|
|
|||||
![]() |
| Kedi masallarıyla ünlü Gabrovoda yatılı bir okulda misafir ediliyorduk. Gruptaki tek Türk bendim. Okula yerleştikten birkaç saat sonra Bulgar rehber Vladimir yanıma gelip, Seni görmek isteyenler var dedi. Kim diye sordum. İn, görürsün. Mutfakta bekliyorlar dedi. Ne olur ne olmaz diyerekten Fransız müdire Marie-Claudedan izin istedim. Marie-Claude, inanılmaz derecede profesyonel bir kişiydi. Disiplinden kesinlikle sapmaz, kendisinden izinsiz iş yapılmasına tahammül etmezdi. Bir Fransızdan ziyade Almanı andırıyordu. Kaşlarını çatarak Hayır olmaz dedi. O arada Vladimir araya girerek Gabrovodaki Türkler buraya bir Türkün geldiğini duydular. Onu mutlaka görmek istiyorlar. Merak etmeyin. Zara gelmez. Tanıyorum onları dedi. Gabrovoda Türklerin olduğunu Marie-Claudela birlikte keşfediyordum. Birbirimize bakıştık. O halde ben de geleceğim. Kayhanı yalnız bırakmam dedi. Beraber mutfağa indik. Yaşları 60ın üzerinde 10 kişilik bir grup beni bekliyordu. Vladimir beni tanıtır tanıtmaz, içlerinden biri - Emine - oğlum hoşgeldin diyerek boynuma sarıldı. Bana gösterilen bu beklenmedik ilgiye benim gibi Marie-Claude da çok şaşırmıştı. Emine tanışma faslından sonra beni yanına oturttu. Biz de Türküz evladım dedi. Ardından da arkadaşlarıyla birlikte bana Bulgaristan Türklerinin Jivkov rejiminden çektiklerini anlattı. İsimlerinin zorla değiştirildiğini, reddedenlerin de tutuklanıp topluca hapsedildiklerini söyledi. Oğlum da isminin değiştirilmesini reddettiği için Tuna nehri üzerinde bulunan Belene Adasındaki toplama kampına gönderildi dedi. Gabrovoya ayak bastığım ilk gün öğrendiğim tüm bu anlatılanlardan etkilenmediğimi söylemek yalan olur. Bu ilk görüşmenin ardından Gabrovoda kaldığım 3 hafta boyunca yöredeki Türkler hep benimle görüşmek istediler. Resmi olarak hiçbir zaman izin alamadılar. Ancak hep bir yolunu bulup benimle konuştular. Beni evlerine akşam yemeğine davet ettiler. Fransız müdire ve evsahibimiz Bulgarların izin vermemekte direnmelerine karşılık, diğer Fransız arkadaşlarımın yardımıyla onların akşam yemeklerine gizlice gittim. Misafirperverlikleri ve içtenlikleri görmeye değerdi. Emine, Gabrovodan ayrıldığımız gün kasabadaki Türkleri otobüsümüzün kalkacağı alana getirdi. Hepsiyle selamlaştım. Hepsi kulağıma Burada çektiklerimizi anlat oralarda. Bizi unutma diyordu. 90lı yılların ortalarında, siması gözümün önünden hiç gitmeyen Eminenin ölüm haberini aldım. Bulgaristan değişmiş, ülkedeki Türk azınlık kültürel ve politik haklarının çoğunu elde etmeye başlamıştı. O günden bu yana Bulgaristan Türkleri konusunu bir daha düşünmemiştim.Düşüneceğimi de sanmıyordum. Strasbourgda Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi sonbahar toplantılarının yapıldığı geçen haftaya kadar... Pazartesi sabahıydı. Avrupa Konseyinin kafeteryasında gazete okuyordum. Yan masada üç kişilik bir grup Türkçe konuşuyordu. Ellerindeki şişkin dosyaların içinde kaybolmuşa benziyorlardı. Kendimi tanıtıp, kim olduklarını sordum. Biz Bulgaristan Türklerindeniz dediler. Nasuf, Eşref ve Şükrü, yıllar önce Eminenin bana sözünü ettiği Belene Toplama Kampına gönderilmiş yüzlerce Bulgaristan Türkünü temsilen, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) merkezinin bulunduğu Strasbourga hak aramaya gelmişlerdi. 1984-1985 yılları onlar için elbette unutulmaz bir trajediydi. Birkaç ay içinde Jivkov rejimi Türk azınlığa ait ne varsa yok etmek istemiş, Türklerin isimleri zorla değiştirilmiş, dini mekanlarına saldırılmış, hatta mezar taşları dahi yerlerinden sökülmüştü. Direnenler toplama kamplarında veya hapishanelerde kötü muamele ve işkence görmüştü. Jivkov rejiminin uygulaması öylesine gaddardı ki, o dönemin Türkiye Komünist Partisi dahi araya girerek Bulgar Komünist Partisi ve Sovyetler Birliği Komünist Partisini uyarmıştı. Bulgar resmi kayıtlarına göre sadece Belene Adasına gönderilen Türk sayısı 517. Bulgaristan Türk cemaatinin lideri olarak bilinen yüzlerce kişi de vatan hainliği suçlamasıyla ağır hapis cezalarına mahkum edildi. Rejimin can çekiştiği 1989 yılının Mayıs ve Haziran aylarında Bulgaristan Türkleri apar topar evlerinden toplanıp, Batı Avrupa ülkelerine postalanmak amacıyla polis arabalarıyla Sofya garına getirildi. Tüm bunlar Nasuf, Eşref ve Şükrünün Strasbourgda Avrupa Konseyi yetkililerine sundukları resmi belgelerde de mevcut. Bulgaristan Türkleri AİHMye gelmeden önce Bulgar mahkemeleri önünde de hak aramaya çalıştılar. Ancak Bulgarlar günün birinde kendilerine karşı böyle bir davanın açılma olasılığını düşünerek 1990 yılında hazırladıkları Ceza Kanununa engelleyici maddeler koymuşlar. Gelecek sene AB üyesi olacak Bulgaristanın mahkemeleri ise olayı süründürmek ve örtbas etmekle meşgul. Bu gerçeği Bulgar Cumhuriyet başsavcısı dahi Bulgaristan Türklerine yazdığı bir mektupta itiraf etmiş. Bu belge şimdi Avrupa Konseyinin elinde bulunuyor. Bulgaristan Türkleri, aynı zamanda vatandaşı oldukları Bulgaristana karşı bir kin duygusu içinde olmadıklarını her defasında dile getiriyorlar. Nitekim Avrupa Konseyi genel sekreteri Walter Schwimmer, AKPM başkanı Peter Schieder ve AİHM yetkilileriyle geçen hafta yaptığımız görüşmelerde, anti-Bulgar bir kampanya yürütmediğimizi bihassa söyledik. Tek istediğimiz eski rejimin bize yaptıklarının yargılanması, işlenen cinayetlerin ve kötü muamelelerin hesabının sorulması diyorlar. Bu gerçekleşecek mi? Zaman gösterecek. Belki de Bulgar devleti 20 yıl önce yaşananlar konusunda Bulgaristan Türkleriyle dostane çözüm yolunu seçecek. Masaya oturulup müşterek bir çözümde anlaşılacak. Kimileri de Strasbourg kulislerinde Bu olaylar zaman aşımına uğradığı için AİHM başvuruyu geri çevirir diyor. Ancak 1974teki Kıbrıs Harekatını yargılamasını bilen AİHMnin Bulgaristan Türklerinin talebini geri çevirmesi kafalarda soru işaretleri yaratmaz mı? AİHM, Bulgaristan Türklerinin başvurusunu incelemeyi, tek suçları isimlerinin değiştirilmesine karşı direnmek olan Emine ve arkadaşlarına borçlu. Onların direnişleri bir insan hakkı mücadelesi değilse, insan hakkı mücadelesi nedir? | ||||
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
| Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler | Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||||||||||||