|
|
|||||
![]() |
| Yakın Plan programının tam metni şöyle: KONUKLAR: Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan ve Tüm İnternet Derneği Genel Sekreteri (TİD) İzzet Mumcu ERDOĞAN AKTAŞ: Cezayir depreminin ardından haftalar geçti, ancak internet kullanıcıları bir türlü rahat nefes alamadı... Çünkü internetteki aksaklıklar devam ediyor... Hala internet erişiminde büyük sorunlar var... Depremin, akdeniz altından geçen fiberoptik kabloları etkilemesi sonucu, internet erişimi ciddi şekilde yavaşladı... Aynı hattı kullanan diğer ülkeler sorunlarını kısa sürede çözerken, Türkiye bir türlü bu sıkıntıyı aşamadı... Cezayir depreminin ardından yaşanan internet erişim sorununu yakın plana alıyoruz... Yaklaşık bir ay önce Cezayirdeki deprem felaketi nedeniyle akdenizden geçen, uluslarası haberleşme trafiğini taşıyan fiberoptik kablolarının bir bölümü hasar görmüştü... Bu nedenle Türkiyenin yurtdışı internet trafiği önemli ölçüde aksamıştı... Bu felaket sonucu Türkiyenin toplam yurtdışı internet kapasitesinde yüzde seksenüçlük kayıp meydana geldi... Türk Telekom, olaydan sonra çeşitli önlemler aldı, ancak bunlar yeterli olmadı... İnternet servis sağlayıcıları da, ücretini ödedikleri hizmeti alamamaktan şikayetçi... Tartışmalar devam ediyor... Bu konuyla ilgili eleştiri okları da türk Telekoma çevrilmiş durumda... Türk Telekomun zamanında hareket ederek soruna çözüm getirmediği belirtiliyor... Bu eleştirileri ve alınan önlemleri yanıtlamak üzere Türk Telekom Genel Müdürü Mehmet Ekinalan Ankara stüdyomuzda konuğumuz. Mehmet bey çok ciddi eleştiriler alıyorsunuz... Ve yaklaşık bir ay zaman geçti ancak sorun da bitmedi... Peki, niçin bu kadar uzun bir sürede çözüm getirilemedi? MEHMET EKİNALAN: Maalesef 22 Mayısta meydana gelen depremde yurtdışı internet bağlantılarımızın yüzde 80lik kısmını kaybettik. Ve bu bağlantılar, denizaltı kabloları üzerinden sağlanıyordu. Denizaltı kablolarına alternatif olabilecek, şu anda elimizde en kolay çözüm, uydu çözümü olarak gözükmekte. Bu uydu çözümleri, maalesef denizaltı kablosundan elde ettiğimiz kapasitelerin yanında çok küçük kalmakta. Kaybettiğimiz kapasite 9 megabitlerin üzerinde bir kapasiteydi. Şu anda 200 megabitlik bir kapasiteyi uydu üzerinden sağlamış durumdayız. Ama hala eski durumumuza göre büyük bir açığımız söz konusu. Uydu üzerinden restorasyon çalışmaları hala devam etmekte. Şu anda bir 155 megabitlik daha testler yapılmakta. Ama esas problem, denizaltı kablosundan elde ettiğimiz kapasitenin yine denizaltı kablolarıyla, restorasyonuyla ilgili çalışmaların ortaya çıkarılmasıydı. Bu konuda da ilk günden itibaren çalışmalar yaptık. Ancak, geldiğimiz noktada bugün Türkiye saatiyle 11 civarında bize alternatif route verebildi. Depremden hemen sonra yaptığımız başvuruya karşılık alternatif routelardan elde edebilebildiğimiz kapasite bugün saat 11 itibariyle Telekoma available alabildi. Şu anda bu kablolar üzerinden de testler devam etmekte. Yani, problem zamanında tek bir hat üzerinden tüm trafiğin büyük bir kısmının yapılmasıydı. ERDOĞAN AKTAŞ: Bu çok büyük stratejik bir hata değil mi? Başka şeyler olsa... Örneğin bir anda savaş patlasa, nükleer bir takım sıkıntılar yaşansa, Türkiyenin iletişim hattı kopmayacak mı? Ayrıca bildiğim kadarıyla telefon görüşmeleri için gerekli kablolar da aynı hat üzerinde. Niçin telefonda sorun yok da internette sorun yaşıyoruz? MEHMET EKİNALAN: Telefon için gerekli olan çok küçük kapasiteler. Bunları uydu üzerinden çok kısa sürede restore edebiliyoruz. Uydu kapasitelerimiz telefon üzerinden olabilecek aksaklıkları gidermek için çok müsait. Ama internetle ilgili kapasiteler, telefon trafiğiyle karşılaştırıldığında, çok büyük kapasiteler. Maalesef, bu kapasiteleri hemen uydu üzerinden restore etmek çok mümkün olamamakta. Bütün bir uyduyu, sadece restorasyon için ayırsak bile kaybettiğimiz kapasiteyi elde etmemiz maalesef mümkün olamamakta. Dolayısıyla yapılması gereken şey yine denizaltı kabloları üzerinden alternatif routeların Türkiyeye bağlanması. Biz, yılbaşından hemen sonra, alternatif denizaltı kablolarıyla ilgili çalışmaları başlatmıştık. Bununla ilgili şu anda Türkiyenin... yani bu kesinti olmadan önce Türkiyenin kapasitesi 1.1 gigabitti. Biz, yılbaşından sonra açtığımız ihalede, bu senenin sonunda 10 gigabit idik. Ama ihtiyaç olması halinde de şimdiki kapasitenin bin katı bir kapasiteyi elde edebileceğimiz denizaltı kablosu ihalesine çıkmıştık. Bununla da yetinmedik. Denizaltı kablosuyla, başka bir alternatif yaratmak için 2.4 gigabitlik bir kapasiteyi elde edebilmek için yine yılbaşından sonra bu depremden önce, yine bir ihaleye çıkmıştık. Bu ihaleyle de 2.4 gigabitlik bir kapasiteyi elde etmeyi planlıyorduk. Maalesef bu olay, bizim hedeflediğimiz projenin gerçekleştirilmesinden önce meydana geldi. Ve gerçekten zor durumda kaldık. Umarım bundan sonra yaptığımız planlarda alternatifleri çoğaltırız ve Türkiye, bir daha bu duruma düşmez. ERDOĞAN AKTAŞ: Telefon hattımızda bir başka konuğumuz daha var. İnternet servis sağlayıcıları ise ücretini ödedikleri bir hizmeti alamadıklarını söylüyor... Tüm İnternet Derneği Genel Sekreteri İzzet Mumcu da telefon hattımızda. İzzet bey, Telekoma ciddi eleştiriler getiriyorsunuz, bu sorun zamanında çözülemediği için ne yapacaksınız? İZZET MUMCU: Şimdi, burada hem kullanıcı açısından... yani son kullanıcı açısından bir problem var. Hem de servis sağlayan şirketler üstünden problem var. Kurumsal şirketler de bu durumdan muzdaripler. Bir çok zarar var. Sonuçta, direkt olarak hizmetin alınamamasından doğan bir zarar var, bedeli ödenen hizmetin alınamamasından doğan direkt bir zarar var. Bir de dolaylı etkileri çok fazla oldu. Yani, öğrenciler, araştırma projeleri için gerekli bilgilere yurtdışından zamanında ulaşamadılar. Öğretim üyeleri, gerekli yayınları belki zamanında okuyamadılar. Sosyal etkileri de çok fazla oldu. Bunun yanında ekonomik kayıplar çok büyük. Yani, yurtdışıyla bağlantılı çalışan şirketlerin bu bağlantılarının yavaşlaması ya da kopması ekonomik anlamda birçok iş fırsatının kaçmasına, dolayısıyla kayıplara sebep oldu. Tabi bunların hesaplanması ve telafi edilmesi zor zararlar. Bunların bundan sonra tekrarlanmamasını diliyoruz. Ancak, bizim üyelerimizle ilgili konuşursak eğer, bu servis sağlayıcı şirketler, en azından almaları gereken hizmetleri tam alamamaları yüzünden, yani ayıplı mal kategorisinde olayı değerlendirerek, almaları gereken hizmetin karşılığının geri ödenmesi için gerekli yasal yollara başvurmayı düşünüyorlar. Bunun girişimlerine başlandı. Ve yolalınacağını ümit ediyorum. Tabi, Türk Telekomun verdiği hizmetlerin ne kadar garantili olduğunun belki tartışılması ve bundan sonraki sözleşmelerde ya da ilişkilerde bu tür durumlarda nasıl bir yol izleneceği ve zararın nasıl telafi edilebileceğinin gözönüne alınması gerekiyor. Şimdi, bir de çok faydalı ya da sevinç verici bilgiler de aldık. İşte, 2.4 gigabytelık kapasitelere ulaşılacağı. Şu andaki kapasitenin 1000 katı kapasitelere ulaşılacağı konusunda ama... Bizim derdimiz, niçin bunların bu kadar geç kalmış olduğu. Yani, neden daha önce yapılmadı. Bu duruma düşmeden önce bunların düşünülmesi gerekiyordu. Acaba Telekom, piyasada serbest piyasa koşullarından oluşmayışından dolayı bir rehavet içerisinde midir? Neden böyle bir gecikme oldu? Eğer serbest rekabet ortamı Telekom sektörüne bir an önce gelirse, bu sorunlar çözülebilir mi? Bu konularda, belki, sayın genel müdürümüzden bilgi almak mümkün olur. ERDOĞAN AKTAŞ: Sayın Mumcu, çok teşekkür ediyorum yayınımıza katıldığınız için. Sayın Metin Ekinalan, dinlediniz, ciddi eleştiriler var. Parasını verdiğimiz hizmeti alamıyoruz, belki bunun için bir şey yapılabilir deniyor. Bir de niçin bu zamana kadar beklendi, söz konusu hizmetleri arttırmak için bundan önce bir adım atılamaz mıydı, diye soruluyor. MEHMET EKİNALAN: İlk önce müşterilerimizden, yani internet servis sağlayıcılarından ve end userlardan, hepsinden özür dileriz. Bu bizim müşterilerimize karşı söyleyebileceğimiz hiçbir şey yok. Müşteri her zaman haklıdır. Eleştirilerde her zaman haklılar. Bundan sonra çok daha iyi hizmetler vermeye çalışıyoruz. Zaten, biz de birçok konuya, yani, eleştirilen bir çok konuya katılıyoruz. Türk Telekom, gerçekten çok daha önceden alternatif planlarını, bir çok alternatif üzerinden sağlamalıydı. Ama işin sevindirici yanı, bana göre, Türkiye, broud band hizmetlere geçmeden önce bu problemle karşılaşmıştır. Ve bütün birimler, bu işle ilgili kurumlar, kuruluşlar, kendisine düşen görevi yerine getirmek için daha çok çaba sarfedeceklerdir: Şu anda Türkiyenin yurtdışı internet hat kapasitesi 2 gigabitler civarındadır. Ama biz, bu sene yoğun olarak broud band hizmetleri için çalışmalar yapmaktayız. Bu hizmetleri vermeye başladığımız zaman, ihtiyaçlar, yurtdışı internet kapasitesi ihtiyacı 10 gigabitler seviyesine ulaşacak. Bu 10 gigabit kesildiğinde bunu hiçbir zaman uydudan telafi edemezsiniz. Dolayısıyla şimdiden çok büyük kapasitelerin yine bir çok alternatif yollar üzerinden sağlanması gerekiyordu. ERDOĞAN AKTAŞ: İnternetin başına geçen bizler, ne zaman eskisi gibi hızlı bir iletişime kavuşabileceğiz? MEHMET EKİNALAN: Şu anda hem uydu üzerinden 155 megabitlik bir hattın kurulmasıyla ilgili testler devam etmekte. Ayrıca, kablo üzerinden alternatif hat tutan denizaltı kablosundan 622 megabitlik bir kapasitenin sağlanmasıyla ilgili testler devam etmekte. Bu testler bugün başarıyla sonuçlanırsa, bugün eski halimize dönebileceğiz. Ayrıca bize gelen son haberlere göre, bu denizaltı kablosunda meydana gelen arıza da bir-iki gün içinde, 18 Haziranın geç saatlerinde tamamlanacak gibi gözüküyor. Dolayısıyla 1-2 gün içinde eskisinden daha iyi bir halde olacağız diye düşünüyorum. ERDOĞAN AKTAŞ: Mehmet Bey, çok teşekkür ediyorum, yayınımıza katıldığınız için. | ||||
Türk Telekomdan ücretsiz masal ve müzik servisi |
|||
|
|||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||
| Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler | Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları |
|||||||||||||||||