Home page
Haber Menüsü


Güneydoğulu kadından mektup var!  
  1997 yılında kurulan Anakültür, öncelikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne yönelik olarak, kadınların sosyo-kültürel kalkınma sürecine katılımını arttırmak üzere çalışıyor.

Ayzen Atalay
NTV-MSNBC
 
   8 Mart —  Batman’da kadınların intiharları halen sürüyor. Sadece Batman’da değil, intihar, Güneydoğu’daki kadınların tümünün karşı karşıya kaldığı bir tehlike. 

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Güneydoğu’daki kadınlara destek olmak için çalışan Anakültür Gönüllüleri’nin çıkardığı Anahaber isimli bülten de bunu destekliyor. Anahaber’de bir mektup var. Güneydoğu’dan gelen... Orada yaşananları anlatan. İki yıl önce basının gündeminde olan konu gündeme tekrar gelmeyince herkes “herşey çözümlendi” gibi kabullendi.
       Fazla söze gerek yok; Güneydoğu’da yaşayan bir kadının yazdığı bu mektup aşağıda. Mektubun yazarı da kızkardeşi de genç yaşlarına rağmen kararlı ve bilinçliler. Ne bulurlarsa okumuş, kendilerini o kısıtlı şartlar altında bile geliştirebilmişler. Belki de bu yüzden daha çok acı çekiyorlar kim bilir?
       Yazdıkları yüzünden zarar görmemesi için ismi ve kişisel bilgilerini yayınlamıyoruz.
       
GÜNEYDOĞU’DAN MEKTUP VAR!
       .......’tan merhaba sayın çok değerli Anakültür Yöneticileri. Benim adım ..... Doğma büyüme ....... ilçesi, .........’yım. Ben 20 yaşındayım. Bu 20 sene içerisinde kadınlarımızın o kadar ölümünü ve intiharını ve yaralarını, o kadar gördüm ki, sayısız. Kısacası bu iki ay içerisinde iki kadının intiharını duydum. Biri Şeyhan’da, diğeri ise halamın kızı, hemen yanıbaşımda. Şeyhan’daki kadın hakkında fazla bilgi bilmiyorum. Ama size canımdan çok tanıdığım ve sevdiğim R’ın ölümünü anlatmak istiyorum. R, 24 yaşını daha doldurmamış. İki kız çocuğu var, biri 3 yaşında biri 1 yaşında. Ana kokusunu bilmeden ana sevgisini tatmadan, küçük yaşta annelerini kaybettiler. R, bedenine 8 kurşun doldurdu. R artık ne kocasına ne de komşularına daha fazla dayanamayıp çareyi intihar etmekte bulmuş.
       R’nin talihsizlikleri hep üstüste geldi. R’nin annesi 7 sene önce 8 çocukla birlikte kocası tarafından sokağa atıldı. Yedi senedir çalışıp çabalayıp çocuklarına bakıyor. R’nin babası memurdu, içkici kumarbaz ayyaşın biriydi. Annesi ise dünya güzeli, dünya tatlısı, dünyanın en fedakar annesi. Babası aldığı bütün parayı kumara yatırıyor, içkiye veriyor, her gün karısını çocuklarını öldüresiye dövüyordu. Kadın, 16 sene bu işkenceye katlandı. Çocukları için kendini feda etti. Üç tane kızı, 5 tane oğlu var. Çocuklarından en çok sevdiği, en büyükleri R’dı.
       R, babasının evinden onu istemeye gelen A. Tarafından zorla kaçırıldı; ister istemez babasının korkusu yüzünden. Bir daha eve dönemedi. Alnına yazılanı kabul etti. Babası dilediğince başlık parası alıp cebine koyup içki ve kumar masalarına bıraktı. Ve bir daha kızıylan konuşmadı.....
       ......R’nin annesinin çektiği çileyi hiçbir kadın çekmedi; R bile çekemedi. Annesi çok dayandı. Taa ki bir telefon ile kızının vurulduğunu öğrendi, vurulmadan bir hafta önce kızına 1 valiz eşya, kızı damadı ve torunları için bayramlık gönderdi. Ve iki demet çok güzel canlı çiçek gönderdi. R çektiği çileleri kimseye anlatmıyor, derdini kimseye diyemiyor, küsüp gidemiyor. Babası onunla konuşmuyor, annesi ise uzakta ve kendi derdini annesine diyemiyor. Çünkü acı çekmesini istemiyor. Küsüp gitse, herkes”annesinin kızıdır, ondan ne beklenir” korkusu ile yıllarca acılar içinde kıvrandı durdu. R kaçırıldığı halde, zaman geçtikçe kocasını çok sevmeye başladı. Etraftaki insanlar bu sevgiyi onlara çok gördü; karı kocayı birbirine düşman ettiler. R, 20 Ramazan Çarşamba günü öğleyin iki çocuğunu komşularına bırakıp-kocasıylan bir yıldır sürekli kavga ediyordu- o gün de kocasıyla kavga etti. R öbür odaya gidip silahı göğsüne dayayıp 8 acımasız kurşunu bedenine döktü. Söylediği tek söz “kendimi öldürdüm, kızlarıma iyi bakın. Kocamdan davacı olmayacağım ama adalet yerini bulsun.” Kocası evde olduğu halde karısını kucağına alıp hastahaneye koşmadı. Komşular ambulans çağırıp R’yı hastaneye yetiştirdiler. Ama ne fayda ki ....... Sağlık Merkezi’nde pamuk olmadıktan sonra! İlçeden pamuk toplayıp R’ın 8 yarasına koydular. R’ı, ....... Devlet Hastanesi’ne sevkettiler. .......’a 2.-3 saatlik yol gidene kadar, ........’a vardıktan sonra yarım saat sonra R bu dünyadan göç etti. Bütün kadınların başı sağolsun.
       R kan kaybından ve ihmal yüzünden öldü. İnsan hakları, kadın hakları diye birşey yok! Ey R, yüreğimi parçalayıp giden R, seni kanlar içinde mi görecektim! Kadınlar gününde biz böyle mi bütün dünyaya seslenmiştik? Kadınlar seni vursun, öldürsün diye mi seslendik? Ey annesinin belini kıran R. Annen sana telefon açıp, bayramlık eşyalarını aldın mı diye soran, senin ölüm haberini alan R. Annenin mükafatı bu muydu R? O yılın annesi ve bütün yılın annesiydi. (Cenaze için gelen R’nin annesi arabadan indiğinde) köylülere şöyle seslendi: “Duyun beni, duyun bu feryadı mı, duyun beni, duyun acılarımı; mutluluk sanmayın bu yaşantımı, ezildim bugüne kadar. Aldatıldım, terk edildim, 8 çocuklan çırılçıplak kaldım. Çocuklarım için savaştım. Ben mi çocuklarımın ölümünü görecektim. Yoksa çocuklarım mı benim ölümümü görecekti?” Nerde insan hakları, duyun bu feryatları, bitmiyor kadınların çilesi, gözyaşları. Nerde, nerde kadın hakları? Bu intiharlara kim son diyecek?....
       ..........Soruyorum bu soruyu tüm Türkiye’ye; hele hele tüm kadınlara, kafelerde diskolarda keyif çatan insanlara, sizler kendinize oyalanacak bir şey ararken. Biz yastayız, Güneydoğu’daki kadınlarımızı teker teker kaybediyoruz. İçimdeki acıyı, ızdırabı biliyor musunuz? Cahil, görgüsüz, okumasız ve yazmasız olduğumuz için. Siz bir can taşıyorsanız biz bir can taşıyoruz, siz bir dert çekiyorsanız, biz bin dert çekiyoruz. Ama artık ne bir can, ne de bin dert yükü kaldıramıyoruz. Ama ben pes etmeyeceğim. Eğer bir gün benim intihar ettiğimi duyarsanız, bilin ki pes ediyorum. Bardağı taşıran son damla oluyor. Ve bilin ki o son damlaya her geçen gün daha da yaklaşıyoruz. Bana gönülden katılan tüm insanlara çok teşekkür ediyorum.
       Hele özellikle Anakültür Ailesine en derin teşekkürlerimi sunuyorum. Eğer ki şu ana kadar ayakta kalmışsam ve de benim gibileri, Anakültür Ailesi sayesinde kalmışız hayatta. Eğer bize sahip çıkamazsanız, Anakültür Ailesine sahip çıkın, çünkü onlar bize her zaman sahip çıkar.
       Bu derdimi az bile olsa benden aldığınız için tüm Anahaber okurlarına çok teşekkür ediyorum. Sevgiylen, Saygıylan, Mutluylan, Özgürlen, Dostluklan, Barışlan, Kardeşliklen, Kansızca, Demokrasi bir ülkede yaşamınızı temenni ediyorum. Sayın değerli insanlarımız, bu bulunduğumuz dünyada ebediyen kalmayacağımızı bilelim. İnsanı insan olarak tanıyalım. Bu insanlar nereye kadar giderler, bu derde ne zaman çare bulunur?
       Birliğe ne zaman kavuşuruz? Yeter değil mi 2003’e doğru? Hep Aşk, para, şan şöhret! Bu insanların başka görevi yok mu? Herkesi birliğe davet ediyorum. Saygılarımı sunuyorum...
       
BİR DİĞER MEKTUP
       Aşağıdaki mektup ise bir başka kadının mektubu... O da Güneydoğu’da yaşıyor... Adalet Budak...Onun mektubu acıyı değil değişimi anlatıyor. Adalet Budak, bir gönüllünün kendisine sağladığı imkanlarla Urfa’dan yola çıktı New York’a gitti... Orada okudu... Ve memleketine geri döndü... Onun bu değişim yolculuğuna çıkmasında destekleyici olan Anakültür gönüllüleri onu şöyle tanıtıyor: Şanlıurfa doğumlu, orta ve yüksek öğrenimini, geleneklere karşı gelerek, kendi imkanlarını kendi yaratarak açık öğrenim aracılığıyla tamamladıktan sonra, Halk Eğitim Merkezi’nden el sanatları eğitmenlik sertifikası aldı; Şanlıurfa-Yakubiye, Çok Amaçlı Toplum Merkezi’nde çalıştığı sırada New York’lu bir Türk işkadınının verdiği cömert ve cesur karar ile özel bursa layık görüldü. Kasım 2000-Kasım 2001 tarihleri arasında New York’da, Cambridge Schools Inc.’de bir yıllık İngilizce kursuna katıldı, diploma aldı. New York’da kaldığı süre boyunca, Birleşmiş Milletler toplantılarında, Anakültür’ü başarıyla temsil etti. Adalet Budak, yalnızca kuruluşumuzu temsil etmek ile kalmadı, doğup, büyüdüğü, kendi kendini yetiştirdiği Bölge’yi ve kadınlarını da en iyi biçimde temsil etti, bu bağlamda New York’da, çeşitli toplantılara çağrıldı, sunuşlar yaptı.
       Adalet aşağıdaki mektubu New York’dan yazdı;
       Bir yıllık lisan eğitimimin ilk altı ayını tamamladığım şu günlerde, Türkiye’ye döndüğümde çalışmak istediğim “Kadın ve Kırsal Kalkınma”ile ilgili alanlarda kendimi geliştirmek istiyorum. Bu amaçla Birleşmiş Milletler’in “Kadın ve Kırsal Kalkınma” ile ilgili birimlerinde staj niteliğinde bir çalışma yapabilme umudu ile söz konusu birimlerin başkanları ile tanıştım ve dikkatimi çeken nokta ise bu birimlerin başkanlarının kadın olması....
       ....Bu görüşmeler sırasında Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan kadınları temsil ediyordum aslında. Bölgelde doğmuş, kadınların cinsiyetlerinden ötürü yaşadıkları sorunları yaşamış, ve bu sorunların bilincinde olup kendine bir çıkış noktası aramaya çalışmış, fikirler üretmiş ve fikirlerini eyleme dönüştürebilmiş bir kişi olarak Birleşmiş Milletler’de Güneydoğu’li kadını anlatıyordum.
       Nasıl anlatılır? Yüzyıllardır birçok zoluğu yaşayan ve yaşamaya devam edecek olan kadının yazgısı anlatılırken söze nasıl başlanır?
       Kırsal alanlarda ve gecekondu mahallerinde yaşayan bir kadın, ailesi erkek çocuk beklerken, kız olarak doğup ailesine kötü bir sürpriz yapar. Şanslı ise okula başlarken nüfus cüzdanına sahip olur. Okula başlar ilkokul üçüncü sınıfa kadar okur ve yine şanslı ise ilkokulu bitirebilir. Ve o meşhur “Gelenekler”in kurbanı olarak eğitim hayatı onun fikri alınmadan sona erdirilir. Çünkü tehlikeli bir cinsiyet taşıyordur, o bir kadındır. Evin bütün iş yükü omuzlarındadır ve kardeşlerine analık eder. Yazın kızgın güneşin altında çalışır ırgattır aslında...
       Çocukluğunu yaşamadan evlenme çağı gelmiştir. Batıda yaşayan akranları liseyi bitirip üniversiteye girme telaşında iken o evlenmiştr ve anne olmak üzeredir. Bir çok sorun yaşar, ama hiçbirisinin bilincinde değildir. Onun eğitime ihtiyacı vardır. Ekmek gibi, su gibi, hava gibi....
       Eğer eğitim alabilme şansı varsa aldığı eğitimi kendi hayatına uygulayabilme bilincine erişmeye ihtiyacı vardır. En önemlisi hayatını kendisi için yaşaması gerektiğini bilmeye ihtiyacı vardır. Anlatmak ve yazmak kadar kolay olabilseydi bunları yaşamak....
       Güneydoğu’lu kadını temsil etmek...
       Belki de farkında olmadan zor bir görev üstlendim. Ama ne demiş Nazım Hikmet: “Sen yanmazsan, ben yanmazsam; Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?”
       
ANAKÜLTÜR
       1997 yılında kurulan Anakültür, öncelikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne yönelik olarak, kadınların sosyo-kültürel kalkınma sürecine katılımını arttırmak üzere, kültürel etkinlikler ve eğitim programları gerçekleştirmekte ve; “kültürlerarası iletişim ve etkileşim” yoluyla, bölgesel farklılıkların giderilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması bağlamında, ulusal ve uluslararası networking ve lobi çalışmaları yapmakta, kampanyalar düzenlemekte, çalışmalarını ve Bölge’ye ait bilgileri, aylık haber bülteni Anahaber aracılığıyla duyurmaktadır.
       Siz ne yapabilirsiniz?
* Bölgede gönüllülerin yürüttüğü çalışmaların yaygınlaşabilmesi için maddi kaynak yaratılmasına katkıda bulunabilirsiniz.
* Bölgeye giden gönüllülere katılıp, sizde paylaşıma katkıda bulanabirsiniz...
* Kendiniz gidemiyorsanız, bir başkasının Bölge’ye gidebilmesi için gerekli minimum ulaşım ve konaklama masraflarına katkıda bulanabilirsiniz...
* Güneydoğu’lu kadınların sesi olmaya çalışan Anahaber aylık bültenini okuyabilirsiniz....
       AYRINTILI BİLGİ İÇİN
       Anakültür:0/212/249 00 26
       www.anakultur.org
       anakultur@superonline.com
       
BÖLGEDE YAŞANAN TEMEL SORUNLAR
       Batman İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nün hazırladığı “Batman’da İntihar Vakaları” isimli rapor, bölgede yaşanan temel sorunları şöyle tanımlıyor;
* Eğitim Koşullarından Kaynaklanan Sorunlar
* Artan nüfus nedeniyle eğitim kurumlarının yetersizliği,
* Bölge olayları nedeniyle teme eğitimden yararlanamayanların çokluğu,
* Eğitime olan önyargının kimi yerlerde hala devam etmesi,
* Okul öncesi eğitimin yetersizliği,
* Öğretmen sıkıntısı,
* Ailede gerekli rehberliğinin yapılamaması,
* Dil nedeniyle oluşan iletişim sorunları,
* İlgisizlik ve ekonomik nedenlerle eğtime devam edemeyen çocukların fazlalığı,
       
       Cinsiyet Ayrımından Kaynaklanan Sorunlar
* Temel eğitime devam eğiliminde cinsiyet ayrımı,
* Erken yaşta evlilik,
* Erkeğin birden fazla eşle evlenmeleri,
* Kızların kendinden çok büyük kişilerle evlendirilmeleri,
* Özellikle kızlara karşı cinsiyet ayrımının belirgin olarak görülmesi,
* Kızların dış çevreye açılamaması,
* Kızların miras hakkını kullanamaması,
* Kızların eş seçiminde ebeveynin karar vermesi,
       
       Sosyo-Kültürel Yapıdan Kaynaklanan Sorunlar
* Geleneksel yapının değişime direnç göstermesi,
* Sosyal-kültürel etkinliklerin yoksunluğu,
* Kent ortamında kırsal kültürün hakimiyeti,
* Yaygın batıl inançlar,
* Akraba evliliğinin yaygın olması,
* Resmi nikahın zamanında ya da hiç yapılmaması,
* Nüfus kaydının zamanında ve doğru yapılmaması,
* Çok eşliliğin devam etmesi,
* Neseb durumundan kaynaklanan sorunlar,
       
DİCLE ÜNİVERSİTESİ’NİN RAPORU
       Dicle Üniversitesi’nin “Batman İlinde İntihar ve İntihar Girişimleri” ile ilgili hazırladığı rapora göre;
* Sadece Batman’da 2000 yılı içinde 31 tamamlanmış intihar ve 99 intihar girişimi oldu. Bu sonuçlara göre Batman ilinde kaba intihar oranı Türkiye ortalamasının yaklaşık 3 katı.
* Bölgede en sık 15-24 yaş grubunda bu eğilim var. Devlet İstatistik Enstitüsü’nün verilerine göre Türkiye genelinde en yüksek oran 65 yaş üstü grupta görülüyor.
* En sık gözlenen nedenler arasında birinci sırad ruhsal hastalıklar, ikinci sırada aile içi geçimsizlikler, üçüncü sırada ise duygusal ilişkiler var. Bunları geçim sıkıntısı diğer nedenler takip ediyor.
* Raporda kadınların, sosyo-kültürel düzeylerinin, ortaya çıkan sorunların çözüm yollarını aramak ve başa çıkma mekanizmalarını kullanma konusunda yetersiz kaldığı belirtiliyor.
       
       Çözüm önerileri arasında şunlara yer veriliyor;
* Ruhsal hastalıkların doğru bir şekilde teşhis ve tedavi edilebilmesi için, birinci basamak sağlık hizmetlerini veren sağlık çalışanlarının bu konudaki bilgi ve duyarlılıklarının arttırılması.
* Söz konusu kişilerin düzenli aralıklarla sağlık çalışanları ve sosyal hizmet uzmanları tarafından izlenmesi, gerekli yardım ve yönlendirmenin yapılması.
* Toplum merkezi ve Çatomlar, bulundukları mahallelerin özellikle genç kız ve kadınlarının devam ettikleri çok amaçlı merkezler olup, çeşitli mesleki beceriler kazandırmanın yanısıra; birarada olma, sorunlarını ifade ve doğru yönlendirme bakımından da genç kız ve kadınlara önemli fırsatlar sağlamaktadır. Toplum merkezi ve Çatom’un bulunduğu mahallelerde intihar/intihar girişimine çok az rastlanmış olmasının dikkat çekmesi nedeniyle, Toplum Merkezi ve Çatom sayısının arttırılarak yaygınlaştırılması.
* Yazılı ve görsel basında, intiharlar hakkında haber çerçevesini aşan ve okuyanları etki altında bırakabilecek nitelikte olan ayrıntılı yazılar ve olaya ilişkin resimlerin yayınını yasaklayan, Basın Kanunu’nun 32. maddesinin uygulanmasına işlerlik kazandırılması.
* Sivil Toplum Kuruluşlarının bu olguya yakın ilgilerinin değerlendirilerek, İl Valilikleri, Üniversiteler, Sağlık ve Milli Eğitim Müdürlükleri ile işbirliği halinde intiharları azaltabilecek çözümlere katkılarının sağlanması.
       
       Batman İl Sosyal Hizmet Uzmanlarının çözüm önerileri arasında ise şunlar var;
* Yerli işadamlarının bölgeye yatırım yapmalarının sağlanması,
* Özellikle ulusal medyanın intihar vakalarını reyting amaçlı kullanmalarının yasaklanması,
* Ulusal medyanın magazin-paparazzi programları için sınırlandırmaların getirilmesi.
* “Danışma ve Rehabilitasyon” amaçlı bir ağın oluşturulması gerekmektedir.Bundan amaç intihar eğilimindeki bireylere ulaşmak, onların ulaşabileceği bir birim olduğunu göstermek ve tedaviye yönelik çalışmalar yapmaktır.
       
 
       
    TOP5 Kriz, kadınları bu sefer daha çok vurdu  
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları