Home page

Haber Menüsü


Yazara mail atmak için resmin üzerine tıklayın.
 
Tarih, Vincente’nin öcünü mü alıyor?
 
Geçen yılın ortalarında, yani Haziran’ın sonlarına doğru, İspanya’da son lig maçları oynanmaktaydı ve Real Madrid ile Real Sociedad arasında amansız bir şampiyonluk yarışı devam etmekteydi.
 
Tuğrul AKŞAR
NTV-MSNBC
 
13 Nisan 2004—  Henüz daha şampiyonluğun soyadının belirli olmadığı bir Pazar gecesi televizyonumuzun başında, gözümüz Nihat ve takımında, kulağımız ise Real Madrid- Athletic Bilbao maçındaydı. Süre ilerledikçe, şampiyonun sulieti de yavaş yavaş belirmeye başlamıştı, sonunda ortaya çıkan resimde şampiyon belli olmuştu. Şampiyonun soyadı Madrid idi.

   
 
       
    MSNBC News Futbolda diziliş ve sistemler üzerine (Teori ve Pratik) -1-
MSNBC News Galatasaray ve Manchester United örneği!
MSNBC News ''Zulümpiyat Stadı!''
MSNBC News Lorant'ın gönderilmesi sorunu çözer mi?
MSNBC News Fatih Terim'e Neler Oluyor?
MSNBC News Tuğrul Akşar'ın tüm yazıları
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Bir ara TV kameraları, Santiago Bernabéu’ya dönüp de Mor Şimşekler’in sevincini ekranlara yansıtmaya başlayınca, zaferin en büyük mimarlarından birisi olan yılların deneyimli, posbıyıklı hocası Vicente del Bosque’nin yüzünde mutlulukla hüznün bir arada yaşandığı, garip bir yüz ifadesi ve ruh halini görür gibi oldum. O kocaman, şişman, sevimli ve sempatik hoca sadece sağ kolunu havaya kaldırıp, bir zafer işareti yaptıktan sonra oyuncularını öptü birer birer. Bu, Del Bosque’nin veda öpücüğüydü.
       Asrımızın ve futbol tarihinin rekorları kırılamamış rüya futbol takımı Real Madrid, geçen yılın son maçında Athletic Bilbao’yu Santiago Bernabéu’da 3-1 yenerek La Liga’da 29. şampiyonluğunu ilan etmesinin üzerinden daha yirmi dört saat geçmemişti ki, Başkan Florentino Perez, bu takıma oyuncu ve teknik adam olarak otuz beş yılını veren teknik direktör Vicente del Bosque’nin yerine, Man.Utd.’da Alex Ferguson’un yardımcısı Mozambik asıllı Portekizli Carlos Queiroz’u getirmişti.
       Her ne kadar Real Madrid Kulübü Başkanı Florentino Perez konuya ilişkin geçen yıl ki düzenlediği basın toplantısında, “takımın daha güçlü bir strateji ve taktik kazanması için yeni bir teknik direktöre gereksinim duyulduğunu, bunun için de takımın başına Carlos Queiroz’un getirildiğini” ifade ettiyse de, gerçekte Perez, Real’in geçen yıl Şampiyonlar Ligi yarı finalinde Juventus’a yenilerek elenmesini bir türlü hazmedememişti.


       Aslında Perez’in bu hamlesi, Real’de son derece başarılı olmuş, bir çok dünya yıldızını hiç bir sorun yaşatmadan takımda büyük bir uyum içinde oynatabilmiş bir teknik adamın yatsınmasından başka bir anlam ifade etmemekteydi. Üstelik o yıl La Liga’yı kazanan ve futbolculuğu dahil olmak üzere 11 sezonda R.Madrid’e 9 kupa getiren ve en önemlisi kulübü 100. yılında Avrupa’da şampiyonlar şampiyonu yapan bir teknik adamı başarısız, strateji ve taktik bilmeyen birisi konumuna düşürmek, Del Bosque’ye yapılacak en büyük haksızlık olmuştu kanımca.
       
VE REAL, MONACO’YA ELENDİ
       Talihin cilvesine bakın ki, bu yıl Real hem de çeyrek finalde, hem de gücü Juventus’la asla karşılaştırılamayacak Monaco’ya yenilerek eleniyordu. Şimdi Başkan Perez’in içinde bulunduğu ruh halini çok merak ediyorum doğrusu. Biliyorum, Real Madrid gibi takımlarda başarı her zaman Şampiyonlar Ligi şampiyonluğudur. Hal böyle olunca geçen yıl yarı finalde 2-1’in rövanşında Della Alpi’de Juventus’a 3-1’le boyun eğilerek kupa dışı kalınması, Del Bosque’nin de sonunu hazırlamıştı. Bakalım bu yıl daha yarı final yüzü görülmeden, hem de ilk ayağı 4-2 ile geçilen bir maç sonrası Monaco’ya ikinci maçta 3-1 yenilerek elenilmesi Carlos Queiroz’un da sonu olacak mı?
       
BOSQUE’NİN ORTA SAHA GÜNLERİ
       Futbolcuyken Real Madrid’de mükemmel bir orta saha oyuncusu olan Vicente del Bosque, takımın alt yapısından yetişmiş ve en üst basamaklara tırmanma başarısı sergileyebilmiş nadir oyuncu ve teknik adamlardan birisiydi. Bu denli parlak kariyere sahip bir oyuncu ve teknik adam olarak Real Madrid’de büyük başarılara imza atan Del Bosque, 1999 yılında John Benjamin Toschak’tan boşalan Madrid’in başına geçtiğinde, Real hem sportif anlamda hem de ekonomik anlamda büyük bir kriz yaşamaktaydı. Real Madrid, İspanya’da La Liga’da ve Avrupa’da çok ciddi sportif bir kuraklık çekmekteydi.
       İspanya’da son lig şampiyonluğuna 1997’nin 14 Haziranı’nda Fabio Capello’nun yönetiminde ulaşabilen Mor Şimşekler, UEFA’da 1984 ve 1985’te iki kez şampiyon olabilmişler, Şampiyonlar Ligi’nde ise en son Jupp Heynkes yönetiminde 1997-1998 sezonunda Juventus’u 1-0 yenerek kupayı havaya kaldırabilmişlerdi.


       İşte bu ahval ve şerait içinde takımın başına geçen Vicente Del Bosque, soğukkanlı, sakin yaratılışı ve geniş vizyonu ile Madrid’in krizden de kurtulmasına olanak sağlayacak sportif başarılara birer birer ulaşmaya başlamıştı. Futbolculuk dönemi dahil Real Madrid’e toplam 35 yıl hizmet eden Del Bosque, başında olduğu sürece takıma 2 Avrupa Şampiyonlar Ligi ve yine 2 İspanya Ligi şampiyonluğu yaşattı. Ayrıca, 1 Süper Kupa, 1 Kıtalararası Şampiyonluk Kupası’nı da kulübe kazandırmayı başarabildi.
       
REAL MADRİD’İN BORÇ YÜKÜ
       Aslında olayın kökenine inildiğinde, bir konu çok önem kazanmaktadır. Real Madrid bugün ciddi bir borç yükü altındadır ve yine başkanın kendi açıklamalarına göre, “Dünyada yüz milyonun üzerinde bir taraftar kitlesi bulunmasına karşın, yeşil sahalarda kazanılan başarılar tam anlamıyla ekonomik bir başarıya, paraya çevrilememiştir..” İşte bu anlamda bu başarının yolu Avrupa’daki zaferlerden geçmektedir. Ne kadar içeride başarıya ulaşırsanız ulaşın, Avrupa’da başarılı olamadığınız sürece parasal gelirleriniz ciddi ölçüde olumsuz etkilenecektir. Aynı şey Del Bosque’nin yerine gelen Portekizli çalıştırıcı, 1989 ve 1991’de Portekiz Genç Milli Takımı’nı Dünya Şampiyonu yapan Carlos Queiroz için de geçerlidir.
       Bir futbol takımına 100 milyon dolarlar harcanıyor olsa bile, son, her zaman beklenildiği gibi olamayabiliyor. Bunun ilginç örneğini yıllardır Inter ve Barcelona’da görüyoruz.
       
BİRİNCİ SINIF SAVUNMACI İSTEĞİ
       Vicente, o kadar yıldızı bir arada oynatma ve onları hazır halde tutma konusunda olağanüstü teknik ve psikolojik becerilere sahip bir hocaydı. Maalesef başkan Perez çoğu insan gibi bunun farkında olamadı ve Vicente’yi takımın başından alma gafletini gösterdi. Vicente, başkan Perez’in o kadar astronomik transferine karşın hep savunmanın göbeğinde birinci sınıf bir savunmacı isteyip durmuştu. Ama başkan hep medyatikliğin dayanılmaz cazibesine kapılarak sürekli takımda forvet sayısını arttırma yoluna gitmeyi tercih etti. Bu yıl Real’in hem Avrupa, hem de La Liga’da aldığı bazı yenilgiler, Vicente’nin defansa destek anlamındaki talebinin hala geçerliliğini koruduğunu ortaya koyuyor. Real’in en zayıf göründüğü durumlarda bile oynadığı her maçı kazanabilecek yetenek ve güçte bir takım olduğu su götürmez. Ancak bu yıl her ne kadar La Liga’da zaman zaman lider de olsa (34. haftanın sonunda 1 puan farkla ikinci sırada bulunuyorlar), oynadığı ve kaybettiği bazı maçlar bu takımın da zayıf karnının bulunabileceğini gösteriyor. Makalele gibi bir orta saha hamalının yokluğu bile Real’i zorluyor. En acısı da Ronaldo’ya feda edilen Fernando Moriantes’in, Şampiyonlar Ligi’nde 7 golle “En fazla gol atan oyuncu” olması. Şampiyonlar Ligi’ne havlu atan, La Liga’da yalpalayan Real’in bu yılı da “idare” ederek geçiştireceği görülüyor.


       Geçen yıl 26 Haziran ‘da www. ntvmsnbc.com ‘da Vicente Del Bosque’nin hüzünlü ayrılışı üzerine yazdığım bir yazı sonrası, bazı okurlarımdan, birbirinden ilginç ama birikimli mailler almıştım. Bu maillerden birisi sevgili okurum Burak Kağıtçıbaşı’ya aitti. Sevgili Burak, Real’in Monoca’ya yenilerek elenmesi sonrası yine gönderdiği bir maille, yazımın son kısmını oluşturan R.Madrid teknik analizime ciddi katkı sağlamıştır. Ayrıca, sevgili sütun arkadaşım Deniz Arslan’ın ve değerli okurlarımdan Bora Şahin’in Real’in Avrupa ve La Liga’daki şampiyonluklarına ilişkin yaptığı dikkatli ve düzeltici uyarıları ile görüşleri nedenleriyle adı geçenlere buradan teşekkür etmek istiyorum.
       
VİNCENTE’NİN AHI MI TUTTU?
       Sevgili Burak Kağıtçıbaşı’nın değerlendirmelerinde de olduğu gibi, dünyanın en iyi iki sağ açığı olan Figo ve Beckham’ı, dünyanın en hızlı ve isabetli topa vuran futbolcusu ve de en ofansif sol beki, yeri doldurulamaz R.Carlos’u, en iyi santrahafı ve üst üste üç kez Avrupa’nın en iyi oyuncusu seçilen Z.Zidane’ı ve en iyi 5 forvetinden ikisini (Raul &Ronaldo) kadrosunda barındıran Real Madrid’in 5 yıl aradan sonra yarı final göremeyerek, hem de geçen yıl elendiği Juventus’la kıyaslanmayacak bir şeklide Monaco’ya elenmesinde, herhalde Vincente’nin ahı tutmuş olmalı.
       Vicente’nin yerine Real’in başına bu sezon getirilen Carlos Queiroz, takım içi organizasyonda bu sezon öyle büyük ve yakıcı hatalara neden oldu ki, bu rüya takım Başkan Perez’in beklentisinin aksine Avrupa’da hedefine ulaşamadan, Kupa’ya veda etmek durumunda kaldı ne yazık. Bu sezon işler pek de Başkan Perez’in istediği gibi gitmedi.
       
FUTBOL SIRADANLAŞIYOR
       Carlos Queiroz’un takım içi tertibin oluşturulmasında ve mevkilere uygun oyuncu seçiminde yaptığı hatalar, takımda motivasyonun düşmesine ve oynanan futbolun sıradanlaşmasına neden oldu. Teknik ve taktik anlamda, Vicente’nin birleştiriciliği ve motivasyonuna ulaşamayan Queiroz, takımın renksiz ve keyif vermeyen bir oyun oynamasının önüne geçemediği gibi aksine, kendi kredibilitesini de erozyona uğrattı.
       Özellikle, Helguera gibi savunma yönü ağır basan bir orta saha oyuncusunu, daha doğrusu emekçisini, kulübenin demirbaşı yapıp; onu alışkın olmadığı bir mevkiinin dışında, savunmanın göbeğinde oynamaya mahkum eden; Makelele gibi gene dünyanın en iyi defansif orta sahalarından birini “10 metreye bile pas atamıyor” diyerek kovan; Hierro gibi dünyanın en iyi liberosunu hem de bu takım içinde sembol olmuş ve jübilesini burada yapmayı, her oyuncudan fazla hak eden bir futbol emektarını, yaşından dolayı gönderen; geçen yıl attığı goller ve oynadığı futbolla parmak ısırtan Guti’yi, Beckham transferiyle soğutan ve takımdan küstüren; kaprisli Ronaldo için Morientesi harcayan Carlos Queiroz’un bu teknik hatalarına Başkan Perez’in de, büyük mentor Del Bosque’yi kovarak payanda olduğu yönetsel hataları, takımı bu yıl da Avrupa’da bir yere taşımadı. Zavallı Casillas’ın olağanüstü bir kalecinin 3-4 sezonda yemediği toplam golü bu sene içinde yiyişini hep birlikte gördük...
       Gösteriş ve görkem uğruna takımım omurunu oluşturan, yükünü çeken oyuncuları dışlayarak, küstüren, sonra da, “nerede yanlış yaptık biz?” diye ağlama pozisyonuna geçenler için söylenecek pek fazla söz yok gibi görünüyor. Sadece Vicente’nin değil, Morintes, Makelele ve Hierro’nun ahlari tuttu demekten, insan kendini alamıyor doğrusu.
       Morientes ve Hierro’nun gönderilmesine paralel takıma Beckham’ın monte edilme sürecinde, Vicente gibi bir mentor’un olmayışı, takım içi dengeyi ve uyumu olumsuz etkilemiştir. Özellikle, altyapıdan gelip, camianın sembolü olmuş Raul’un takimdaki ağırlığını dikkate aldığımızda, bu gelişmelerin Raul’de yarattığı memnuniyetsizlik ve iç uyumdaki bazı sorunlar, Real’in daha fazla bir iç karışıklığına sürüklenebileceğine işaret ediyor.
       Görünen o ki, şimdiden Perez, Carlos Queiroz’in yerine teknik adam bakmaya başladı bile. İlk adayların başında da Monaco’nun başarılı teknik adamı Fransız Didier Deschamps geliyor. Bu yıl Juventus’u bırakarak İtalyan milli takımında Trapotti’nin yerine geçeceğine kesin gözüyle bakılan; 1995’ten bu yana Avrupa’da bir türlü kupa kazanamamış, hep finallerden eli boş dönmüş bahtsız Marcello Lippi ise akla gelen diğer isimlerden ikincisi.
       Başkan Perez’in geçen yıl Vicente Del Bosque’ye karşı hazırladığı filmi, bu yıl yeni versiyonuyla Carlos Queiroz için de yeniden vizyona koyup koymayacağını Haziran’da hep birlikte göreceğiz. Ne diyelim uzaklardan bir yerlerden, birileri gülümsüyor galiba. Alınan ahlar “aheste aheste” çıkıyor mu dersiniz?
       
       
 
 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Spor Kapak | Futbol | EURO2000 | World2000 | Basketbol | NBA | Formula1 | Motor Sporları
Tenis | Olimpiyat | Diğer | Foto Galeri | Yardım | Araçlar | Arama |Bize Yazın
Reklam | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları