|
Geçtiğimiz aylarda, Amerikan istihbaratı Ladinin nerede olduğu ve nasıl hareket ettiği yönünde daha çok bilgi almaya başladı. Ancak, yine de Amerikalı yetkillerin günlerce Ladinin izini kaybettiği oluyor. 16 Eylülde ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Bin Ladinin nerede olduğunu bilmediklerini açıkladı.
NASIL HABERLEŞİYOR?
Terörist Usama bin Ladin için en büyük problem iletişim. Amerikanın, Hint okyanusu üzerindeki Inmarsat-3 uydusu ile konuşmalarını takip edebildiğini fark eden Ladin, uydu telefonu kullanmayı bırakmak zorunda kaldı. Amerikanın Ladinin iletişimini engellemelerine, Afrikadaki büyükelçiliklerin bombalanmasının ardından yapılacak tebrik telefonlarını durdurması örnek gösterilebilir.
Bin Ladin, iletişimde, 19 ve 20. yüzyılların araçlarını başarılı bir şekilde birleştiriyor. Ladinin kuryeleri genellikle şifreli disketler taşıyıp, üçünçü ülkelerde buluşuyorlar. Hedefteki ülkenin örgütüne ulaştırıldığı zaman disketlerin şifreleri çözülüyor.
Ladin, uzaktan kullanılan faks ve elektronik posta yöntemini de kullanıyor. Ayrıca, El- Kaide, kimlikleri gizlemek amacıyla kod isimler kullanıyor. Örgüt içi haberleşmelerde, Ladin, Şeyh, Hacı, Abu Abdullah ve Yönetici kodlarıyla tanınıyor. Yine, büyükelçiliği bombalayanların elebaşı, Fazıl Abdullah Muhammed en az üç takma isim kullanıyor. Dünya Ticaret Merkezi saldırılarının başındaki isimlerden Remzi Yusufun da 15 isim kullandığı ve 11 pasaporta sahip olduğu belirtiliyor. El-Kaide, Amerikan pasaportu, dünyada dolaşım kolaylığı sağladığı için, kuryelerini genellikle Amerikan pasaportuna sahip olanlardan seçiyor.
AFGANİSTAN DIŞINA SEYAHAT EDEBİLİYOR MU?
Bin Ladinin birçok uçağa giriş yapabileceği, böylece Afganistan dışına çıkabileceği belirtiliyor. Bin Ladin, Afganistandaki sürgün hayatına başlamadan önce İslam dünyasının birçok ülkesinde jetlerle seyahat ediyordu.Ayrıca, Ladinin kendine ait de bir jeti olduğu belirtiliyor.
EL-KAİDENİN YAPILANMASI NASIL? | |
|
Çok dikkatli hazırlanan operasyonlar için bazen aylarca hatta yıllarca planlama yapılıyor.
Örneğin;
1993deki Dünya Ticaret Merkezini bombalayanlar binayı iki kez gözden geçirdiler. Sadece güvenliği değil, patlamaların en çok zarara yol açacağı binanın temellerini incelediler.
Doğu Afrikadaki bükelçilikleri bombalarken, elçiliğe defalarca telefon açıp uyardıktan sonra verilen yanıtı gözlemlediler.
1995de Etiyopyada, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübareke düzenlenen suikast, iki yıl öncesinden Mübarek için alınan önlemlerin gizlice izlenmesi sonucunda gerçekleştirildi. Benzer bir şekilde, ABD Başkanı Clintonun, 1994 yılında yaptığı Manila ziyaretindeki güvenlik önlemlerini, Pasifik Zirvesi için 2 sene sonra başkente tekrar geleceklerini bilen örgüt elemanları, kameraya çekti. Video kasetler daha sonra Sudanda yaşayan Ladine gönderildi.
OPERASYONLAR NE KADAR SÜREDE PLANLANIYOR?
En kısası 4 ile 6 ay arasında bir zaman alıyor. Ama, bazı saldırılar, yıllara dağılan bir zaman diliminde planlanıyor. Mesela, Afrika Büyükelçiliği bombalamaları 1993 yılında yani saldırıdan 5 yıl önceden hazırlanmaya başlanmıştı.
OPERASYONDA İŞ BÖLÜMÜ NASIL?
Bütün operasyonların planlama üniteleri ve infaz üniteleri var. Sadece bazı durumlarda, saldırıyı uygulamadan haftalar öncesinde infaz ünitesi olay yerine gidiyor. Çoğu zaman, 1993 deki Dünya Ticaret Merkezi ve Afrika Büyükelçiliğindeki bombalama olaylarında olduğu gibi dışarıdan bir kişi, yerel teröristleri harekete geçiriyor. Bir hücrede, nadiren 10dan fazla kişi oluyor.
Bombacılar da genellikle 30 yaşından büyük olmuyor. Planlar bir yerde, bomba ise başka bir yerde yapılıyor. 1993deki Afrika Büyükelçiliğindeki bombalı saldırı New Jerseyde bir apartmanda planlandı; malzemeleri garajda biraraya getirerek bomba yapıldı.
Nairobi olayında ise planlar, şehir merkezindeki bir otelde; bomba ise banliyöde bir villada hazırlandı.
OPERASYONUN MALİYETİ NE KADAR?
Teröristlerin parasını takip eden bir Hazine yetkilisi, Terorizm pahalı bir spor değil diyor.
1993deki Dünya Ticaret Merkezi saldırıları, satın alınan malzemeler, bombalamada kullanılan kamyonet, araba, kiralanan iki apartman dairesi, garaj ve uçak bileti dahil olmak üzere toplam 18 bin $a maloldu. Bu masrafa dahil olmayan tek harcama ödenmemiş 6 bin $lık telefon faturası.
Büyükelçilik bombalamaları sırasında, CIA, Ladinin malvarlığının 300 milyon $ olduğu tahmininde bulunmuş; ancak, daha sonra, bu rakam büyük ölçüde aşağıya çekilmişti. Yine de ladinin on milyonlarca dolarlık bir malvarlığı olduğu belirtiliyor.
BİN LADİN BİR SEFERDE TEK BİR HEDEF ÜZERİNDE Mİ YOĞUNLAŞIYOR?
Bir yetkilinin yaptığı açıklamaya göre, Ladin, aynı anda birkaç saldırı planlıyor. ABD yetkilileri, Kenya ve Tanzanyadaki büyükelçiliklerin bombalanması olayını, dünyanın başka başkentlerindeki bombalama olaylarının takip ettiğini hatırlatıyor. Örneğin, Arnavutlukun başkenti Tirandaki bir saldırı, gerçekleşmeden günlerce önce engellenmişti. Kısacası, Ladinin, bir dizi organize saldırı yapabilecek güçte olduğu biliniyor.
EL-KAİDE İÇİN OPERASYON GÜVENLİĞİ NE KADAR ÖNEMLİ?
Yetkililere göre çok fazla. Genelde, eğer ajanlar beklenmeyen bir şeyle karşılaşırlarsa, operasyonun güvenliğini bozmamak için ilk adıma geri dönerler. Operasyonlarla ilgili konularda çok az özerklik vardır ve planlardaki değişiklikler üst düzey yetkililerce onaylanmak zorundadır. Kıdemli bir istihbarat görevlisinin ifadesine göre, operasyonu yapan birimin lideri, daha üst düzey bir yetkiliye danışmaksızın saldırı planını iptal edebilir.
Bir diğer yetkili ise, örgütün hızlı ve atik olmadığını, planları bozulduğunda tekrar organize olmalarının aylar aldığını belirtiyor. Yetkiliye göre bu süre dört ya da altı ayı bulabiliyor. Çünkü örgüt, operasyonun güvenliğini zamana yeğliyor.
ABD, LADİNİN OPERASYONLARINA KARŞI HİÇ BAŞARI SAĞLADI MI?
CIA Başkanı George Tenet, ayrıntılara değinmeksizin, CIAin Amerikalılara karşı planlanan pek çok saldırıyı engellediğini açıkladı. Amerikan yetkilileri, engellenen bu saldırıların Bin Ladin tarafından planlanan saldırıları da içerdiğini doğruluyor.
Ağustos 1998deki Amerikan Büyükelçiliğinin bombalanması olayının ardından, Avusturalya ve Antartika kıtası hariç bütün dünyada 100den fazla Bin Ladin ajanı tutuklandı.
Amerikan Büyükelçiliğine yapılan bombalı saldırının komplocusu olmakla suçlanan tutuklu beş kişi, New Yorktaki duruşmalarını bekliyor. Bir başka suçlununsa Londradan iadesi bekleniyor.
Engellenen saldırılar arasında, bu yılın başında Londradaki ABD binalarına yapılması planlanan bir saldırı ve geçen yaz Washingtondaki FBI Merkezini hedef alan terörist bir eylem de yer alıyor.
Pentagondan bir yetkili, Bin Ladin için, Onu durduruyoruz; ama o her seferinde geri geliyor diye konuşurken, Beyaz Saraydan bir yetkili ise, Ladinin ABDyi karşı karşıya bıraktığı tehlikenin tahmin edilemez olduğunu ifade ediyor.
Diğer yandan, Bin Ladinin izini süren bir Pentagon yetkilisi, Ladinin bazı gizli birimleri yeniden canlandırdığını ve yeni birimler oluşturduğunu söyledi. Bu yetkili, Uzun zaman için onunla uğraşacağız; çünkü Ladinin organizasyon kapasitesi gelişmeye devam ediyor diye konuştu. Peki Bin Ladin olmak zor mu? Yetkili bu soruya evet yanıtını veriyor; Ladin devamlı yer değiştiriyor. Bu şekilde işleri idare etmek zor. Telefon kullanmıyor. Sürekli kaçıyor. Ama hala orda bir yerlerde.
OPERASYONLAR BOMBALI SALDIRILARLA MI SINIRLI YOKSA NÜKLEER, KİMYASAL YA DA BİYOLOJİK SALDIRILAR DA PLANLANIYOR MU?
İstihbarat, askeriye, acil durum yönetimi ve ulusal güvenlik kurumlarından yetkililer, Bin Ladinin faaliyetlerinin yayıldığı görüşünde birleşiyorlar. Planlanan suikastlerde temas yoluyla nüfuz eden zehirler kullanmak, temel kimyasal ve biyolojik maddeler ele geçirmek ve radyoaktif maddelere ulaşmak Ladinin amaçları arasında yer alıyor.
Bir yetkilinin büyüleyici olarak nitelendirdiği en yeni bilgi ise, Ladinin eski bir strateji olan suikast taktiğine geri dönebileceğine işaret ediyor.
Ladinin izini süren bir Pentagon yetkilisi, teröristlerin kralı olarak adlandırdıkları Ladinin, çoğu kez otopside bile tespit edilmesi imkansız olan ve KGBnin kullandığına benzer, deri yoluyla nüfuz eden zehirler ele geçirmekte olduğunu belirtti.
Pentagon yetkilisi, aynı zamanda, 1990ların başında Ladinin ve El-Kaidenin, Mısır Devlet Bakanı Hüsnü Mübarek, Pakistan Başbakanı Benazir Butto ve Ürdün Prensi (şu anki Ürdün Kralı) Abdullaha suikast girişimlerinde bulunduğunu, örgütün aynı zamanda Papa John Paul ve Amerikan Başkanı Clintonı da öldürmeyi planladığını ifade etti.
ABD İstihbarat raporları, Bin Ladinin, eğitim kamplarında teröristlerin, suikast ve adam kaçırma konusunda da eğitildiğini gösteriyor.
Ladinin casuslarının iki kez nükleer maddeler ele geçirme girişiminde bulunduğunu hatırlatan bir yetkili, Bin Ladin ve örgütünün her türlü maddeyi ele geçirmeye çalıştığını söylüyor. 1993te, Bin Ladinin Almanyadaki operasyonu Sovyetler Birliğinde zenginleştirilmiş uranyum almayı denerken, bir karşı operasyonun kurbanı olmuştu. Bir yıl sonra, benzer bir girişim daha başarısızlıkla sonuçlandı. Bu girişimlerden sorumlu olan Bin Ladin ajanları Memduh Salim ve Remzi Yusuf, ABDde tutuklu bulunuyor.
Ayrıca, Rus İstihbaratı, ABDye, Bin Ladinin küçük bir bölgeye ölümcül maddeler saçabilen radyolojik bir dağıtım aygıtı ya da bir kirli bomba yapmak için Çeçen isyancılardan radyoaktif maddeler aldığını bildirdi.
Ancak yetkililer, Ladin örgütünün bu denli üst düzey bir teknolojik bilgiye sahip olmadıklarına ve kimyasal maddelerin kullanılmasının düşünülenden çok daha zor olduğuna dikkat çekiyor.
Bir yetkili, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Sonuçta, Saddam Hüseyin nükleer silahlar için 8 milyar dolar harcasa da bu hiç bir işine yaramadı. Ladin, bu maddelerin nasıl kullanılacağını bilmiyor. Bin Ladin sürekli yer değiştirdiğinden, plütonyumu yeniden işlemden geçirdiğine çok da inanmıyoruz. diyor. Diğer yandan, yetkili, Ladinin bir şey bulması durumunda, bunu kullanmakta tereddüt etmeyeceğini de sözlerine ekliyor.
NEDEN LADİNİN YAKALANMASINA ÇALIŞILMADI?
Yönetimden kıdemli bir yetkili, Ladinin peşini bırakmamak konusunda ciddi olduklarını, aynı şekilde Ladinin de onların peşini bırakacak gibi görünmediğini belirtti. Yetkili, Onu yakalayabilirsek yakalayacağız. Fakat bu uzun süre karşılıklı hareketler şeklinde gidecek. diye konuştu.
Pentagondan bir yetkili ise ABD Delta Gücü personeli her an böyle bir göreve hazır mı? sorusuna ise Henüz değil diye cevap veriyor. Bu konuda karşılaşılan en büyük sorunun, Ladinin nerede olduğu konusunda anında bilgi alma gerekliliği olduğu belirtiliyor.
LADİNİN SAĞLIĞI NASIL? BİRKAÇ AY ÖNCE, ÖLÜMCÜL BİR HASTALIĞI OLDUĞU SÖYLENDİ. BU HABERLER DOĞRU MU?
Terörle mücadele birimlerinden kıdemli bir yetkili, CIAin en son raporu, Ladinin hastalık hastası olduğunu ve seçtiği stresli yaşam tarzının kendini farklı şekillerde gösterebileceğini bildiriyor.
Bununla birlikte, Ladinde kalp büyümesi ve kronik kan basıncı düşüklüğü olduğu, Ladinin bir çatışma sırasında da ayak parmaklarından birini kaybettiği biliniyor. Ladin yanında sürekli bir doktor bulunduruyor.
BİN LADİN NEDEN AMERİKAYA KARŞI FETVA YAYINLADI?
Amerikan İstihbarat yetkilileri, Bin Ladinin 1980lerin ortalarında ABDye sırıtnı dönmeye başladığına inanıyorlar. Bu dönemde Ladin, hala CIAden yardım ve eğitim alıyordu. Bu eğitim daha sonra, Ladin ve diğer İslami gruplara Afganistandaki Sovyet Ordusuna karşı yardımcı olacaktı.
CIA, yardımlarını Pakistan gizli servisi ISI üzerinden Afganistandaki çeşitli birliklere kanalize ediyordu. Bu birliklerden birinin MAK olduğu biliniyor.
1984te, Bin Ladin MAKtan ayrıldı ve daha radikal bir örgüt kurdu. Bu örgüt, Bin Ladinin, İsrailden ABD ve Sovyet Birliğine kadar her türlü yabancı etki altındaki İslam uluslarının özgürlüğüne adadığı, İslamın katı ve köktenci bir versiyonunu uygulamayı amaçlıyordu. Ladini özellikle çileden çıkaran konu ise, Amerikanın Körfez Savaşından beri Suudi Krallığıyla olan sıcak ilişkileriydi.
Ladin ilk halk fetvasını Körfez Savaşından hemen sonra yayınladı.
Usame Bin Ladin, özellikle, Amerikalı ve Avrupalı askerlerin, İslamın kutsal şehirleri olan Mekke ve Medinenin bulunduğu Arap Yarımadası üzerindeki varlığından rahatsızdı. Amerikan İstihbarat makamlarına göre, bu tarihten sonra Ladin, Amerikalılara, Avrupalılara, İsraillilere ve Ruslara karşı bugüne kadar görülmemiş bir saldırı kampanyasının arkasında yer aldı.
1998de, Ladin, sivil hedefleri de dahil etmek amacıyla fetvasını genişletti:
Amerikalıların ve diğer müttefiklerinin ( sivil ve askeri ) öldürülmesi, imkanı olan tüm Müslümanlar için hangi ülkede olurlarsa olsunlar, bireysel bir görevdir. Amaç, Kudüsteki El-Aksa Camii ile Mekkedeki Kutsal Camiiyi onların kontrolünden kurtarmak ve Müslümanları tehdit etmelerini engellemek için İslam topraklarından ordularını çıkarmaktır. Her şeye gücü yeten Allahın adıyla, Dindarlarla bir olup savaşanlara karşı bir araya gel ve savaştan geriye hiçbir gürültü ya da baskı kalmayana ve adalet üstün gelene kadar Allaha güven, fetvanın bir bölümünü oluşturuyor.
Bin Ladin ekliyor, Biz Allahın yardımıyla, Allaha inanan ve Allahın emirlerine itaat edip ödüllendirilmek isteyen tüm Müslümanları, Allahın emri ile Amerikalıları öldürmeye ve paralarını nerede ve ne zaman bulurlarsa bulsunlar yağmalamaya çağırıyoruz. Ayrıca, Müslüman ulemasını, liderlerini, gençlerini ve askerlerinin, Şeytanın Amerikan üslerine ve Şeytanın işbirlikçilerine saldırarak ve arkasındakileri yerlerinden çıkartarak bir ders almalarını sağlamalarını istiyoruz
| |