Volvo V50: Güvenilir Sportswagon
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Spor » Motor Sporları » OtoTest
Volvo V50: Güvenilir Sportswagon
Yeni Volvo V50, önceki dönemlerde üretilen Volvo Sportswagon modeller ile aynı özellikleri paylaşıyor. Tasarımında “wagon” özelliği kadar, “sports” karakteri de büyük önem taşıyor.

e. murat yığcı
NTV-MSNBC
Güncelleme: 00:58 TSİ 16 Kasım 2005 Çarşamba

9 Mart 2004— - Hani çok klişe bir sahne vardır. Güzel kurban, katlı otoparkın asansöründen çıkar, ardında bir ayak sesi duyduğu için korku içindedir; elini cebine atar, panik içinde anahtarları çıkarmaya çalışır; ayak sesleri yaklaştığı için anahtarı elinden düşürür; bir türlü otomobilin içine giremez... Emin olun, bu filmdeki otomobil, Volvo V50 değil. Çünkü yeni V50’de ne otomobilin kapılarını açmak için, ne de otomobili çalıştırmak için anahtarı cebinizden çıkarmak zorunda değilsiniz.


Öncelikle şunu söyleyelim; anahtarınızı cebinizden çıkarmadan, herhangi bir düğmeye bile bakmadan otomobilin içine girmek harika bir duygu. Aynı şeyleri, genel olarak otomobil için de söyleyebiliriz. Zaten Volvo Otomobil CEO ve Başkanı Hans-Olov Olsson da yeni V50’yi “V50’de sunulan çekici tasarım ve sportif kişiliğe verilen önem, pratik kullanım özellikleri ve yüksek taşıma kapasitesi ile ekstra bonus kazanıyor” cümlesiyle tanımlıyor. Otomobil, daha büyük bir station model olan V70’e doğru bir adım daha yakınlaşmış durumda.
Belki de bu nedenle otomobilin ilk test sürüşünden sonra verilen ve teknik detayların tanıtıldığı basın toplantısı sonrasında “Sorunuz var mı?” cümlesine, tüm basın mensupları susarak yanıt verdi.
İkinci test sürüşünden sonra benim aklıma takılan bir kaç soru vardı:
1) Bir dizel motor nasıl bu kadar performanslı olabiliyor? (bkz. 5. arabaşlık ve yazanın sonu);
2) Bakalım, 4 tekerlekten vazgeçemeyen otomobil teknolojisi, sürüşü kolaylaştırmak için başka neler yapacak? (bkz. 2-3 yıl sonraki yazılar);
3) Bir aile otomobilinde arka diz mesafesi daha geniş olamaz mıydı? (Benim önerim, yeni tasarımıyla çıkıntılardan tamamen kurtulmuş bagajın biraz daha geriden başlaması ve koltukların biraz daha geriye çekilmesiydi...)


STATIONWAGON DEĞİL, SPORTSWAGON
Yeni Volvo V50 de, önceki dönemlerde üretilen Volvo Sportswagon modeller ile aynı özellikleri paylaşıyor aslında. Tasarımında “wagon” özelliği kadar, “sports” karakteri de büyük önem taşıyor. Uzatılmış kuyruk tasarımı, kendine özgü profili, kompakt ve atletik hatlarıyla dikkat çeken otomobil, gelişmiş teknolojiyi yansıtan iç mekanı ve sportif giyim tarzından esinlenerek geliştirilen yeni dönem döşeme stiliyle tüketicinin beğenisini topluyor.
S40 serisi gibi, yeni V50 model serisi de Volvo’nun Belçika’da bulunan Ghent tesislerinde üretilecek. Genişletme çalışmaları sonrasında yıllık 270.000 üretim kapasitesine ulaşan tesis, böylece markanın en büyük üretim tesisi haline de getirilmiş oluyor.

Bu arada unutmadan ekleyelim, yeni V50, Volvo’nun Ford ve Mazda ile ortak teknolojiyi paylaşarak üretilen ikinci model serisi olacak.
Otomobil iç mekanda farklı zeminlerin kullanımları ile yaratılan özel bir tasarıma sahip. En dikkat çekici özellik, (S40’da da kullanılan) iç mekanda daha fazla yer elde etmeyi sağlayan süper ince (super-slim) konsol uygulaması. İç mekanda en fazla dikkat çeken bu bağımsız tasarlanmış zemin, kumanda düğmeleri ve tünel konsolu ile bağlantılı olarak kabin içinde hareket kabiliyetini maksimuma çıkarıyor. Orta konsolun arkasında ise kişisel eşyaların saklanmasına yarayan ve her iki taraftan erişilmesi son derece kolay özel bir bölme de yer alıyor.

GÜVENLİ, KOMPAKT BİR SPORTSWAGON
Güvenlik, V50’nin en iddialı olduğu noktaların başında geliyor. Birçok noktada güçlendirilmiş yeni patentli burun tasarımı; optimal deformasyonu sağlamak amacıyla kullanılan, birbiri ile etkileşim halinde tasarlanmış dört aşamalı çelik malzeme; (S80’de kullanılan sistemin benzeri olan) yan darbelere karşı koruma tasarımı; diğer sürücüler ve yayalar için özel tasarlanmış ön tasarım; arkadan alınan darbelerde hasar riskini azaltan güçlü koltuklar ve Volvo V40’a oranla yüzde 34 daha fazla bükülme direnci, ilk akla gelen özellikler.
Tabii tüm bu özellikler, Volvo V50’nin sürüş anlamında keyifli, kullanım anlamında ise esnek kompakt bir sportswagon olarak nitelendirilmesini engellemiyor. Aynen S40’da olduğu gibi, yeni V50 de son derece kuvvetlendirilmiş bir gövde yapısına, patentli bir burun tasarımının yanında, iç mekanda da kapsamlı bir güvenlik donanımı ile mükemmel bir koruma sistemine sahip.


FARKLI SEVİYELERDE İŞLENMİŞ ÇELİK
Kompakt tasarıma sahip modellerde deformasyon özellikleri, daha büyük kasalı otomobillere oranla biraz daha farklı. Daha kısa mesafede darbeyi absorbe etmenin gerekliliği bir yana, birbiri ile bağlantılı olarak işleyen tüm bölümlerde mükemmel bir uyumun yaratılması gerekiyor. Bu da, ortaya çıkan enerjinin, en makul şekilde emilmesi ile mümkün olabiliyor.
Otomobil güvenliği son dönemlerde üzerinde en büyük çabanın harcandığı konu. Burada amaç, birçok türden kazada yolcuların yer aldığı bölümün zarar görmesini engellemek. Volvo, bu sorunu her bir aşamada istenilen farklı seviyede direnci elde etmek için, farklı seviyelerde işlenmiş çelik malzeme kullanarak aşmaya çalışmış.
“Güvenlik çalışmalarının teknik açıdan özetini nasıl yapabiliriz?” diye soruyorsanız; size, Volvo yetkililerinden öğrendiğimiz element isimlerini sıralayabilirim:
High Strength Steel (Yüksek Dayanıklı Çelik), Extra High Strength Steel (Ekstra Yüksek Dayanıklı Çelik) ve Ultra High Strength Steel (Ultra Yüksek Dayanıklı Çelik). Tekrar edelim; burada amaç çeliğin farklı seviyelerde kullanımı ile, darbe etkisinin akıllıca aşamalara dağıtılması ve en efektif şekilde absorve edilmesi...


ÇOCUKLAR ÖN PLANDA
Volvo’nun diğer tüm modellerinde olduğu gibi yeni V50’nin geliştirme aşamasında da çocuklar özel olarak ön planda tutulmuş. Arka oturma grubunda her iki tarafta yer alan koltuklar, üç yaş ve üstü çocukların kullanımı göz önüne alınarak döşenebiliyor. Önde yer alan yolcu hava yastığı, çocukların zarar görmesini engellemek amacıyla bir anahtar yardımı ile kapatılabildiği gibi, pasif hale de getirilebiliyor. Ayrıca V50 modellerinde ön yolcu koltuğu, fabrika çıkışlı olarak arkaya dönük bir çocuk koltuğu bağlantısına hazır halde üretilmiş.

BU TORK** DEDİKLERİ DE NE OLA Kİ...
Volvo’nun yeni sportswagon modeli V50 için enine yerleştirilmiş, sıralı dört ve beş silindirli tasarlanmış motor seçenekleri sunuluyor. 2.4i ve 2.4 modelleri 170 ve 140 HP gücünde. Bir de tamamen yeni dört silindirli dizel seçenek var; 2.0 D. Turbocharge donanımlı motorda ikinci jenerasyon hareketli raylı common-rail donanım kullanılıyor.
Serinin en güçlü otomobili ise turboşarj ve AWD donanımlı V50 T5 AWD. T5 modelinde kullanılan 2.5 litrelik, beş silindirli benzinli motor, düşük basınçlı turboşarj donanımına sahip. Yüksek ve düz bir çizgiye sahip tork eğrisi sayesinde T5 modeli mükemmel bir hızlanma yeteneğine de sahip. (220 HP maksimum güç ve 320 Nm maksimum tork).
Önceki yıllarda pek de fazla üzerinde durulmayan ama son zamanlarda otomobil severlerin fazlaca duydugu ‘tork’ (bkz. yazının sonu) nedir, diye sorarsanız; teknik açıklamaları bir kenara bırakarak, “tork, otomobili kullanırken, sırtınızda hissettiğiniz güçtür” açıklamasını yapabiliriz. Bir başka deyişle, torkun yüksek olması, otomobilin motor gücünün fazla olmasından daha fazla sürüş keyfi verebilir.

DİZEL MODELLER İÇİN DE 6 VİTES SEÇENEĞİ
Seride yer alan turbodizel, 6 ileri manuel vites ile pazara sunulacak. Bu şanzıman T5 modelinde kullanılan donanım ile aynı tasarıma sahip değil. Güç ve tork kapasitesini her oranda en iyi şekilde kullanmayı amaçlayan şanzıman, aynı zamanda daha çabuk hızlanmayı da sağlıyor. Otomobili kullanırken, son dönem dizel motorlarda yaşanan o çok bilindik duygu geliyor insanın aklına bir kez daha: Bir dizel otomobil, nasıl oluyor da bu kadar çabuk hızlanıyor, bu kadar iyi performans veriyor?
Dizel motor Ford Motor Company ve Peugeot’nun katıldığı ortak bir geliştirme programının sonucu. Dizel motorun kapasitesi 2.0 litre. 2004 yılı içinde daha küçük hacme sahip, 1.6 litrelik dizel versiyon da pazara tanıtılacak. (Türk tüketiciler şimdilik bu modelleri göremeyecek gibi görünüyor. Türkiye’de kullanılan mazotun yeterli kalitede olmaması nedeniyle Volvo, dizel otomobillerin ithal edilmesine izin vermiyor)


ANAHTARSIZ KİLİT SİSTEMİ Mİ?
Bizim kullandığımız (ama aslında opsiyonel olan) Keyless Drive (otomobilin anahtarsız açılıp kapanabilmesini sağlayan) özelliği sayesinde otomobilin kapıları anahtarsız olarak açılıp kapanabiliyor, motor da anahtarsız olarak çalıştırılabiliyor.
Bu nasıl oluyor? Cebinizde bir PAD (Passive Authorisation Device) donanımına sahip anahtar taşıyorsunuz. Sistem, eve kadar takip ışığı (follow-me-home) ve panik alarmı gibi tüm uzaktan kumanda fonksiyonlarının da aktive edilmesini sağlayabiliyor.
Otomobilde hırsızlığa karşı sunulan elektronik immobilizer, elektronik hırsız koruma sistemi, eşsiz kontrol modülleri ve ana işletim sistemine entegre yer alan müzik sistemi sistemleri de bulunuyor.

AKILLI OTOMOBİL DÖNEMİ
2004 model ve üst düzey bir otomobil kullandığınızda, IDIS yani Akıllı Sürücü Bilgi Sistemi (Intelligent Driver Information System) sizi şaşırtmıyor. Savaş uçaklarında kullanılan teknolojiden alınan temeller üzerinde geliştirilen IDIS, sürücünün dikkatinin dağılabileceği tüm şartlara rağmen seyiri güvenli tutabilme özelliği sağlıyor.
Trafikte sürücünün tam konsantre yol alması gereken anlarda, örneğin; kayma ve ani frenlerde, sisteme entegre olarak kullanılan GSM telefon ve dış şartları sürekli gözden geçiren bilgi sistemi, durum kontrol altına alınıncaya kadar tüm verileri beklemeye alıyor (yani otomobiliniz kayıyorsa, cep telefonunuz çalmıyor).
IDIS, yeni V50 serisinin tüm modellerinde standart donanımda yer alıyor.
Otomobilde STC (Stability and Traction Control) yani anti-spin Sistemi ile DSTC (Dynamic Stability and Traction Control) yani otomobili kayma veya çizgisini yitirmeye karşı koruyan çekiş kontrol ve denge sistemi de bulunuyor.


KOMPAKT MOTOR TASARIMI
Yeni V50’de seride kullanılan motorların 200 mm daha ince ve 25 mm daha kısa tasarlanmış. Otomobilde motorun enlemesine yerleştirilmiş olması, motor ve kabin arasında daha fazla mesafe elde edilmesini sağlıyor ve kaza anında motorun 150 mm kadar ileri giderek, krank milinin ana gövdeye dayanmasını önlüyor. Sistemde direksiyonun yer aldığı kolon 140 mm’ye kadar deformasyona uğrayabilir. (Volvo Yeni Otomobil Projeleri Ürün Müdürü Peter Bleumer, kaput ile motor arasında 7 cm.lik bir esneme payının bulunduğunu, bunun otomomobilin üzerine düşecek ve muhtemelen kafasını kaputa çarpacak bir yayanın hayatını kurtarabileceğini söyledi.)
Şunu da belirtelim: Volvo V50, iç mekanda üst segmentte yer alan Volvo S80’in güvenlik donanımına yakın bir teknolojiye sahip.

YILLIK SATIŞ HEDEFİ 74.000 OTOMOBİL
Yeni Volvo V50’nin satışına 2004’ün ilk yarısında başlayacak. Avrupa pazarının potansiyeli de göz önüne alındığında yıllık satış hedefi 74.000 otomobil olarak belirlenmiş. Almanya’da yıllık yaklaşık 15.000, İsveç’te 10.000, İngiltere’de 8.000, İtalya’da ise 7.000 adet V50 satışı hedefleniyor.
Türkiye pazarı için bu denli yüksek bir satış hedefi belirlenmemiş ama mevcut Volvo müşterisinin otomobile büyük ilgi göstereceği tahmin ediliyor. Türkiye pazarına Mart sonunda 2.4lt ve T5 modeliyle sunulacak Volvo V50, önümüzdeki yıl ise 1.6lt ve 1.8 lt modelleriyle Türkiye’de görücüye çıkacak.
Fiyat mı? Türkiye satış fiyatı da halen belirlenmemiş durumda...

** Beygir gücü sadece motorun verdiği maksimum gücün ölçümünü tanımlıyor. Tork eğrisi ise (yani yüksek torkun elde edildiği devir aralığı) bir aracın kullanımdaki canlığını, başka bir deyişle sürücüye verdiği reaksiyonun canlılığını gösterir. Uzmanlar, maksimum ya da maksimuma yakın tork güçlerinin düşük devirlerden başlayan ve yüksek devirlere kadar devam eden bir devir bandına yayılmış olmasının, bir cadde aracı için en ideal tasarım özelliği olduğunu söylüyorlar (Bu bir anlamda motorun ürettiği gücün nasıl kullanıldığını gösteriyor). Tork, özellikle turbo araclarda (turbo dizel dahil), atmosferik beslemeli araçlara göre çok daha yüksek olur; oksijen motora doğal atmosfer basıncıyla değil, aşırı besleme yoluyla verildiği için güç, daha düşük devirlerde ve daha kolay elde edilir.

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

                        Bu habere henüz yorum yapılmamış


Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları