|
|
|||||
![]() |
| İki teknik direktör de sürprizlerle başladı; ikisi de birbirlerini çok iyi tanıdıklarını, başlama düdüğüyle açık ettiler. Chelsea, beklentilerin aksine Duff ve Gronkjaer gibi iki kanatta da mükemmel oynayabilen iki hücumcu yerine defansif kanat oyuncularını tercih etmişti. Top rakipteyken kendi yarı sahalarına dönüyorlar, defans-orta alan arasında mesafe bırakmamaya herşeyden öncelikli önem atfediyorlardı. Öyle deli gibi saldırmak, Beşiktaşı boğmaya kalkışmak yoktu yani. (Beşiktaş, Chelsea maçını biraz da Trabzonspor maçında mı kazandı ne?) Beşiktaşı yakından takip eden muhabir-yazarların dediğinin aksine, bendenizin üç gün önce yazdığı gibi Emre ve Okan formalarını kaptırmadı. Bildik Beşiktaş savunma hattına bir müdafî, kanatlarından birine de bir muhacim eklenmiş oldu. İkisi de ihtisas alanlarında yine üstün başarı gösterdi. Hele Emre o kadar yararlı oldu ki, bir ara Chelsealiler adına ben bezdim kendisinden. Kısa yoldan söylersek beklentilerin tam tersine Beşiktaş hücum, Chelsea savunma ağırlıklı kadrolarla çıktı sahaya. Her iki takım da birbirini kendi sahasında bekledi; ama takım olan, olmayana galebe çaldı, sabrını kaybeden oyun disiplinini de kaybetti, oyunu da. (Bakın gollere, ikisinde de Şampiyonlar Liginin ruhunu ıskalayan, rakibin nefesini takip edecek konsantrasyonu yakalayamayan bir takım göreceksiniz. İşte o takım, tabii kaybetti.) Maç öncesi kameralara yansıyan o tembel şişman, maç başlayınca, ne kadar olağanüstü bir oyuncu (karakter) olduğunu gösterdi, İngilizlerin aklını aldı. Beşiktaşın attığı ilk gol bir yönetmen tarafından hazırlanmış bir mizansendi. Şampiyonlar Ligi tarihinde bundan daha açık bir çalışılmış gol var mıdır bilmem ama eminim ikinci gol Şampiyonlar Liginin ilk kaleci asisti oldu. Cordoba kaleden kaleye kartal uçurdu, Sergen de öyle güzel aldı-vurdu ki... Buna da Chelsea taraftarı şaşrırmıştır... Ama şaşıran Beşiktaş taraftarı var mıdır? Bu da mizansen!.. Değil mi? Gerisi laf-ı güzaf! Futbol öyle topa kaç dakika sahip oldu istatistikleri oyunu değil. Beşiktaş üç pozisyon buldu, ikisini gole çevirdi. Peki rakibe pozisyon verdi mi? Yok! Lazio maçında nasıl Şampiyonlar Ligine hazır olmayan takım olarak golleri yediyse, bu kez de Şampiyonlar Ligi takımı olarak düpedüz rahat bir galibiyet aldı Kartal. (İşte sağlaması: Chelseanin iyi yaptığı ne varsa Beşiktaşlı oyuncular hiçbirini yaptırmadı; mesela ne Lampardın öldürücü uzun paslarını gördük, ne Dufftan orta, ne Hasselbainkin gelişine vurabileceği bir top...Chelseanin işi Allaha kalmıştı.) Unutulmamalı, Beşiktaş daha önce de ikinci maçlarını kazanmıştı bu Şampiyonlar Liginde. İki maç daha kazanmadan zafer kazanılmış olmayacak. Stamford Bridgede kırkbin kişiye karşı sesini dünyaya duyuran ikibin Beşiktaşlıya da aşkolsun! | ||||
|
|||||||
| Spor Kapak | Futbol | EURO2000 | World2000 | Basketbol | NBA | Formula1 | Motor Sporları Tenis | Olimpiyat | Diğer | Foto Galeri | Yardım | Araçlar | Arama |Bize Yazın Reklam | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||