Home page
Haber Menüsü


 
Erken seçim, zor ölüm
 
Tabii, ben de erken seçim istiyorum tabii bir Türk vatandaşı olarak. Bizi bu hale getirenlerin bir an önce çekip gitmesini, Türkiye’ye vizyon verecek, ekonomiyi canlandıracak, üstümüzdeki ölü toprağını silkmeye yardım edecek bir hükümet istiyorum.
 
Atilla Yeşilada
CNBC-E
 
23 Ekim—  Oldum olası erken seçim gecelerini severim. Zaten Türkiye’de her genel seçim gecesi, bir erken seçim gecesidir. Çok partili demokrasi döneminde kira kontratının vadesi dolmadan binayı boşaltmayan parlamento yok.

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

  Seçim geceleri çok eğlenceliydi ben küçükken. Babamla akrabalar toplanır, içilir, tutulan partinin seçim kazanması halinde havaya sıkılacak silahlar yağlanır ve doldurulur, her partinin seçildikten sonra memura ve işçiye dağıtacağına söz verdiği bol keseden zammın oranı tartışılırdı.
       Bir yandan da valideyle ailenin bayan takımı hayat pahalılığından şikayet ederdi. Şimdi de eğlenceli olur bir erken seçim. WEBANİ, gonzo yazar Hunter Thompson’u taklit ederek, gece yarısı siyasileri cepten arayıp absürd sorular sorar, seçim kampanyasına keyifli bir biyolojik terör boyutu getirirdi.
       Cumhurbaşkanı Sezer’in kıyak maaş olayını referanduma sunması erken seçim olasılığını ortaya koydu ve millet birden boşaldı. Basında değerli yazarların çoğu erken seçim istiyor, hadi onları anladık. Ne de olsa basın mensubuyuz, erken seçim diyince hepimizin kulakları kalkar. Ama, halk köşelerine gelen mektup ve e-maillerden yükselen feryat “getirin sandığı önüme”.
       Bende erken seçim istiyorum tabii bir Türk vatandaşı olarak. Bizi bu halen getirenlerin biran önce çekip gitmesini, Türkiye’ye vizyon verecek, ekonomiyi canlandıracak, üstümüzdeki ölü toprağını silkmeye yardım edecek bir hükümet istiyorum.
       
OLUŞUMLAR SEÇİME HAZIR DEĞİL
       İşte orda Afganlar, pardon Afakanlar basmaya başlıyor. Şu anda kurulma aşamasında olan yeni oluşumların hiç biri seçime hazır değil. Büyük bir ihtimalle, bu seçimde de hep tanıdık yüzler başa güreşecek.
       İyi ama, bu zevatların hepsini son 10 yılda denedik. Onların performansını da pek beğenmedik. Sorunlar daha dağ boyu olmamışken reformları başlatamayanlar, bıçak kemiğe dayandığında gereken cesareti gösterebilecekler mi? Yani, biraz daha açık anlatayım: Sizce seçim kampanyalarının ana teması Türkiye’nin içinde bulunduğu bu darboğazdan çıkması için yapılması gereken fedakarlıkların nasıl paylaşılacağı üzerine mi kurulacak, yoksa yine her kesime bol keseden avanta dağıtmak üzerine mi? Bu soruyu çok iyi düşünün.
       Şu anda, Türkiye’nin 21. Yüzyıla girerken iyice derinleşen ekonomik-sosyal-politik sorunlarına çözüm getirecek bir taslağı, masterplanı olan hangi parti var? Eğer, bu soruya cevap bulamıyorsanız, gelenin gideni aratmayacağını nereden bileceğiz? Rus Ruleti gibi vallahi.
       
YİNE DE SEÇİM İYİDİR
       Yine de erken seçim iyidir, yahu, en azından, halkımızın gerçekten ne istediğini görürüz. Daha fazla değişim? Daha fazla reform ve rekabet mi? Yoksa, aslında büyük bir çoğunluk asla geri gelmeyecek “o güzel günlerin” hayalini kuruyor da, hitabet kabiliyeti yüksek ilk popülistin peşine mi takılacak.
       Erken seçimin bir yararı daha var. Ekonomiyi tamamen yıkar. Çok da iyi, olur. Zaten bu yapıyı hiçbirimiz beğenmiyoruz, ağır hasarlı diyoruz, yıkılsın, bir an evvel yenisini yapmaya başlarız. Tabii, altında kaç milyon çalışan kalır, o başka hikaye.
       Diyeceksiniz ki, sen amma hükümet sempatizanı olmuşun yahu, bu ekonomi daha kötü yönetilebilir mi? Piyasalar için en kötü yönetim, yönetimsizlikten iyidir. Etrafta ateş çemberi var, IMF ile çok hassas pazarlıklar yürüyor, AB ile yine kritik bir dönemeçteyiz, biz en az 4-5 ay işi-gücü bırakacağız, seçimle uğraşacağız. Bu hükümetin üyelerinin kamuoyu yoklamalarındaki durumu malum, yüksek bir ihtimalle yeni parlamentoda çok yüksek sayıda temsil edilmeyecekler.
       Peki, geri gelmesi çok şüpheli olan bir hükümeti ne kadar takar bürokrasi? IMF, kimden kemer sıkma programının uygulanacağı konusunda söz alabilir?
       
EKONOMİ SENARYOLARI
       Ben size erken seçim durumunda ekonomik senaryoyu şöyle bir çizeyim-opsiyonlu yaptım ki, seç-beğen-al yapın. IMF, herhalde bize bu programdan kalan kredileri verir. Zaten, vermezse, aniden rigor mortis. Ama, verdi farz edelim.
       Gelecek sene borcun nasıl ödeneceği sorusu yine muallakta kalacak. Hazine bono satmakta biraz zorlanmaz mı? Hele, seçim kampanyasında yine “Gelir gelmez iç borcu konsolide edeceğiz, sizi bu rantiyelerden kurtaracağız” edebiyatı başlarsa, iç borcu döndürmek belki birazcık zorlaşabilir.
       Tabii, TCMB bu ortamda kendisine yeni verilen özgürlüğü kullanır, para kaynaklarını kısıtlı mı tutar, yoksa, iç borcu monetize mi eder, o da ayrı bir soru. Sizce, millet TCMB’nin ne yapacağını bekler mi, yoksa “neme lazım” deyip yallah-billâh dövize mi saldırır? Size bir soru daha.
       Erken seçim sürecinde faizler düşer mi çıkar mı? Çıkarsa, iç borçta konkordato ilan etmek kaç ay sürer? Ya da, kaç şirket bankalara borcunu ödeyebilir? Eğer, kamuoyu yoklamalarında başta giden parti biraz anti-IMF, anti-daralmacı bir söylem tutturursa, Türk Lirası bilfiil tedavülden kalkar mı, kalkmaz mı? Yani, erken seçim iyi hoşta, umarım zor ölüme dönmez.
 
       
    TOP5 Bankaların kara tahtaları siliniyor  
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları