Home page

Haber Menüsü


Yazara mail atmak için resmin üzerine tıklayın.
 
Formula 1’de ralli hakimiyeti
 
F1 sezonu başlıyor. Geçtiğimiz birkaç yılda özellikle canlı yayınlar sayesinde, F1 birçok genç fanatik kazandı. Ancak, bugün F1’in en önde gelen takımlarını yönetenlerin damarlarında ralli kanı dolaştığını biliyor muydunuz?
 
Tolga Şansal
NTV-MSNBC
 
4 Mart 2004—  Schumacher efsanesinin yaratılmasının baş mimarlarından Jean Todt… Ferrari takımı gibi hem şasi hem de motoru kendi üreten Toyota’nın başkanı Ove Andersson… Jacque Villeneuve ile büyük beklentilerle ve bütçelerle F1’e giren BAR’ın patronu David Richards… Tüm bu isimler motorsporları dünyasına ralli ile girdiler. Üstelik, uluslararası başarılarla.

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Peugeot 205, 405 gibi motorsporları tarihine adını altın harflerle kazımış efsane Gr.B’ler döneminde Peugeot Talbot takımının başında Jean Todt vardı. O dönemde, iki dünya şampiyonluğu (1985 “pilot; Timo Salonen” - 1986 “pilo; Juha Kankkunen” ) ve dört Paris - Dakar zaferine imza attı. O dönemde yarışan takımın pilotlarında Ari Vatanen’in (ki hala yarışıyor!) Peugeot 205 ve özellikle 405 MI 16 ile çekilen videoları (405 ile tırmanılan Pikes Peak en ünlüsü!) hala günümüzün en favori videoları arasında.
       Todt, 1990 yılında Sportscar şampiyonasına geçti ve iki Le Mans zaferi kazandı. Bu başarıların ardından 1993 yılında Ferrari takımına geçen Jean Todt’un F1 macerası da böylelikle başlamış oldu.
       Ove Andersson, 1964 ve 1980 yılları arasında BMC, Saab, Lancia, Ford, Peugeot, Renault ve Toyota takımlarında yarıştı. 1972 RAC Rallisi’ne 135 PS’lik Celica 1600 GT ile etaplara giren Toyota takımı, 1974 yılında yeni aracı Corolla Levin’i Ove Andersson’a emanet etti. 800 kg. 185 PS gücündeki Corolla Levin’i kullanan diğer pilot ise Hannu Mikkola’ydı.
       1975 yılında Andersson Motorsports’u kurana kadar geçen zaman zarfında Monte Karlo, Safari, Akropol ve San Remo Rallilerini zaferle noktaladı. Daha sonra Toyota Team Europa adını alan garajı ile takım şefi olarak ’93 yılından itibaren Toyota markası adı altında 43 WRC yarışı ardından dört markalar şampiyonluğu kazandı.
       98-99 sezonunda Toyota Motorsports, Le Mans programına geçene kadar Carlos Sainz, Juha Kankkunen ve Didier Auriol ile Toyota markası pilotlar şampiyonluklarına da ulaştı. Böyle bir kariyerin ardından, modaya ve pazarlama stratejilerine uyup, güzelim Corolla’yı öksüz bırakıp F1’e geçen Toyota’yı hiçbir rallisever affetmeyecektir.
       David Richards’ın sportif kariyeri Todt ve Andersson kadar uzun değil. 70’lerin başından 1981 yılına kadar geçen zaman süresince British Leyland, Ford ve Opel takımlarında ko-pilotluk yaptı. 1981 Dünya ko-pilot şampiyonluğunu Ari Vatanen pilotajındaki bir Ford Escort ile kazanan Richards işine ağırlık vermek için zirvedeyken kendini emekliye ayırmış.
       Şu anda Subaru resmi yarış takımı olan Prodrive’ı 1984 yılında kurdu. 1990 yılında başlayan Subaru evliliği süresince üç tane dünya şampiyonluğu kazandı. Aynı zamanda WRC yayın haklarının sahibi olan David Richards, adı 97-98 yılarında Benetton F1 takım şefi olarak anılırken, 2001 yılında BAR takımı ile F1’e girdi.
       Bu üç isim F1 içinde çok önemli yere sahip. Ferrari’nin başkanı Luca Montezemolo’nun da ko-pilotluk tecrübesi var. F1 patronları içinde bir tek Ron Dennis’in yarış tecrübesi yok. Todt, Andersson ve Richards ile yapılan röportajlarda hepsi de F1’in bir dev bir şov arenası olduğunu ve ralli gibi seyirci ile iç içe olmadığı konusunda hem fikirler. Özellikle, eski ralli günlerinde organize edilen rallilerde edindikleri hem psikolojik hem lojistik tecrübenin bugünkü başarılarında büyük bir pay sahibi olduklarından bahsediyorlar.
       Bildiğiniz gibi WRC’de servis alanı tek bir noktada. Oysa, geçmiş yıllarda etap çıkışlarında servis alınıyordu. Bu durum lojistik anlamda büyük bir organizasyona ve bütçeye dayanıyordu. Ve ralliler 3 günden uzun sürüyordu. 5 günlük bir Safari Rallisi’ni hayal edin! İnanılmaz mesafeler ve bir sürü tam donanımlı servis noktası…
       Formula 1 2004 sezonu Mart’ın ilk hafta sonu koşulacak olan Avustralya Grand Prix’i ile başlıyor. Son birkaç yıl içersinde motorsporlarını izlemeye başlayan F1 hayranlarına, teknolojiden öte insan ögesinin çok daha ağır bastığı rallinin motorsporları tarihinde F1 kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatmak istedim.
       
       
 
 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Spor Kapak | Futbol | EURO2000 | World2000 | Basketbol | NBA | Formula1 | Motor Sporları
Tenis | Olimpiyat | Diğer | Foto Galeri | Yardım | Araçlar | Arama |Bize Yazın
Reklam | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları