Home page

Haber Menüsü


Yazara mail atmak için resmin üzerine tıklayın.
 
Küçük bir ara, iyi gelir Kartal’a
 
Ligin ilk yarısı bitti. Verilen ara, galiba en çok Beşiktaş’a yarayacak. Çünkü Kartal, gözle görülür bir fiziksel düşüş içinde…
 
İstanbul
NTV-MSNBC
 
22 Aralık 2003—  Beşiktaş son haftalarda “iyi” futbolu özletti doğrusu. Skorlar güzel, puan tablosundaki durum da harika; ancak Beşiktaş’ın verilen arayı çok iyi değerlendirmesi gerek.

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Aslında gayet normal… Bu kadar yoğun bir maç temposu, geçen senenin yorgunluğunu da eklersek futbolcuları elbette yoracaktır. Böyle olmaması eşyanın tabiatına aykırı… Ligin ilk yarısının genelinde, son yılların en iyi performansını sergileyen Beşiktaş, son haftalarda epey zorlandı ama istediğini de aldı.
       
LUCESCU’YA ÇOK İŞ DÜŞECEK
       
Ligin en çok kazanan, en çok gol atan, en az gol yiyen ve hiç yenilmeyen (tek) takımı Beşiktaş’a başarısız diyenler de çıkıyor ya, ona şaşırıyorum. Onunla aynı tempoda maç trafiğinde bulunan Galatasaray’ın hali ortada. Liderle arasında tam 14 puan fark var. Avrupa semalarına hiç uğramayan Fenerbahçe ise bir şekilde ilerliyor. Tam iyi giderlerken Malatya’ya takılmaları sarı-lacivertlilerin yılbaşı keyfine limon sıktı. Bu hafta, Trabzon da Gençlerbirliği’ne yenilince, Beşiktaş en yakın rakibine 9 puan fark atarak devreyi kapattı. (Fenerbahçe erteleme maçını kazanırsa 8 puana inecek, bunu da hatırlatalım.)
       Beşiktaş’ın fiziksel yorgunluğu dışında, başka problemleri de var. Başta mental sorunlar olmak üzere, Lucescu’nun halletmesi gereken çok iş olduğu da açık. İlhan Mansız’ın durgunluğu, Pancu, Okan ve Kaan Dobra’nın formsuzlukları, Tümer’in son haftalarda garip bir şekilde kendisini kanıtlama azmi ve yine Ahmed Hassan’ın yedek kalma sendromu... Bu karmaşık işleri de zaten çözse çözse, Lucescu çözer.
       
YENİ FORVET YOLDA
       
Ocak ayında Beşiktaş’ın yeni bir golcü transfer edeceği söyleniyor. Açıkçası Beşiktaş’ın gol sorunu olduğuna inanmıyorum, ama öte yandan da ciddi bir forvet sıkıntısı olduğunu düşünüyorum. İlhan Mansız, Rize maçında oldukça iyiydi ama, ilk devrenin genelinde pek olumlu bir görüntü veremedi. Üstelik Ahmet Dursun’un gönderilmesi, Sinan Kaloğlu’nun oynadığı maçlarda şansını iyi kullanamaması, bu alanda Beşiktaş’ın yeni bir oyuncuya ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Serdar bile forvette deneniyor, düşünün artık…
       İstatistiklere göre Beşiktaş’ın en çok gol atan futbolcusu Ahmed Hassan… Genelde hep sonradan oyuna girmesine rağmen toplam 10 gol bulmuş. Bu oyuncu aynı zamanda Beşiktaş’ın rakip kaleye en çok şut çeken futbolcusu, yani en iyi hücumcusu… Ahmed Hassan ilk onbirde oynamamaktan yana epey dertli. Üstelik bunu sürekli dile getiriyor. Rize maçının bitiminde verdiği demeçle bunu kabullenmiş gibi bir görüntü vermesine aldanmayın, Ahmed Hassan bu tip bir oyuncu değil.
       Öte yandan Tümer, iyi başladığı oyunlarda bile sonradan garip işler yapabiliyor. Örneğin bu hafta saçmasapan bir penaltı krizi yaşattı takımına... Tümer kendisini kanıtlamak yerine, bildiğini oynasa çok daha verimli olacak. Rizespor maçının devre arasında, koridorlarda futbolcuların konuşmalarını televizyondan izledim. Tümer ile takımın geri kalanı arasında ciddi bir iletişim sorunu var sanki. Olayı, Kazım Kanat gibi “Tümer’de Sergen kompleksi var” boyutuna getirecek değilim ama, ilerisi için bu tip konuların mutlaka halledilmesi gerek.
       
SAĞ KANATTA SORUN VAR
       Beşiktaş’ın ezelî sağ kanat sorunu, Kaan Dobra’nın inanılmaz performans düşüklüğü ve Okan Koç’un hala Beşiktaş’ın oyun sistemine alışamaması yüzünden yeniden gündemde. Kaan Dobra, geçen sezon sağ tarafta Lucescu’nun planladığı taktik varyasyonları, gücü oranında gerçekleştirebiliyordu. Gençlerbirliği’ndeki oyununa bakarak, belki de son yılların en iyi kanat oyuncusu diyebileceğimiz Okan Koç, futbolunu hala ofans ve defans olarak, çift yönlü oturtamadığı için Lucescu’nun ilk tercihi olamadı. Ben bu alanda Lucescu’nun, Okan’ı hala hazırlayamamasını hayretle karşılıyorum.
       
İMZAYI ATTI, YATTI!
       
Şu “imzayı attı, yattı” lafı da pek komik doğrusu… Pancu’nun formsuzluğu, attığı imzayla filan ilgili değil. Lucescu’nun stratejisine göre Pancu’nun sırtında müthiş bir yük var. Aslında oyunda olmadığı dakikalarda, eksikliği hemen hissediliveriliyor. Bana kalırsa, Pancu’yu biraz rahat bıraksalar, zihin olarak kendisini biraz toparlayabilse, geçen sezon alıştığımız diri Pancu’yu yeniden görebiliriz. Ama bizim toplumumuz, imza olaylarına, dedikodulara filan bayılıyor. Örneğin Rizespor maçının daha hemen başında İbrahim bir top kaybetti, tribünden hemen “bak işte, bu da imzayı attı yattı” diye sesler yükselmeye başladı. İnsaf! Sanki kurulmuş saat gibi… İbrahim imzayı daha bir gün önce atmıştı!
       
KONSANTRASYON EKSİKLİĞİ
       
Son zamanlarda başta Cordoba olmak üzere, Ronaldo ve Zago’nun yaşadığı konsantrasyon eksikliklerine de değinmek gerek. Ama ligin en az gol yiyen defansını oluşturan bu oyuncuları da anlayışla karşılamak gerek Lucescu da elbette durumun farkındadır ve gereğini mutlaka yapacaktır.
       Sonuç olarak her şeye rağmen Beşiktaş, bu ligin en istikrarlı ve en başarılı takımı... Siyah-beyazlılar 100. yıllarını kutladıkları 2003’te sürekli zirvedeydi. Bakalım, yeni yıl neler getirecek… Bu arada, şimdiden mutlu yıllar.
       
 
 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Spor Kapak | Futbol | EURO2000 | World2000 | Basketbol | NBA | Formula1 | Motor Sporları
Tenis | Olimpiyat | Diğer | Foto Galeri | Yardım | Araçlar | Arama |Bize Yazın
Reklam | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları