|
|
|||||
![]() |
| Aslında gayet normal
Bu kadar yoğun bir maç temposu, geçen senenin yorgunluğunu da eklersek futbolcuları elbette yoracaktır. Böyle olmaması eşyanın tabiatına aykırı
Ligin ilk yarısının genelinde, son yılların en iyi performansını sergileyen Beşiktaş, son haftalarda epey zorlandı ama istediğini de aldı. LUCESCUYA ÇOK İŞ DÜŞECEK Ligin en çok kazanan, en çok gol atan, en az gol yiyen ve hiç yenilmeyen (tek) takımı Beşiktaşa başarısız diyenler de çıkıyor ya, ona şaşırıyorum. Onunla aynı tempoda maç trafiğinde bulunan Galatasarayın hali ortada. Liderle arasında tam 14 puan fark var. Avrupa semalarına hiç uğramayan Fenerbahçe ise bir şekilde ilerliyor. Tam iyi giderlerken Malatyaya takılmaları sarı-lacivertlilerin yılbaşı keyfine limon sıktı. Bu hafta, Trabzon da Gençlerbirliğine yenilince, Beşiktaş en yakın rakibine 9 puan fark atarak devreyi kapattı. (Fenerbahçe erteleme maçını kazanırsa 8 puana inecek, bunu da hatırlatalım.) Beşiktaşın fiziksel yorgunluğu dışında, başka problemleri de var. Başta mental sorunlar olmak üzere, Lucescunun halletmesi gereken çok iş olduğu da açık. İlhan Mansızın durgunluğu, Pancu, Okan ve Kaan Dobranın formsuzlukları, Tümerin son haftalarda garip bir şekilde kendisini kanıtlama azmi ve yine Ahmed Hassanın yedek kalma sendromu... Bu karmaşık işleri de zaten çözse çözse, Lucescu çözer. YENİ FORVET YOLDA Ocak ayında Beşiktaşın yeni bir golcü transfer edeceği söyleniyor. Açıkçası Beşiktaşın gol sorunu olduğuna inanmıyorum, ama öte yandan da ciddi bir forvet sıkıntısı olduğunu düşünüyorum. İlhan Mansız, Rize maçında oldukça iyiydi ama, ilk devrenin genelinde pek olumlu bir görüntü veremedi. Üstelik Ahmet Dursunun gönderilmesi, Sinan Kaloğlunun oynadığı maçlarda şansını iyi kullanamaması, bu alanda Beşiktaşın yeni bir oyuncuya ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Serdar bile forvette deneniyor, düşünün artık İstatistiklere göre Beşiktaşın en çok gol atan futbolcusu Ahmed Hassan Genelde hep sonradan oyuna girmesine rağmen toplam 10 gol bulmuş. Bu oyuncu aynı zamanda Beşiktaşın rakip kaleye en çok şut çeken futbolcusu, yani en iyi hücumcusu Ahmed Hassan ilk onbirde oynamamaktan yana epey dertli. Üstelik bunu sürekli dile getiriyor. Rize maçının bitiminde verdiği demeçle bunu kabullenmiş gibi bir görüntü vermesine aldanmayın, Ahmed Hassan bu tip bir oyuncu değil. Öte yandan Tümer, iyi başladığı oyunlarda bile sonradan garip işler yapabiliyor. Örneğin bu hafta saçmasapan bir penaltı krizi yaşattı takımına... Tümer kendisini kanıtlamak yerine, bildiğini oynasa çok daha verimli olacak. Rizespor maçının devre arasında, koridorlarda futbolcuların konuşmalarını televizyondan izledim. Tümer ile takımın geri kalanı arasında ciddi bir iletişim sorunu var sanki. Olayı, Kazım Kanat gibi Tümerde Sergen kompleksi var boyutuna getirecek değilim ama, ilerisi için bu tip konuların mutlaka halledilmesi gerek. SAĞ KANATTA SORUN VAR Beşiktaşın ezelî sağ kanat sorunu, Kaan Dobranın inanılmaz performans düşüklüğü ve Okan Koçun hala Beşiktaşın oyun sistemine alışamaması yüzünden yeniden gündemde. Kaan Dobra, geçen sezon sağ tarafta Lucescunun planladığı taktik varyasyonları, gücü oranında gerçekleştirebiliyordu. Gençlerbirliğindeki oyununa bakarak, belki de son yılların en iyi kanat oyuncusu diyebileceğimiz Okan Koç, futbolunu hala ofans ve defans olarak, çift yönlü oturtamadığı için Lucescunun ilk tercihi olamadı. Ben bu alanda Lucescunun, Okanı hala hazırlayamamasını hayretle karşılıyorum. İMZAYI ATTI, YATTI! Şu imzayı attı, yattı lafı da pek komik doğrusu Pancunun formsuzluğu, attığı imzayla filan ilgili değil. Lucescunun stratejisine göre Pancunun sırtında müthiş bir yük var. Aslında oyunda olmadığı dakikalarda, eksikliği hemen hissediliveriliyor. Bana kalırsa, Pancuyu biraz rahat bıraksalar, zihin olarak kendisini biraz toparlayabilse, geçen sezon alıştığımız diri Pancuyu yeniden görebiliriz. Ama bizim toplumumuz, imza olaylarına, dedikodulara filan bayılıyor. Örneğin Rizespor maçının daha hemen başında İbrahim bir top kaybetti, tribünden hemen bak işte, bu da imzayı attı yattı diye sesler yükselmeye başladı. İnsaf! Sanki kurulmuş saat gibi İbrahim imzayı daha bir gün önce atmıştı! KONSANTRASYON EKSİKLİĞİ Son zamanlarda başta Cordoba olmak üzere, Ronaldo ve Zagonun yaşadığı konsantrasyon eksikliklerine de değinmek gerek. Ama ligin en az gol yiyen defansını oluşturan bu oyuncuları da anlayışla karşılamak gerek Lucescu da elbette durumun farkındadır ve gereğini mutlaka yapacaktır. Sonuç olarak her şeye rağmen Beşiktaş, bu ligin en istikrarlı ve en başarılı takımı... Siyah-beyazlılar 100. yıllarını kutladıkları 2003te sürekli zirvedeydi. Bakalım, yeni yıl neler getirecek Bu arada, şimdiden mutlu yıllar. | ||||
|
|||||||
| Spor Kapak | Futbol | EURO2000 | World2000 | Basketbol | NBA | Formula1 | Motor Sporları Tenis | Olimpiyat | Diğer | Foto Galeri | Yardım | Araçlar | Arama |Bize Yazın Reklam | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||