Osteoporoz ilaçlarına yeni kısıtlama
Web NTVMSNBC   
NTVMSNBC'yi açılış sayfam yap
Sağlık
Bayındır Hastaneleri Köşesi
Beslenme
Kalp-Damar Hast.
Genetik
Cinsellik
Stres
Kanser
AIDS
Sigara
Erkek Sağlığı
Kadın Sağlığı
Çocuk-Bebek Sağ.
Diğer Hastalıklar
Kuş Gribi haberleri
Video
Foto Galeri
Türkiye
Dünya
Ekonomi
Spor
Teknoloji
Sağlık
Kültür Sanat
Yaşam
Hava Yol
Yeşil Ekran
Eğitim
Moda
Otomobil
Doğuş Yayın Grubu
NTV
CNBC-e
e2
NTVSPOR.NET
NBA TV
NTV Radyo
Eksen 96.2
Radio N101
NTV Yayınları
NTV Tarih
N. Geographic
 
NTVMSNBC Anasayfa » Sağlık
Osteoporoz ilaçlarına yeni kısıtlama
 
Osteroporoz hastalarına kötü haber. Kemik erimesi tedavisinde kullanılan ilaçların geri ödemesine, yaş kısıtlaması ve heyet raporu şartı geliyor.


SİBEL GÜNEŞ
NTV
Güncelleme: 12:38 TSİ 11 Ağustos 2006 Cuma

İSTANBUL - Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen osteporoz hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçların geri ödemesiyle ilgili yeni kısıtlamalar geliyor. Yeni düzenleme ile sektörde 30 milyon dolarlık pazar payı bulunan kemik erimesi ilaçlarının geri ödemesi zorlaşacak.


Hasta ve hekimlerin tepkisine yol açan 5 Temmuz’da yayınlanan ve 1 Ağustos’ta uygulamaya giren “geri ödeme kapsamından çıkarılan ilaçlar genelgesinin” ardından ikinci bir ilaç kısıtlama listesi daha hazırlanıyor.

Oluşturulacak yeni kriterlerle halk arasındaki adıyla kemik erimesi olan osteporoz hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçların geri ödemesi zorlaştırılacak.

Şu anki genelgeye göre heyet raporuyla osteporoz hastaları yaş sınırı olmadan ilaçlarını alabiliyor. Ancak Sağlik Bakanlığı İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü’nün üzerinde çalıştığı taslağa göre sadece heyet raporu olan ve 60 yaş üstündeki kişilerin ilaçları geri ödenecek.

Türk Jinekoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, bu uygulamanın sağlık açısından ciddi risk doğuracağına dikkat çekiyor:
“Türk kadınları 47 yaşında, batılı kadınlara oranla 5 yıl daha erken menopoza giriyor. Araştırmalara göre kadınlar menopaza girdikleri ilk beş yıl içinde kemiklerinin yüzde 40’ını kaybediyorlar. Bu şu anlama geliyor; 52 yaş civarında osteroporoz ortaya çıkacak. 60 yaşına kadar geçen 8 sene içinde bu kişilerin osteporozu ilerleyecek. Kalça ve omurga kırıkları riski artacak. Bu dönemde tedavisiz kalacaklar.”

6 UZMANLIK DERNEĞİ BAKANLIĞA BAŞVURDU
Sağlık Bakanlığı’na bir dosya ile başvuran Türk jinekoloji, üreme tıbbı, ortopedi, fizik tedavi, endokrinoloji dernekleri ile Osteoporoz Hasta Derneği ise uygulamanın hasta açısından ciddi sakıncaları olduğuna işaret ediyor.

Türk Jinekoloji Derneği Başkanı Prof Dr Bülent Tıraş sakıncaları şöyle dile getiriyor:
“Biz uzmanlık dernekleri olarak geniş kapsamlı bir dosya hazırladık, Sağlık Bakanlığı’na başvurduk. Bütçe Uygulama Talimatnamesindeki kısıtlamaların kaldırılmasını ve yeni daha ağır kısıtlamaların gelmemesinin hastalar açısından kadın hastalar açısından daha olumlu olacağını inanıyoruz.”

Osteporoz ilaçları için yılda 30 milyon dolarlık bir harcama söz konusu. Uzmanlık dernekleri tasarrufun osteporoz ilaçlarından değil, antibiyotiklerden yapılması gerektiği görüşünde. Prof Dr. Bülent Tıraş, “Antibiyotiklerle ilgili büyük bir pazar söz konusu. Yıllık tüketim 1.5- 2 milyar dolara yakın bir pazar söz konusu. 30 milyon dolarlıklık osteoporoz ilaçları pazarı 1.5 -2 milyar dolarlık antibiyotik kullanımının yanında çok sınırlı kalıyor. Biz kamu sağlığı açısından osteoporoz hastalığının tedavisinde önemli kısıtlamalara gidilmesini doğru olacağına inanmıyoruz“ diye konuşuyor.

YÜRÜRLÜKTEKİ GENELGEDEKİ SORUNLAR
1 Ağustos tarihinde yürürlüğe giren genelgede de osteoporoz hastalarını olumsuz etkileyen uygulamalar bulunuyor. Osteoporoz hastalarının ilaçları ödenirken osteoporoz sınırına yakın kemik kırığı riski yüksek hastaların ilaçlarının ödemesi yapılmıyor.

Osteoporoz hastalarının kemik kaybı riskinin derecelendirilmesinde T skoru adı verilen bir test uygulanıyor. Prof Dr. Bülent Tıraş“T skoruna göre kemik kaybı -1’e kadar, normal , -1 ile -2.5 arasında ise osteopeni dediğimiz kemik kaybı, -2.5 üzeri ise osteoporoz olarakt anımlanıyor” diyor ve ekliyor:
“Yeni Bütçe Uygulama Talimatnamesi’nde -2.5 üzerindeki kişilere ödeme yapılıyor. Ancak geçtiğimiz yıl -1 ile -2.5 arasında olan kişilere de eğer sağlık kurulu ‘kırık riski vardır’ raporu vermişse bunlara da ödeme yapılıyordu.. Şimdi bunlar uygulamadan kaldırıldı. Ailesinde kemik erimesi olanlar, ya da aşırı zayıflıktan kaynaklanan kemik erimesine yatkın olan kişiler bu tedaviden yararlanamıyorlar. Halbuki T skoru -1 ile -2.5 arasında olan kişilerde de kemik kırıklarında yaklaşık 4 kat artış söz konusu. Sağlık kurulu uygun görmüşse ‘kırık riski vardır’ denmişse bu ilaçların ödenmesi kamu maliyesi açısından yararlı olacak. Özellikle bir kemik kırığı gerçekleştğinde bunu en sık omurga ve kalçada görüyoruz. Kalça kırığı çok sıkıntılı bir durum bu kişilerin yüzde 40’lık bir bölümü hayatlarını hemen kaybediyorlar. Geri kalanlar ise 6 aya varan sürelerde hastanelerde yatmak zorunda kalıyorlar. Kalça protezi takılıyor. Bu yüzden eski uygulamaya dönülmesinde yarar var.”

 

Bu habere oy ver
Düşük
1 Puan 2 Puan 3 Puan 4 Puan 5 Puan 6 Puan 7 Puan 8 Puan 9 Puan 10 Puan
Yüksek
     •  En çok puan alan haberler

Yazdır Gönder Görüş yaz/ oku

Bütün Görüşleri Oku

Ana Sayfa | Türkiye | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür Sanat | Doğal Hayat | Eğitim | Moda
Spor | Hava Yol | İletişim | Yardım | İzleyici Görüşleri | Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları