da şampiyon olma şansı yüksekken birinci ve üçüncünün karşı karşıya geliyor olmaları bu derbiyi ve sonucunu daha hararetle beklememe yol açıyor ama, bence Pazar günü oynanacak olan Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinin asıl önemi her iki takım açısından da bir bakıma bu sezonun günah çıkarma maçı olacak olmasıdır.

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Beşiktaş 8 puan öndeyken ve “nasılsa şampiyonuz, önümüzdeki sezona ve Şampiyonlar Ligi’ne hazırlıklı olalım” diyecek kadar havaya sokmuşken kendi kendisini, şimdi Şampiyonlar Ligi’ne bile girebileceğinden emin değil. Ve kime kızacağını bilemeyecek kadar illet bir psikolojik eziklik içerisinde bütün camia. İşte bundan arınmak için harika bir fırsat doğmuş oldu. Temiz (her bakımdan temiz) ve net bir skorla Fener’i yendi miydi, sezonun ikinci yarısından itibaren tepe taklak olma konusunda pay sahibi kim varsa herkes adeta günahlarından arınacaktır bu Pazar akşamı. Tabii pay sahipliğini ne oranda kabul ettiklerine bağlı olarak...
       Fenerbahçe açısından bakıldığında, camiada şöyle bir hava ziyadesiyle egemen (“egemen” demişken şu gün, bu vesileyle “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”nızı gönülden kutluyorum): Bugün gelinen nokta, puan cetvelindeki konum itibariyle tatmin edicidir ama oynanan oyun hâlâ ölüp ölüp diriltmektedir taraftarı ve camiayı. Sezonun bitimine 4 hafta kalmışken ve zirvedeyken, yani şampiyonluğa en yakın yerdeyken, hâlâ takım oyununu beceremediklerinden, hâlâ her hafta, “acaba bir önceki haftayı arar mıyız?” dedirtecek kadar henüz oturtulamamış bir saha içi kurgusu yüzünden, buralara başkalarının çok fazla tökezlemesiyle ve bazı kritik maçlarda şansın kendilerinden yana olmasıyla geldiklerini görür ve kabul eder gibiler.
       Fener açısından işte bu hoşnutsuzluğa yanıt verme fırsatı olacak bu derbi. Beşiktaş’ı, bitime ramak kala hem de kendi sahasında yenmekle, bu sezon birkaç maçın haricinde doğru dürüst oynayamamanın günahından arınmış olacak Fener de.
       Peki “maçı kim alır?” derseniz; bence Fenerbahçe 1-0 galip başlamaktadır bu derbiye. Moral motivasyonu avantajıdır, puan cetvelindeki avantajı da motivasyonu...
       Henüz bir hafta varken, bir önceki maçın hemen ardından bahane sıralamayı tercih eden, bu maçın hazırlıklarına “Ronaldo cezalı, Emre cezalı” diyerek (sanki onlar cezalı değillerken defans mükemmel kapanıyormuş gibi!) başlayan bir hocanın o mazlum ve ağlak ruh hali içinde hangi oyuncusu ne kadar motive olur pek emin değilim. Belki de Lucescu bir nevi ‘ters manyel’ deneyerek “size haftalardır haksızlık yapılıyor çocuklar; bu maçta onları yenin ve acısını çıkartın” gibilerinden alaturka bir motivasyon için kuluçkaya yatmış durumda. Öyle ise gerçekten, gollerden önce kartları görmeye hazırlıklı olsun siyah beyazlılar...
       Ve Allah Selçuk Dereli’ye güç, dirayet, keskin birer göz, zaman zaman sağır iki kulak ve başarılı da iki yan hakem versin. Böyle bir dereyi bu zamanda kazasız belasız geçmek, Selçuk Dereli’nin bile harcı olamayabilir çünkü...
       Geçelim, yazının başlığına konu olan tahminlere:
       Editörümüz Murat Yığcı, bundan 10 gün kadar önce, bu sitede yazı yazan bizlere “hiçbirimiz sanal değiliz aslında” rumuzlu bir e-mail yazıp “send” tuşuna bastığında bizi gerçek dünyada bir araya getirmenin de düğmesine basmış oldu.
       Geçtiğimiz Perşembe akşamı Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin lokalinde akşam yemeği için bir araya gelmeye karar verildi.
       Sanal komşularımla yüz yüze gelecek olmanın heyecanı beni motive etmiş olmalı ki, trafik canavarına meydan okuyup biraz erken gitmişim hayatımda ilk kez uğradığım o lokale. Henüz hava kararmamıştı; otoparkın girişinde beni karşılayan bilet makinesinden bilet almazsam açılmayacağı besbelli olan bir bariyerin alenen sarı-lacivert boyanmış olduğunu gördüm. Aksilik bu ya, bilet almama rağmen tutukluk yapıp açılmadığı için adeta zorla altından geçme durumu doğdu. Bu durumu kafamda “Türk Spor Medyası Fenerlidir” iddiasıyla örtüştürüp bir an içimden “eğil bakalım oğlum” oldum ama ardından da “yok daha neler!?” diyerek attım başımdan bu paranoyak fikri.
       Davete icabet edebilenlerin sayısı ben dahil 12’ydi.
       Masada sohbet ilerledikçe bir zamanlar TV ekranlarında gördüğümüz bir tıraş bıçağı reklamı aklıma geldi. O reklamda bıçkın bir delikanlı, tıraş bıçaklarının üretildiği yeri ve üretenlerin farklılığını, çağdaşlığını kastederek “gittim gördüm, hepsi okumuş çocuklar” diyordu.
       Diğer arkadaşların hoşgörüsüne sığınarak söylüyorum: Bizler de zaman zaman “tıraş”yapıyor gibiyiz ama bu reklamı hatırlamam o yüzden değil. 40 yaşıma rağmen masadaki yaş ortalamasını yükseltmeyi beceremeyecek kadar çok genç ve pırıl pırıl insanı bir arada görünce o gece bize katılsaydı o reklam kahramanının kesin bizler için de aynı şeyleri söyleyeceğini düşündüm...
       İddia ediyorum ki, yıllardır ve bugün bile hâlâ Türkiye’de herhangi bir yayın organında yazı yazan 10-12 kişiyi içkili bir yemek için bir araya getirin, laf, ikinci kadehten sonra dönüp dolaşıp “son yazımı okudun mu abi?”ye takılır kalır. Çünkü bugün spor basınımızda yazarların çoğunluğunu hâlâ “etrafımdakiler ne yazıyor?”dan ziyade “yazımı etrafımdakiler de okudu mu?” derdinde olanlar oluşturmakta.
       O akşam masadaki hiç kimse bu soruyu bir kere bile sormayarak emek verdiği sitenin ‘mutfak’ farkını ortaya koydu diye düşünüyorum.
       Daha ziyade bizim takıldığımız soru, şakayla karışık, “yazılarımız için ‘telif hakkı’ konusu” üzerine yoğunlaştı. Sağ olsun editörümüz, bu konuyu, “bu sitede yazmakla şöyle ‘tık’lanıyorsunuz, böyle ‘tık’lanıyorsunuz” diyerek bir güzel bertaraf etmeye çalıştı. Bir ara bunalır gibi oldu. Baktım ki, bir daha böylesi bir davetle bir araya getirilme ihtimalimiz de sıfırlanmak üzere, hemen konuyu değiştirip bir kağıt çıkardım ve Beşiktaş-Fenerbahçe derbisinin tahminlerini yazmalarını rica ettim.
       12 kişilik gruptan istatistik çıkarmak ne denli doğru olur bilemem ama, bizim site emekçilerinden o akşamın mevcutlarının sadece %25’i beraberliği düşünmekte, %33’ü Beşiktaş’ı şanslı bulurken, %42’si Fener’e güvenmekte.
       
       İşte skor tahminlerimiz:
       Tuğrul AKŞAR : 0-0
       Murat BAŞBOĞA : 1-2
       Murat YIĞCI : 1-0
       Nurullah BAKIR : 2-2
       Kaan TUNÇBİLEK : 3-2
       Bülent AKYILDIZ : 1-1
       Tolga ŞANSAL : 1-2
       Ali ERİM : 3-1
       Kerem DALBUDAK : 1-3
       Utku ERİŞİK : 1-2 (evet, ‘Erışık’ değil, Erişik)
       Hakan YAMAN: 3-2
       Tayfun ÖNEŞ : 2-3
       
       Kerem Dalbudak’ın bir de ilave notu oldu, sizlere iletmemi istediği: “Abi, o akşam ‘Tuncay-Serhat şov’ olur” dedi.
       Bu not üzerimde kalsın istemedim.
       
 
 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Spor Kapak | Futbol | EURO2000 | World2000 | Basketbol | NBA | Formula1 | Motor Sporları
Tenis | Olimpiyat | Diğer | Foto Galeri | Yardım | Araçlar | Arama |Bize Yazın
Reklam | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları