Home page
Haber Menüsü



 
 
Sorularla Bin Ladin  
Bir zamanlar, Sovyet ordusuna karşı savaşan CIA müttefiği Bin Ladin, artık Amerikan tarihinin en ölümcül terörist saldırısının başzanlısı.  
   
MSNBC INTERACTIVE
 
    20 Eylül—  NBC’nin araçtırmacılarından Robert Windrem, Suudi asıllı milyarder teröristin “En çok Aranan” listesindeki yükselişinin izini sürdü ve ‘Ölü ya da diri’ aranan Ladin ile terörist ağı El-Kaide hakkında bazı sorulara yanıtlar sundu.  

   
 
NTVMSNBC Reklam  
 

 
USAME BİN LADİN NEREDE?
       Suudi Arabistan doğumlu dolar milyarderi, 1996’dan beri Afganistan’ın radikal Taliban rejimi tarafından korunuyor. En son, Afganistan’ın doğusunda Calalabad’da görüldü. Haftada üç ya da daha çok kez yer değiştirip, izini kaybettirmeyi başarıyor. Milyarder terörist, çamur kulübelerde, çadır şehirlerde ve mağaralarda yaşıyor. Bin Ladin’e, yer değiştirmeleri sırasında, ağır silahlı korumalar ve uçaksavar silah yüklü kamyonlar eşlik ediyor. Çoğu kez Ladin’e birden çok yer hazırlanıyor, Ladin son anda birini seçiyor.
       
AMERİKAN İSTİHBARATI NASIL TAKİP EDİYOR?


       Geçtiğimiz aylarda, Amerikan istihbaratı Ladin’in nerede olduğu ve nasıl hareket ettiği yönünde daha çok bilgi almaya başladı. Ancak, yine de Amerikalı yetkillerin günlerce Ladin’in izini kaybettiği oluyor. 16 Eylül’de ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney, Bin Ladin’in nerede olduğunu bilmediklerini açıkladı.
       
NASIL HABERLEŞİYOR?
       Terörist Usama bin Ladin için en büyük problem iletişim. Amerika’nın, Hint okyanusu üzerindeki Inmarsat-3 uydusu ile konuşmalarını takip edebildiğini fark eden Ladin, uydu telefonu kullanmayı bırakmak zorunda kaldı. Amerika’nın Ladin’in iletişimini engellemelerine, Afrika’daki büyükelçiliklerin bombalanmasının ardından yapılacak tebrik telefonlarını durdurması örnek gösterilebilir.
       Bin Ladin, iletişimde, 19 ve 20. yüzyılların araçlarını başarılı bir şekilde birleştiriyor. Ladin’in kuryeleri genellikle şifreli disketler taşıyıp, üçünçü ülkelerde buluşuyorlar. Hedefteki ülkenin örgütüne ulaştırıldığı zaman disketlerin şifreleri çözülüyor.
       Ladin, uzaktan kullanılan faks ve elektronik posta yöntemini de kullanıyor. Ayrıca, El- Kaide, kimlikleri gizlemek amacıyla kod isimler kullanıyor. Örgüt içi haberleşmelerde, Ladin, ‘Şeyh’, ‘Hacı’, ‘Abu Abdullah’ ve ‘Yönetici’ kodlarıyla tanınıyor. Yine, büyükelçiliği bombalayanların elebaşı, Fazıl Abdullah Muhammed en az üç takma isim kullanıyor. Dünya Ticaret Merkezi saldırılarının başındaki isimlerden Remzi Yusuf’un da 15 isim kullandığı ve 11 pasaporta sahip olduğu belirtiliyor. El-Kaide, Amerikan pasaportu, dünyada dolaşım kolaylığı sağladığı için, kuryelerini genellikle Amerikan pasaportuna sahip olanlardan seçiyor.
       
AFGANİSTAN DIŞINA SEYAHAT EDEBİLİYOR MU?
       Bin Ladin’in birçok uçağa giriş yapabileceği, böylece Afganistan dışına çıkabileceği belirtiliyor. Bin Ladin, Afganistan’daki sürgün hayatına başlamadan önce İslam dünyasının birçok ülkesinde jetlerle seyahat ediyordu.Ayrıca, Ladin’in kendine ait de bir jeti olduğu belirtiliyor.
       
EL-KAİDE’NİN YAPILANMASI NASIL?


       Bin Ladin, takipçileri tarafından “emir” ya da “prens” olarak adlandırılan, bağlılık yeminleri yapılan ‘karşı konulmaz’ bir lider. Ladin’in adamları, bağlılık yeminlerini bozacak bir harekette bulunurlarsa, ölüm cezasına çarptırılıyorlar.
       Ladin’in altında en yetkili teğmenlerden oluşan bir ‘Şura’ ya da ‘danışma kurulu’ bulunuyor. En yakın iki adamı da Mısır’lı, Ayman el-Zawahiri, cerrah ve El-Cihad’ın lideri, Mısır’da 1995 yılında gerçekleşen turist katliamının sorumlusu. Bir diğeri ise El-Cihad’ın üyesi olan askeri kumandan Muhammed Atef.
       Danışma kurulunun “Fetva” heyeti ise terörist saldırıların gerçekleştirlmesi kararınıveriyor.
       
EL-KAİDE NEREDE?
       El-Kaide, ABD dahil olmak üzere 20 ülkede hücreleri olan ancak toplamda 60 ülkede faaliyet gösteren bir örgüt. Afganistan ve Sudan’da, 1994 yılında, Mısır’lı, Cezayir’li ve Filistin’li sertlik yanlıları tarafından operasyon eğitim merkezleri kuruldu. El-Kaide’nın aktif örgütlenmelerinin olduğu ülkeler ise Pakistan, Afganistan, Kosova, Çeçenistan, Filipinler, Mısır ve Tunus.
       
EL-KAİDE NASIL İŞLİYOR?


       Çok dikkatli hazırlanan operasyonlar için bazen aylarca hatta yıllarca planlama yapılıyor.
       Örneğin;
* 1993’deki Dünya Ticaret Merkezini bombalayanlar binayı iki kez gözden geçirdiler. Sadece güvenliği değil, patlamaların en çok zarara yol açacağı binanın temellerini incelediler.
* Doğu Afrika’daki bükelçilikleri bombalarken, elçiliğe defalarca telefon açıp uyardıktan sonra verilen yanıtı gözlemlediler.
* 1995’de Etiyopya’da, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’e düzenlenen suikast, iki yıl öncesinden Mübarek için alınan önlemlerin gizlice izlenmesi sonucunda gerçekleştirildi. Benzer bir şekilde, ABD Başkanı Clinton’un, 1994 yılında yaptığı Manila ziyaretindeki güvenlik önlemlerini, Pasifik Zirvesi için 2 sene sonra başkente tekrar geleceklerini bilen örgüt elemanları, kameraya çekti. Video kasetler daha sonra Sudan’da yaşayan Ladin’e gönderildi.
       
       
OPERASYONLAR NE KADAR SÜREDE PLANLANIYOR?
       En kısası 4 ile 6 ay arasında bir zaman alıyor. Ama, bazı saldırılar, yıllara dağılan bir zaman diliminde planlanıyor. Mesela, Afrika Büyükelçiliği bombalamaları 1993 yılında yani saldırıdan 5 yıl önceden hazırlanmaya başlanmıştı.
       
OPERASYONDA İŞ BÖLÜMÜ NASIL?
       Bütün operasyonların planlama üniteleri ve infaz üniteleri var. Sadece bazı durumlarda, saldırıyı uygulamadan haftalar öncesinde infaz ünitesi olay yerine gidiyor. Çoğu zaman, 1993’ deki Dünya Ticaret Merkezi ve Afrika Büyükelçiliğindeki bombalama olaylarında olduğu gibi dışarıdan bir kişi, yerel teröristleri harekete geçiriyor. Bir hücrede, nadiren 10’dan fazla kişi oluyor.
       Bombacılar da genellikle 30 yaşından büyük olmuyor. Planlar bir yerde, bomba ise başka bir yerde yapılıyor. 1993’deki Afrika Büyükelçiliğindeki bombalı saldırı New Jersey’de bir apartmanda planlandı; malzemeleri garajda biraraya getirerek bomba yapıldı.
       Nairobi olayında ise planlar, şehir merkezindeki bir otelde; bomba ise banliyöde bir villada hazırlandı.
       
OPERASYONUN MALİYETİ NE KADAR?
       Teröristlerin parasını takip eden bir Hazine yetkilisi, “Terorizm pahalı bir spor değil” diyor.
       1993’deki Dünya Ticaret Merkezi saldırıları, satın alınan malzemeler, bombalamada kullanılan kamyonet, araba, kiralanan iki apartman dairesi, garaj ve uçak bileti dahil olmak üzere toplam 18 bin $’a maloldu. Bu masrafa dahil olmayan tek harcama ödenmemiş 6 bin $’lık telefon faturası.
       Büyükelçilik bombalamaları sırasında, CIA, Ladin’in malvarlığının 300 milyon $ olduğu tahmininde bulunmuş; ancak, daha sonra, bu rakam büyük ölçüde aşağıya çekilmişti. Yine de ladin’in on milyonlarca dolarlık bir malvarlığı olduğu belirtiliyor.
       
BİN LADİN BİR SEFERDE TEK BİR HEDEF ÜZERİNDE Mİ YOĞUNLAŞIYOR?
       Bir yetkilinin yaptığı açıklamaya göre, Ladin, aynı anda birkaç saldırı planlıyor. ABD yetkilileri, Kenya ve Tanzanya’daki büyükelçiliklerin bombalanması olayını, dünyanın başka başkentlerindeki bombalama olaylarının takip ettiğini hatırlatıyor. Örneğin, Arnavutluk’un başkenti Tiran’daki bir saldırı, gerçekleşmeden günlerce önce engellenmişti. Kısacası, Ladin’in, bir dizi organize saldırı yapabilecek güçte olduğu biliniyor.
       
EL-KAİDE İÇİN OPERASYON GÜVENLİĞİ NE KADAR ÖNEMLİ?
       Yetkililere göre çok fazla. Genelde, eğer ajanlar beklenmeyen bir şeyle karşılaşırlarsa, operasyonun güvenliğini bozmamak için ilk adıma geri dönerler. Operasyonlarla ilgili konularda çok az özerklik vardır ve planlardaki değişiklikler üst düzey yetkililerce onaylanmak zorundadır. Kıdemli bir istihbarat görevlisinin ifadesine göre, operasyonu yapan birimin lideri, daha üst düzey bir yetkiliye danışmaksızın saldırı planını iptal edebilir.
       Bir diğer yetkili ise, örgütün hızlı ve atik olmadığını, planları bozulduğunda tekrar organize olmalarının aylar aldığını belirtiyor. Yetkiliye göre bu süre dört ya da altı ayı bulabiliyor. Çünkü örgüt, operasyonun güvenliğini zamana yeğliyor.
       
ABD, LADİN’İN OPERASYONLARINA KARŞI HİÇ BAŞARI SAĞLADI MI?
       CIA Başkanı George Tenet, ayrıntılara değinmeksizin, CIA’in Amerikalılara karşı planlanan “pek çok” saldırıyı engellediğini açıkladı. Amerikan yetkilileri, engellenen bu saldırıların Bin Ladin tarafından planlanan saldırıları da içerdiğini doğruluyor.
       Ağustos 1998’deki Amerikan Büyükelçiliği’nin bombalanması olayının ardından, Avusturalya ve Antartika kıtası hariç bütün dünyada 100’den fazla Bin Ladin ajanı tutuklandı.
       Amerikan Büyükelçiliği’ne yapılan bombalı saldırının komplocusu olmakla suçlanan tutuklu beş kişi, New York’taki duruşmalarını bekliyor. Bir başka suçlununsa Londra’dan iadesi bekleniyor.
       Engellenen saldırılar arasında, bu yılın başında Londra’daki ABD binalarına yapılması planlanan bir saldırı ve geçen yaz Washington’daki FBI Merkezi’ni hedef alan terörist bir eylem de yer alıyor.
       Pentagon’dan bir yetkili, Bin Ladin için, “Onu durduruyoruz; ama o her seferinde geri geliyor” diye konuşurken, Beyaz Saray’dan bir yetkili ise, Ladin’in ABD’yi karşı karşıya bıraktığı tehlikenin tahmin edilemez olduğunu ifade ediyor.
       Diğer yandan, Bin Ladin’in izini süren bir Pentagon yetkilisi, Ladin’in bazı gizli birimleri yeniden canlandırdığını ve yeni birimler oluşturduğunu söyledi. Bu yetkili, “Uzun zaman için onunla uğraşacağız; çünkü Ladin’in organizasyon kapasitesi gelişmeye devam ediyor” diye konuştu. Peki Bin Ladin olmak zor mu? Yetkili bu soruya evet yanıtını veriyor; “Ladin devamlı yer değiştiriyor. Bu şekilde işleri idare etmek zor. Telefon kullanmıyor. Sürekli kaçıyor. Ama hala orda bir yerlerde”.
       
OPERASYONLAR BOMBALI SALDIRILARLA MI SINIRLI YOKSA NÜKLEER, KİMYASAL YA DA BİYOLOJİK SALDIRILAR DA PLANLANIYOR MU?
       İstihbarat, askeriye, acil durum yönetimi ve ulusal güvenlik kurumlarından yetkililer, Bin Ladin’in faaliyetlerinin yayıldığı görüşünde birleşiyorlar. Planlanan suikastlerde temas yoluyla nüfuz eden zehirler kullanmak, temel kimyasal ve biyolojik maddeler ele geçirmek ve radyoaktif maddelere ulaşmak Ladin’in amaçları arasında yer alıyor.
       Bir yetkilinin “büyüleyici” olarak nitelendirdiği en yeni bilgi ise, Ladin’in eski bir strateji olan suikast taktiğine geri dönebileceğine işaret ediyor.
       Ladin’in izini süren bir Pentagon yetkilisi, teröristlerin kralı olarak adlandırdıkları Ladin’in, çoğu kez otopside bile tespit edilmesi imkansız olan ve KGB’nin kullandığına benzer, deri yoluyla nüfuz eden zehirler ele geçirmekte olduğunu belirtti.
       Pentagon yetkilisi, aynı zamanda, 1990’ların başında Ladin’in ve El-Kaide’nin, Mısır Devlet Bakanı Hüsnü Mübarek, Pakistan Başbakanı Benazir Butto ve Ürdün Prensi (şu anki Ürdün Kralı) Abdullah’a suikast girişimlerinde bulunduğunu, örgütün aynı zamanda Papa John Paul ve Amerikan Başkanı Clinton’ı da öldürmeyi planladığını ifade etti.
       ABD İstihbarat raporları, Bin Ladin’in, eğitim kamplarında teröristlerin, suikast ve adam kaçırma konusunda da eğitildiğini gösteriyor.
       Ladin’in casuslarının iki kez nükleer maddeler ele geçirme girişiminde bulunduğunu hatırlatan bir yetkili, Bin Ladin ve örgütünün her türlü maddeyi ele geçirmeye çalıştığını söylüyor. 1993’te, Bin Ladin’in Almanya’daki operasyonu Sovyetler Birliği’nde zenginleştirilmiş uranyum almayı denerken, bir karşı operasyonun kurbanı olmuştu. Bir yıl sonra, benzer bir girişim daha başarısızlıkla sonuçlandı. Bu girişimlerden sorumlu olan Bin Ladin ajanları Memduh Salim ve Remzi Yusuf, ABD’de tutuklu bulunuyor.
       Ayrıca, Rus İstihbaratı, ABD’ye, Bin Ladin’in küçük bir bölgeye ölümcül maddeler saçabilen radyolojik bir dağıtım aygıtı ya da bir “kirli bomba” yapmak için Çeçen isyancılardan radyoaktif maddeler aldığını bildirdi.
       Ancak yetkililer, Ladin örgütünün bu denli üst düzey bir teknolojik bilgiye sahip olmadıklarına ve kimyasal maddelerin kullanılmasının düşünülenden çok daha zor olduğuna dikkat çekiyor.
       Bir yetkili, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Sonuçta, Saddam Hüseyin nükleer silahlar için 8 milyar dolar harcasa da bu hiç bir işine yaramadı. Ladin, bu maddelerin nasıl kullanılacağını bilmiyor. Bin Ladin sürekli yer değiştirdiğinden, plütonyumu yeniden işlemden geçirdiğine çok da inanmıyoruz.” diyor. Diğer yandan, yetkili, Ladin’in bir şey bulması durumunda, bunu kullanmakta tereddüt etmeyeceğini de sözlerine ekliyor.
       
NEDEN LADİN’İN YAKALANMASINA ÇALIŞILMADI?
       Yönetimden kıdemli bir yetkili, Ladin’in peşini bırakmamak konusunda ciddi olduklarını, aynı şekilde Ladin’in de onların peşini bırakacak gibi görünmediğini belirtti. Yetkili, “Onu yakalayabilirsek yakalayacağız. Fakat bu uzun süre karşılıklı hareketler şeklinde gidecek.” diye konuştu.
       Pentagon’dan bir yetkili ise “ABD Delta Gücü personeli her an böyle bir göreve hazır mı?” sorusuna ise “Henüz değil” diye cevap veriyor. Bu konuda karşılaşılan en büyük sorunun, Ladin’in nerede olduğu konusunda anında bilgi alma gerekliliği olduğu belirtiliyor.
       
LADİN’İN SAĞLIĞI NASIL? BİRKAÇ AY ÖNCE, ÖLÜMCÜL BİR HASTALIĞI OLDUĞU SÖYLENDİ. BU HABERLER DOĞRU MU?
       Terörle mücadele birimlerinden kıdemli bir yetkili, CIA’in en son raporu, Ladin’in hastalık hastası olduğunu ve seçtiği stresli yaşam tarzının kendini farklı şekillerde gösterebileceğini bildiriyor.
       Bununla birlikte, Ladin’de kalp büyümesi ve kronik kan basıncı düşüklüğü olduğu, Ladin’in bir çatışma sırasında da ayak parmaklarından birini kaybettiği biliniyor. Ladin yanında sürekli bir doktor bulunduruyor.
       
BİN LADİN NEDEN AMERİKA’YA KARŞI FETVA YAYINLADI?
       Amerikan İstihbarat yetkilileri, Bin Ladin’in 1980’lerin ortalarında ABD’ye sırıtnı dönmeye başladığına inanıyorlar. Bu dönemde Ladin, hala CIA’den yardım ve eğitim alıyordu. Bu eğitim daha sonra, Ladin ve diğer İslami gruplara Afganistan’daki Sovyet Ordusu’na karşı yardımcı olacaktı.
       CIA, yardımlarını Pakistan gizli servisi ISI üzerinden Afganistan’daki çeşitli birliklere kanalize ediyordu. Bu birliklerden birinin MAK olduğu biliniyor.
       1984’te, Bin Ladin MAK’tan ayrıldı ve daha radikal bir örgüt kurdu. Bu örgüt, Bin Ladin’in, İsrail’den ABD ve Sovyet Birliğine kadar her türlü yabancı etki altındaki İslam uluslarının özgürlüğüne adadığı, İslam’ın katı ve köktenci bir versiyonunu uygulamayı amaçlıyordu. Ladin’i özellikle çileden çıkaran konu ise, Amerika’nın Körfez Savaşı’ndan beri Suudi Krallığı’yla olan sıcak ilişkileriydi.
       Ladin ilk halk fetvasını Körfez Savaşı’ndan hemen sonra yayınladı.
       Usame Bin Ladin, özellikle, Amerikalı ve Avrupalı askerlerin, İslamın kutsal şehirleri olan Mekke ve Medine’nin bulunduğu Arap Yarımadası üzerindeki varlığından rahatsızdı. Amerikan İstihbarat makamlarına göre, bu tarihten sonra Ladin, Amerikalılara, Avrupalılara, İsraillilere ve Ruslara karşı bugüne kadar görülmemiş bir saldırı kampanyasının arkasında yer aldı.
       1998’de, Ladin, sivil hedefleri de dahil etmek amacıyla fetvasını genişletti:
       Amerikalıların ve diğer müttefiklerinin ( sivil ve askeri ) öldürülmesi, imkanı olan tüm Müslümanlar için hangi ülkede olurlarsa olsunlar, bireysel bir görevdir. Amaç, Kudüs’teki El-Aksa Camii ile Mekke’deki Kutsal Camii’yi onların kontrolünden kurtarmak ve Müslümanları tehdit etmelerini engellemek için İslam topraklarından ordularını çıkarmaktır. “Her şeye gücü yeten Allah’ın adıyla, Dindarlarla bir olup savaşanlara karşı bir araya gel” ve “savaştan geriye hiçbir gürültü ya da baskı kalmayana ve adalet üstün gelene kadar Allah’a güven”, fetvanın bir bölümünü oluşturuyor.
        Bin Ladin ekliyor, “Biz Allah’ın yardımıyla, Allah’a inanan ve Allah’ın emirlerine itaat edip ödüllendirilmek isteyen tüm Müslümanları, Allah’ın emri ile Amerikalıları öldürmeye ve paralarını nerede ve ne zaman bulurlarsa bulsunlar yağmalamaya çağırıyoruz. Ayrıca, Müslüman ulemasını, liderlerini, gençlerini ve askerlerinin, Şeytan’ın Amerikan üslerine ve Şeytan’ın işbirlikçilerine saldırarak ve arkasındakileri yerlerinden çıkartarak bir ders almalarını sağlamalarını istiyoruz”
       
       
    TOP5 İsrail hücum botu Gazze kıyısını vurdu  
     
 
  NTVMSNBC KULLANICILARININ TOP 10'u  
 

Bu haberi diğer okuyucularımıza tavsiye eder misiniz?
hayır   1  -   2  -   3  -   4  -   5  -  6  -  7  kesinlikle

 
   
 
 
NTVMSNBC   NTVMSNBC 'ye iyi erisim için
Microsoft Internet Explorer
Windows Media Player   kullanın
 
   
  Ana Sayfa | Güncel | Dünya | Ekonomi | Sağlık | Yaşam | Teknoloji | Kültür & Sanat | Spor | Hava Durumu | Haber Özetleri | Arama | NTVMSNBC Hakkında | Yardım | Spor Yardım | Tüm Haberler |
Araçlar | NTVMSNBC Reklam Seçenekleri | Hukuki Şartlar & Gizlilik Hakları